Can Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Cem Akaş’ın 19 yaşındaki oğlu Can Akaş, kalp yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti. Oğlunun elektronik sigara kullanımı nedeniyle hayatını kaybettiğini söyleyen Cem Akaş, “Ben elektronik sigara denen mereti daha ciddiye almış olsaydım şu an hayattaydı” diye konuştu. Can Akaş’ın genç yaştaki acı kaybı ve babasının pişmanlık içeren sözleri, kamuoyunda elektronik sigara tehlikesi tartışmalarını başlattı.
FISILTI GAZETESİYLE YAYILDI
10 yıl kadar önce fısıltı gazeteleriyle “sağlığa daha az zararlı” olduğu şayiasıyla kullanımı yaygınlaşmaya başlayan elektronik sigaralar için uzmanlar ise tersi yönde uyarılar yapıyor.
TAMAMEN KAÇAK
Türkiye’de üretimi ve satışı tamamen yasak olan elektronik sigaraların ülkeye girişi ve satışı da tamamen “fısıltı” metotlarıyla yapılıyor. Bu nedenle piyasada kaçak olarak satılan elektronik sigaralar, sağlık açısından herhangi bir güvenilir denetime tabi tutulmaksızın insanların eline geçiyor.
60 YIL ÖNCEKİ BAŞARISIZ GİRİŞİM
Elektronik sigara fikri, nikotin kullanımını, sigaranın zararlarını tasfiye edecek şekilde sağlama niyetiyle ortaya çıktı. Konuyla ilgili ilk ciddi girişim, ABD’li Herbert A. Gilbert’in, tütünü yakmadan, ısıtılmış ve aromalı hava sağlayan bir cihazın patentini almak için 1963 yılındaki başvurusu oldu. Ancak Gilbert'in tasarımı ticari bir ürüne dönüşmedi ve elektronik sigara, yarım asra yakın bir zaman sonra yaygınlaştı.
BABASINI KAYBEDEN ÇİNLİ BİR ECZACI
Modern elektronik sigara, Çinli eczacı Hon Lik’in çalışmalarıyla ortaya çıktı. Kendisi de sigara kullanan Hon Lik, babasını akciğer kanserinden kaybetmesi üzerine alternatif bir ürün geliştirmeye karar verdi.
HIZLA YAYGINLAŞTI
Hon Lik’in 2003’te nikotin içeren sıvıyı elektronik bir mekanizmayla aerosol (bir katı veya sıvının gaz ortamı içinde dağılması) haline getiren cihazını geliştirdi. Ürün, yalnızca 1 yıl sonra 2004’te Çin’de piyasaya sürüldü. Daha sonraki yıllarda uluslararası pazara yayılan elektronik sigaralar, zaman içerisinde farklı boyutlarda, aromalarda ve kullanım biçimlerinde de üretilmeye başlandı.
ELEKTRONİK SİGARA MEKANİZMASI
Elektronik sigaralar, içlerindeki sıvıyı ısıtarak solunabilir bir aerosol oluşturuyor. Cihazlar, yaygın olarak batarya, ısıtıcı ve sıvının bulunduğu hazneden oluşuyor. Kullanıcı bir nefes çektiğinde ısıtıcı devreye girmesiyle ısıtılan sıvı, küçük parçacıklardan oluşan bir aerosole dönüşüyor ve kullanıcı bu karışımı soluyor. Elektronik sigara sıvılarında çoğunlukla propilen glikol, bitkisel gliserin ve aroma vericiler bulunuyor. Isıtma esnasında sıvının bileşimine ve cihazın çalışma sistemine bağlı olarak zararlı kimyasallar ortaya çıkabiliyor.
SAF SU BUHARI DEĞİL METAL PARÇALARI
Elektronik sigaradan çıkan aerosol, zannedildiği gibi yalnızca su buharından oluşmuyor; akciğerlerin derinliklerine ulaşabilen küçük parçacıkların yanı sıra çeşitli kimyasallar ve bazı cihazlarda nikel, kalay, kurşun gibi metalleri içerebiliyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), bu ürünlerin yaydığı aerosollerin toksik maddeler içerebildiğine dikkat çekiyor. Bu maddelere maruz kalmak solunum yollarında tahrişe ve iltihaplanmaya neden olabiliyor. Yale Üniversitesi tıp profesörü Suchitra Krishnan-Sarin, elektronik sigaranın oluşturduğu aerosolün su buharı olmadığını ve bu ürünlerin zararsız olmadığının altını çizen açıklamalar yaptı.
KALP VE AKCİĞERLER TEHLİKEDE
Nikotin içeren ürünler kalp atış hızını ve kan basıncını artırabiliyor. DSÖ, elektronik sigara kullanımının kalp ve akciğer hastalıkları riskindeki artışla da ilişkili olduğuna işaret ediyor. Amerikan Kalp Derneği’nin 2026’da yayımladığı değerlendirmede, elektronik sigaraların kalp sağlığına zarar verebilecek kimyasallara maruz kalmaya yol açabildiği vurgulandı. Elektronik sigara kullanımının; solunum sistemi, kalp ve damar sağlığına olası zararlarıyla ilgili araştırmalar yapılıyor. Cihazların likitlerinde kullanılan bazı aroma maddeleri de solunum yoluyla alındığında zararlı olabilecek bileşiklere dönüşebiliyor.




