Türkiye'de ekonomik belirsizlik, işsizlik ve artan yaşam maliyetleri, özellikle genç nüfusun büyükşehirlere yönelmesini hızlandırırken, bu göç dalgasından en fazla etkilenen illerin başında Van geliyor. Üretim gücü, genç nüfus potansiyeli ve tarım-hayvancılık altyapısıyla bölgenin lokomotif kentlerinden biri olan Van, sahip olduğu potansiyele rağmen her geçen yıl daha fazla insanını başka şehirlere uğurluyor. TÜİK’in 2025 yılı İç Göç İstatistikleri de bu tabloyu bir kez daha gözler önüne sererken 2025 yılında İstanbul’un ardından en fazla net göç veren ikinci il, Van oldu.
VAN, NET GÖÇTE İSTANBUL’UN ARDINDAN İKİNCİ SIRADA
TÜİK’in açıkladığı İç Göç İstatistikleri ile Türkiye’nin 2025 yılı göçleri raporlandı. Hazırlanan rapora göre Türkiye'de 2025 yılında 2 milyon 475 bin 19 kişi iller arasında göç etti. Rapora göre Türkiye’de 2008 yılında yüzde 3,18 olan iller arası göç eden nüfus oranı, yıllar içinde inişli ve çıkışlı bir seyir izleyerek 2025 yılında yüzde 2,87 oldu. Bu göç hareketliliği belli başlı kentlerde bariz bir şekilde hissedilirken listede Van’ın zirvelerde yer alması dikkat çekti. Toplam 329 bin 912 kişinin gittiği, 371 bin 258 kişinin ise terk ettiği İstanbul’da net göç farkı 41 bin 346 olarak açıklandı. İstanbul’daki farktan sonra en büyük fark ise Van’ın göç oranlarına yansıdı. 2025 yılı içerisinde 31 bin 580 kişinin göç ettiği, 51 bin 818 kişinin ise ayrıldığı Van’da net göç 20 bin 238 olarak açıklanırken net göç hızı ise binde eksi 18,0 oldu. Verilere göre; Van, İstanbul’un ardından ülke genelinde en fazla net göç veren ikinci il olarak kayıtlara geçti.
GÖÇ HAREKETLİLİĞİNİN TEMELİNDE EKONOMİK SORUNLAR VAR!
Özellikle genç ve çalışabilir nüfusun kenti terk etmesi, yalnızca nüfus kaybını değil; üretimden istihdama, kırsal yaşamdan kentin ekonomik geleceğine kadar birçok alanda soru işaretlerini de beraberinde getirdi. Van'da göçün her geçen yıl artmasının arkasındaki nedenler ve bu tablonun nasıl tersine çevrilebileceği yeniden tartışılırken, Şehrivan'a değerlendirmelerde bulunan Saadet Partisi Van İl Başkanı Özay İlhan, göçün temelinde ekonomik sorunların bulunduğunu belirterek kırsalda yaşamı güçlendirecek politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
İLHAN: İLİMİZ HER YIL CİDDİ ORANDA GÖÇ VERİYOR
Van başta olmak üzere birçok ilçeden yaşanan göçe değinen başkan İlhan, şöyle konuştu: “Son yıllarda ilimiz her yıl ciddi oranda göç veriyor. Bu göçün önemli bir kısmını da kırsaldan büyük şehirlere yapılan göç oluşturuyor. Özellikle ilçelerimizin kırsal kesimlerinde yaşayan vatandaşlarımız köylerini terk ederek başta İstanbul ve çevresi olmak üzere, İzmir, Ege Bölgesi, kısmen de Akdeniz Bölgesi'ne göç ediyor. Ancak göçün en yoğun olduğu bölge Marmara Bölgesi. Van'da başta Özalp, Saray, Çaldıran, Muradiye, Başkale, Gürpınar, Gevaş, Bahçesaray ve Çatak olmak üzere birçok ilçemizden sürekli göç veriliyor.”
“VAN’IN NÜFUSUNUN AZALIYOR OLMASI DİKKAT ÇEKİCİDİR”
“Van aynı zamanda dışarıdan da göç alan bir il. Verdiği göçün yaklaşık yüzde 55-60'ı kadar göç de dışarıdan alıyor. Bu nedenle dışarıdan alınan göç, Van'ın nüfusundaki azalmayı çok belirgin hâle getirmiyor. Ancak bütün bunlara rağmen Van'ın nüfusu azalmaya devam ediyor. Oysa Van, doğum oranının en yüksek olduğu illerden biri ve Türkiye'de dördüncü sırada yer alıyor. Hem doğum oranının yüksek olmasına hem de dışarıdan göç almasına rağmen nüfusun azalıyor olması dikkat çekicidir. Bu da resmî verilere göre 51 bin 818 kişilik bir nüfus kaybına işaret ediyor.” dedi.
İLHAN: VAN’DAN GÖÇ, SANILDIĞI GİBİ 51 BİN 818 KİŞİYLE SINIRLI DEĞİL
Göçün en büyük nedeni ekonomik sebepler olduğunu söyleyen İlhan şu ifadeleri kullandı; “Sözünü ettiğimiz 51 bin 818 kişi, 2025 yılında ilimizden diğer illere ve bölgelere gerçekleşen resmî göç verisidir. Ancak emin olun, bugün bu göç sanıldığı gibi 51 bin 818 kişiyle sınırlı değil. Yaklaşık bunun bir buçuk katı kadar insan bu şehri terk etmiş durumda. Bunların önemli bir kısmı ise hâlâ nüfus kaydını göç ettikleri ile taşımamış durumda. Bugün köylerimize gittiğimizde insanların evlerini teneke ya da sacla kapatıp, kapı ve pencerelerini güvence altına aldıktan sonra başka şehirlere göç ettiklerini görüyoruz. Göçün en büyük nedeni ekonomik sebeplerdir. Nitekim bu memlekette, bundan 30-35 yıl önce terörün en yoğun olduğu dönemlerde bile bugünkü ölçekte bir göç yaşanmıyordu. Kırsal alanlar ve köyler canlıydı. Örneğin, 1990'lı yıllarda Van'da 6 milyonun üzerinde küçükbaş hayvan vardı. Bütün bu yaşananların temelinde ise birinci sırada ekonomik nedenler yer alıyor.” diye konuştu.
"İNŞAATLARA GİTMENİN DE BİR BEDELİ VAR"
Van'dan batı illerine yaşanan göçün önemli bir bölümünü ekonomik nedenlerle inşaat sektöründe çalışmak zorunda kalan gençlerin oluşturduğunu belirten Başkan İlhan, "İnsanlarımız, özellikle de gençlerimiz ilk etapta batı illerine inşaatlarda çalışmaya gidiyor. Gittikleri yerde aldıkları günlük yevmiyeyi görünce, zorlu yaşam koşullarına rağmen orada kalmayı tercih ediyor. Başlangıçta tek başına giden birçok kişi, bir süre sonra ailesini de yanına alıyor. Hâlen Van'dan gidip yılın 9-10 ayını batıda çalıştığı yerlerde geçiren, ailesini ise henüz yanına alamamış çok sayıda vatandaşımız var. Ekonomik olarak ayakta kalabilmek için neredeyse her aileden bir ya da iki genç inşaat sektöründe çalışmak üzere başka illere gidiyor" dedi.
İLHAN: VATANDAŞLARIMIZI İNŞAATTA KAYBEDİYORUZ
İnşaat sektöründe çalışmanın ağır bedelleri olduğuna da dikkat çeken İlhan, "İnşaatlara gitmenin de bir bedeli var. Neredeyse her hafta iş kazalarında hayatını kaybeden ve cenazesi ilimize getirilen gençlerimiz oluyor. Bu sadece gençlerle de sınırlı değil; 40, 50 hatta 55 yaşındaki vatandaşlarımızı da iş kazalarında kaybediyoruz. Bu tablo hem iş güvenliği konusundaki eksiklikleri hem de gerekli tedbirlerin yeterince alınmadığını açıkça ortaya koyuyor.” ifadelerini kullandı.
“EKONOMİK NEDENLERDEN DOLAYI BUGÜN KÖYLERİMİZ BÜYÜK ÖLÇÜDE BOŞALMIŞ DURUMDA “
Van'da hayvancılığın inişli çıkışlı bir sektör hâline geldiğine dikkat çeken İlhan, "Ekonomik nedenlerden dolayı bugün köylerimiz büyük ölçüde boşalmış durumda. Zaten Büyükşehir Yasası ile birlikte köylerimiz, kırsal mahallelerimiz ve yaylalarımız ciddi anlamda olumsuz etkilendi. Bugün Van Büyükşehir Belediyesi yaklaşık 569 mahalleye hizmet götürmek zorunda. Su hizmeti de yol hizmeti de Büyükşehir Belediyesi tarafından sağlanıyor. Ancak 569 mahalleye hizmet götürme yükünün tek başına Büyükşehir Belediyesinin üzerinde olması da ayrı bir sorun oluşturuyor. Hâlbuki bu görev paylaşımı ilçelere de devredilse ve eskiden olduğu gibi köy hizmetleri devam etseydi bugün tablo çok daha farklı olabilirdi. Hayvancılık da inişli çıkışlı bir sektör hâline geldi” Şeklinde konuştu.
İLHAN: ZAMAN ZAMAN ÜRETİCİLER ZARAR ETTİ
Göç edenlerin başka şehirlerde daha iyi şartlarda yaşamlarını sürdürdüğünü ve diğer ailelerin de gitmek istediğine değinen Başkan İlhan şöyle aktardı: “Zaman zaman üreticiler zarar etti. Yem fiyatlarının yüksek olması, tarımsal girdi maliyetlerinin artması, saman, buğday ve yonca üretmek isteyen çiftçilerin mazot ve gübre giderlerini karşılayamaması nedeniyle insanlar ekonomik olarak zorlandı. Bu nedenle de ciddi bir göç başladı. Göç edenlerin başka şehirlerde daha iyi şartlarda yaşamlarını sürdürdüğünü gören diğer aileler de göç etmeye yöneldi. Yani bir köyden iki ailenin İstanbul'a ya da başka bir şehre giderek geçimini daha iyi şartlarda sağladığını gören diğer aileler de aynı yolu tercih etmeye başladı. Bu nedenle göçün nedenlerini çok iyi analiz etmemiz gerekiyor.” dedi.
“İNSANLARI ASFALTA, BETON YIĞINLARININ İÇİNE HAPSEDİYORUZ”
Saadet Partisi Van İl Başkanı Özay İlhan; “Artık insanlar yollarının asfalt olmasını, altyapılarının tamamlanmasını ve köylerinde de internet, sağlık, eğitim, istihdam ile diğer altyapı hizmetlerinin bulunduğu yaşam ortamlarında yaşamayı istiyor. Fakat bizler köylere bu anlamda hizmet götürmeyip, tam tersi köylüleri bu hizmetlerden mahrum bırakıp, taşımalı eğitim adı altında işte öğrencileri ilçe merkezlerini taşıyıp, köylerdeki aidiyeti, köy bağlılığı, köydeki yaşamı, büyük bir darbe oldu. Bu darbenin neticesinde de bütün ülkemiz genelinde kırsalları boşalmaya, insanların kendisine ait olduğu, yani toprağı insan topraktan bir parçadır ait olduğu yerden koparıyoruz. İnsanları asfalta, beton yığınlarının içine hapsediyoruz. Merhametsizce bir nesil yetiştiriyoruz yani böyle bir sıkıntımız var. Umarım Büyükşehir yasası yeniden gözden geçirilir.” Diye konuştu.
“VAN'DA KÖYLERDE YAŞAMIN YENİDEN CANLANMASI GEREKİYOR”
Göçün uzun vadede yalnızca Van'ın değil, Türkiye'nin üretim gücü ve nüfus dengesi üzerinde de önemli etkiler oluşturacağını belirten İlhan, sözlerini şöyle noktaladı : “ Nüfusumuz şu anda büyük ölçüde İstanbul ve çevresinde yoğunlaşmış durumda. Buna karşılık Doğu ve Güneydoğu bölgemiz, yüzölçümü bakımından İstanbul'un yaklaşık 6-7 katı büyüklüğünde. Yani burada kişi başına bir metrekare düşüyorsa, İstanbul'da kişi başına 1 metrekare toprak alanı düşüyor demek. Arada 40-50 kat, hatta belki daha da fazla bir fark var. Bütün bunların iyi analiz edilmesi ve bu konuda hükümetlerin gerekli adımları atması, belediyelerin de gerekli çalışmaları yapması gerekiyor. Aksi takdirde bu göçün önüne geçilemez. Bir gün dönüp arkamıza baktığımızda tarım ürünlerinin fiyatlarının çok daha arttığını, zaten pahalı olan hayvansal ürünlerin daha da pahalandığını, kendi kendine yeten ülke vasfını kaybetmiş, dışarıdan süt ürünleri ithal eden bir Türkiye'nin bu alandaki ihtiyacının katlanarak arttığını görebiliriz. Bu nedenle uzun vadede bu sorunun mutlaka çözülmesi gerekiyor. Özellikle Van'da kırsalın ve köylerde yaşamın yeniden canlanması için gerekli gayretin gösterilmesini talep ediyoruz." diye aktardı.