Gastronomi turizmi, kentlerin kültürel zenginliklerini tanıtmasının ve turizm potansiyellerini artırmasının önemli araçlarından biri hâline geldi. Özellikle yöresel yemekleriyle öne çıkan kentler, mutfak kültürlerini tanıtmak ve bu alanda nitelikli personel yetiştirmek amacıyla çeşitli projeleri hayata geçiriyor. Türkiye’nin köklü mutfak kültürlerinden birine sahip olan Van’da da bu kapsamda önemli bir adım atıldı. Sahil Yolu Fidanlık Parkı içerisinde yapımına başlanan Van Mutfak Sanatları Akademisi (Gastronomi Lisesi), hem mesleki eğitime hem de kentin yöresel lezzetlerinin tanıtımına katkı sunmayı hedefliyor. TÜRES Van Şube Başkanı Şef Sinan Pulat ise okulun hayata geçirilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirirken projenin doğru şekilde yürütülmesinin önemine dikkat çekti.

PULAT, 2024’TE ŞEHRİVAN ARACILIĞIYLA GÜNDEME GETİRMİŞTİ
Van mutfağının tanıtılması ve kentin gastronomi alanında daha güçlü bir konuma ulaşması için uzun yıllardır çalışmalar yürüten Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği (TÜRES) Van Şube Başkanı Şef Sinan Pulat, 2024 yılında Şehrivan aracılığıyla kentte bir Mutfak Sanatları Merkezi veya Akademisi kurulması önerisini gündeme getirmişti. Van’ın böyle bir merkeze ihtiyacı olduğunu belirten Pulat, kurumların ortak hareket etmesiyle projenin kentin gastronomi kültürüne önemli katkılar sağlayacağını ifade etmişti. Aradan geçen sürenin ardından Van Mutfak Sanatları Akademisi (Gastronomi Lisesi) projesinin hayata geçirilmesi, kentte gastronomi alanında atılan önemli adımlardan biri oldu. Okulun temelinin atılmasını ve inşaat çalışmalarının başlamasını sevindirici bulduğunu belirten Pulat, bu eğitim kurumunun yalnızca aşçı yetiştirmekle sınırlı kalmayacağını; servis hizmetleri, menü planlaması, maliyet kontrolü ve mutfak yönetimi gibi alanlarda da nitelikli personel yetiştirilmesine katkı sunacağını söyledi.

GASTRONOMİ LİSESİNİN PROJE DETAYLARI BELLİ OLDU
Sahil Yolu Fidanlık Parkı içerisinde yapımı devam eden Van Mutfak Sanatları Akademisi (Gastronomi Lisesi), 8 teorik derslik ve 4 modern uygulama atölyesinden oluşacak. Öğrenciler, okulda gıda hijyeni, maliyet analizi ve menü yönetimi gibi konularda teorik eğitim alırken sıcak mutfak, soğuk mutfak, pastacılık ve servis atölyelerinde gerçekleştirilecek uygulamalı eğitimlerle de mesleki becerilerini geliştirecek. Okul bünyesinde hizmet vermesi planlanan halka açık Van yöresel mutfağı restoranının da kentin gastronomi değerlerinin tanıtımına katkı sunması bekleniyor. Restoran aracılığıyla Van’ın geleneksel yemeklerinin ve tescilli lezzetlerinin daha geniş kitlelere ulaştırılması hedefleniyor.

“BÖYLE BİR OKULA İHTİYACIMIZ VARDI”
Van’da gastronomi alanında nitelikli personel yetiştirilmesi ve kentin zengin mutfak kültürünün geleceğe taşınması açısından Gastronomi Lisesinin önemine dikkat çeken TÜRES Van Şube Başkanı Şef Sinan Pulat, okulun kente büyük katkı sağlayacağını belirterek şunları söyledi: “Öncelikle bu konuda çağrıda bulunmuştuk. Millî Eğitim Bakanlığının daha önce 7 Gastronomi Lisesi projesi vardı ve biz de bu okullardan birinin Van’da açılmasını istiyorduk. Daha önce fizibilite çalışması da yapılmıştı ancak okul Erzurum’a yapıldı. Sonrasında yeniden Van için girişimler başladı. Bu nedenle okulun temelinin atılması ve projenin hayata geçirilmesi sevindirici ve değerli bir haber. Bu okulun Van’a önemli katkılar sağlayacağını düşünüyorum. Başta aşçılar olmak üzere servis personeli, menü planlaması, kontrol süreçleri ve diğer alanlarda nitelikli personel yetiştirilmesine katkı sunacaktır. Zaten böyle bir okula ihtiyacımız vardı. Van, tabiri caizse küçük bir kent değil, gastronomi alanında da oldukça zengin bir kültüre sahip. Bu nedenle Gastronomi Lisesinin Van’da açılmasını önemli buluyor ve bu gelişmeden mutluluk duyuyoruz.”

PULAT: VAN MUTFAĞI KÖR DEĞİL AMA TOPAL
Van mutfağının zenginliğine rağmen tanıtım konusunda istenilen noktaya ulaşılamadığını ifade eden TÜRES Van Şube Başkanı Şef Sinan Pulat, gastronomi alanındaki çalışmaların ve etkinliklerin önemine dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu: “Şöyle bir örnek vermek istiyorum: Geçen hafta, daha doğrusu bu haftanın başında Erzurum’daki Gastronomi Lisesinin açılışı yapıldı ve Türkiye’nin önde gelen şefleri oradaydı. Bu, benim açımdan çok iyi bir tanıtım anlamına geliyor. Tanınmış şeflerin ve nitelikli ustaların bir kentteki lisenin açılışına katılması, o kentin mutfağını tanıması, yöredeki endemik bitkilerden, et ve süt ürünlerinden haberdar olması, aynı zamanda o mutfağın tanıtımına da katkı sunuyor. Biz de yıllardır Van mutfağını tanıtmak için emek veriyoruz. Arşivlere bakarsanız daha önce manşete de taşımıştım; Van mutfağı için sürekli ‘Van mutfağı kör değil ama topal’ diyorum. Burada ‘topal’ dememin nedeni, mutfağımızı yeterince tanıtamıyor olmamız. Son 10-15 yıldır Van mutfağını tanıtmak için çeşitli çalışmalar yürütüyoruz. Gurme fuarlarına katılıyor, gastronomi etkinliklerinde yöresel yemeklerimizi tanıtıyoruz. Kısacası, Van mutfağını daha geniş kitlelere ulaştırmak için çaba gösteriyoruz.”

“KURUMLARIMIZLA BİRLİKTE HAREKET ETMEZSEK VAN MUTFAĞINI YETERİNCE TANITAMAYIZ”
Van mutfağının tanıtımı için kurumların ve sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Pulat, kentin gastronomi değerlerinin hak ettiği noktaya ulaşacağına inandığını belirtti. Pulat, sözlerine şöyle devam etti: “Bunu birkaç kişinin çabasıyla başarmak mümkün değil. Tüm bileşenlerin bir araya gelerek ortak hareket etmesi gerekiyor. Ben her zaman şunu söylüyorum: Kurumlarımız ve sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte hareket etmezsek Van mutfağını yeterince tanıtamayız. Maalesef bugün yaşadığımız sorunlardan biri de bu. Oysa mutfağımız çok zengin, ürünlerimiz kaliteli, yemeklerimiz lezzetli ve insanlarımız son derece misafirperver. Van’ın gastronomi kültüründe sofra adabının da çok önemli bir yeri var. Yer sofrasında yemek yenmesi, misafirlerin aynı sofrada ağırlanması, zengin ya da fakir ayrımı yapılmadan herkese aynı misafirperverliğin gösterilmesi, kültürümüzün en güzel özelliklerinden bazıları. Bunların her biri, Van’ın gastronomi kültürünü özel kılan değerler. Bütün bu zenginliğimize rağmen mutfağımızı yeterince tanıtamıyoruz. Ancak ben umutluyum. Tüm kurumlarımız ve sivil toplum kuruluşlarımız el ele verirse Van mutfağını hak ettiği noktaya taşıyacağımıza inanıyorum. Umudum var ve bu konuda başarılı olacağımıza inanıyorum.”

“OKULDA YEREL ŞEFLERE VE VAN MUTFAĞINI İYİ BİLEN ÖĞRETMENLERE YER VERİLMELİ”
Gastronomi Lisesinin Van mutfağının tanıtımına katkı sunması ve yerel değerlerin korunarak gelecek nesillere aktarılması gerektiğini belirten Pulat, okulda yerel şeflere ve ustalara görev verilmesinin önemine dikkat çekti. Pulat, sözlerini şöyle tamamladı: “Bugün Van’da bir Gastronomi Lisesi kuruluyorsa ve biz de bu sürece katkı sunabildiysek, demek ki bir şeyleri başarmışız. Ben kendimi övmeyi seven biri değilim ancak bu gelişme, yıllardır verdiğimiz emeğin bir karşılığı olarak değerlendirilebilir. Gastronomi Lisesinin kurulması kadar, nasıl yönetileceği ve eğitim sürecinin nasıl yürütüleceği de önemli. Bu nedenle tüm kurullara ve yetkililere bir çağrıda bulunmak istiyorum: Lütfen okulun işletilmesinde ve mutfak eğitiminde yerel ustalardan ve şeflerden destek alın. Van mutfağını yeterince tanımayan kişilerin bu mutfağa zarar vermesini, sahip olduğumuz değerlerin göz ardı edilmesini istemiyoruz. Benim talebim, okulda yerel şeflere ve Van mutfağını iyi bilen öğretmenlere yer verilmesi. Van’ın gastronomi kültürünü hem teorik hem de pratik açıdan iyi bilen, bu alanda deneyim sahibi kişilerin eğitim sürecinde görev almasını istiyorum. Böylece öğrencilerimiz yalnızca yemek yapmayı değil, Van’ın yöresel ürünlerini, geleneksel tariflerini ve mutfak kültürünü de öğrenebilir. Amacımız, bu okul aracılığıyla Van mutfağını tanıyan, kültürümüzü yaşatacak ve geleceğe taşıyacak nitelikli personel yetiştirilmesi.”




