Kaç genç arkadaşım bu yazıyı okuyacak, bilmiyorum. Belki birkaç kişi, belki onlarca, belki de hiç kimse… Ama bir kişi bile bu yazıyı okuyup hayatıyla ilgili küçük bir karar verirse, bir arkadaşını seçerken biraz daha dikkatli davranırsa, zamanının kıymetini biraz daha iyi anlarsa benim için maksat yerini bulmuş demektir.
Çünkü bugünden sonra binlerce genç arkadaşımız üniversite hayatına başlayacak. Kimi yıllardır hayalini kurduğu bölüme yerleşti, kimi ailesinden ilk kez ayrılacak. Kimi başka bir şehre, kimi hiç tanımadığı bir kente gidecek. Yeni sokaklar, yeni insanlar, yeni arkadaşlıklar ve yepyeni bir hayat onları bekliyor.
Ben de bir öğretmen olarak onlara birkaç kelime söylemek istiyorum.
Ben üniversiteye gittiğim ilk gün geri dönmüştüm. “Olmaz galiba, yapamayacağım.” demiştim. Ama amcam ertesi gün beni tekrar götürüp oraya bıraktı. İyi ki de yaptı. Üzerinden 18 yıl geçti ve ben hâlâ öğrenmeye, bir öğrenci hevesiyle devam ediyorum.
Öncelikle şunu unutmayın: Üniversite sadece bir bölüm okumak değildir. Üniversite aynı zamanda insanın kendisiyle tanıştığı, dünyaya bakışını değiştirdiği, farklı insanları tanıdığı ve hayata dair pek çok şey öğrendiği önemli bir dönemdir.
Bu nedenle gittiğiniz şehirde ilk dikkat etmeniz gereken şeylerden biri çevreniz olsun.
İnsan, farkında olmadan arkadaşlarına benzemeye başlar. Zamanını nasıl geçirdiğine, ne konuştuğuna, neyi önemseyip neyin peşinden gittiğine arkadaşları etki eder. Bu yüzden arkadaş seçerken sadece “iyi anlaşıyor muyuz?” diye bakmayın. “Bu insan beni olduğumdan daha iyi bir insan yapıyor mu?” diye de sorun.
Sizi sürekli aşağı çeken, hedeflerinizden uzaklaştıran, zamanınızı tüketen insanlardan uzak durun. Ama sizden farklı düşünen, sizi geliştiren, yeni şeyler öğrenmenizi sağlayan insanlara da kapınızı kapatmayın.
Doğru arkadaş, insanın hayatındaki en güzel yatırımlardan biridir.
Bir başka tavsiyem de zamanınızı iyi kullanmanız.
Üniversite yıllarında insan kendini çok özgür hisseder. Ders yoksa gün bitmez sanılır. “Daha çok zamanım var” düşüncesi insana çok kolay gelir. Fakat yıllar gerçekten de düşündüğümüzden çok daha hızlı geçiyor.
Bu yılları yalnızca derslere girip sınavlara hazırlanarak da geçirmeyin.
Bir kitap okuyun.Bir yabancı dil öğrenin.
Bir müzik aleti deneyin.
Spor yapın.
Bir topluluğa katılın.
Gönüllü çalışmalara zaman ayırın.
Müze gezin, konferansa gidin, farklı insanlarla tanışın.
Yaşadığınız şehri keşfedin.
Ve en önemlisi, kendinize yatırım yapın.
Çünkü üniversiteden mezun olduğunuz gün elinizde yalnızca bir diploma olmasın. Biriktirdiğiniz anılarınız, öğrendiğiniz becerileriniz, kurduğunuz dostluklarınız ve kazandığınız bir hayat tecrübeniz de olsun.
Sosyal medyada herkesin hayatı güzel görünebilir. Başkalarının hayatıyla kendi hayatınızı kıyaslamayın. Herkesin zamanı, yolu ve hikâyesi farklıdır. Başarısız olduğunuzda da kendinizi değersiz görmeyin. Bazen yanlış bir bölüm, yanlış bir arkadaşlık, yanlış bir karar bile insana doğru yolu gösterebilir.
Ama bir konuda özellikle dikkatli olun: Kendinizi kaybetmeyin.
Yeni bir şehre gittiğinizde yeni insanlarla tanışın ama kim olduğunuzu unutmayın. Eğlenin ama geleceğinizi ihmal etmeyin. Ders çalışın ama hayatı kaçırmayın. Hayaller kurun ama o hayaller için bugün küçük de olsa bir adım atın.
Çünkü gençlik, insanın hayatında bir kez yaşadığı bir dönem.
Ben sizden kusursuz olmanızı beklemiyorum. Hata yapacaksınız. Yanlış insanlara güveneceksiniz. Bazen yanlış kararlar vereceksiniz. Bazen yorulacak, hatta ne yapmak istediğinizi bilemeyeceksiniz.
Bunların hepsi hayatın bir parçası.
Benim sizden tek isteğim, bu yılları boşuna tüketmeyin.
Yıllar sonra geriye dönüp baktığınızda “Keşke daha çok çalışsaydım” kadar, “Keşke daha çok yaşasaydım” da demeyin.
Okuyun, öğrenin, gezin, üretin, sevin, arkadaşlıklar kurun. Kendinizi tanıyın. Düştüğünüzde yeniden kalkmayı öğrenin.
Ve unutmayın…
Hayatınızın en güzel yıllarından bazıları belki de şu anda başlıyor. Onları sadece geçirmeyin; gerçekten yaşayın.
Bu yazıyı buraya kadar okuyan genç arkadaşım;
Yolun açık, üniversite yılların güzel ve unutulmaz olsun. Kendine inan, kendini geliştirmekten ve öğrenmekten hiç vazgeçme. Hepinizi çok seviyor, başarılar diliyorum