DEM Parti’nin 5. Olağan Büyük Kongresi’nde yeni dönem yönetimi için yapılan eş genel başkanlık seçimi sonuçlandı. Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen kongrede delegeler sandık başına giderken, yeniden aday gösterilen Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, kullanılan geçerli 535 oyun tamamını alarak görevlerine devam etti.

“DEMOKRATİK TÜRKİYE YÜZYILI'NA HEP BİRLİKTE ADIM ATALIM”

Kongrenin açılışında konuşan Eş Genel Başkan Tuncer Bakırhan, geçmişten bazı örnekler vererek, Türkiye'nin sonu gelmeyen krizleri hak etmediğini söyledi. Türkiye'yi krizlerin ülkesi olmaktan çıkarmaya kararlı olduklarını belirten Bakırhan, "Cumhurbaşkanı da Cumhur İttifakı da bu sürece 'Türkiye Yüzyılı' diyor. Emin olun ki süreç başarıya ulaşırsa, gerçekten bu yüzyıl Türkiye'nin olacak. Gelin, parametreyi demokrasi, hukuk, adalet ve eşitlik ilkeleri etrafında örelim ve demokratik Türkiye Yüzyılı'na hep birlikte adım atalım. Bunu başarmak, siyaset kurumunun emek vermesine ve sürece cesaretle sahip çıkmasına bağlıdır. Kürtlerin ikbali ile Türkiye'nin istikbalinin aynı parametrede buluştuğu bir dönemdeyiz. Kürtlerin ikbalini ve ülkenin istikbalini aynı noktada buluşturanın sırtı emin olun ki yere gelmez." ifadesini kullandı.

“KÜRT'ÜN KAZANIMI TÜRKİYE'NİN KAZANIMIDIR”

Türkiye'nin, her bir vatandaşının ve akrabalarının kazanımını, kendi kazanımı gören bir anlayışa ihtiyacının olduğuna işaret eden Bakırhan, "Nasıl ki Azerbaycan'ın, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kazanımı Türkiye'nin ve Türkiye'deki Kürt'ün kazancı olarak görülüyorsa, Irak, İran ve Suriye'deki Kürtlerin kazanımı da Türkiye'nin kazancı olarak görülmelidir. Kürt'ün kazanımı Türkiye'nin kazanımıdır. Türkiye'nin kazanımı Kürt'ün kazanımıdır. Kürt kazanınca Türk, Türk kazanınca Kürt kazanacaktır." diye konuştu.

"SÜRECİ ENFEKTE EDEN İLK BİZİ KARŞISINDA GÖRECEK"

Van Milletvekili’nin Erdoğan görüşmesinde dikkat çeken açıklamalar!
Van Milletvekili’nin Erdoğan görüşmesinde dikkat çeken açıklamalar!
İçeriği Görüntüle

Barış süreciyle birlikte Türkiye ile Kürtlerin çıkarlarının ortak paydada buluştuğuna dikkati çeken Bakırhan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Güçlü ve büyük Türkiye'ye inanıyoruz, fakat bunun nasıl olacağı konusunda yıllarca ayrıştık. Bize göre güçlü ve büyük Türkiye demokratik olan, bütün kimliklere ve inançlara eşit mesafede duran bir düzlemde mümkündür. Orta Doğu'yu barışın ve yaşamın coğrafyası haline getirebiliriz. Artık 100 yıllık Sykes-Picot parantezini kapatmanın zamanı geldi. Yeni bir dönemin başladığının bilincindeyiz. DEM Parti olarak bu sürece hazırız. Süreci enfekte eden kim olursa olsun, ilk bizi karşısında görecek. Yumruğumuz sıkılı değil, elimiz açıktır. Göz hizasından konuşuyoruz ve gizli bir ajandamız yok. Tek bir ajandamız var, o da demokratik bir Türkiye'dir. Bu sürecin 86 milyonu güçlendireceğine inanıyoruz. Dost ve düşman bilsin ki dünyada, Orta Doğu'da ve Türkiye'de yeni bir dönem başlıyor. Kendimizi Diyarbakır'dan sorumlu hissettiğimiz kadar Ankara ve İstanbul'dan da aynı düzeyde sorumlu hissedeceğiz. Bu konuda eksiklerimizi de gidereceğiz. Türkiye'nin her bir karışına aynı sorumluluk duygusuyla yaklaşacağız. Kimse kaygı duymasın. Yarın, bugünden daha iyi olacak." Dedi.

HATİMOĞULLARI: SÜRECİ BÜYÜTMEK HEPİMİZİN GÖREVİ

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ise Kürt meselesinin demokratik yollarla çözülebilmesi için bu dönemin sağlıklı bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Gelecek yüzyılda nasıl bir ülkede yaşanacağının tarihsel sınavının hep birlikte verildiğini ifade eden Hatimoğulları, "Türkiye değişiyor. Biz de değişmeye, dönüşmeye devam etmek zorundayız. Bu gelişmelere uygun olarak siyasi ve örgütsel hattımızı yeniden konuşmak ve tartışmak gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.” dedi.

"TÜRKİYE YENİDEN KÜRT MESELESİNİ KONUŞMAYA BAŞLADI”

Son üç yılda Türkiye'nin önüne uzun zamandır görülmemiş büyüklükte bir imkanın ortaya çıktığını dile getiren Hatimoğulları, "Türkiye yeniden Kürt meselesini konuşmaya başladı, silahlar sustu. Bu gelişme, sisteme muhalif bütün kesimlerin demokratik zeminde mücadele olanaklarını ardına kadar açıyor. Bu süreci büyütmek ve kalıcı barışı tesis etmek hepimizin insani, vicdani, siyasi, toplumsal görevidir. Barışı kazanmak hepimizin ortak geleceğini kazanmaktır. Biz, bunu 86 milyon için 100 yıllık gelecek adına yerine getirmeye hazırız." diye konuştu.

“ŞİMDİ ÖNÜMÜZDE DAHA ZOR BİR AŞAMA VAR”

Meclis'te kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'a değinen Hatimoğulları, şöyle devam etti: "Bu kanunu önemsiyoruz. Her fırsatta ne kadar çok önemli olduğunu vurguladık ama aynı zamanda bu kanunun eksiklerini de belirttik. Hiçbir kanun kendi başına toplumsal barış yaratamaz. Kanun sadece bir kapı açabilir, o kapıdan nasıl geçileceğini ise siyaset, hukuk ve toplum birlikte karar verir. Şimdi önümüzde daha zor bir aşama var. O da barışın toplumsallaştırılmasıdır."

Kongrede, konuşmaların ardından seçimlere geçildi.

Kaynak: AA