TURİZM

Van turizmde beklenen çıkışı yapamıyor!

Turizm açısından önemli bir potansiyele sahip olan Van, bu avantajını yeterince değerlendirememesi nedeniyle son dönemde ciddi bir durgunluk sürecinden geçiyor. Bir zamanlar özellikle İranlı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği kentte, turizm hareketliliği belirgin biçimde azalırken, yaşanan bu durum birçok alanı olumsuz etkiliyor.

Abone Ol

Tarihi dokusu, eşsiz doğası ve köklü kültürel birikimiyle Doğu Anadolu’nun öne çıkan kentlerinden biri olan Van, sahip olduğu turizm potansiyeline rağmen son yıllarda beklenen hareketliliği yakalayamıyor. Bir dönem yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği kentte, özellikle İranlı turistlerin azalmasıyla birlikte turizm sektörü ciddi bir durgunluk sürecine girdi. Kent ekonomisine önemli katkı sağlayan turist profilinin giderek kaybolması, konaklama, yeme-içme ve ulaşım başta olmak üzere birçok sektörü doğrudan etkilerken, tanıtım ve planlama eksikliği Van’ın turizmde geri planda kalmasına neden oluyor. Van’da yaşanan bu tabloya ilişkin Şehrivan’a değerlendirmelerde bulunan turizm bilim uzmanı Avşin Ayhan, kentin turizm anlayışının köklü bir değişime ihtiyaç duyduğunu belirterek, “Van, günü kurtaran değil, geleceği inşa eden bir turizm anlayışını hak ediyor” dedi.

AYHAN: “TURİZM VAN’DA ÜVEY EVLAT MUAMELESİ GÖRÜYOR”

Turizmin kentte ikinci plana atıldığını belirten Ayhan, “Van’da turizmin üvey evlat olduğunu düşünüyorum. Bunun en temel nedenlerinden biri turizmin diğer sektörlere kıyasla sürekli geri planda tutulmasıdır. Baktığınızda diğer sektörlerde çalışmalar durmadan devam ederken, turizmle ilgili en küçük bir adımı atmak için bile aylarca beklemek, kabul görme mücadelesi vermek gerekiyor. Oysa turizm kısa sürede çok ciddi bir ekonomik verim sağlayabilecek bir alan. Hele ki Van gibi bir şehirde. Buna rağmen Van’da turizmle ilgili işler ne yazık ki oldukça ağır ve ağdalı ilerliyor. Bu durum hem sektörde çalışanları hem de şehrin genel kalkınmasını doğrudan etkiliyor” dedi.

“VAN’DA TURİZM MEVSİMLİK BİR İŞ GİBİ GÖRÜLÜYOR”

Van’da turizmin mevsimlik bir iş gibi görüldüğünü söyleyen Ayhan, turizmin yalnızca yaz aylarında gündeme geldiğini, yaz sezonu sona erdiğinde ise turizme dair başlıkların tamamen gündemden düştüğünü aktararak, “Van’da turizmin en büyük sorunlarından biri de mevsimlik bir iş gibi görülmesi. Turizm genellikle yalnızca yaz aylarında insanların gündemini meşgul ediyor, yaz sezonu bittiğinde ise turizme dair tüm başlıklar adeta nadasa bırakılıyor. Ben açıkçası turizmi sadece yaz aylarında gündemde tutmayı doğru bulmuyorum. Turizm dinamik bir kavramdır ve süreklilik arz eder. Aynı zamanda bir zincirin halkaları gibi tüm paydaşlar birbirine bağlıdır, birbirini etkiler ve birbirinden etkilenir. Kışın üzerine ölü toprağı atılan bir turizmi yazın canlandırmaya çalışırsanız bir arpa boyu yol alamazsınız, sürekli kendini tekrar eden bir döngünün içinde kalırsınız” ifadelerini kullandı.

VAN HÂLÂ KLASİK TURİZM ANLAYIŞIYLA HAREKET EDİYOR!

Turizm çeşitliliğine de değinen Ayhan, günümüzde insanların klasik turizm anlayışından uzaklaşıp alternatif turizm türlerine yöneldiğini, ancak Van’da hâlâ turizmin deniz, kum ve güneş eksenli bir bakış açısıyla ele alındığını ifade ederek, “Günümüzde insanlar klasik turizm anlayışından uzaklaşıp alternatif turizm türlerine yöneliyor. İlgi alanlarına göre farklı turizm çeşitlerine katılıyorlar. Buna rağmen Van’da turizmin hâlâ deniz, kum, güneş gibi klasik bir anlayışla ele alındığını söylemek mümkün. Bunun temel nedeni turizm faaliyetlerinin yalnızca yaz aylarında ve güneşli günlerde yapılabileceği yanılgısıdır. Oysa Van’da dört mevsim yapılabilecek, hatta şu anda bile niş kesimler tarafından gerçekleştirilen birçok turizm faaliyeti var. Doğa turizmi, kültür turizmi, inanç turizmi, gastronomi ve kış turizmi gibi alanlarda çok ciddi bir potansiyelimiz bulunuyor ancak bu potansiyel yeterince değerlendirilmemektedir” şeklinde konuştu.

VAN TURİZMİNDE EN BÜYÜK EKSİK: NİTELİKLİ İŞ GÜCÜ

Ayhan, Van’da turizm alanında nitelikli iş gücü eksikliği bulunduğunu ifade ederek, “Van’da turizmle ilgili kurum ve kuruluşlarda nitelikli iş gücü eksikliği olduğunu düşünüyorum. Turizmle alakalı birçok kurumda yeterince turizm mezunu bulunmuyor. Ben bu durumun sadece turizm için değil, tüm sektörler için geçerli olması gerektiğini savunuyorum; bir işi ehline bırakmazsanız o iş eninde sonunda yok olmaya mahkûm olur. Bir bahçıvan bir çiçeğin dilinden anlar, onunla konuşur, varsa yarasını iyileştirir. Sıradan bir insanla bahçıvanın çiçeğe yaklaşımı aynı olabilir mi? Olamaz. Turizmi de bir çiçek olarak düşünelim, doğru ellerde sulanmazsa ne yazık ki solmaya mahkûm olur” diye konuştu.

VAN TURİZMİ NEDEN BEKLENEN ÇIKIŞI YAPAMIYOR?

Otellerden seyahat acentelerine, restoranlardan kamu kurumlarına kadar turizmle doğrudan ilişkili alanlarda turizm eğitimi almış kişilerin sayısının sorgulanması gerektiğini dile getiren Ayhan, “Otellerde otel işletmeciliği mezunu, seyahat acentelerinde turist rehberliği mezunu, restoranlarda aşçılık eğitimi almış kişiler, kurum ve kuruluşlarda turizm işletmeciliği mezunu sayısı kaç? Bu soruları kendimize sormamız gerekiyor. Eleştiri bazen rahatsız edici olabilir ama eleştirilmeden bazı şeylerin farkına varılması mümkün olmuyor. Doğru yapılan eleştiri her zaman geliştiricidir. Örneğin Van son yıllarda gastronomi alanında çok iyi bir yol kat etti. Bunun temel nedeni işinde uzman kişilerin bu alana el atmasıdır. Bugün Van mutfağı sadece kahvaltısıyla değil, diğer yerel lezzetleriyle de geçmişe oranla daha fazla dikkat çekmeye başladı” ifadelerini kullandı.

VAN’DA TURİZM MEZUNLARI BATI’YA GİTMEK ZORUNDA KALIYOR

Van’da her yıl yüzlerce öğrencinin turizm alanında mezun verdiğini hatırlatan Ayhan, bu gençlerin şehirde istihdam edilememesi nedeniyle Batı illerine yönelmek zorunda kaldığını söyleyerek, “Şehrimizde her yıl yüzlerce, binlerce mezun veren bir turizm fakültesi var. Buna rağmen bu gençlerimiz şehirde iş bulamadıkları için Batı illerine yönelmek zorunda kalıyor. Bu durum Van’ın turizm anlamında sürekli kan kaybetmesine neden oluyor. Van’da turizmin sürdürülebilir bir yapıya kavuşabilmesi için tüm paydaşların kişisel, ideolojik ya da menfi fikirlerini bir kenara bırakması gerekiyor. ‘O benim tavuğuma kış dedi, ben onunla bir araya gelmem’ anlayışı hem profesyonellikten uzak hem de şehre zarar veren bir tutumdur. Memleketimizin kalkınmasını, tanıtılmasını ve gelişmesini istiyorsak yeri geldiğinde herkesin dirsek temasında bulunması gerektiğini idrak etmesi gerekiyor” dedi.

“VAN GÜNÜ KURTARAN DEĞİL, GELECEĞİ İNŞA EDEN TURİZMİ HAK EDİYOR”

Ayhan, doğru planlama ile Van’ın turizminin her döneme yayılabileceğinin altını çizerek sözlerini şöyle tamamladı: “Van’ın sahip olduğu turizm potansiyelinin bugüne kadar yeterince değerlendirilmediğini düşünüyorum. Bu şehirde doğadan kültüre, gastronomiden inanç turizmine kadar çok güçlü bir altyapı var ancak bu zenginlikler bütüncül bir anlayışla ele alınmadığı için turizm istenilen noktaya gelemiyor. Turizmin sadece belirli dönemlerde hatırlanan, sezonluk bir alan gibi görülmesi en büyük handikaplardan biri. Oysa doğru planlama, uzman kadrolar ve paydaşlar arasında sağlanacak iş birliğiyle Van’da turizm yılın her dönemine yayılabilir. Bu şehir, günü kurtaran değil, geleceği inşa eden bir turizm anlayışını hak ediyor.”