banner290

Van Denizi’ne nereden gidilir?

Önceki gün Şehrivan’ın manşetine yansıyan çok önemli bir konu vardı.

“Yazık bu sahillere” başlığı ile verilen haber yazın rehavetinden ve gündemdeki diğer konuların yoğunluğundan gözden kaçmış olabilir.

Ama kaçmasın.

Zira bu mesele yöneticilerin, yerel yönetimlerin temel belediyecilik hizmetleri kadar önemsemesi ve ilgilenmesi gereken bir mesele.

Meselenin ne olduğunu bilmeyenler olabilir bu arada.

Kısaca anlatayım.

Vatandaş konuşuyor.

Diyor ki: “Van Gölü sahilleri çöp, kirlilik ve bakımsızlık içinde.”

Bir yere değil neredeyse her yere özgü böyle bir durum var.

Bununla sınırlı değil.

Bakımsızlıktan dolayı tüm cazibesine göle düşen gölün kentin turizmi ile ters düşen çok ciddi bir durum da yaşıyor.

Nedir bu?

Van Gölü henüz bir turizm kenti olmayı planlayan Van şehri tarafından hazırlanmış ve altyapısı oluşturulmuş bir değere dönüşemedi.

Şöyle açıklayayım.

Bir sürü sahilden, turizm bölgesinden söz ediyoruz.

Ama…

Bu alanların hiçbirinde insanların denizle buluşmasını sağlayacak yerleşkeler, altyapılar, tesisler yok.

Koca kentin sadece iki tane plajı var.

Birisi Tuşba belediyesi diğeri Edremit belediyesi tarafından hayata geçirildi.

Yazın, hafta sonları ana baba günü oluyor.

Adım atacak yer bulunmuyor.

Yoğunluğu kaldıramayacak hale geliyorlar.

O kadar ki dolup taşıyor.

Zaten bu alanlar kenttekilerin yükünü bile kaldıracak gibi değil.

Kente gelen turistler, misafirler ise Van Gölü’nün hala o el değmemiş, bakımsız ve ilgisiz halini görüyor.

Düşünün siz Van kentine dışardan geliyorsunuz ve Van Gölü’nde yüzmek istiyorsunuz.

Bir otelde kalmıyor, bir yazlığa gidemiyorsanız göl ile çok ilkel şartlarda buluşuyorsunuz.

Sahil hattında ağaç yok, hiçbir düzen yok, lavabo yok, kabinler yok.

Aracı bir yer bulup çekip suya zor şartlarda girebildiyseniz ne mutlu.

Yoksa yok yani.

Mollakasım, Ayanıs gibi cazip alanlarda yazlıklar zaten sahilleri kapatmış durumda.

Yani yazlığı olan, parası olan yüzebiliyor.

Gerisi kimsenin umurunda değil.

Yazlık bölgelerinin tamamında yerleşkeler sahilleri çitlerle, duvarlarla, ağlarla kapatmış.

Kapılarına kilitler konmuş, yasaklar getirilmiş.

En güzel sahiller yazlığı olanın.

Vatandaş ise güneşin altında mangal yakmaya çalışıyor, denize girmek için türlü zahmetler veriyor.

Allah aşkına, kentin turizmini falan konuşurken sadece otel yapılma işine bakılırken bu tür hususlar hiç konuşulmuyor mu?

Daha geçtiğimiz günlerde Van Valiliği öncülüğünde Van’ın Geleceği Çalıştayı yapıldı.

O başlıklar arasında turizmde vardı.

Merak ediyorum.

Bu hususlar konuşuldu mu?

Büyük bölümü kurumlar tarafından kapatılan, bir kısmı da yazlık sahipleri tarafından kapatılan bu sahillerde tesisler yapılması, kamu ya da özel teşebbüslerle alanlar oluşturulması fikri hiç akıllardan geçiyor mu?

Eğer ortaya bir master planı şeklinde bir şey konulacaksa kimse kusura bakmasın ama daha Vanlının bile giremediği denize insanları davet edip burada bir turizm hareketliliği yaratamazsınız.

Bu mesele önemli derken mübalağa etmiyorum.

İnsanlar tatil kentlerine neden gidiyor?

Akdenize, Ege’ye falan…

Çünkü denize giriyor, plajlara akıyor.

İmkanlar var.

Otele gitmezseniz bile bir şezlong kiralayıp en güzel koyları kullanabiliyorsunuz.

Alt yapı imkanlarından faydalanıyorsunuz…

Kısaca denize her şekilde giriyorsunuz.

İster zengin olun ister fakir.

Van’da ise bu olay böyle yürümüyor işte.

Koca deniz var.

Cennet koylar var.

Ama sadece bakmak ile yetineceğimiz ve çoğunu kullanamayacağımız koylar.

Sorsanız Vanlıya.

Ne yapayım böyle cennet sahilleri diyecek.

Haklı mı?

Haklı.

Haksız olduğu tek konu.

Bu sahilleri çok kötü ve hunharca kullanması.

O kadar kötü kullanılıyor, o kadar kirletiliyor ki anlatamam…

Bu kentin, bu gölün düşmanı gibiyiz.

Bir daha görmeyecek gibi, bir daha gitmeyecek gibi kullanıyoruz.

Kirliliği, bakımsızlığı falan anlatamam.

İnsan hayret ediyor.

Adeta çıldırıyor.

Biz bakım bekliyoruz,

Deniz saygı bekliyor.

Falan filan.

Herkes bekliyor anlayacağınız.

Ama yapacak bir şey yok.

Öyle konuşup duruyoruz sadece.

Ötesi yok.

YORUM EKLE
YORUMLAR
VAN GÖLÜ ÖLÜYOR, AMA AĞLAYANI YOK
VAN GÖLÜ ÖLÜYOR, AMA AĞLAYANI YOK - 1 hafta Önce

Bu şehirde göle kanunsuz yaklaşılıyor. Bu şehirdeki yöneticileri, kurumları ve özel kişileri Anayasa'nın 43. maddesi ve göl, deniz ile ilgili yasalar bağlamıyor mu? Gölün en güzel yerleri özellikle Edremit başta olmak üzere diğer ilçelerde de kurumların tesisi olarak, otel olarak, işletme olarak, iş yeri olarak işgal edilmiş ve bütün halkın ücretsiz kullanımına kapatılmış. Geriye kalan kısımların ise çok azı ıslah edilip yeşil alan yapılmış. Örneğin Atıf Bey'in olşturduğu iki km'lik Edremit Sahil Bandı, Tuşba'daki 15 Temmuz 1. ve 2. etap parkı, deprem sonrası yapılmış Kocaeli Parkını çıkarın gölü görebileceğiniz, çevresinde oturabileceğiniz yerler var mı, YOK. Halbuki bu şehir ülkedeki en büyük gölün kıyısına kurulmuş. Yüzme alanlarına gelince zaten 25- 30 km uzağa gidip kızgın güneşin altında, duş ve lavabolar olmadan, temizlik ve ilginin olmadığı yerlerde yüzebiliyorsunuz. Bir iki halk plajı var ama onlar da bakımsız ve bir yığın eksikle dolu. İranlı turistler ve varlıklı aileler ise Van Gölünün kıyısına kurulmuş ( bu da ne kadar doğru) Aqua Parklarda yüzebiliyor. Van Gölü kıyı ve sahillerinin çoğu kirli, çoğu bakımsız, çoğu kokuyor, çoğuna girilemiyor. Dere ve kanallar da her gün atık, kirli ve bulanık su taşıyor bu koruma altındaki (!) göle. Aslında durum çok daha vahim ama bir iki olumlu çalışma ve proje bu devasa kirlilik, bakımsızlık ve sahipsizliğin yanında devede kulak kalıyor. Yani Van Gölü'nü ve çevresini kurtarmak, ıslah ve ihya etmek, çağdaş standartlara kavuşturmak için gölün bütün ilçe kıyıları boyunca topyekün kurumsal seferberliklerle, proje ve yatırımlarla, yaygın çalışmalarla milyar liraları da harcayarak bir master plan dahilinde ayağa kaldırmak lazım. Var mı, o da YOK.

Tebrikler size
Tebrikler size - 1 hafta Önce

Sehrivan'ı ve Soner Bey'i tebrik ediyoruz. Gerçek habercilik, sorumlu gazetecilik budur. Van Gölü ve kıyılarının, kanal ve derelerin kirliliği, yeşil alan ihtiyacı gibi haberler bütün Van medyasında her ay manşet olmalı.

Mutluluğumuz daim olsun.
Mutluluğumuz daim olsun. - 1 hafta Önce

Bu yazın Van için en güzel haberi Cumhurbaşkanlığı kararıyla Van Gölü'nün DOĞAL SİT- SÜRDÜRÜLEBİLİR KORUMA VE KONTROLLÜ KULLANIM ALANI ilan edilmesi oldu. Bu karar çok sevindiricidir ve emeği geçen herkese Vanlılar olarak bugün ve gelecek adına minnettarız. Fakat bu kararın verilmiş olması tek başına yeterli değildir. Nasıl ki ağır hasta birine etkili ilaçlardan oluşan bir reçete yazılınca adam bu reçeteyi yanında taşıyıp ilaçları almaz ve kullanmazsa iyileşemez. Tıpkı bunun gibi de Van Gölü'nün, Erçek Gölü'nün, Altınsaç ve İn Köyü koylarının da Sit Alanı ilan edilmiş olması kararları da tek başına bir şey ifade etmez. Eğer ilgili kurum ve kuruluşlar buraları koruyacak, temizleyecek, hayata kazandıracak, iyileştirip güzelleştirecek, turizme kazandıracak ve değerini arttıracak projeler, yatırımlar, çalışmalar ve hizmetler yapmazsa bu karar da varlığıyla tek başına Van Gölü'nün kronikleşmiş hastalıklarına şifa olmaz. O halde kabaca neler yapılmalı derseniz, mesela Van Gölü çevresindeki tüm ilçelerde Atık Su Arıtma Tesisi olmalıdır. Çevresindeki bütün yerleşim yerlerinin kıyısında dip çamuru eş zamanlı olarak kalabalık ekipler ve iş makineleriyle hızla temizlenmelidir. Çevresindeki bütün ilçe ve beldelerdeki dereler, kanallar ve arklar acilen şu dört beş ayda baştan başa temizlenmelidir. Çevresindeki il ve ilçelerin hepsinde sahil bantları, park ve yeşil alanlar, bisiklet ve yürüyüş yolları, sahil yolları, piknik ve mesire alanları, spor ve dinlenme alanları, çocuk ve genç oyun alanları, aile dinlenme yerleri, seyir terasları, ışıklandırmalar ve on binlerce ağaçlandırma ile bütün kıyı ve sahiller bu ilçe ve beldelere hayat, güzellik ve zenginlik katan yerler haline getirilmelidir. Göl çevresinde hiçbir otel, tesis, işletme, kurum, yazlık ve özel yapı halkın kullanması gereken bu alanları işgal etmemeli ve ücretli olarak vatandaşlara kullandırmamalıdır. Van Gölü'nün çevresindeki ilçeler ve beldelerin atık suları da, katı atıkları da, hafriyatları da asla göle, göl çevresine, kanallara, derelere ve çevrelerine dökülmemelidir. Bu konuda hemen şimdi harekete geçilmelidir. Bu projeler için büyük imkanlar seferber edilerek bütün Van Gölü havzasında eş zamanlı olarak bu yöndeki adımlar hemen bu aylarda atılmalıdır. Van Gölü havzası her yıl milyonlarca yerli ve yabancı ziyaretçinin ilgiyle, merakla ve hayranlıkla gelip ziyaret ettiği on milyonlarca hatta yüz milyonlarca liraların buralara kazanç olarak akmasına vesile olabilecek nitelikli ve enfes yerler haline getirilmelidir. Vatandaşlar da bu konuda bilinçli olmalıdır. Ve en önemlisi bu maddelerin hepsinde ilgili bütün kurumlar derhal harekete geçip planlamaları, projeleri, çalışmaları ve tedbirleri hızlıca hayata geçirmelidir. O vakit Van Gölü kazanır Vanlılar kazanır, Bitlisliler kazanır, ülkemiz kazanır, gelecek kazanır.