Van’da üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in Van Gölü’nde cansız bedeninin bulunmasıyla başlayan ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran olayın ardından soruşturma süreci devam ediyor. Aile, Rojin’in ölümünün tüm yönleriyle aydınlatılmasını ve olayın gerçek faillerinin ortaya çıkarılmasını beklerken, soruşturma sürecinde bu kez aileye gönderildiği belirtilen tehdit mesajları gündeme geldi.
Rojin Kabaiş’in aile avukatı Abdurrahman Karabulut, Nizamettin Kabaiş’e gönderilen tehdit mesajlarının yalnızca bir tehdit eylemi olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekerek, mesajların soruşturmanın seyriyle bağlantılı olabileceği ihtimali üzerinde durduklarını belirtti.
TEHDİT MESAJLARIYLA İLGİLİ İKİ İHTİMAL
Rojin Kabaiş’in ailesinin avukatı Abdurrahman Karabulut, Nizamettin Kabaiş’e gönderilen tehdit mesajlarının amacıyla ilgili iki ihtimal üzerinde durduklarını ifade etti.
Karabulut, “Nizamettin Kabaiş’e gönderilen tehdit mesajlarının amacı bakımından iki ihtimal üzerinde titizlikle duruyoruz. Birinci ihtimal, tehditleri gerçekleştiren kişilerin Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin olayın failleriyle doğrudan veya dolaylı bir bağlantısının bulunmasıdır. İkinci ihtimal ise, gerçek faillerin izine yaklaştığımızı gören kişi veya kişilerin, soruşturmanın yönünü değiştirmek, dikkat ve yoğunluğumuzu başka bir noktaya çekmek ve maddi gerçeğe ulaşmamızı engellemek amacıyla bu tehditleri gerçekleştirmiş olmasıdır.” dedi.
“HER İKİ İHTİMALİ DE ARAŞTIRIYORUZ”
Her iki ihtimali de aynı ciddiyet ve titizlikle araştırdıklarını belirten Karabulut, tehditlerin Rojin Kabaiş’in ölümünün gerçek faillerinin ortaya çıkarılması sürecinden bağımsız olmayabileceğini ifade etti.
Karabulut, “Her iki ihtimali de aynı ciddiyet ve titizlikle araştırıyoruz. Ancak hangi ihtimal gerçekleşmiş olursa olsun, bu tehditlerin Rojin Kabaiş’in ölümünün gerçek faillerinin ortaya çıkarılması sürecinden bağımsız olmadığı yönündeki bağlantı ihtimali soruşturmanın en önemli araştırma başlıklarından biridir.” ifadelerini kullandı.
“KORKUYA TESLİM OLMAYACAĞIZ”
Tehditlerin arkasındaki kişi ve bağlantıların aydınlatılmasının önemine dikkat çeken Karabulut, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Tehditlerin arkasındaki kişi ve bağlantılar aydınlatılmadan, bu eylemlerin gerçek amacı da tam olarak ortaya konulmuş olmayacaktır. Bizim sorumluluğumuz korkuya teslim olmak değil, bütün ihtimalleri hukuk ve delil çerçevesinde sonuna kadar araştırarak maddi gerçeğe ulaşmaktır.”