Savaş da çocuk olmak;

Çatısı titreyen evlerin,

Geceleri ninni yerine dehşet saçan bombaların,

Gündüzleri ise oyun yerine cesetlerin yoldaş olmasıydı.

*****

Adını koyamadığı kasislerin gölgesinde bakakalmaktı.

Koca koca insanların Firavunlaşmış hırslarıyla,

Para devlerinin şakşakçılarının arasında,

Savrulan geleceklerine perva ile el sallamaktı.

*****

Renkli dünyalarını kara dehlizlere iten,

Saklambaç oynamak yerine,

Saklan-kaç-yaşa prangaları vuranlara inatla,

Hayal kurmaya çalışmaktı savaşta çocuk olmak.

*****

Zihinlerindeki çikolataya, bisiklete, miskete farklı anlamlar yükleyerek,

Hayallerine keşif bir hüzünle bakmaktı.

Belki eli poşetlerle dolu kapıda beliren baba,

Belki annesizliği unutturacak bir rüya,

Hayallere sarılarak uyumaktı savaşta çocuk olmak.

*****

En korkunç karakterlere benzettikleri alev püskürten ejderha görünümlü uçakları sapanla durdurabilmek,

Kör ebe oynarken molozlara, ağıtlara bir anda olsa kör olma arzusuydu.

Rüzgârın kuyruğundan tutup esenliklere varabilmek,

Bir umuda tutunup aç karnını öksüz bağrına basarak,

Mağrur ve hadsiz gafilliğin sardığı coğrafyada bir başına kalmaktı savaşta çocuk olmak.