Anayasa Mahkemesi'nin yoksulluk nafakasındaki 'süresiz' ibaresini kaldırmasıyla ortaya çıkan boşluğu doldurmak için yeni yasal düzenlemenin nasıl yapılaşacağı şimdiden tartışma konusu oldu. Yasal düzenlemelerle ilgili 5 ayrı seçenek gündeme geldi.

AYM SÜRESİZ NAFAKA DÜZENLEMESİNİ İPTAL ETTİ

Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) yoksulluk nafakasına ilişkin 'süresiz olarak' ibaresini iptal etmesinin ardından, yeni yasal çerçevenin nasıl kurulacağı tartışması somutlaştı. Mahkeme, Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesindeki bu ibareyi oy çokluğuyla iptal etmiş; iptalin Resmi Gazete'de yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine ise oybirliğiyle karar vermişti.

İPTAL HÜKMÜ 2027'DE YÜRÜRLÜĞE GİRECEK

Karar Resmi Gazete'de yayımlandı. Buna göre iptal hükmü, yasama organına düzenleme süresi tanınması amacıyla yaklaşık 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girecek. Bu tarihe kadar mahkemeler mevcut metni uygulamaya devam edecek.

NAFAKA KALDIRILMIYOR, 'SÜRELİ' OLUYOR

Karar, yoksulluk nafakası kurumunu ortadan kaldırmıyor; yalnızca nafakanın kanunda süre sınırı olmaksızın 'süresiz' talep edilebilmesini Anayasa'ya aykırı buluyor.

HALİ HAZIRDA VERİLMİŞ KARARLAR SONA ERİYOR

Verilmiş nafaka kararları da Resmi Gazete'de yayımlanmayla kendiliğinden sona ermiyor. Alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölmesi halinde irat biçimindeki nafaka zaten kendiliğinden biterken; yoksulluğun kalkması, haysiyetsiz hayat sürme veya evlilik birliği varmış gibi fiilen birlikte yaşama hallerinde kaldırma, TMK m. 176'daki şartlara bağlı.

'ÇOCUK ÖDEMESİ' KAPSAM DIŞI

Çocuk için ödenen iştirak nafakası ise bu iptalin kapsamında değil. AYM gerekçesinde evliliğin süresi, tarafların yaşı ile ekonomik ve sosyal durumları gibi ölçütlerin dikkate alınması gerektiği belirtiliyor.

İHTİYACI OLAN KİŞİNİN MADDİ-MANEVİ VARLIĞININ KORUNMASI AMAÇLANIYOR

Nafakanın yalnızca taraflar arasındaki mali ilişki olmadığı, yoksulluğa düşen kişinin maddi ve manevi varlığının korunmasının sosyal devlet ilkesiyle bağlantılı olduğu da vurgulanıyor. Mevcut hukukta nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması için araçlar bulunduğu da hatırlatılıyor.

5 SEÇENEK MASADA

Anayasa Mahkemesi’nin “süresiz nafaka” düzenlemesini iptal etmesinin ardından gözler 9 ay içinde yeni düzenleme yapacak olan Meclis’e çevrildi. Yeni düzenlemenin, nafakanın otomatik olarak ömür boyu devam etmesi yerine somut kriterlere bağlanması bekleniyor. Yasal düzenleme için 5 ayrı seçenek gündemde.

EVLİLİĞİN SÜRESİNE ORANLA

Yeni düzenlemede ilk formül, nafaka süresinin evliliğin süresiyle ilişkilendirilmesi. Buna göre kısa süreli evliliklerde daha kısa süreli, uzun evliliklerde ise daha uzun süreli nafaka uygulanması öngörülebilecek. AYM'nin gerekçesinde de evliliğin süresi, tarafların yaşı ve ekonomik-sosyal durumları gibi ölçütlerin dikkate alınması gerektiği belirtiliyor.

KADEMELİ SÜRE MODELİ

İkinci formül, nafaka için kademeli sürelerin belirlenmesi. Bu modelde hâkim; evliliğin süresi, tarafların ekonomik durumu, çalışma imkânları ve yaş gibi kriterleri değerlendirerek belirlenen sürelerden birini uygulayabilecek.

Van’da konservatuvarının resim sergisi sanatseverlerle buluştu!
Van’da konservatuvarının resim sergisi sanatseverlerle buluştu!
İçeriği Görüntüle

EVLİLİK SÜRESİ KADAR

Bir diğer seçenek ise nafakanın, evlilik süresi kadar nafaka ödenmesi. Böylece nafakanın süresi doğrudan evlilik süresiyle bağlantılı hale getirilecek ve otomatik olarak ömür boyu devam etmesinin önüne geçilecek.

SÜRE SONUNDA YENİDEN DEĞERLENDİRME

Dördüncü modelde nafaka ilk aşamada belirli bir süre için bağlanacak, sürenin sonunda ise tarafların ekonomik ve sosyal durumları yeniden değerlendirilecek. AYM kararında mevcut hukukta nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması için çeşitli mekanizmaların bulunduğu, bu araçların somut olayın özelliklerine göre kullanılabileceği belirtiliyor.

ÖZEL DURUMLARDA SÜRESİZ NAFAKA

Beşinci formül ise istisnai durumlarda süresiz nafakanın korunması. İleri yaş, çalışma imkânının bulunmaması veya kişinin yeniden kendi geçimini sağlayamayacak durumda olması gibi özel koşullarda nafakanın devamına imkân tanınması gündeme gelebilecek. AYM gerekçesinde nafakanın yalnızca taraflar arasındaki mali ilişki olmadığı, yoksulluğa düşen kişinin maddi ve manevi varlığının korunmasının sosyal devlet ilkesiyle bağlantılı olduğu da vurgulanıyor.

SEÇENEKLER NETLEŞMİŞ DEĞİL

Bu seçenekler henüz yasalaşmış bir metin değil; AYM'nin iptal gerekçesi doğrultusunda Meclis'in dokuz aylık süre içinde şekillendireceği düzenlemenin olası çerçeveleri olarak tartışılıyor. Kesin süreler ve ölçütler, teklifin Meclis sürecinden geçmesiyle netleşecek.

Kaynak: HABER MERKEZİ