Van Gölü'nde son yıllarda özellikle yaz aylarında artan boğulma vakaları gündemdeki yerini korurken, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Doç. Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş'tan dikkat çeken bir açıklama geldi. Sentinel-3 uydu verilerini değerlendiren Akkuş, gölde farklı sıcaklıktaki su kütlelerinin bir arada bulunduğunu ve bunun rüzgârın etkisiyle yer yer güçlü yüzey akıntılarına neden olabileceğini söyledi.
BOĞULMA VAKALARININ YAŞANDIĞI BÖLGELER RİSK TAŞIYOR
Mustafa Akkuş'un değerlendirmesine göre, Sentinel-3 uydu verileri Van Gölü'nde sıcak ve soğuk su kütlelerinin belirgin şekilde ayrıştığını gösteriyor. Bu sıcaklık farkları rüzgâr ve yüzey dolaşımıyla birleştiğinde, özellikle bazı bölgelerde güçlü akıntılar meydana gelebiliyor. Akkuş, Çarpanak Adası'nın, gölün en sıcak kesimlerinden Van Körfezi ile en soğuk bölgelerinden Erciş Körfezi arasında adeta bir geçiş hattı oluşturduğunu belirterek, bu durumun su hareketlerini artırabileceğine dikkat çekti.
UYDU VERİLERİ GÖLDEKİ HAREKETLİLİĞİ ORTAYA KOYDU
Sıcaklık farkları rüzgâr ve yüzey dolaşımıyla birlikte yer yer güçlü akıntıların oluşabileceğine işaret eden Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Doç. Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş Sentinel-3 uydu verileri, Van Gölü'nde farklı sıcaklıktaki su kütlelerinin bir arada bulunduğunu gösteriyor. Bu sıcaklık farkları; rüzgâr ve yüzey dolaşımıyla birlikte yer yer güçlü akıntıların oluşabileceğine işaret ediyor. Özellikle Çarpanak Adası, gölün en sıcak bölgelerinden Van Körfezi ile en soğuk bölgelerinden Erciş Körfezi arasında adeta bir geçiş hattında yer alıyor.” dedi.
Akkuş'un paylaştığı uydu verileri, Van Gölü'nde meydana gelen boğulma olaylarının yalnızca derinlikten değil, su hareketleri ve akıntılar gibi doğal faktörlerden de etkilenebileceğine işaret ediyor. Bu nedenle özellikle yaz sezonunda göle giren vatandaşların uyarıları dikkate alması büyük önem taşıyor.