VAN

Van’da çığ faciaları neden sık yaşanıyor? Uzman isim nedenini açıkladı!

Van’da geçmiş yıllarda çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesine neden olan çığ facialarına ilişkin uzman isimden dikkat çeken açıklamalar geldi. Çığ riski olan bölgelerde yerleşim planlamalarının bilimsel veriler ışığında yapılması gerektiğini belirten uzmanlar, mevcut yollar için de çığ tüneli ve koruyucu yapıların hayata geçirilmeli.

Abone Ol

Van Bahçesaray ve Çatak'ta sık sık meyadan gelen çığlar sonrası uzmanlar, bu ilçelerdeki ulaşım yollarının ve yerleşim alanlarının büyük bölümünün çığ riski taşıyan yamaçlar üzerinde bulunduğuna dikkat çekti. Çığ riski bulunan bölgelerde yerleşim planlamalarının bilimsel veriler ışığında yapılması gerektiğini belirten uzmanlar, mevcut yollar için de çığ tüneli ve koruyucu yapıların hayata geçirilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.

VAN'DA ÇIĞ RİSKİ KAÇINILMAZ

4-5 Şubat 2020 tarihlerinde Van-Bahçesaray’da meydana gelen çığ faciasında 42 kişi hayatını kaybetmesinin ardından bölgenin çığ haritası AFAD tarafından ortaya çıkarılması için çalışmalar başlatılmıştı. Van Bahçesaray ve Çatak'ta sık sık meyadan gelen çığlar sonrası uzmanlar, bu ilçelerdeki ulaşım yollarının ve yerleşim alanlarının büyük bölümünün çığ riski taşıyan yamaçlar üzerinde bulunduğuna dikkat çekiyor. Van'da yaşanan çığ olaylarının kaçınılmaz olduğunu belirten uzmanlar asıl tehlikenin riskli alanlarda yapılan insan faaliyetlerinden kaynaklandığını belirtti.

“ÇIĞ RİSKİ BULUNAN BÖLGELERDE YOL VE YERLEŞİM PLANLAMALARININ BİLİMSEL VERİLER IŞIĞINDA YAPILMASI GEREK”

Uzmanlar, çığ tehlikesinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, özellikle kış aylarında riskli güzergâhlarda zorunlu olmadıkça seyahat edilmemesi uyarısında bulundu. Çığ riski bulunan bölgelerde yol ve yerleşim planlamalarının bilimsel veriler ışığında yapılması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, mevcut yollar için ise çığ tüneli ve koruyucu yapıların hayata geçirilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti. Uzmanlar ayrıca, geçmişte çığ yaşanan alanların gelecekte de aynı riski taşıdığını hatırlatarak, bu bölgelerde gerekli önlemler alınmadan yapılan yapılaşmaların can ve mal kayıplarına yol açabileceği uyarısında bulundu.

"ÇIĞLAR, DOĞADA SÜREKLİ YAŞANAN OLAYLARDIR"

Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, meydana gelen çığların aslında doğal bir olay olduğunu belirtti. Doğada düzenli ve sürekli şekilde çığların meydana geldiğini hatırlatan Prof. Dr. Alaeddinoğlu, "Ancak ne zaman ki insanoğlunun yaşamını etkiler, işte o zaman gündeme gelir. Bir yol kapandığında, bir ev ya da araç zarar gördüğünde ya da tırmanış, yürüyüş gibi faaliyetler sırasında insanlara zarar verdiğinde çığlardan söz ederiz. Oysa çığlar, insan olsun ya da olmasın, doğada sürekli yaşanan olaylardır. Havzanın tamamı düşünüldüğünde, özellikle güneydeki alanların önemli bir kısmı hem eğimli hem de diktir. Bu yamaçlarda aniden ve yoğun şekilde biriken kar örtüsü, çığın oluşması için uygun şartları oluşturur. Nitekim bu yıl da benzer bir durum yaşanmıştır. Aralık ayının sonları ile ocak ayının başlarında etkili olan yoğun kar yağışı, havzanın tamamında ciddi bir kar örtüsüne neden olmuş; bazı bölgelerde yarım ve bir metreyi aşan kar birikimi görülmüştür. Eğimin varlığıyla birlikte bu durum, çığların meydana gelmesine zemin hazırlamıştır" dedi.

"DOĞAL TEHLİKELERİ YETERİNCE DİKKATE ALMIYORUZ"

Muhtemelen önümüzdeki günlerde de benzer çığ olaylarının görme ihtimalinin yüksek olduğunu dile getiren Alaeddinoğlu, "Çünkü bölgemizdeki yolların önemli bir kısmı bu eğimli alanlar boyunca uzanmakta; ilçeler ve köyler arası ulaşım çoğu zaman bu yamaçlar üzerinden sağlanmaktadır. Buna bir de insan kaynaklı ihmaller eklendiğinde risk daha da artmaktadır. Aslında temel sorun şudur; köy ve şehir yerleşimlerini planlarken, çığ, kaya düşmesi, taşkın ve sel gibi doğal tehlikeleri yeterince dikkate almıyoruz. Aslında bu olaylar geçmişte yaşanmış, defalarca tekrar etmiştir. Ancak insanoğlu, eğer bir olay 10-20 yıl yaşanmadıysa, sanki hiç yaşanmayacakmış gibi davranmakta ve bu alanlara evler inşa edebilmektedir. Dere yataklarına, taşkın alanlarına yapılaşmaya gidilmesi bunun en somut örneklerindendir" diye konuştu.

"ÇIĞ DÜŞME İHTİMALİ MUTLAKA DİKKATE ALINMALI"

Asıl sorunun çığın kendisi olmadığına dikkat çeken Alaeddinoğlu, "Sorun, geçmişte de çığ yaşanan bu alanlardan yol geçirmemiz, evler inşa etmemizdir. Bugün yaşanan çığlar da geçmişte yaşananların bir devamıdır. İnsanoğlunun temel hatası, doğanın oluşturabileceği olumsuzlukları görmezden gelmesidir. Eğer bir yol bu tür bir alandan geçirilecekse, çığ düşme ihtimali mutlaka dikkate alınmalı ve gerekli önlemleri alınmalıdır. Yol üstü kaplama sistemleri gibi çözümlerle araçların güvenli geçişi sağlanmalıdır. Eğer bir yerleşim alanı söz konusuysa, insanlara bu bölgelerde yapılaşmanın riskli olduğu açıkça anlatılmalı, gerekirse bu alanlarda yerleşime izin verilmemelidir. Dolayısıyla çığ doğal bir olaydır ve bugün yaşanan çığların önemli bir kısmı geçmişte de yaşanmıştır, yaşanmaya da devam edecektir. Asıl sorun, bu çığ alanlarına insan eliyle yapılan yapılaşmalar ve bu yapılaşmalar gerçekleştirilirken gerekli önlemlerin alınmamasıdır. Bu ihmaller, ne yazık ki can ve mal kayıplarına yol açmaktadır" şeklinde konuştu.