VAN

Van'da şiddet olayları arttı, Van, Teksas’a döndü!

Van, Türkiye genelinde artan şiddet olaylarının en çarpıcı yansımalarından birini yaşıyor. Son yıllarda kentte özellikle silahlı ve bıçaklı saldırılar, ölümlü ve yaralanmalı vakalar giderek sıklaşırken, günlük yaşamda huzur kalmadı, vatandaşlarda derin bir endişe ve tedirginlik oluştu.

Abone Ol

Daha birkaç yıl öncesine kadar resmi verilere göre Türkiye’nin en güvenli biri olan ve suç oranlarında hala birçok ilin gerisinde olan Van’da son yıllarda artan şiddet olayları ürkütmeye başladı. Türkiye genelinde artan şiddet olaylarının en çok arttığı illerden biri olmaya başlayan Van’da son yıllarda kentte özellikle silahlı ve bıçaklı saldırılar, ölümlü ve yaralanmalı vakalar giderek sıklaştı. Bu olaylar kentteki huzur ortamını ciddi oranda zedelerken vatandaşlarda arasında da ciddi bir endişe ve tedirginlik oluşmaya başladı. Esnafın, velilerin, vatandaşın günlük yaşamda meydana gelen ani olaylardan dolayı kaygılı hali devam ederken “Bu kent eskiden böyle değildi” diyen vatandaşlar, artan husumetlerin, arazi anlaşmazlıklarının ve sosyal medya kaynaklı kavgaların hızla silahlı olaylara dönüştüğünü dile getiriyor. Kentteki sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler de art arda güvenlik önlemi çağrısı yaparken Van’da şiddet artık bireysel olayları aşan toplumsal bir yaraya dönüşmüş durumda. Süreç devam ederken Şehrivan’a konuşan Saadet Partisi Van İl Başkanı Özay İlhan kentteki şiddet sarmalı ile mücadelede gerekli adımların hızlıca atılması gerektiğini söyledi.

VAN’DA YİNE KAVGA, YİNE ÖLÜM, YİNE ENDİŞE!

Van, Türkiye genelinde artan şiddet olaylarının en çarpıcı yansımalarından birini yaşıyor. Son yıllarda kentte özellikle silahlı ve bıçaklı saldırılar, ölümlü ve yaralanmalı vakalar giderek sıklaşırken, günlük yaşamda huzur kalmadı, vatandaşlarda derin bir endişe ve tedirginlik oluştu. Son olarak Van’ın İpekyolu ilçesindeki hayvan pazarında yaşanan kanlı kavga, bu tablonun ne kadar vahimleştiğini bir kez daha gözler önüne serdi. İddiaya göre daha önce Tuşba ilçesine bağlı Alabayır ve Kolsatan mahalleleri arasında mera alanı nedeniyle çıkan anlaşmazlık, sabah saatlerinde hayvan pazarında yeniden alevlendi. İki grup arasında başlayan tartışma kısa sürede taş, sopa ve silahlı saldırıya dönüştü. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda ambulans ve polis ekibi sevk edildi. Kavga sonucunda 1 kişi hayatını kaybetti, 13 kişi ise çeşitli yerlerinden yaralanarak kentteki hastanelere kaldırıldı. Bu olay, geçtiğimiz günlerde sosyal medyada büyük yankı uyandıran baba-oğul cinayetinin hemen ardından geldi ve Van’ın güvenlik algısını bir kez daha derinden sarstı.

VAN’DA OLAYLAR BİTMEDİĞİ GİBİ GÜNDEN GÜNE ARTMAKTA

Yaşanan olaylardan sonra Şehrivan’a konuşan Saadet Partisi Van İl Başkanı Özay İlhan, kentteki şiddet sarmalına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Van’da meydana gelen layların çok basit sebeplerden ötürü olduğunu söyleyen İlhan, “Çok basit sebeplerden, bir ot yüzünden, bir tavuk yüzünden, bir muhtarlık seçimi yüzünden çıkan tartışmalar ve kan davasına dönüşen olaylar söz konusu. Bunun akabinde peş peşe bölgemizde yaşanan sıkıntılar her yıl artarak devam etmekte. Özellikle bahar aylarından itibaren örneğin ot sezonuyla, hayvanların meraya çıkmasıyla ve hayvan yüzünden kavgaların silahların patladığı bir memleket haline geldik. Bu olaylar durmadığı gibi de günden güne artmakta. İşte bugün hayvan pazarında yaşan Yaşanan olayda bir kişi an itibariyle hayatını kaybetmiş durumda. 13 kişi yaralı. Bu yaralılardan da inşallah başka vefat eden olmaz. Ne yazık ki toplumun herkesin hemen hemen birçok insanın belinde şu anda silah söz konusu. Bu silahlar nasıl ve ne şekilde temin ediliyor? Bu silahlar neden bu kadar rahat taşınabiliyor? Bunları sorgulamamız gerekiyor.” dedi.

“SİLAHA ULAŞMANIN ÖNÜNE GEÇMEK LAZIM”

Silaha kolay ulaşılmamasına vurgu yapan Başkan İlhan, “Bir ülkede silahın belde taşınması ancak ve ancak çok cüzi insana özgü bir durum olması gerekir ki bu insanların da psikolojik olarak sağlıklı olması gerekir. İşte geçtiğimiz günlerde Maraş'ta yaşanan olayda bir kişiye ait 7 tane ruhsatlı taşınabilir silah bulundu. Bu kişinin makamı, mevkii ne olduğu önemli değil. Bizim bölgemizde de herkeste silah var. Bir anda ortalık karışıyor ve silahlar çekiliyor. İnsanların bu silaha ulaşmasının önünde mutlaka geçilmesi gerekiyor. Bu silahlara el konulması gerekiyor. Yine bunun yanı sıra toplumun geldiği nokta tamamen maddiyat olmuş. Maneviyatını kaybetmiş bir toplumumuz söz konusu. En basit menfaat yüzünden kavgalar çıkıyor, menfaatler yüzünden silahlar patlıyor. Dönüp baktığınızda incir çekirdeğini doldurmayacak olaylar yüzünden birçok kişi hayatını kaybetmekte. Geçtiğimiz yıllarda ve hala devam eden sorunlar var. Örneğin Muradiye’de yaşanan olay hala kan dava devam ediyor. Bunun çözümü noktasında devletin, kurum ve kuruluşlarının da inisiyatif alması gerekiyor.” diye konuştu.

“HUSUMETLERİN ÇÖZÜMÜ İÇİN KOMİSYON KURULMASI ŞART”

Bazı insanlar cezaevinde bir kişi hayatını kaybetti, bir kişi yaralandı ve bu mesele hala İki tarafın barışı sağlanmadı. O yüzden bölgede barışın yani bu kavgalı ailelerin, husumetli ailelerin arasındaki meselelerin çözümü noktasında valilik gerekirse bir komisyon kurup insanlara barıştırmalı. İki aile arasındaki iki aşiret arasındaki kavgaların çözümü noktasında mutlaka girişimde bulunması gerekiyor. Bugün ne yazık ki ülkenin şehrin gerçekleri dışında her şey konuşuluyor. Fakat gerçek İnsan hayatının bu kadar ucuz olduğu bir coğrafya yok. Yani tavuk bile yani eskilerin tabiriyle yani tavuk öldürmekten kolay olmuş. İnsan öldürmek diyoruz. Bu noktaya gelmiş. Mutlak suretle yetkililerin sorumluluk alması gerekiyor. Biz buradan çağrı yapıyoruz. Hangi ilçede, hangi köyde, hangi mahallede, nerede olursa olsun mutlak bugünden tezi yok gerek valilikler, gerek kaymakamlıklar, mülki idare amirlerimiz mutlaka itiyat almalı.”

“YETKİLİ MECRALARIN GEREKLİ ADIMLARI ATMASI GEREK”

“Bu memleketteki bu problemli, sorunlu adresleri iki tarafı çağrı yapıp araya hatırı kırılmayacak insanların girip mutlak suretle herkesin arasını düzeltilecek bir komisyon oluşturulması gerekiyor. Yoksa işte bir muhtar Muhtarlık seçimi, muhtarlık seçiminin üzerine 3 yıl geçmiş. Hala süren bir mesele. O gün bu mesele çözülmüş olsaydı bugün bunlar yaşanmayacaktı. Mutlaka bu konuda bir girişim yapılması gerekiyor. Yine devlet silah konusunda mutlak surette bir kanun çıkarmalıdır. Silah sadece zaruriyet esnasında belli kişiler tarafından taşınabilir şeklinde bir kanun çıkarılmalı ya da mevcut kanun uygulanmalı. Şu an mevcut kanunlar da uygulanmıyor. Bu silahlar neden bu kadar yaygın? Nereden bulunuyor? Kim bunları temin ediyor? Gibi konularla ilgili mutlak suretle gereken yapılmalıdır. Ülkemizde özellikle de bölgemizde yaşanan hadiseler üzülerek ifade ediyorum ki hiçbir zaman durmadı. Görünen ki durmayacak. Bunu durdurmanın yolu dediğim gibi bir kere husumetli ailelere barıştırılacak. İkincisi de silah konusunda devlet gerekli adımları atacaktır. Yetkili mecraların gerekli adımları atması gerek.” diye devam etti.

“EKONOMİ EN BÜYÜK ETKEN”

Yaşanan olayların temelinde ekonomik etkilerin olduğunu vurgulayan Başkan İlhan, Bir toplum ekonomik olarak çökmüşse ve ekonomik çöküşün getirisi ne oldu? Şeklinde olaya bakıldığında bizim ülkemizde en büyük getirisi. Ne yazık ki intiharlar, yuvaların dağılması. Bugün evliliklerin yıkılmasının %80'in temelinde ekonomik problemler var. İntiharların temelinde gene %80-90 oranında ekonomik problemler var. Bugün kötülüğün artmasında, illegal işlerin artmasının temelinde ekonomik problemler var. Bu ekonomik problemlerin mutlak suretle çözülmesi gerekiyor. Yani Türkiye'de dengesiz bir ekonomi var. Bazı insanlar lüks ve servet içerisinde yaşarken azınlık bir kesim ama bunun yanı sıra devasa bir kesim ise evine ekmek götürmekte zorlanıyor. İnsanlar borçları yüzünden intihara kalkışıyor ya da evinde huzursuzluk çıkıyor. Bu huzursuzluktan dolayı eşiyle boşanıyor ya da aile içi şiddet artıyor. Yine bu gerilen insanların artık en ufak bir şeyde toplumun birbirine kin ve nefret kustuğu bir ortam oluştu.” deklinde konuştu.

“TOPLUMU RAHATLATACAK ADIMLARI ATILMALI”

Öte yandan manevi anlamda değerlerinden uzaklaştı herkes. Toplum sabretmeyi unuttu, şükretmeyi unuttu. Sabretmeyen, şükretmeyen bir toplumun da başına her türlü felaket ve bela gelir oldu yani. Mutlak suretle benim buradan çağrım ilk cuma hutbesinde Diyanet bunu gündeme almalı. Toplumu bir sakinleştirici açıklamaları yapılmalı. Ülkeyi yönetenler de ekonomik olarak toplumu rahatlatacak adımları atmalı. Yine okullarımız başta olmak üzere yaz aylarında camilerimize, insanlarımıza, gençlerimize, talebelerimize mutlaka manevi yönden birçok konuda ön ayak olacak, bunlara eğitimlerini katkı sunacak olan hocalarımızın Olaylar karşısında sakinliğimizi, sabretmeyi ve şükretmeyi insanları telkin edilmesi gerekiyor. Başımıza gelen felaketlerin, musibetlerin sebebi kendi ellerimizle yaptıklarımızdandır. Biz eğer iyi işler yaparsak kendiliğinden bunlar da düzelecektir diye düşünüyorum.” ifadelerine yer verdi.