Vangölü Aktivistleri Derneği, Van Kalesi eteklerinde yer alan Eski Van Şehri’nin yeniden ihya edilmesi amacıyla başlatılan çalışmaları memnuniyetle karşıladıklarını açıklarken, restorasyon ve çevre düzenlemesi süreçlerinde tarihî dokunun korunması adına hayati uyarılarda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yürürlüğe giren kararlar doğrultusunda hız kazanan projenin Van’ın tarihî kimliği, kültürel mirası ve turizm potansiyeli açısından büyük bir fırsat olduğunu belirten dernek, sahadaki uygulamalarda azami hassasiyet gösterilmesi gerektiğini vurguladı.

"AĞIR İŞ MAKİNELERİ BÜYÜK RİSK TAŞIYOR"
Eski Van Şehri’nin yalnızca yapılardan ibaret olmadığını, kentin hafızasını temsil ettiğini belirten Vangölü Aktivistleri, çalışma alanında kullanılan teknik yöntemlere dikkat çekti. Tarihî alan içerisinde ağır iş makinelerinin kullanılmasının henüz gün yüzüne çıkarılmamış arkeolojik katmanlara zarar verebileceğini ifade eden dernek yetkilileri, zorunlu olmadıkça bu araçlardan kaçınılması ve çalışmaların uzman gözetiminde sürdürülmesi çağrısında bulundu.
SU KAYNAKLARI VE DRENAJ İÇİN BİLİMSEL ÇÖZÜM ÇAĞRISI
Sahada ortaya çıkan su kaynakları ve yürütülen drenaj çalışmalarına da değinen dernek, suyun doğal akışına rastgele müdahale edilmemesi gerektiğini bildirdi. Suyun kaynağının ve geliş güzergâhının bilimsel yöntemlerle tespit edilerek tarihî surlara ulaşmadan kontrol altına alınmasının önemine işaret edildi. Bu tür işlemlerin arkeolog, restoratör, jeolog ve hidrojeologlardan oluşan disiplinler arası bir ekibin ortak kararlarıyla yürütülmesi gerektiği altı çizildi.

"AMACIMIZ ELEŞTİRMEK DEĞİL, KATKI SUNMAK"
Yürütülen projenin doğru yöntemlerle hayata geçirilmesini hedeflediklerini belirten Vangölü Aktivistleri, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı: "Amacımız yapılan çalışmaları eleştirmek değil, son derece değerli bulduğumuz bu büyük projenin en doğru ve hassas yöntemlerle hayata geçirilmesine katkı sunmaktır. Eski Van Şehri’ni yeniden canlandırırken, binlerce yıllık tarihine zarar vermeden geleceğe taşımak hepimizin ortak sorumluluğudur. Yetkili kurumlarımızın ve sahada çalışan ekiplerin bu hassasiyetleri dikkate alacağına inanıyoruz."





