1989 yılında Türkiye ile İran arasındaki ticari ilişkileri geliştirmek amacıyla Van’ın Başkale ilçesinde hizmete açılan Gelincik Sınır Kapısı, kısa bir süre sonra güvenlik gerekçesiyle kapatılmış ve yaklaşık bir yıl açık kaldıktan sonra yeniden faaliyete geçirilmemişti. Aradan geçen 37 yılın ardından kapının yeniden açılacağı yönündeki açıklamalar ve bölgede yapılan arazi incelemeleri, özellikle Başkale’de büyük bir heyecan yaratmıştı. Ancak gelinen noktada sahada somut bir ilerleme görülmemesi, umutların yeniden ertelenmesine neden oldu. Konuyla ilgili Şehrivan’a değerlendirmelerde bulunan DOĞUSİFED Başkanı Müslüm Erbay, sınır kapısının açılmasının hem Başkale hem de bölge ekonomisi için büyük önem taşıdığını dile getirdi.
ERBAY: “İRAN PAZARI VAN İÇİN ÖNEMLİ”
İran ile Türkiye arasındaki ticari ve turistik hareketliliğe dikkat çeken Erbay, İranlı turistlerin son yıllarda özellikle Van’a yoğun ilgi gösterdiğini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: “Van’ın yanı başımızda yaklaşık 85 milyona yaklaşan nüfusuyla çok büyük bir İran pazarı var. İranlı turistlerin son yıllarda rotasını giderek daha fazla Türkiye’ye, özellikle de Doğu Anadolu’ya çevirdiğini görüyoruz. Van bu noktada hem coğrafi konumu hem de kültürel ve ticari potansiyeliyle İranlı turistlerin en çok tercih ettiği şehirlerden biri haline geldi. Olağanüstü durumlar dışında -mesela şu anda İran’da devam eden savaş gibi- İran’dan Türkiye’ye gelen ziyaretçi sayısının her yıl düzenli olarak arttığını söylemek mümkün. Önümüzdeki yıllarda bu sayının daha da artacağını, hatta katlanarak büyüyeceğini öngörüyoruz. Bu potansiyelin doğru değerlendirilmesi hem Van’ın hem de bölgenin ekonomisine ciddi katkı sağlayacaktır.”
GELİNCİK SINIR KAPISI VAN İÇİN CAN SUYU OLUR!
Gelincik Sınır Kapısı’nın Başkale’ye çok yakın bir noktada bulunduğunu hatırlatan Erbay, kapının açılmasının ilçe için hayati bir fırsat olacağını vurgulayarak şunları söyledi: “Bizler bu konuyu yıllardır dile getiriyoruz. Gelincik Sınır Kapısı Başkale için adeta bir can suyu niteliğindedir. İlçenin ekonomik olarak nefes alabilmesi için bu kapının açılması büyük önem taşıyor. Üstelik bu durum sadece Başkale için geçerli değil. İran tarafında bulunan Salmas ve çevredeki yerleşimler için de bu kapının açılması büyük bir beklenti oluşturmuş durumda. Yani her iki tarafta da karşılıklı bir ihtiyaç ve talep var. Ancak ne yazık ki bu beklenti yıllardır karşılık bulabilmiş değil. Kapı 1990’lı yılların başında kısa süreliğine açılmıştı fakat yaklaşık bir yıl sonra yeniden kapatıldı ve o günden bu yana tekrar faaliyete geçirilmedi.”
“SAHADA SOMUT BİR ÇALIŞMA GÖRÜNMÜYOR”
Geçtiğimiz yıl kapının açılması yönünde bazı adımlar atıldığını ancak şu an için sahada somut bir ilerleme görülmediğini dile getiren Erbay, “Geçtiğimiz yıl bu konuda oldukça ciddi bir gündem oluşmuştu. Bölgede arazi keşifleri yapıldı, çeşitli teknik incelemeler gerçekleştirildi. Hatta köy yollarına Gelincik Sınır Kapısı yönünü gösteren tabelalar dahi yerleştirildi. Bu gelişmeler doğal olarak bölge halkında büyük bir heyecan yarattı. Cumhurbaşkanımız tarafından da konuyla ilgili açıklamalar yapıldı ve kapının açılması yönünde kararların alındığı ifade edildi. Ancak bugün geldiğimiz noktada sahaya baktığımızda herhangi bir çalışma ya da ilerleme göremiyoruz. Kısa süre önce kendi köyüm olan Kocaköy’e ve Gelincik tarafına gittim. Maalesef bölgede herhangi bir hareketlilik yok” dedi.
BAŞKALE NÜFUSU HIZLA AZALIYOR
Başkale’de yaşanan göçün en önemli nedenlerinden birinin ekonomik yetersizlikler olduğunu belirten Erbay, ilçedeki nüfus kaybının dikkat çekici boyutlara ulaştığının altını çizerek, “Başkale’nin nüfus verilerine baktığımızda durumun ne kadar ciddi olduğu açıkça görülüyor. 2007 yılında ilçenin nüfusu 63 bin 123 civarındaydı. Ancak 2024 yılı itibarıyla bu sayı 41 bin 159’a gerilemiş durumda. Yani yaklaşık 20 yıl içinde nüfus neredeyse yarı yarıya azalmış. Oysa Türkiye genelindeki nüfus artışı dikkate alındığında burada da nüfusun artması beklenirdi. Tam tersine ciddi bir düşüş yaşanıyor. Bu da bölgenin ekonomik anlamda ne kadar zor bir süreçten geçtiğini gösteriyor” diye aktardı.
BAŞKALE’NİN KÖYLERİ BOŞALIYOR!
Göçün sadece ilçe merkezinde değil köylerde de ciddi şekilde hissedildiğini ifade eden Erbay, birçok köyde nüfusun hızla azaldığını belirterek, “Başkale’deki göçün temel nedeni ekonomik yetersizliklerdir. İnsanlar geçimlerini sağlayamadıkları için başka şehirlere göç etmek zorunda kalıyor. Bu durum özellikle köylerde çok daha belirgin şekilde hissediliyor. Örneğin Yavuzlar Köyü; ben çocukken burada 100–120 hane vardı. Bugün ise yaklaşık 30 haneye kadar düşmüş durumda. Aynı şekilde Bilgeç Köyü’nde de benzer bir tablo var. Eskiden 120 hanenin yaşadığı köyde bugün yaklaşık 20 hane kalmış. Köyler giderek boşalıyor ve birçok yerleşim adeta harabeye dönüşüyor. Eğer bu gidişat böyle devam ederse ilerleyen yıllarda çok daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalabiliriz” şeklinde konuştu.
“GELİNCİK, BAŞKALE İÇİN TARİHİ BİR FIRSAT”
Bölge halkının sınır kapısının açılması için büyük bir beklenti içinde olduğunu dile getiren Erbay, Gelincik Sınır Kapısı Platformu’nun çalışmalarını sürdürdüğünü söyleyerek, “Bu konuda bölge halkının çok güçlü bir beklentisi var. Gelincik Sınır Kapısı Platformu’nu kurduk ve geniş katılımlı bir yapı oluşturduk. Başkale tarihinde belki de ilk kez bu kadar geniş bir birliktelik sağlandı. Özellikle muhtarlarımız bu konuda oldukça duyarlı. Sürekli arayıp sürecin ne durumda olduğunu soruyorlar. Hatta zaman zaman ‘Gerekirse Ankara’ya gidelim, meclis önünde bekleyelim’ diyenler oluyor. İnsanlar gerçekten bu kapının açılmasını istiyor” dedi.