Törende konuşan Yıldırım, bazı kişilerin Anadolu’nun ortasında bir Denizcilik Fakültesi kurulmasını yadırgayabileceğini belirterek, bunun Van’ı ve Van Gölü’nü yeterince tanımamaktan kaynaklandığını söyledi. “Bazıları ‘Denizi olmayan bir şehirde Denizcilik Fakültesi olur mu?’ diye düşünebilir. Onlar ancak Van’ı bilmeyenlerdir, Van denizini görmeyenlerdir” diyen Yıldırım, Van Gölü’nün büyüklüğüne vurgu yaptı.
VANLILAR YILLARDIR “VAN DENİZİ” DİYOR
Van’da yaşayanların önemli bir bölümü, Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü’nü uzun yıllardır “Van Denizi” olarak adlandırıyor. Özellikle kent kültüründe ve günlük konuşmalarda sıkça kullanılan bu ifade, gölün büyüklüğü ve ufuk çizgisinde denizi andıran görüntüsü nedeniyle nesilden nesile aktarılıyor. Yaklaşık 3 bin 700 kilometrekarelik yüzölçümüyle dünyanın en büyük sodalı gölü olan Van Gölü, birçok noktadan bakıldığında karşı kıyının görünmemesi nedeniyle ziyaretçiler tarafından da sıklıkla denize benzetiliyor.
“VAN GÖLÜ DEMEK HAKSIZLIK”
Konuşmasında bu noktaya dikkat çeken Yıldırım, Vanlıların bakış açısını şu sözlerle anlattı: “Van Gölü’ne göl demek, Vanlılara bir anlamda haksızlıktır. Çünkü Van Gölü’nün yüzölçümü yaklaşık 4 bin kilometrekaredir. Bu, bazı ülkelerin yüzölçümü kadardır. Onun için burası Van Gölü değil, Van denizidir.” Yıldırım’ın bu sözleri törende geniş yankı bulurken, sosyal medyada da kısa sürede gündem oldu.
TARTIŞMA YENİ DEĞİL
“Van Denizi” ifadesi aslında kentte yeni bir söylem değil. Geçmiş yıllarda yerel yöneticiler, akademisyenler ve çeşitli sivil toplum kuruluşları da benzer ifadeler kullanmıştı. Özellikle Van’ın turizm potansiyelinin tanıtımında “Van Denizi” söylemi zaman zaman öne çıkarılmış, bunun kentin marka değerine katkı sunacağı savunulmuştu. Buna karşılık bazı çevreler ise Van Gölü’nün bilimsel olarak bir göl olduğunu ve bu şekilde anılması gerektiğini ifade ediyor. Ancak Vanlıların önemli bir bölümü için “Van Denizi” tanımlaması, teknik bir kavramdan çok kentin kültürel hafızasının bir parçası olarak görülüyor.
İSMET YILMAZ DA DESTEK VERDİ
Törende konuşan TBMM 25. Dönem Başkanı İsmet Yılmaz da benzer bir değerlendirmede bulundu. Türk kültüründe isimlendirmelerin çoğu zaman sadece teknik ölçülerle yapılmadığını belirten Yılmaz, “Havuza göl diyen bir kültür, göle deniz dese çok mu olur?” ifadelerini kullandı. Yılmaz, Van Denizi söyleminin kent hafızasında yaşamaya devam edeceğini belirterek, bu kullanımın kültürel bir karşılığı bulunduğunu söyledi.
DENİZCİLİK FAKÜLTESİYLE YENİDEN GÜNDEMDE
Van Denizi tartışmasının yeniden gündeme gelmesi ise tesadüf değil. Denizcilik Fakültesi’nin yeni binasının temelinin atılmasıyla birlikte kentte denizcilik eğitimi, göl taşımacılığı ve Van Gölü’nün ekonomik potansiyeli yeniden konuşulmaya başlandı. Kentte birçok kişi için mesele artık yalnızca bir isim tartışması değil; Van’ın sahip olduğu doğal değerin nasıl değerlendirileceği ve geleceğe nasıl taşınacağı sorusu olarak görülüyor