VAN

Van’da arefe manzaraları büyük tartışma yarattı!

Bayrama sayılı günler kala Van kent merkezinde cadde ve sokaklarda yine mahşeri kalabalıklar oluştu. Son birkaç gündür trafiğe de kapatılan caddelerde gece yarılarına kadar Hindistan’ı aratmayan manzaralar ortaya çıktı. Bu manzaralara kentten tepki yağarken o görüntüler bayram boyunca konuşuldu.

Abone Ol

9 günlük Kurban Bayramı tatili sona ererken Van’ın bayram boyunca konuştuğu ve tartıştığı en önemli konu bayram öncesi kent sokaklarındaki manzaralar oldu. Bayrama sayılı günler kala Cumhuriyet Caddesi için trafiğe kapatma kararı alarak takdir alan Van Valiliği’nin kararı trafikte rahatlama sağlamasına rağmen büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi. Her yıl bayram arifesinde seyyarlarla dolan Van’daki bu görüntü bir kez daha ciddi seviyelere gelirken Hindistan sokaklarını aratmayan cadde ve sokaklarda gıda güvenliğinin hiçe sayıldığı, kayıt dışı ticaretin öne çıktığı manzaralar görüldü. Van’daki bu duruma bir çok kesimden tepki ve eleştiri yağarken bir süredir gelenek haline gelen ve bazı kesimlerce ‘kültür’ olarak yorumlanan bu yoğunluk ve kargaşaya tepki yağdı. Bayram boyunca konuşulan manzaralar kentin ayıbı olarak öne çıkarken bölge illerinde turizm patlamasının yaşandığı süreçte kentte ise bayramda adeta ölüm sessizliği yaşandı.

YİNE BAYRAM YİNE VAN’A YAKIŞMAYAN GÖRÜNTÜLER

Van’da her yıl bayram öncesinde tartışma konusu olan kent merkezindeki ana cadde ve sokakların seyyar satıcılar ile dolup taşması geleneği bu yıl da bozulmadı. Bayrama sayılı günler kala tüm cadde ve sokakların satıcılarla dolduğu görüntüler bu yıl da devam etti. Cumhuriyet Caddesi’nin trafiğe kapatılıp seyyarlarla dolması sonrası kent adeta ikiye bölündü. Bir kısım vatandaşlar bayram telaşı diye görüntüleri paylaşırken büyük bir kesim de bu görüntülerin Van’a yakışmadığını söyledi. O görüntüler sonrası sosyal medya günlerce çalkalanırken iş dünyasından, siyasetten, esmaf cephesinden ve vatandaşlardan o manzaralar ile ilgili tepki yağan yorumlar yapıldı.

HER YIL AYNI MANZARA: VAN SOKAKLARI HİNDİSTAN’I ARATMIYOR

Kentte artık gelenekselleşen bir hal alan bayrama sayılı günler kala kentin merkezindeki ana cadde ve sokakların seyyar satıcılarla dolup taşması geleneği bu yıl da değişmedi. Kentin en çok bilinen caddesi olan Cumhuriyet Caddesi yine açıkta gıda satanlarla, tablacılarla ve türlü ürünleri satan seyyar satıcılarla doldu taştı. Trafiğe kapatılan caddede bayram öncesi araç trafiği sorunu ortadan kalksa da her bayram yeniden tartışılan kente yakışmayan görüntülerin ortaya çıkması konusuyla yine gündem oldu. Van’ın bu görüntüsünü eleştiren bazı isimler bu uygulamaların doğru olmadığını söyledi.

KÜÇÜKGÖKÇE: BURASI YENİ DELHİ SOKAKLARI MI?

Konuyla ilgili sert tepki gösteren isimlerden biri olan Van Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başdanışmanı Emre Küçükgökçe kentin Cumhuriyet Caddesi’ndeki görüntüleri sert bir dille eleştirdi. Özellikle esnaf ve tüccarın hakkının korunması konusunda dikkaç kene iş insanı Küçükçgökçe, şu ifadelere yer verdi; “Van Esnafı Kan Ağlıyor: Ticaretin Merkezi mi, Yoksa Yeni Delhi Sokakları mı? Yıl boyu Van’ın en yüksek kirasını ödeyen, en yüksek vergisini veren, istihdam sağlayan ve bu şehrin ekonomik yükünü sırtlayan öz evlatları, yani Van esnafı, en büyük iş yapacağı bayram arefesinde kaderine terk edilmiştir! Ticaretin kalbi olan en meşhur caddemiz, bayram arefesi bahanesiyle iki gün trafiğe kapatıldı. Ancak amaç trafiği rahatlatmak değil, caddeyi adeta devasa bir işgale açmakmış! Kaldırımlar tamamen gasp edilmiş durumda. Adım atacak yer yok.”

TAM BİR KEŞMEKEŞ!

“Yerli seyyar satıcılar yetmezmiş gibi, Diyarbakır’dan gelen perdeciler bile pervasızca kaldırımları, dükkân önlerini istila etmiş vaziyette. Şehrin vitrini olan cadde, şu an kelimenin tam anlamıyla Hindistan sokaklarını andırıyor; tam bir kaos, tam bir keşmekeş! En acısı da ne biliyor musunuz? Ne zabıta müdahale edebiliyor ne de emniyet... Çünkü aldığımız cevap içler acısı: “Valilik izni var.” Soruyoruz: Bu şehrin mülki amirleri, kendi esnafını korumakla mükellef değil midir? Vergisini Van’a veren, kirasını bin bir zorlukla denkleştiren yerel esnaf bayramda üç kuruş kazanmasın, parayı dışarıdan gelen işgalciler mi toplasın isteniyor? Esnafın mağduriyeti pahasına verilen bu ‘izinler’ hangi vicdana sığmaktadır?”

YÖRÜKOĞLU: HEM SAĞLIKSIZ HEM KAYIT DIŞI TİCARET VAR!

Konuyla ilgili görüş paylaşan bir diğer isim ise yine iş insanı Sercan Yörükoğlu, aynı şeklide bu manzaralara tepki göstererek; “Bugün Van Cumhuriyet Caddesi’nde yaşanan yoğunluk ve düzensiz görüntü ciddi soru işaretleri oluşturdu. Edinilen bilgiye göre bayram nedeniyle Valilik tarafından iki günlük izin verilmiş. Ancak ortaya çıkan tablo; denetimden uzak, hijyen standartları tartışmalı gıda satışı ve kayıt dışı ticaret algısını beraberinde getiriyor. Öte yandan, bölgede faaliyet gösteren ve yüksek kira, vergi, personel ve işletme giderleriyle ayakta kalmaya çalışan esnafın da bu durumdan olumsuz etkilendiği görülüyor.” Sözlerine yer verdi.

YETKİLİ KURUMLARA ÇÖZÜM ÇAĞRISI

Yörükoğlu konuyla ilgili olarak ayrıca; “Cumhuriyet Caddesi gibi Van’ın en önemli noktalarından birinde düzen, denetim ve adalet duygusunun korunması büyük önem taşıyor. Buradaki mesele ticaret yapılması değil; bunun eşit şartlarda, şehir estetiğine, halk sağlığına ve mevcut esnafın emeğine zarar vermeden yürütülmesidir. Van’ın daha düzenli, daha yaşanabilir ve daha güçlü bir şehir olması hepimizin ortak beklentisi olmalı. Bu nedenle yetkili kurumların süreci yeniden değerlendirmesi ve sürdürülebilir çözümler üretmesi gerekiyor.” Dedi.

SARIKAYA’DAN BÜYÜK DESTEK ALAN YORUM

Bayramdaki manzaralar sonrası yerinde tespit yayımlayan isimlerden biri de Sosyal Bilimler Üniversitesi Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Remzi Sarıka ise “Bayram Üzeri Van…” başlıklı yorumunda çok önemli tespitlere yer verdi. Kentteki manzaralar ile ilgili çarpıcı yorumlar yapan Sarıkaya, bayram arifesinde Van sokaklarında ortaya çıkan görüntülerün günlerce tartışılması sonrasında şu ifadelere yerverdi; “Sosyal medyada ve şehir gündeminde yoğun şekilde tartışılıyor. Ancak mesele aslında yalnızca birkaç seyyar tezgâhın ya da sokak lezzetlerinin tartışılması değildir. Bu tartışma; şehir kültürü, aidiyet duygusu, ekonomik hayat, geleneksel yaşam biçimi ve kamusal denetim arasında kurulması gereken hassas dengeyi yeniden gündeme taşımaktadır.”

SARIKAYA: ROMANTİK NOSTALJİ İLE KAMUSAL GERÇEKLİK BİRBİRİNDEN AYRILMALIDIR!

“Birçok insan bu görüntülere bakınca geçmişin mahalle kültürünü, eski çarşıları, sokakta pişen yemeklerin samimiyetini ve kaybettiğimiz sosyal dokuyu hatırlıyor. Doğrudur; modern hayatın tekdüzeliği içerisinde insanlar artık daha sıcak, daha doğal ve daha “bizden” olan şeylere özlem duyuyor. Sokakta kaynayan bir kazan, taş fırından çıkan bir yemek ya da geleneksel yöntemlerle hazırlanan ürünler toplumda karşılık buluyor. Çünkü bunlar yalnızca yiyecek değil; bir kültürün, bir hafızanın ve bir yaşam biçiminin parçasıdır. Ancak romantik bir nostalji ile kamusal gerçeklik birbirinden ayrılmalıdır. Bugün özellikle kontrolsüz biçimde ortaya çıkan bazı görüntüler, beraberinde ciddi sağlık ve güvenlik risklerini de taşımaktadır.” Dedi.

“İYİ NİYET TEK BAŞINA YETERLİ OLMAZ”

Sarıkaya sözlerini şöyle sürdürdü; “Gıda güvenliği, hijyen, kullanılan suyun kalitesi, saklama koşulları, çapraz bulaş riski ve üretim ortamlarının uygunluğu; göz ardı edilebilecek meseleler değildir. Toplum sağlığı söz konusu olduğunda “iyi niyet” tek başına yeterli olmaz. Çünkü denetlenemeyen her alan zamanla risk üretir. Bu nedenle meseleye tamamen yasakçı ya da tamamen sınırsız özgürlükçü bir bakışla yaklaşmak doğru değildir. Belki de yapılması gereken; bu kültürü koruyarak onu kayıt altına almak, düzenlemek ve sürdürülebilir hale getirmektir. Kendilerine ait, hijyen standartları belirlenmiş, belediye ve ilgili kurumlar tarafından düzenli denetlenen geleneksel sokak lezzetleri çarşıları oluşturulabilir. Böylece hem insanlar kendi kültürünü yaşatır hem de toplum sağlığı korunmuş olur.”

KONTROLSÜZ ÖZGÜRLÜK ÖZGÜRLÜK DEĞİLDİR

“Aslında mesele sokak lezzetlerine karşı olmak değil; onları kültürel değer olarak korurken denetlenebilir, güvenli ve sürdürülebilir hale getirebilmektir. Çünkü kontrolsüz büyüyen her yapı zamanla risk üretirken, doğru planlanan her kültürel alan şehrin marka değerine dönüşebilir. Değerlerimizi korumak sadece onları yaşatmakla değil, aynı zamanda doğru şekilde geleceğe taşımakla mümkündür. Bugün Van’ın ihtiyacı olan şey; kendi kültüründen utanmak değil, onu medeni, güvenli ve denetlenebilir bir sistem içerisinde yeniden inşa etmektir. Gelenek ile modern denetim mekanizması birbirinin düşmanı değildir. Tam tersine, biri diğerini yaşatır. Unutmamalıyız ki; Kontrolsüzlük özgürlük değildir. Denetim ise yasak değil, toplum sağlığının teminatıdır.”

KARA: VAN’IN GELİŞMESİNE KARŞI MÜCADELE EDİYORSUNUZ!

Konuyla ilgili tepki ortaya koyan isimlerden biri de iş insanı Özcan Kara oldu. Kara, görüntülere sert tepki göstererek; “Van’da bayram öncesi caddeler her köşe başında seyyar ızgara, ekmek ve başıboş görüntülerle panayır alanına dönmüş durumda. Şehrin estetiğini, düzenini ve kültürünü düşünmeden alınan bu kararların arkasında; her konuya burnunu sokan, sanat deyince sanatçı, futbol deyince futbolcu, yapı deyince mühendis kesilen; kendini “Van’ın hafızası” ilan etmiş vizyonsuz tiplerin etkisi olduğu çok belli. Çünkü toplum kültüründen, şehir estetiğinden ve kent disiplininden haberi olan hiç kimse Van’ı bu hale getirmez. Sayın Valimizin böyle bir rezalete bilinçli şekilde imza atacağına inanmak istemiyorum. Bu zihniyete sahip olan, bu yönde karar alan ve her fırsatta Van’ın geri kalmasına sebep olan kim varsa ya görevden alınmalı ya da istifa etmelidir. İnsanların ailesiyle, çoluğuyla çocuğuyla rahatça bayram alışverişine çıkmasını bile zorlaştırıyorsunuz. Kusura bakmayın ama siz bu şehre hizmet etmiyorsunuz; adeta Van’ın gelişmesine karşı mücadele ediyorsunuz.”