banner290

Eylem ve Söylem Arasındaki Van Gölü | Soner İzgi |Köşe Yazıları

2021 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın katıldığı törenle 180 milyon TL bütçeli 'İleri Biyolojik Arıtma Tesisi hizmete açıldı…

Arıtma tesisinin devreye girmesiyle göl yıllardır atık sular nedeniyle oluşan kirlilikten kurtuldu.

Ama arıtma tesisinden geri kalan kirli su doğrudan Van Gölü’ne veriliyordu…

Dolayısıyla bu da gölümüzün kirlenmesine neden oluyordu.

Van Büyükşehir Belediyesi göldeki mevcut kirliliğin giderilmesi için 2021 yılında harekete geçti.

'Van Gölü Havzası Koruma Eylem Planı' kapsamında proje hazırlayan Van Büyükşehir Belediyesi, atık suların arıtılmadan göle akıtılması nedeniyle zeminde oluşan balçığın temizlenmesi için çalışmalar yaptı.

Bu kapsamda başlayan çalışmalar hâlâ devam ediyor.

Van Valisi Ozan Balcı, balçık ve dip çamuru temizliğini yerinde inceledi…

Temizliğin son durumuyla ilgili açıklama yapan Vali Balcı, şimdiye kadar 730 bin metreküp balçık ve dip çamuru temizliği açıkladı.

Rekor bir temizlik…

Hummalı çalışma, 87 iş makinesi ve 120 personelle devam ediyor.

1’inci etap çalışması bitti.

2 ve 3’üncü etap çalışmaları devam ediyor…

Van Büyükşehir Belediyesi gölün tamamen temizlenmesi için sıkı bir çalışma yürütüyor.

3’üncü yılına giren çalışma hummalı bir çalışma ile devam ederken, gölün vatandaş tarafından kirletilmesine de değinmek lazım.

Evet, göl temizleniyor ama ya bizim yaptığımız kirlilik?

Van Gölü’nün çekildiğini konuşuyoruz…

Van Canavarı sık sık gündeme geliyor…

Ama göle yaptığımız zulümden ses seda yok!

Kirleten biz ama kuruyor, bitiyor, ölüyor…

Kimse de çıkıp “bu gölü kim kirletiyor” demiyor!

Kurumasını da konuşalım ama kirliliğini de bir kenara koymayalım.

Bir kenara koyulacak gibi de değil zaten.

Yaşar Kemal’in hayran olduğu Van Gölü’nü biz kirleterek öldürüyoruz.

Çekilmelerde ortaya çıkan çöpler ortada!

Kirlilik ortada!

O yüzden evet kurumasını konuşalım.

Temizlenmesi konuşalım.

Ama kirlettiğimizi de konuşalım.

Susulacak gibi değil çünkü…

Van Gölü hepimizin.

Türkiye’nin en büyük gölü.

Batıdan Doğuya herkes Van Gölü’ne sahip çıkmalı.

Van Gölü’nün gelecek nesillere kalması için kirletmemeliyiz.

Herkes bu konuda üzerine düşeni yapmalı.

Başka bir Van Gölü yok.

Bu yüzden evet, çekilmesini, temizliğini, tedbirlerini konuşalım.

Ama kirlettiğimizi de…

Sonuçta çıkarılan yüz binlerce ton çöp, atık, kirlilik kimin eser?

Elbette ki bu bölgede yaşayanların.

Nihayetinde koca gölün etrafında öyle onlarca il de yok.

Van var, Bitlis var, ilçeler, köyler falan.

Ve şu da var bu temizlik sadece öyle Van’da bir arıtma tesisi olması ile Van’ın atıksu arıtma tesisi ile de olmuyor.

Bir sahilde kirlilik yok, diğerlerinde göle çöp akıtılıyorsa bu işin başarı ile bitmesi zordur.

Nihayetinde yüzlerce, binlerce yerleşim yeri var bu göl etrafında.

Bu iş bir sorumluluk, yükümlülük ve vicdan meselesi.

Yaşı yüzbinlerle ifade edilen bir göl, yüz binlerce yıldır bu hali yaşamadıysa, bu sıkıntılı süreci sadece bizim dönemimizde görüyorsa şapkayı önümüze koymamız gerekiyor bence.

Ortaya konulan temizlik çalışmaları önemli ve kıymetlidir.

Ama gölün bu halde olması daha ciddidir.

Daha önemli ve gelecek yıllarda korunması noktasında daha ciddi bir meşedir.

Konuşmuşken hepsini bir arada konuşmak lazım.
Tabi yapabilirsek.

Çünkü bizde eylem işleri genelde söylemin gerisinde kalıyor.

Her şey söylem ile sınırlı kalıyor.

Hep konuşuyoruz, hep konuşuyoruz.

Bu mesele ile ilgili hazır bir eylem varken, söylemi bir kenara bırakıp biz de eylemin bir parçası olalım.

YORUM EKLE
YORUMLAR
VAN GÖLÜ'NÜ BÜYÜK BİR SEFERBERLİKLE KURTARMALIYIZ.
VAN GÖLÜ'NÜ BÜYÜK BİR SEFERBERLİKLE KURTARMALIYIZ. - 3 hafta Önce

Milyonlarca yılda kirlenmeyen göl son elli yılda lağım çukuru gibi kokuyor. Birçok yerinde suya girmek mümkün değil. Sekiz ilçenin, kıyıdaki beldeler ve onlarca köyün kanalizasyon suları, atık ve kirli suları sizce nereye akıyordu, 2023'te nereye akıyor? Bu ilçe, belde ve köylerden geçip göle karışan elli civarındaki dere, derecik, kanal ve arkın hepsinin tek tek temizlik durumuna, tabanlarına, karıştığı ağız kısımlarına baktık mı? Sahi göle karışan sular temiz ve berrak mı? Göl kıyısını işgal etmiş oteller, tesisler, işletmeler, binalar, yapılar, yazlıklar atık sularını, kanializasyonlarını ve çöplerini nereye atıyorlar merak ediyoruz. Tatvan'ın, Ahlat'ın, Adilcevaz'ın, Çelebibağı'nın, Erciş'in, Ünseli'nin, Tuşba'nın, İpekyolu'nun, Edremit'in, Çiçekli'nin, Gevaş'ın tamamına ait kanalizasyonlar, atık sular, hayvansal atıklar, evsel atıklar, biyolojik atıklar, tıbbî atıklar ve hafriyatları göle, göl kıyı ve sahillerine, göle dökülen dere ve kanallara, çevreye dökülmüyorsa göl en azından bundan sonra kirlenmez. Bu saydıklarımızın yüzde kaçını gerçekleştirmiş durumdayız, doğrusu çok önemli. Van Gölü'nün kıyısındaki her ilçede 20 tane uzun bomlu vinç ve 40 kamyon yani sekiz ilçede toplam 160 tane uzun bomlu vinç ve 320 adet büyük kamyon sekiz ay boyunca 250 gün aralıksız, hızlı ve özenli şekilde gölde temizlik yapsa dip çamuru, lağım ve atıkların neredeyse yüzde doksanı temizlenir. Van Gölü kapalı havza bir göldür, bir dere miktarınca bile dışarıya su akıtmıyor. Eğer çevresindeki yerleşim yerleri, kurumlar, haneler, tesisler, işletmeler, vatandaşlar ve herkes duyarlı olursa, üzerine düşeni yaparsa gölümüz en azından elli yıl önceki temiz, berrak, sağlıklı, kokusuz, çamursuz, çöpsüz, yüzülebilir, masmavi bir göl haline gelir. Bu göl Allah'ın bize armağanı, doğanın bize emanetidir. Geleceğe tertemiz bırakmalıyız. Van Gölü yaldızlı sözlerle, temennilerle, afişlerle, etkinliklerle, yazılarla, yorumlarla, çağrılarla değil topyekün hepimizin yukarıda bahsedilenleri bilffiil hayata geçirmesiyle kurtulur, temizlenir, temiz kalır, mavi olur, mavi kalır. Peki tüm bunları yapıyor muyuz, yapacak mıyız? Bütün bu sözlerimiz kendimize, hepimize, herkese, her kuruma, her makama, her vatandaşa, göl çevresinde yaşayan her insana... ( Yapılan güzel işler için teşekkür etmek de vazifemizdir. Teşekkürlerimizle...)