Van Lokantacılar, Fırıncılar, Tatlıcılar, Pastaneciler ve Kasaplar Odası Başkanı Sabri Işık ve yönetim kurulu, kent esnafının yaşadığı ekonomik sorunlara ilişkin açıklama yaptı. Esnafın artan işletme giderleri, yüksek vergi ve sigorta primleri, banka komisyonları ve biriken borçlar nedeniyle ayakta kalmakta zorlandığını belirten oda yönetimi, sorunların yalnızca dile getirilmesiyle yetinilmemesi, somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı.

VAN ESNAFINDAN ÇAĞRI

Esnafın istihdam sağlayan, üretim yapan, vergisini ödeyen ve kent ekonomisine katkı sunan önemli bir kesim olduğuna dikkat çekilen açıklamada, mevcut ekonomik koşulların işletmeler üzerindeki baskıyı artırdığı ifade edildi. Oda yönetimi, esnafın taleplerinin karşılanması için hükümet, ilgili bakanlıklar, Van milletvekilleri, valilik, belediyeler ve sivil toplum kuruluşlarına çağrıda bulundu.

SGK VE BAĞ-KUR PRİMLERİ İÇİN DÜZENLEME TALEBİ

Açıklamada, SGK ve Bağ-Kur primlerinin esnafın ödeme gücüne göre yeniden düzenlenmesi istendi. Özellikle geçmiş dönem prim borçlarına uygulanan gecikme faizlerinin borçları katlayarak artırdığı belirtilerek, faiz ve cezaların silinmesi, ana para borçlarının ise uzun vadeli ve uygun taksitlerle ödenmesi talep edildi. Prim borçları nedeniyle banka hesaplarına bloke konulmasının ticari faaliyetleri aksattığına dikkat çekilen açıklamada, esnafın mal alımı yapabilmesi, çalışanlarının maaşlarını ödeyebilmesi ve işletmesini sürdürebilmesi için koruyucu düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiği kaydedildi.

VERGİ BORÇLARINDA FAİZLERİN SİLİNMESİ İSTENDİ

Vergi borçlarının da esnaf üzerinde önemli bir yük oluşturduğunu belirten oda yönetimi, esnafın vergisini ödemekten kaçınmadığını, ancak ekonomik koşullar nedeniyle ödeme güçlüğü yaşadığını ifade etti. Gecikme faizleri ve diğer yükümlülüklerle büyüyen borçların işletmeleri çıkmaza sürüklediği belirtilen açıklamada, vergi borçlarının faizlerinin silinmesi ve ana para borçlarının uygun vadelerle taksitlendirilmesi istendi. Ayrıca borçlar nedeniyle banka hesaplarına uygulanan blokeler konusunda ticari faaliyetlerin devamını sağlayacak adil düzenlemeler yapılması çağrısında bulunuldu.

KDV FARKININ ESNAF ÜZERİNDEKİ YÜKÜ GÜNDEME GETİRİLDİ

Gıda ve yeme-içme sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin karşılaştığı KDV farkına da dikkat çekilen açıklamada, mal alımında yüzde 1, satışta ise yüzde 10 KDV uygulanmasının aradaki yüzde 9’luk fark nedeniyle esnaf üzerinde mali baskı oluşturduğu belirtildi.

Özellikle lokantacı, fırıncı, tatlıcı ve pastanecilerin düşük kâr marjlarıyla çalıştığına işaret edilerek kira, elektrik, doğal gaz, personel ve ham madde giderlerinin de bu yükü artırdığı ifade edildi. Oda yönetimi, sektörün gerçek maliyetleri ve kâr marjları dikkate alınarak KDV uygulamasının yeniden değerlendirilmesini istedi.

Akaryakıta çifte ÖTV zammı geldi! İşte yeni fiyatlar
Akaryakıta çifte ÖTV zammı geldi! İşte yeni fiyatlar
İçeriği Görüntüle

BANKALARIN POS KOMİSYONLARINA DENETİM ÇAĞRISI

Esnafın satışlarının önemli bölümünü banka POS cihazları üzerinden gerçekleştirdiği belirtilen açıklamada, yüksek komisyon oranları ile bakım, yıllık kullanım ve diğer ek ücretlerin işletmelerin kazancını azalttığı kaydedildi. POS komisyonlarının makul seviyelere çekilmesi gerektiğini belirten oda yönetimi, bakım ve yıllık kullanım ücretlerinin denetlenmesini, esnafın bilgisi ve onayı dışında alınan ek ücretlerin önüne geçilmesini talep etti.

BAĞ-KUR EMEKLİLİĞİNDE 7 BİN 200 GÜN TALEBİ

Açıklamada, Bağ-Kur kapsamında çalışan esnafın emeklilik koşullarının da yeniden ele alınması istendi. Esnaf ile diğer çalışanlar arasındaki prim gün sayısı farklılıklarının adalet duygusunu zedelediği ifade edilerek, Bağ-Kur emekliliği için gerekli prim gün sayısının 9 binden 7 bin 200’e düşürülmesi çağrısı yapıldı. Yıllarca işinin başında çalışan, üretim yapan ve istihdam sağlayan esnafın emeklilik koşullarında eşitlik sağlanması gerektiği vurgulandı.

“VAN HAK ETTİĞİ YATIRIMI ALMALI”

Van’ın coğrafi konumu, genç nüfusu, tarihi ve doğal zenginlikleri, sınır ticareti ve turizm potansiyeliyle önemli bir kent olduğu belirtilen açıklamada, bu potansiyelin yeterince değerlendirilemediği savunuldu. Kentte yatırımların artırılması, üretim ve istihdam alanlarının genişletilmesi ve ticaretin desteklenmesi gerektiği kaydedildi. Van’ın ekonomik kalkınmasının yalnızca kent açısından değil, ülkenin ekonomik ve sosyal gelişimi bakımından da önem taşıdığı ifade eden oda yönetimi, Van’ın ertelenen yatırımlarla değil, hayata geçirilen projelerle anılması gerektiğini belirtti.

TURİZM VE GASTRONOMİ ETKİNLİKLERİ ÖNERİSİ

Van’ın Van Gölü, Akdamar Adası, tarihi yapıları, doğal güzellikleri, kültürü ve mutfağıyla önemli bir turizm merkezi olabilecek potansiyele sahip olduğu vurgulandı. Ancak bu potansiyelin ekonomik kazanca dönüştürülmesi için daha kapsamlı tanıtım çalışmaları, ulusal ve uluslararası etkinlikler ile yeni turizm yatırımlarına ihtiyaç duyulduğu ifade edildi.

Turizmin yalnızca otel ve seyahat acentelerine değil, lokantacıdan fırıncıya, pastaneciden kasaba, taksiciden diğer esnafa kadar geniş bir kesime gelir sağladığı belirtilen açıklamada; turizm festivalleri ve gastronomi etkinliklerinin düzenlenmesi, turizm acenteleriyle iş birliklerinin geliştirilmesi ve kentin turizm altyapısının güçlendirilmesi istendi.

KAPIKÖY SINIR KAPISI'NDAKİ BEKLEMELER GÜNDEMDE

İranlı turistlerin Van ekonomisi açısından önemli bir yere sahip olduğuna dikkat çekilen açıklamada, İran'dan Türkiye'ye girişlerde yaşanan uzun bekleme süreleri ve kontrol süreçlerindeki aksaklıkların turizm hareketliliğini olumsuz etkilediği belirtildi.

Güvenlik kontrollerinin önemine dikkat çekilen açıklamada, işlemlerin daha hızlı ve planlı yürütülmesi gerektiği ifade edildi. Kapıköy Sınır Kapısı'ndaki personel ve teknik altyapının güçlendirilmesi, özellikle yoğun dönemlerde bekleme sürelerinin azaltılması talep edildi. Sınır kapısındaki lavabo, tuvalet, bekleme alanı ve diğer sosyal donatıların eksikliği de açıklamada yer aldı. Söz konusu eksikliklerin hem ziyaretçiler hem de Van'ın imajı açısından sorun oluşturduğu belirtilerek, tesislerin tamamlanması ve sınır kapısının modern bir yapıya kavuşturulması çağrısında bulunuldu.

SEYYAR SATICI SORUNU İÇİN KALICI ÇÖZÜM İSTENDİ

Van'da uzun süredir devam eden seyyar satıcılık sorununun kayıtlı esnaf açısından haksız rekabete neden olduğu savunuldu. İş yeri kirası ödeyen, vergisini veren, sigorta primlerini yatıran ve personel çalıştıran işletmelerin, kayıt dışı ve denetimsiz satış noktaları karşısında dezavantajlı duruma düştüğü ifade edildi. Oda yönetimi, seyyar satıcıların çalışma ve geçim hakkına saygı duyduklarını belirterek sorunun belediyeler, ilgili kamu kurumları, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının ortak çalışmasıyla çözülmesini istedi. Bu kapsamda seyyar satıcılar için uygun alanlar oluşturulması, kayıt ve denetim sisteminin kurulması, kayıtlı esnafın haklarının korunması ve haksız rekabetin önlenmesi talep edildi.

KURUMLARA ORTAK ÇALIŞMA ÇAĞRISI

Van'ın sorunlarının yalnızca bir meslek grubunu ilgilendirmediği, kentte yaşayan, üreten, çalışan ve ticaret yapan herkesin ortak meselesi olduğu belirtilen açıklamada, yerel yönetimler, kamu kurumları, milletvekilleri, siyasi partiler, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiği vurgulandı. Sorunların yalnızca toplantılarda konuşulmasının yeterli olmayacağı ifade edilerek ortak akıl oluşturulması, taleplerin raporlaştırılması ve çözüm sürecinin takip edilmesi önerildi. Oda yönetimi, bu süreçte üzerine düşen sorumluluğu almaya hazır olduğunu bildirdi.

“ESNAFIN KORUNMASI ANAYASAL SORUMLULUKTUR”

Açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 173'üncü maddesine de dikkat çekildi. Söz konusu maddede yer alan, “Devlet, esnaf ve sanatkârı koruyucu ve destekleyici tedbirleri alır” hükmünün hatırlatıldığı açıklamada, esnafın korunmasının devletin anayasal sorumluluklarından biri olduğu ifade edildi. Yüksek vergi ve prim yükleri, biriken borçlar, faizler, banka kesintileri ve artan işletme maliyetleri altında mücadele eden esnaf için koruyucu ve destekleyici politikaların geliştirilmesi istendi. Anayasal hükmün yalnızca kâğıt üzerinde kalmaması, esnafın günlük yaşamında karşılık bulması gerektiği kaydedildi.

“VAN ESNAFININ SESİNİ DUYUN”

Açıklamanın sonunda hükümete, ilgili bakanlıklara, Van milletvekillerine, Van Valiliğine, belediyelere, kamu kurumlarına ve sivil toplum kuruluşlarına çağrıda bulunuldu. Esnafın taleplerinin seçim dönemlerinde hatırlanan vaatler olarak değil, çözülmesi gereken ekonomik ve sosyal meseleler olarak ele alınması gerektiği belirtilerek, ilgili kurumların katılımıyla kapsamlı bir çalışma başlatılması ve taleplerin Ankara'ya taşınması istendi.

Van Lokantacılar, Fırıncılar, Tatlıcılar, Pastaneciler ve Kasaplar Odası Başkanı Sabri Işık ve yönetim kurulu, esnafın haklı taleplerini her platformda dile getirmeye ve sorunların takipçisi olmaya devam edeceklerini belirterek açıklamalarını şu sözlerle tamamladı: “Artık söz değil, icraat bekliyoruz. Artık vaat değil, çözüm istiyoruz. Güçlü esnaf, güçlü şehir demektir. Esnaf ayakta kalırsa Van ayakta kalır.”

Kaynak: ŞEHRİVAN HABER MERKEZİ