Ak Parti’nin 12’ye 2’lik mağlubiyetin tadını sadece 2 belediye çıkardığı şu günlerde konuşulan tek şey var o da AK Parti cephesindeki huzursuzluk, karamsarlık ve partinin geleceği ile ilgili çıkmaz. Kaybedilen ‘feci’ bir seçimin ardından konuşulan o kadar çok şey var ki sürüyle!

Bir teşkilat düşünün:
-İl teşkilatı başlı başına ayrı bir havada olsun.
-Büyükşehir adayı ayrı, adayları ayrı bir telden çalsın.
-Milletvekillerinin her birinin adaylar konusunda farklı beklentileri olsun.
-Kim kazanır yerine kimin faydası dokunur mantığı ile seçim yapılsın.
-Seçilen adaylar erkenden havaya girip aile kadrosu oluştursun.

Hal böyle olunca Ak Parti’nin aldığı yüzde 41 oran oy da geçen seçime göre artın 15 bin civarında oyda büyük başarı. Bu başarıdan dolayı Recep Tayyip Erdoğan’ı kutlamak gerek. 1 günlük çalışma ile Van’da yüzde 41 aldı!..

Olay budur.

***

ELİ BOL BDP!

Değerli okuyucularımızın akıldan geçiyordur, AK Parti bu kadar yanlış yaptı da BDP seçimi kazanmak için hiç mi bir şey yapmadı diye... Hepiniz haklısınız…

4’üncüsünü yazdığım bu dizinin ilk yazısında ifade etmiştim. Bir seçimde kazanandan çok kaybedeni konuşmak adettendir. Hele de kaybedenin nedenleri apaçık ortada iken.

Vesselam. Gelelim bu seçimin kazananına…

Kürdistan bölgesinde isim benzerliği nedeniyle ciddi bir oy alan BTP Genel Başkanı Haydar Baş dışında bu seçimin kazananı BDP! Vallahi de öyle. Her ne kadar BTP oyların Kürtlerden geldiğini kabul etmese de biz öyle farz edip oyunun zekâtını BTP gibi partilere dağıtmada eli açık davranan BDP’den konuşalım…

Seçimden önce ne diyorsam seçim sonrası da düşüncelerimde ‘U’ dönüşü yapmadım. Hep tekrarladım, hem AK Parti hem BDP kötü bir teşkilatlanma yarışı veriyorlar. AK Parti ne ise BDP’de o durumdaydı seçim öncesinde. Lakin Van BDP’nin elini güçlendiren sebeplerin sayısı Ak Parti’nin kaybetme nedenlerinden kat be kat fazlaydı. BDP seçimde 12 belediye alıp 1’ini 7 oyla olmak üzere 2 belediyeyi de AK Parti’ye kaptırdı. Hal böyle olunca seçimden haftalar önce 13-1 şeklinde bir tahmin yürüten ve ‘Bu kadar da olmaz’ şeklindeki yorumlara neden olan SAMER’in o anketine yakın bir sonuçla ayrıldı. Muhakkak ki BDP bu seçimlerde daha fazla oy ve siyaseten de olsa 14’te 14 bekliyordu. Oylar düştü ama belediyeler arttı. Tabi bu noktada nüfus artışları, sandığa gitmeyen vatandaşlar, iki partiye de tepkili olanları da göz önünde bulundurmak gerek.

***

BDP NİYE KAZANDI?

Neyse…

Biraz çemberin dışına çıkalım ve ‘baskı ve tehditle kazandılar’ klişelerinin dışına çıkıp BDP’nin kazanma nedenleri de özetleyelim:

-Bekir Kaya’ya karşı büyük bir bağlılık vardı.
-Kaya ve BDP ekseninde diğer adaylar Vanlı olmamasına rağmen tam kabul vardı.
-BDP’nin yükselişinin bariz ve gözle görülür bir etkisi vardı.
-BDP’nin genel olarak çizdiği iyi bir profil vardı.
-Ak Parti’ye tepki ve BDP’ye bağlılık adına yapılan katılımlar.
-Adaya takılmayan bir seçmen profiline sahip bir parti olmanın avantajları.
-Temsiliyette halkın her kesimine kapıyı açma adına atılan adımlar.
-Rahat siyaset ortamı.

Ha şunu da unutmamak gerekiyor Türkiye’deki büyük bir nüfusa sahip insanların Erdoğan’ı varsa Kürtlerin de Öcalan’ı var. Artan bu oylarda Öcalan’ın tavrı, çözüm süreci boyunca kimi zaman Kandil’in aykırı çıkışlarına rağmen barış konusundaki inadı da kilit noktaydı. Bir tebrik de Van’da oyların 30 bin civarında artmasına vesile olan Öcalan’a.

***

BAŞKANLAR ÇIKIYOR MEYDANE!

Seçim öncesinde hep dillendirilen bir tartışma konusu vardı. Özellikle de Van’da. Deniliyordu ki: “AK Parti Van eksenli Doğu ve Güneydoğu yani ‘Kürdistan’ bölgesinde seçimi kazanamazsa bundan sonra parti bitmiş demektir. Bu işi geri dönüşü olmaz.”

Gerekçesi netti: BDP bölgede yeterince güçlendi. Van başta olmak üzere diğer iller ikinci kez de kazanılır ise tescillenmiş bu gücün geri dönüşü olmaz. Elbette ki seçimin kaybedilmesinin hemen ardından Van’ın bir anda BDP renkleri ile bürünmesini kimse beklemiyordu ama AK Parti’de bir istifa furyası başlayacağı veyahut dengelerin altüst olacağı beklenen bir gelişme idi. Ama görüyoruz ki mevcut teşkilatın hala AK Parti’yi bırakma gibi bir düşüncesi yok.

Önceki gün bir açıklama ile İl Başkanı Aras, “Yola Devam” mesajı bile verdi.

Bu açıklama seçim mağlubiyetinden bu yana ‘istifa’ bekleyen cephelerin öfkesini bir derece daha alevlendirdi. Hele de Aras’ın gitmesi için dört gözle gün sayanları ve İl Başkanlığı koltuğuna oturmayı bekleyenleri.

***

ARAS GİDERSE KİM GELİR?

Öyle görünüyor ki AK Parti cephesinde hala bitmeyen bir şeyler daha var. Siz buna umut diyin ben ‘ganimet’. Siz hala dava adamları diyin ben koltuk sevdalıları. Nihayetinde, “Niyeti hayır olanın akıbeti de hayır olur” derler.

Biz niyeti hayır olanlardan niyetle konuşalım iyisi mi…

Dediğim gibi Aras’ın gitmesi için gün sayan çok. Bu arada da şimdiden il başkanlığı için isimler yazıp çizenlerin, “Şu olsun, bu olsun ya da yok yok ben olayım” şeklinde hesaplar yapanın haddi hesabı yok. Hatta şimdiden bazı isimler konuşulmaya başlanmış bile. Kim derseniz?

Başta Osman Nuri Gülaçar olmak üzere, Kayhan Türkmenoğlu, Faruk Alparslan, Yavuz Kuşan… Diye uzayıp gidiyor liste. Uzatmaya gerek yok.

Hatta içlerinden birisinin olmasının Ak Parti’ye yeni bir ruh kazandıracağını da inancındayım. Bu ismi de, bu ismin parti nezdindeki durumunu da daha sonra konuşmak üzere bir kenara ayıralım.

Bakalım Aras, Haziran 2015’e kadar direnip milletvekili adaylığını açıklayınca mı teşkilattan istifa edecek yoksa baskılara dayanamayıp önümüzdeki günlerde ‘dışarıdaki’ AK Partililerin dediğine gelip şimdiden istifa edip Haziran 2015’i mi bekleyecek?

Dikkat ettim de her iki seçenekte de ibre Haziran 2015’i gösteriyor. Allah söyletti galiba. Sakın olan Sayın Aras 2015’te milletvekili adayı olmasın? Bir de bakmışsınız Osman Nuri Gülaçar ile birlikte ikisi Van’ın 7 kişilik aday listesinde yer alıvermiş.

Süphanallah!..

***

Şehrivan’ın kurucusu fikir babası, değerli babamızı kaybetmenin 3’üncü yılındayız. Şehrivan ailesi olarak babamızı ve üstadımızı rahmetle anıyoruz…