VAN

Van’a sıvacı aranıyor(!)

Van’ın birçok noktasında dikkat çeken sıvasız ve düzensiz yapılar eleştiri konusu olmaya devam ediyor. Yıllardır süren plansız yapılaşma ve estetik eksikliği kent çirkin yüzü olmaya devam ediyor. Plansızlıkla birlikte estetikten uzak görüntüsüyle de sık sık eleştiri konusu olan kentin merkezinde dikkat çeken sıvasız ve boyasız binalar, yarım bırakılmış yapılar ve düzensiz cepheler hem şehir silüetini bozuyor hem de Van’ın kimliğini gölgede bırakıyor.

Abone Ol

“Doğu’nun Paris’i” olarak anılan Van, bugün ise kent estetiği, plansız yapılaşma ve kimliksiz şehirleşme tartışmalarıyla yeniden gündeme geliyor. Bölgenin en büyük şehirlerinden biri olmasına rağmen imar, mimari bütünlük ve şehir planlaması konusunda birçok ilin gerisinde kaldığı eleştirileri yapılan kentte; sıvasız, boyasız ve yarım bırakılmış yapılar yıllardır çözüm bekleyen sorunların başında geliyor. Özellikle şehir merkezi başta olmak üzere kentin birçok noktasında görülen yıkık dökük görüntüler, düzensiz cepheler ve tabela kirliliği Van’ın estetik görünümünü olumsuz etkiliyor. Kentteki estetik sorunların nedenlerini, düzensiz yapılaşmanın şehir kimliğine etkilerini ve Van’ın nasıl daha planlı bir görünüme kavuşabileceğini Şehrivan’a değerlendiren TMMOB Mimarlar Odası Van Şubesi Başkanı Ahmet Ortakçı, kent estetiğinin yalnızca görüntüyle ilgili olmadığını belirterek; planlama, denetim, ekonomik koşullar ve kent kültürünün birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti.

ORTAKÇI, VAN’IN KENT ESTETİĞİNİ MASAYA YATIRDI!

Yıllardır dile getirilmesine rağmen bir türlü çözülmeyen Van’ın kent estetiği bir kez daha gündem oldu. Son dönemlerde yine görüntüsü ile tartışılan kentte bir türlü çözülmeyen kent estetiği konusu önemli bir gündem olurken Ortakçı Şehrivan aracılığı ile tespitler paylaştı, Kent estitği konusunda yapılması gerekenler ile ilgili konuşan Ortakçı; “Aslında kent estetiği dediğimiz mesele sadece görüntü meselesi değil. İşin içinde planlama, denetim, ekonomik koşullar, bir de kent kültürü var. Yıllardır konuşuluyor ama kalıcı bir çözüm üretilememesinin en önemli nedeni de konunun bütünlüklü ele alınmamasıdır. Yani siz sadece birkaç binanın cephesini yenileyerek ya da belli bölgelerde geçici düzenlemeler yaparak kent estetiğini sağlayamazsınız.” dedi

“NİTELİKLİ YAPILAR ÜRETMEK GEREKİYOR”

Van'ın büyüme hızına dikkat çeken Ortakçı, yapılaşma sürecinin nitelik boyutuna geçmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kulandı, “Van çok hızlı büyüyen bir kent. Özellikle deprem sonrası süreçte doğal olarak öncelik hızlı yapılaşmaya verildi. Ama artık geldiğimiz noktada sadece bina yapmak yetmiyor, nitelikli yapılar üretmek gerekiyor. Kentin kimliğini, sosyal dokusunu, kamusal alanlarını hep birlikte düşünmek zorundayız.” diye konuştu.

ORTAKÇI: KENT MERKEZİNDE YILLARDIR YARIM BIRAKILMIŞ YAPILAR GÖRÜYORUZ

Şehirdeki estetik eksikliğinin ve yarım kalan projelerin arka planına değinen Ortakçı, “Bunun birkaç nedeni var. Öncelikle ekonomik tarafı çok etkili. İnşaat maliyetleri ciddi şekilde arttı. Bu yüzden birçok yapı dış cephe uygulamalarını erteliyor ya da tamamlayamıyor. Ama sadece ekonomik sebepler değil, denetim eksikliği de önemli bir problem. Kent merkezinde yıllardır yarım bırakılmış yapılar görüyoruz. Bu durum sadece görüntü açısından kötü değil, insanların kentle kurduğu bağı da olumsuz etkiliyor. Çünkü insanlar yaşadıkları şehirde sürekli tamamlanmamış yapılar gördüğünde aidiyet duygusu zayıflıyor. Sonuçta yapılar sadece içinde yaşayanlara ait değil, aynı zamanda kentin kimliğinin de bir parçası.” Diye aktardı

“VAN’DA BAZI BÖLGELERDE YOĞUNLUK BASKISI ÇOK ARTTI”

Van'ın tarihi ve doğal potansiyeline uygun bir mimari dilin geliştirilemediğini vurgulayan Ortakçı, planlama anlayışındaki eksiklikleri şöyle açıkladı: “Açık söylemek gerekirse mevcut planlama anlayışını yeterli bulmuyoruz. Çünkü kent estetiği dediğimiz şey sadece imar vermekle oluşmuyor. Ulaşımıyla, yeşil alanıyla, silüetiyle, sosyal yaşamıyla birlikte düşünülmesi gereken bir konu. Bugün Van’da bazı bölgelerde yoğunluk baskısı çok arttı. Bu da düzensiz yapılaşmayı ve kimliksiz bir kent dokusunu beraberinde getiriyor. Oysa Van gibi tarihi ve doğal potansiyeli güçlü bir kentte daha karakterli bir mimari anlayışın ortaya çıkması gerekiyor.” İfadelerini kullandı

ORTAKÇI: KENT MERKEZLERİ BİR ŞEHRİN VİTRİNİ GİBİDİR

Bireysel çözümler yerine kolektif bir şehir vizyonuna ihtiyaç duyulduğunu belirten Ortakçı, şöyle devam etti: “Biz her zaman ortak aklı savunuyoruz. Kamu kurumlarının, meslek odalarının STK’ların birlikte hareket etmesi gerekiyor. Çünkü kentler sadece bugünü değil, geleceği düşünerek planlanmalı. Çünkü o bölgelerde mülkiyet yapısı, ticari kaygılar, rant baskısı ve yoğunluk problemi iç içe geçmiş durumda. Herkes kendi parseli üzerinden çözüm üretmeye çalışınca ortak bir kent dili oluşmuyor. Oysa kent merkezleri bir şehrin vitrini gibidir. Cephe düzeniyle, tabela standartlarıyla, yaya önceliğiyle, kamusal alanlarıyla birlikte ele alınması gerekiyor. Bugün yapılan uygulamaların çoğu günü kurtarmaya yönelik kalıyor.” dedi

“KAMUSAL ALANLARDA DA CİDDİ EKSİKLİKLER VAR”

Estetik dönüşümde kamu kurumlarının öncü bir rol üstlenmesi gerektiğinin altını çizen Ortakçı, “Öncelikle kamu kurumlarının bu konuda daha hassas davranması gerekiyor. Kamusal alanlarda da ciddi eksiklikler var. Çünkü bugün kentteki birçok kamu yapısına baktığımız zaman maalesef çok nitelikli süreçlerden geçmediğini görüyoruz. Kent kimliğine ciddi bir katkı sunduklarını söylemek zor. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi, Özellikle kamu yapılarının mimari proje yarışmalarıyla elde edilmesi gerekiyor. Çünkü yarışmalar daha nitelikli ve daha fazla alternatif üretilmesini sağlıyor. Ama maalesef kentimizde çoğu proje davet usulüyle hazırlanıyor.” Diye aktardı

"GELİŞMİŞLİK SADECE YOL VE BİNA SAYISIYLA ÖLÇÜLMEZ"

Denetim mekanizmalarının sıkılaştırılması gerektiğini hatırlatan Ortakçı, “Bir diğer önemli konu da denetim. Cephe düzenlemeleri, tabela kirliliği, yarım bırakılmış yapılar ve görüntü kirliliği konusunda daha ciddi uygulamalara ihtiyaç var. Van aslında çok büyük bir potansiyele sahip bir kent. Tarihiyle, doğasıyla, kültürüyle gerçekten çok güçlü bir şehirde yaşıyoruz. Ama bir kentin gelişmişliği sadece yapılan yollarla ya da bina sayısıyla ölçülmez.” Şeklinde konuştu

“SADECE BUGÜNÜ DEĞİL, GELECEĞİ DE DÜŞÜNMEK ZORUNDAYIZ”

Şehirlerin insan ruhu üzerindeki etkisine değinen Ortakçı, sözlerini şöyle noktaladı: “İnsanların kendini ait hissettiği yaşam alanları oluşturmak da çok önemli. Biz Mimarlar Odası olarak her zaman şunu söylüyoruz: Kentler kimliksizleşirse insanlar da o kentle bağ kurmakta zorlanır. O yüzden sadece bugünü değil, geleceği de düşünmek zorundayız. Çocuklarımıza nasıl bir şehir bırakacağımızı konuşmamız gerekiyor. Doğru planlama, ortak akıl ve kararlı uygulamalarla Van’ın çok daha estetik, düzenli ve kimlikli bir kent haline gelebileceğine inanıyoruz” diye konuştu.