banner290

Yeşil vatan için vakit, Yenilenebilir enerji vakti!

Birkaç gün önce Anadolu Ajansı’ndan geçen bir haber gelecek adına bizleri oldukça heyecanlandırdı.

Yıllardır dilimize adeta pelesenk ettiğimiz; yeşil vatan, temiz hava, ve çocuklarımıza bozulmamış bir doğayı bırakabilmenin mümkün olduğunun en önemli kanıtı olan bu haberi paylaşmak istiyorum.

Habere göre; Rüzgar santralleri elektrik üretiminde ilki gerçekleştirdi. Üretimde ilk sırada yüzde 22,6 payla rüzgar enerjisi santralleri yer aldı. Bunu yüzde 22 ile doğal gaz santralleri ve yüzde 17,7 ile ithal kömür santralleri izledi.(AA)

Kontrolsüz nüfus artışı, büyüyen sanayileşme ve ilerleyen teknolojik gelişmelere bağlı olarak kullanımı gün geçtikçe yaygınlaşan elektrik enerjisine olan ihtiyaç giderek artırmaktadır. Bu ihtiyaçlara paralel olarak da elektrik enerjisi üretimi çeşitlenmektedir. Ancak, üretim yapılırken yaşam alanlarımıza ve dünyamıza etkileri göz önünde bulundurulmalıdır.

Elektrik enerjisi, yenilenebilir ve yenilenemez olarak ikiye ayrılmaktadır. Yenilenebilir enerji kaynakları; rüzgâr, güneş, dalga, gel-git, jeotermal, hidro ve biyokütle olarak çeşitlere ayrılmaktadır. Yenilenemez enerji kaynakları; Petrol, doğalgaz, kömür, nükleer gibi ömrü sınırlı olan kaynaklarıdır. Yenilenemez enerji kaynaklarının önümüzdeki yüz yıl içerisinde tamamen tükeneceği öngörülmektedir. Tabi yenilenemez enerji kaynaklarının doğada bıraktığı tahribat ve riskler de ayrıca değerlendirilmesi gereken bir başka konudur.

Bununla birlikte; yenilenebilir enerji kaynaklarının sürekliliği, doğa dostu ve ihtiyaçları karşılayacak potansiyelinin olması bu kaynakların önemini ortaya koymaktadır.

Yukarıda sözünü ettiğimiz habere göre; ülkemizde rüzgâr enerjisinden elde edilen enerjinin diğer enerjilere göre birinci sırada yer alması, gelecekte oluşan enerji ihtiyacımızın başlıca yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılayabileceğimizin mümkün olduğunu göstermektedir.

Ülkemiz, yenilenebilir enerji kaynakları açısından oldukça zengin bir potansiyele sahiptir.

Aynı şekilde Van Gölü Havzası da yenilenebilir enerji kaynaklarından olan özellikle güneş ve rüzgar enerjisi bakımından azımsanmayacak potansiyeli bulunmaktadır. Binlerce yıl öncesinden bile Güneşin Başkenti Tuşba olarak adlandırılan Van’ın, yıllık 3.068 saatlik güneşlenme süresi ve 1.635 KWh/m2'lik ışınım değerlerine sahiptir. Elektrik enerjisi üretim verimliliği açısından ülkemizde ilk sıralarda yer almaktadır.

Van Gölü havzası, yine yenilenebilir enerji kaynaklarından olan rüzgar enerjisinden elektrik enerjisi üretmede de önemli bir potansiyele sahiptir.

Yakın bir zamanda Van’ın Gevaş ilçesinde 50 bin hanenin elektrik ihtiyacını karşılayacak rüzgâr enerji santralleri RES’ler kuruldu. Van gölü Havzası Bitlis Rahova mevkiinde RES yapımlarına da başlandı.

Van Gölü Havzası özellikle güneş ve rüzgâr enerjisi potansiyellerinden dolayı bu iki enerji kaynağı mümkün olduğu kadar tercih edilmelidir. Van Gölü Havzası, su (hidro) potansiyeli olan ve bu potansiyel enerjide kullanılmaktadır. Hidroelektrik santrallerin (HES) sınırlı bir ömrü ve doğayı olumsuz etkileyen yapısından dolayı yenilenebilir enerji kaynakları, elektrik üretiminde öncelenmesini öneriyoruz.

Tüm bunlar, bölge ve ülkemiz için oldukça güzel gelişmeler. Yeşil Vatan için yenilenebilir enerji kaynakları hayati önem arz etmektedir. Bölgemizde ve ülkemizde yenilenebilir enerji kaynakları arttırarak, dışa bağımlı enerji ihtiyacı ortadan kaldırılması sağlayabilir ve bunun yanında güzel bir gelecek de bırakabiliriz.

Dr. Erdoğan Özel

YORUM EKLE
YORUMLAR
Kemalettin TORAMAN
Kemalettin TORAMAN - 9 ay Önce

Erdoğan hocam gerçekten güzel bir konuya temas etmiş. Gelecek için yenilenebilir enerji önemsenecek derecede önemli bir konu. Makalede değinilen konulara inşAllah önem gösterilip gerekli tedbirler alınır. Teşekkürler Erdoğan hocam.

Vizyon, yatırım, bütçe, ileri görüşlülük.
Vizyon, yatırım, bütçe, ileri görüşlülük. - 9 ay Önce

Van rüzgar enerjisi ve güneş enerjisi açısından ülkemizdeki en uygun şehirlerden. Binlerce rüzgar enerjisi paneli, binlerce güneş enerjisi paneli ile Van ve ilçelerinin bütün elektrik ihtiyacını hidroelektriğe ihtiyaç duymadan karşılamak mümkün.

VAN'I YENİDEN, YENİDEN DÜŞÜNMEK
VAN'I YENİDEN, YENİDEN DÜŞÜNMEK - 5 ay Önce

Tek ideali, tek vizyonu, tek hayali, tek çabası, tek ortak noktası "VAN" olan bir anlayış HEPİMİZDE, Van'da yaşayan herkeste gelişmedikçe VAN ilerlemez, gelişmez, modernleşmez, çağ atlamaz. Bütün kurumlara, bütün idarecilere, bütün müdürlere, bütün birim amirlerine, bütün sorumlulara, bütün çalışanlara, bütün partilere, bütün STK'lara, bütün akademisyenlere, bütün çevrecilere, bütün yazar ve aydınlara, bütün sanatçılara, bütün medya kuruluşlarına, bütün belediye başkanlarına, bütün muhtarlara, bütün turizmcilere, bütün sanayicilere, bütün yatırımcılara, bütün KOBİ'lere, bütün esnaflara, bütün vatandaşlara, herkese, hepimize düşen görev ve sorumluluklar var. Alt yapısıyla, üst yapısıyla, kentleşmesiyle, mimarisiyle, turizmiyle, sanayisiyle, tarımıyla, hayvancılığıyla, istihdamıyla, üretimiyle, ihracatıyla, yeşiliyle, çevresiyle, doğasıyla, sanatıyla, kültürüyle, eğitimiyle, ulaşımıyla, mega projeleriyle, yatırımlarıyla, sosyal barışıyla, birlik ve beraberliğiyle VAN'ı öncelersek şehrimiz kendisi gibi büyükşehir statüsünde olan diğer 29 ille yarışır. Hatta gerisinde olduğu ve büyükşehir olmayan diğer bazı şehirlerimizle de yarışır. Her birimiz bugün de yarınlarda da duyarlı olmazsak ne olur? Tabi ki 1980'de ülkenin 19. gelişmiş ili iken şimdi 51. gelişmiş ili olduğumuz gibi gerileriz veya yerimizde sayarız. ELBETTE on yıllar içinde Van da gelişti, değişti fakat kaplumbağa hızıyla büyüdü. Emsalleri olan iller ise at hızıyla büyüdü ve bizi geçip gittiler. Biz sadece özel sektörün ve şahısların yaptığı binlerce bina ile geliştiğimizi sandık. Oysa Van'ın bulunduğu konum, coğrafyası, doğası, gölü, yüzölçümü, tarihî mekanları, genç nüfusu, üniversitesi, iki komşu ülkeye yakınlığı, sınır kapıları, 13 ilçesi, yüzlerce köyü ve daha sayamadığımız onlarca avantajıyla gereken planlamalar, vizyon, gayret ve çalışmalar son kırk yıldır, son otuz yıldır, son yirmi yıldır, son on yıldır, son beş yıldır her idareci, her kurum tarafından azami seviyede sergilenmiş olsaydı Van'da bugün binin üzerinde fabrika olurdu, Van her yıl iki milyon turist çekerdi. Tarım ve hayvancılık bugünkü potansiyelin beş katı olurdu. Şehir çarpıcı bir güzelliğe, ferah ve modern bir çehreye kavuşurdu. Van Gölü'nün kıyı ve sahilleri Gevaş'tan YYÜ Kampüsü'ne kadar 30 kilometre boyunca sahil bandı ve rekreasyon sahaları olurdu. Gölümüzün sahilleri berrak ve yüzülebilir durumda olurdu. Van'ın her semt ve mahallesinde onlarca, yüzlerce dönümlük sayısız park ve yeşil alanlar olurdu. Belki bugün metro veya tramvayla şehir içi toplu taşıma bile yapılıyor olurdu. Fakat gelin görün ki sene 2022 ve hâlâ çevre yolumuz bile yok. Modern, büyük ve yüzün üzerinde peronu olan muhteşem bir otogarımız bile yok. Kent meydanımız yok. Millet bahçelerimiz yok. Toplamda yüz binlerce, milyonlarca dönüm ölçeğinde yüzlerce park ve yeşil alanımız yok. Gevaş'tan Kampüs'e uzanan sahil bandı ve rekreasyon sahalarımız yok. Büyük ve modern açık otoparklarımız yok, çok katlı otoparklarımız yok. Yer altında çok katlı kapalı otoparklarımız yok. Modern ve ferah yollarımız yok. Gıcır gıcır cadde ve sokaklarımız yok. Tertemiz bir çevre ve doğamız yok. Yüz binlerce ziyaretçi ağırlayan bakımlı tarihî mekanlarımız ve ören yerlerimiz yok. Bakımlı, modern, ferah, cici ve göz alıcı çarşılarımız yok. Tertemiz, bakımlı ve güzel semtlerimiz ve mahallelerimiz yok. Düzenli ve modern bir toplu taşıma ağımız yok. Çağdaş bir demiryolu ağımız yok. Yüzlerce, binlerce fabrika, imalathane, atölye ve işletmemiz yok. Kendine yeten ve ülkeyi de besleyen zengin bir tarım ve hayvancılığımız yok. Tertemiz ve bakımlı kanallarımız veya derelerimiz yok. Tertemiz ve çevresi ihya edilmiş bir Van Gölü'müz yok. Neler neler yok ki... Sahi bir büyükşehirde bu kadar "YOK" bizi neden rahatsız etmiyor? Yüzlerce STK olmasına rağmen şehrini önceleyen ciddi bir sivil toplum yapılanmamız neden yok? Bir milyon nüfusa rağmen şehrine sahip çıkan, yaşadığı bu yöreyi kalkındıran ve güzelleştiren insanlarımız neden çok az? O kadar çok eksiğimiz var ki...Bardağın dolu tarafını elbette hepimiz biliyoruz fakat bardağın boş tarafına da odaklanıp bardağı hızla doldurmaya bakalım. Yıllarımız geçiyor, ömrümüz geçiyor. Kendimize, çocuklarımıza, torunlarımıza muazzam, muhteşem, mükemmel bir Van bırakalım. Van hepimizin. Gelecek kuşaklara kusursuz, eksiksiz, yemyeşil, tertemiz, ferah, bakımlı, düzenli, modern ve gelişmiş bir Van bırakmaya hepiniz var mısınız, hepimiz var mıyız?