Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO), Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından kamuoyuyla paylaşılan 2053 vizyonu ve hızlı tren projelerine tepkiler sürüyor. Doğu’nun en büyük kentlerinden biri olan Van ve bölge illerinin bakanlığın 2053 planlamasında yer almamasına sert tepki gösterdi.
VAN, 2028-2053 HIZLI TREN PROJESİNDE YER ALMADI
Türkiye demir ağlarla örülürken Türkiye’nin 2053 raylı sistem projeleri arasında Van yine dışarda kaldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Türkiye’nin 2053 yılı Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı’nı duyurmasıyla 2028’e kadar hızlı tren ile birbirine bağlayacak il sayısı 27’e çıkacak. 2053’e kadar yapılacak yollar, örülecek ağlar ve açılacak hatları kapsayan demiryolu hatları projesinde Doğu’nun en büyük kentlerinden biri olan Van, bu raylı sitem projeleri arasında yer almadı.
KABUL EDİLEMEZ BİR DURUMDUR
Türkiye’nin 2053 vizyonu ve raylı sistem projelerine sert tepki gösteren Van Ticaret ve Sanayi Odası; “Türkiye’nin dört bir yanını hızlı tren hatlarıyla birbirine bağlama hedefi, ilk bakışta kapsayıcı ve bütüncül bir kalkınma vizyonu olarak sunulsa da açıklanan güzergâhlar ve önceliklendirmeler incelendiğinde bu yaklaşımın ülkemizin doğusunu dışarda bırakan bir anlayışla şekillendiği görülmektedir. Van, Bitlis, Muş, Bingöl, Hakkâri ve diğer yakın illerimizin stratejik öneme sahip olmalarına rağmen bu vizyon içerisinde yer almaması kabul edilemez bir durumdur.”
“VAN, HAKKÂRİ, BİNGÖL VE AĞRI TÜRKİYE DEĞİL MİDİR?”
Açıklamasının devamında; “Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’nun açıkladığı “48 saatte tüm Türkiye’yi gezebileceğiz” hedefi, mevcut planlama ile açık bir çelişki içermektedir. Sormak gerekir: Van, Hakkâri, Bingöl ve Ağrı Türkiye değil midir? Bu iller hızlı tren ağının dışında bırakılırken, “tüm Türkiye” ifadesinin nasıl bir karşılığı olacaktır? Bu bakış açısı, kamuoyunda haklı bir sorgulamayı beraberinde getirmektedir. Bununla birlikte, İran, Irak, Kürdistan Bölgesi ve Ermenistan başta olmak üzere komşu ülkelerle geliştirilen sosyo-iktisadi ilişkiler, bölgemizin lojistik ve stratejik önemini her geçen gün artırmaktadır. Tüm bu gelişmeler ışığında, hızlı tren projelerinin bölgesel kapsayıcılıktan uzak bir şekilde planlanması, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve jeopolitik açıdan da ciddi bir çelişki oluşturmaktadır.”
“ORTAYA KONAN BU BAKIŞ AÇISINI DOĞRU BULMUYORUZ”
2053 Türkiye vizyonu ile örtüşmeyen bu yaklaşımın bölgede adeta dışlayan, hatta bir anlamda tecrit eden bir planlama anlayışını yansıttığını ifade eden Van TSO, “Bu durum, kamuoyunda haklı olarak büyük bir hayal kırıklığı yaratmakta ve karar alma süreçlerinde sağduyunun yeterince gözetilmediği yönünde soru işaretleri doğurmaktadır. Açık ifade etmek gerekirse, bu yaklaşım bir planlama eksikliğinin ötesinde bir akıl tutulması olarak değerlendirilmektedir. Kaldı ki Bizler Güney Kafkasya Perspektifi ile yeni ve bütüncül bir kalkınma stratejisini Ülkemizin bütünü için tartışmaya açmışken ortaya konan bu bakış açısını doğru bulmuyoruz.”
VİZYON DEĞİL, ÖNGÖRÜSÜZLÜK!
Projeyi "vizyon değil, öngörüsüzlük" olarak nitelendiren Van TSO yönetimi, "Bu ihmal ve görmezden gelme politikasının en somut ve kanayan örneği, yıllardır her platformda dile getirmemize rağmen bir türlü somut adıma dönüştürülmeyen ve bakanlığın gündemine dahi alınmayan Kesintisiz Van Gölü Demiryolu Hattı projesidir. Mevcut durumda, Türkiye’yi İran üzerinden Ortadoğu ve Orta Asya pazarlarına bağlayan demiryolu ağımız, Van Gölü üzerinde çalışan hantal ve ilkel bir feribot taşımacılığına mahkûm edilmiştir. Zaman, maliyet ve lojistik kapasite açısından ciddi kayıplara yol açan bu çağ dışı yöntem, Van’ın ve dolayısıyla Türkiye’nin ihracat potansiyeline vurulmuş en büyük prangadır.”
“GÜÇLÜ TÜRKİYE, VAN İLE MÜMKÜNDÜR”
Ülkemizin kalkınma hedeflerinin ancak tüm bölgeleri kapsayan, adil ve dengeli yatırımlarla mümkün olacağına inanıldığını aktaran Van Ticaret ve Sanayi Odası, “Bu çerçevede, söz konusu planlamanın yeniden gözden geçirilmesini talep ediyoruz. Güçlü bir Türkiye; Güçlü bir Van, Bingöl, Hakkari, Bitlis, Muş ve 81 ilimizle mümkündür” denildi.