Van’da veresiye defterleri geçen gün daha çok kabarıyor!

Ekonomik kriz ve hayat pahalılığı etkisini sürdürmeye devam ediyor. Ekonomik krizle birlikte veresiye alışverişlerinde de artış yaşanıyor. Türkiye’de artan enflasyonla birlikte gıda alışverişini veresiyeye yazdıranların sayısı da her gün geçtikçe artarken, GSYH sıralamasında Türkiye’de sondan 5’te yer alan Van’da borçlanma da her geçen gün artıyor. Vatandaş, borçlarını ödemekte zorluk çekerken Van esnafının da alacaklarını tahsil etmek için umutsuz bekleyişi sürüyor.

Van’da veresiye defterleri geçen gün daha çok kabarıyor!

ŞEHRİVAN HABER: FATMA NUR POLATCAN-ORHAN SAĞLAM

Ekonomik kriz nedeniyle kredi kartıyla alışveriş yapmak zorunda kalan dar ve orta gelirli vatandaş, ekonomik zorluk nedeniyle borçlarını ödeyemeyip zor duruma düşüyor. Her 4 kişiden 1’inin kredi kartı borcu yüzünden icralık olduğu Türkiye’de borç nedeniyle kart ile alışveriş yapamayan vatandaşların yardımına ise veresiye defterleri koşuyor. GSYH sıralamasında Türkiye’de sondan 3’üncü sırada yer alan Van’da da vatandaş veresiye defterine yazdırıyor borcunu, “Olunca öderim” diyor. Zincir marketlerinde artışın hızlı sürdüğü süreçte vatandaş yeniden geleneksel alışverişe, mahalle marketlerine dönüş yaparken yerel esnaf da geleni geri çevirmeme çalışıyor. Bu süreç nakit sıkıntısı olan vatandaşa yarasa da esnaf veresiye defterinde ciddi borçlar biriktiriyor. Sürekli artan fiyatlardan dolayı bu durum esnafın işine yaramamasına rağmen gelen vatandaş geri çevrilmezken katlanan borçlar her iki tarafa da ciddi sorunlar yaşanıyor. Vatandaş, veresiye borçlarını ödemekte zorluk çekmeye devam ederken, Şehrivan’a konuşan esnaflar yaşanan zorlu süreci anlattı.


 

VATANDAŞ ARTAN ENFLASYONDAN ETKİLENMEYE DEVAM EDİYOR…

Türkiye’deki enflasyon artışı sürüyor. Haziran ve Temmuz’da olduğu gibi enflasyon artışı sürdü. Yıllık yüzde 80,21 ile yine 24 yılın zirvesi kaydedildi. TÜİK’e göre, fiyatlarda bir ayda yüzde 1,4 artış yaşandı. Geçen yıl Ağustos ayında yüzde 19,25 olan tüketici enflasyonu bu yıl Ağustos ayında yüzde 80,21’e yükseldi. Ağustos ayı geride kalırken enflasyon hız kesmeden yükselişini sürdürüyor. Üstelik ENAG’ın İstanbul Ticaret Odası’nın açıkladığı enflasyon TÜİK’in açıkladığının çok üstünde. Sadece tüketicinin değil para yönetiminin de hesabı çarşıya uymuyor. 3 yıllık olması gereken planlar 3 ayda değişiyor. Üretici enflasyonu da yüzde 143,75 oldu ve bununla birlikte fiyatlar da artmaya devam ediyor.

BÜYÜK MARKETLERDEN ALIŞVERİŞ YAPAMAYAN VATANDAŞIN YARDIMINA VERESİYE DEFTERLERİ KOŞUYOR

Ekonomik kriz ve geçim derdi altında ezilen vatandaş zor günler yaşamaya devam ediyor. Her ay artan enflasyonla boğuşan vatandaşın alım gücü azalırken, hayat pahalılığı veresiye alışverişlerinde de artışa neden oluyor. Türkiye’de artan enflasyonla birlikte gıda alışverişini veresiyeye borç yazdıranların sayısı da her gün geçtikçe artarken, GSYH sıralamasında Türkiye’de sondan 3’üncü sırada yer alan Van’da da ekonomik kriz nedeniyle büyük marketlerden alışveriş yapamayan vatandaşın yardımına veresiye defterleri koşuyor. Yeniden yerel esnafa, mahalle bakkalına borçlanmaya başlayan vatandaşlar borçlarını biriktirirken, vatandaşın yanında olmaya çalışan esnaflar ise artan fiyatlara karşı koyamamasına rağmen süreçte zorluklarla mücadele etmeyi sürdürüyor.

VATANDAŞ BORCUNU KAPATAMAYINCA ESNAF DA YENİ MAL ALABİLMEK İÇİN BORÇLANMAK ZORUNDA KALIYOR!

Şehrivan bu süreçte, sürecin sıkıntısına göğüs germeye çalışan esnaflarla görüşerek ekonomik sıkıntılarla mücadeleyi dinledi. Gazetemize görüş bildiren esnaflardan Mahsun Zerek, 23 yıldır bakkalcılık yaparak geçimini sağlarken, son dönemlerde veresiye defterine borç yazanların sayısında artış olduğunu söyledi. Zerek, her gün gelen zamlardan dolayı zarar ettiklerini belirterek şunları söylerken şu ifadelere yer verdi: “Zamlardan sonra artık müşteriler paraları oldukları zaman büyük marketlerden uyguna bulduklarında alıyorlar. Olmadığında da gelip veresiye yazdırıyorlar. Zamlardan borçlarımız arttı. Maliyetler de arttı. Ürünleri fiyatları yükseldiği için hesabı eskiden 500 tutan bir kişinin hesabı şimdi bin lira tutuyor. Fiyatlar yükseldiği için borçlar da çoğaldı tabii. Eskiden borcu 500-600 olan gelip borcunu öderdi. Borcu bin lirayı geçen bir kişi ay sonunda gelip yarısını ödüyor. Tamamını ödeyemiyor. Daha az ödüyor ve kalan borcu da erteliyor.”

FİYATLAR ARTTIKÇA YENİ DEFTERLER AÇILIYOR, BİR TEK VERESİYE DEFTERİNDEKİ BORÇLAR KAPANMIYOR…

Zerek, sattıkları ürünleri yerine koyamadıklarını belirterek, “Bir tane günlük, bir tane eski borçlar için, bir de aylıkçıların bir defteri var. Gelenlerin genelde üstünde para olmaz ya da aylığını alamadığı için bir haftalık borç alır. Bir de aylıkçılar var, 15’inden 15’ine ya da hangi gün maaş alıyorsa 1 ay içinde gelip borcunu ödemesi lazım. Eskiden bir ürüne bir ya da iki defa zam gelirken bu yıl haftalık, aylık hatta günlük zamlar geliyor. Eğer bir şeyi 5 liradan borç vermişsek biz ücretini alana kadar o şey 6-7 lira olmuş oluyor. Bu sefer kar değil zarar etmiş oluyoruz. Bu defa sattığımızı yerine koyamıyoruz” dedi.

BORÇLARIN ÖDENME TARİHİ GELİP ÇATTIĞINDA VATANDAŞ BORCUNU ÖDEMEKTE ZORLUK ÇEKİYOR!

Kışın veresiye yazdıranların artacağını dile getiren Zerek, “Yazın yine insanlar iş bulabiliyor ama kışın kimsenin elinde bir şey kalmıyor. Oduna, kömüre veriyor tüm parasını. Burada zaten iş imkanları yok. O yüzden kışın bu durumun daha da kötü olacağını düşünüyorum. Kışın maliyetler de artacaktır. Doğalgaz ve elektriğe zam geldi. Bu da ürünlere yansıyacaktır. Bununla birlikte insanların alım gücü düşecek. Bu defa da insanlar daha çok borç edecektir. Normalde bizim borçlarımız kışın daha çok artıyor. Kışın çok daha kötü oluyor” şeklinde konuştu. Zerek, uzun süre ödenmeyen borçların üzerini çizdiklerini vurgulayarak, “Şimdi müşterilerden alacağımız 20-25 bin lira var. Bazılarının üzerinden o kadar çok vakit geçiyor ki kendimiz o borcu siliyoruz. Alamadığımız için silmek zorunda kalıyoruz. Bu durum bizi de olumsuz etkiliyor. Bizim de giderlerimiz çok. Ödemelerimizi yapıp verdiğimiz ürünün yerine koyamıyoruz. Ya da 3’e aldığımız bir şeyin ücretini alana kadar zam geliyor. Bu defa bize 5 liraya mal oluyor. Böyle olunca kar değil zarar ediyoruz. Elimizdeki üründen oluyoruz” diye aktarıyor.

ESNAF BORÇLAR ÖDENMEDİĞİNDE UMUDUNU KESİP VERESİYE DEFTERLERİNİ RAFA KALDIRIYOR

Hediye Ulu adlı vatandaşın eşi 24 senedir bakkal işletiyor. Eşi olmadığında bakkala baktığını dile getiren Ulu, ödenmediği için 3 tane veresiye defterini rafa kaldırdıklarını belirterek şunları söylüyor: “İnsanların parası olmadığında gelip veresiye defterine borç yazıyorlar. Genelde 400-500 liralık ürün alanlar oluyor. Bizim 4 tane veresiye defterimiz var. 3 tanesi borçlar ödenmediği için askıda kaldı, rafa kaldırdık defterleri. Bir tanesini kullanıyoruz şu an.”

“BORÇ VERSEK OLMUYOR, VERMESEK OLMUYOR”

Ferhat Canter, 15 yıldır mahalle bakkalcılığı yapıyor. Canter, ürünlere her gün zam gelmesinden dert yanıyor. Zamlardan sonra veresiye yazdıranların sayısında artış yaşandığını belirten Canter, “Mahalle bakkalı olduğum için 500-2 bin liralık borç veriyoruz. Zamlardan sonra borçlar da arttı. Eskiden 5 kişi borç alıyorsa bu sayı 10’a çıktı. Her gelen veresiye defterine borç yazdırıyor. Böyle devam ederse veresiye daha da artar. Biz de veresiye vermek zorunda kalıyoruz. Versek olmuyor vermesek olmuyor. Biz ister istemez sıkıntı yaşıyoruz. Zamlardan önce veresiye verdiğimiz malı 5’e sattığımızda borç ödendikten sonra onu karşılayabiliyorduk. En azından aldığımız malı yerine koyabiliyorduk. Şimdi 4’e alıp 5’e satıyoruz. 2 ay o borç ödenmese 9 liraya alıyoruz o malı. Böyle olunca zarar ediyoruz. Salçayı 2 ay önce 10 liraya veriyordum, bugün 30 liraya o salçayı ben alıyorum. Bu da bizi çok etkiliyor” diyor.

“ESKİDEN BİR EVDE BİR BABA VARSA ŞİMDİ 10 KİŞİLİK AİLEDE 9 BABA VAR”

Canter, artan enflasyonun vatandaşı olumsuz etkilediğini ifade ederek, “Zamlardan önce kahvaltı için 10-20 tane yumurta alanlar vardı. Şimdi bu sayı 2-3’e düştü. İnsanlar çok zor durumda. Eskiden 20 kişilik bir ailede 1-2 kişi çalışıyordu. Şimdi 10 kişilik bir ailede 9 kişi çalışıyor. Herkes de kendine çalışıyor. Kadın kendine, erkek kendine çalışıyor. Eskiden bir evde tane bir baba varsa şimdi 10 kişilik ailede 9 baba var” ifadelerini kullanıyor.

“MECBUR KALIP BORCUN ÜSTÜNÜ ÇİZİYORUZ”

Ticaret hayatının öldüğünün altını çizen Canter, “Zamlardan önce en fazla bir ay içinde borçlarını öderlerdi. Şimdi 2-3 ay sonra ödüyorlar. Bazıları 1 sene sonra borcunu ödüyor. Bazıları hiç ödemiyor. Biz mecbur kalıp borcun üstünü çiziyoruz. Bu da bizi zarara uğratıyor. Biz de artık günü birlik çalışıyoruz. Eskiden bir karımız vardı. Ticaret hayatı bitti, öldü. Son 10 yıldır ticaret öldü. Ticaret de olmayınca herkes zarar ediyor. Mahcup durumda olan çok insan var” şeklinde konuşuyor.

ŞEHRİVAN GAZETESİ

Güncelleme Tarihi: 16 Eylül 2022, 09:26
YORUM EKLE