Van’da Kurbanı Bayramı öncesi sokaklarda oluşan yoğunluk ve seyyar satış görüntüleri tartışılmaya devam ediliyor. Kentte hala gündem olan tartışmalı bayram manzaralarını değerlendiren Başhekim Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, romantik nostalji ile kamusal gerçekliğin ayrılması gerektiğine dikkat çekti.

VAN İKİYE BÖLÜNDÜ

Kentte alınan karar gereği kentin en işlek caddesi Cumhuriyet Caddesi’nin trafiğe kapatılıp seyyarlarla dolması sonrası kent adeta ikiye bölündü. Her bayram öncesi gelenekselleşen seyyar satıcı yoğunluğu ve sokak manzaraları kenti ikiye böldü.

BAŞHEKİM SARI KAYADAN DİKKAT ÇEKEN DEĞERLENDİRME

Kentte artık gelenekselleşen bir hal alan bayrama sayılı günler kala kentin merkezindeki ana cadde ve sokakların seyyar satıcılarla dolup taşması geleneği bu yıl da değişmedi. Kentin en işlek caddelerinden biri olan Cumhuriyet Caddesi yine açıkta gıda satanlarla, tablacılarla ve türlü ürünleri satan seyyar satıcılarla doldu taştı. Bu görüntüler tartışılmaya devam edilirken Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, konuya ilişkin bir değerlendirme yaparak; “Meseleye ne tamamen yasakçı ne de tamamen sınırsız özgürlükçü yaklaşılması gerektiğini belirterek ezber bozan bir çözüm reçetesi sundu.

"ROMANTİK NOSTALJİ İLE KAMUSAL GERÇEKLİK AYRILMALI"

Ortaya çıkan manzaraların sadece birkaç tezgahtan ibaret olmadığını; “Şehir kültürü, ekonomik hayat ve kamusal denetim arasındaki hassas dengeyi barındırdığını ifade eden Başhekim Sarıkaya, sokak lezzetlerinin bir hafıza taşıdığını kabul etmekle birlikte sağlık risklerine dikkat çekti. Doç. Dr. Sarıkaya, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Birçok insan bu görüntülere bakınca geçmişin mahalle kültürünü, kaybettiğimiz sosyal dokuyu hatırlıyor. Ancak romantik bir nostalji ile kamusal gerçeklik birbirinden ayrılmalıdır. Bugün özellikle kontrolsüz biçimde ortaya çıkan bazı görüntüler, beraberinde ciddi sağlık ve güvenlik risklerini de taşımaktadır. Gıda güvenliği, hijyen, kullanılan suyun kalitesi, saklama koşulları ve çapraz bulaş riski göz ardı edilebilecek meseleler değildir. Toplum sağlığı söz konusu olduğunda 'iyi niyet' tek başına yeterli olmaz. Çünkü denetlenemeyen her alan zamanla risk üretir.”

VAN İÇİN DÜNYA MODELLERİNİ ÖRNEK GÖSTERDİ: SİNGAPUR, BANGKOK VE GAZİANTEP

Meseleye tamamen yasakçı ya da tamamen sınırsız özgürlükçü bakmanın yanlış olduğunu savunan Sarıkaya, sokak kültürünü koruyarak kayıt altına alma çağrısında bulundu. Dünyadan ve Türkiye'den başarılı belediyecilik örneklerini sıralayan Başhekim, şu çözümleri önerdi:

SİNGAPUR MODELİ (HAWKER CENTRE)

Sokak lezzetleri belirli merkezlerde toplanarak hijyen puanlaması ve düzenli denetim zorunlu hale getirildi. Hem kültürel doku hem de toplum sağlığı güvenceye alındı.

BANGKOK MODELİ (STREET FOOD ZONES)

Kontrolsüz büyüyen alanlar, belediye kontrolündeki özel sokak lezzeti bölgelerine dönüştürüldü.

GAZİANTEP ÖRNEĞİ

Van Gölü’nde yeni dönem!
Van Gölü’nde yeni dönem!
İçeriği Görüntüle

Geleneksel lezzetler belirli bir çarşı kültürü içerisinde korunarak gastronomi turizmine ve şehir ekonomisine kazandırıldı.

"KÜLTÜRÜMÜZDEN UTANMAYALIM, ONU MEDENİ BİR SİSTEMLE İNŞA EDELİM"

Van'da belediye ve ilgili kurumların koordinasyonunda, hijyen standartları belirlenmiş “Geleneksel Sokak Lezzetleri Çarşıları" oluşturulabileceğini belirten Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, açıklamasını şu çarpıcı sözlerle noktaladı: "Aslında mesele sokak lezzetlerine karşı olmak değil; onları kültürel değer olarak korurken denetlenebilir, güvenli ve sürdürülebilir hale getirebilmektir. Bugün Van’ın ihtiyacı olan şey; kendi kültüründen utanmak değil, onu medeni, güvenli ve denetlenebilir bir sistem içerisinde yeniden inşa etmektir. Gelenek ile modern denetim mekanizması birbirinin düşmanı değildir. Tam tersine, biri diğerini yaşatır. Unutmamalıyız ki; kontrolsüzlük özgürlük değildir. Denetim ise yasak değil, toplum sağlığının teminatıdır” dedi.

Kaynak: ŞEHRİVAN HABER MERKEZİ