Üretimden uzaklaşan kentlerde ekonomik yapı giderek zayıflarken, fabrikaların kapanması ve köklü işletmelerin faaliyetlerini başka illere taşıması istihdamdan ticarete kadar birçok alanı etkiliyor. Özellikle tarım ve hayvancılığın önemli bir ekonomik değer taşıdığı kentlerde üretim tesislerinin azalması, yerel ekonominin geleceği açısından da endişe yaratıyor. Van’da da tarım ve hayvancılığa dayalı üretimin yanı sıra gıda ve sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren işletmelerin azalması, kentin üretim gücünü yeniden gündeme getiriyor. Geçmişte çok sayıda işletme ve fabrikanın faaliyet gösterdiği Van’da köklü firmaların birer birer üretimden çekilmesi, kentte istihdam ve ekonomik hareketlilik açısından kayıp olarak değerlendiriliyor. Bu tablonun son örneği ise 1977 yılında Van’da üretime başlayan Vanet Gıda oldu. Şirketin Edremit’teki üretim tesisini 10 yıllığına Van-Bes Besicilik’e kiralayarak Van’daki üretim faaliyetlerini sonlandırması, kentte yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Konuya ilişkin Şehrivan’a değerlendirmelerde bulunan İş İnsanı Şemsettin Bozkurt, kentte üretimin giderek azaldığına dikkat çekti.

VANET, VAN’DAKİ ÜRETİM TESİSİNİ VAN-BES BESİCİLİK’E KİRALADI

Van’ın üretim ve sanayi yapısında son yıllarda yaşanan değişimlere bir yenisi daha eklendi. 1977 yılında Van’da üretim faaliyetlerine başlayan Vanet Gıda, Edremit ilçesinde bulunan üretim tesisini Van-Bes Besicilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye 10 yıllığına kiraya vererek kentteki üretim faaliyetlerini sonlandırma kararı aldı. Şirketin üretimini Adıyaman’a taşıyacağı öğrenilirken, Vanet Gıda faaliyetlerini geçtiğimiz günlerde bünyesine kattığı Dr. Nar Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. üzerinden sürdürecek. Vanet Gıda tarafından KAP’a yapılan açıklamada, Edremit Köprüler Mahallesi Düz Mevkii’nde bulunan arsa, fabrika binası, teçhizat, müştemilat, bina ve eklentiler ile bunlara ilişkin diğer varlıkların 10 yıllığına kiralandığı belirtildi.

VAN’IN ELİNDEKİ EN ÖNEMLİ ÜRETİM TESİSLERİNDEN BİRİYDİ…

5 Aralık 2025 tarihinde imzalanan sözleşmeye göre aylık kira bedeli KDV dahil 400 bin TL olarak belirlenirken, kiralama işlemine konu varlıkların 31 Aralık 2025 itibarıyla toplam defter değerinin 538 milyon 389 bin 366 TL olduğu açıklandı. Bu varlıkların şirketin toplam aktifleri içerisindeki oranı ise yüzde 94,08 olarak kayıtlara geçti. Şirketin Van’daki üretim faaliyetlerini sonlandırarak üretimini başka bir ile taşıması, kentte tarım, hayvancılık ve gıda sektörlerinin geleceğine ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi. Uzun yıllardır Van ekonomisine katkı sunan köklü işletmelerin üretimden çekilmesi, kentte istihdam ve üretim kapasitesinin korunması konusundaki endişeleri artırırken, Van’ın sahip olduğu tarım ve hayvancılık potansiyelinin sanayiye daha güçlü şekilde kazandırılması gerektiği yönündeki çağrılar yeniden gündeme geldi.

VANET GIDA, DR NAR GIDA’NIN TÜM PAYLARINI DEVRALDI

Van’da 1977 yılında üretim faaliyetlerine başlayan Van’ın köklü firması Vanet Gıda Van’daki üretim tesisini Van-Bes Besicilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye 10 yıllığına kiraya vererek Van’daki üretimini durdurdu. Gıda sektöründe faaliyet gösteren Vanet Gıda, DR Nar Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin sermayesini temsil eden tüm payları devraldığını bugünkü açıklamasında duyurdu. Şirket Yönetim Kurulu’nun 21 Ağustos 2026 tarihli kararıyla, kayıtlı sermayesi 1.500.000 TL olan ve tamamı nama yazılı 1.000 adet paydan oluşan DR Nar Gıda’nın tüm hisseleri devralındı. Devir işlemi 27 Ağustos 2026 tarih ve 11653 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan ve tescil edildi. Payların devri nominal değer üzerinden gerçekleştirildi. Nihai satın alma bedeli, DR Nar Gıda için hazırlanacak bağımsız değerleme raporu sonucunda belirlenecek.

BOZKURT: VAN’IN EN KÖKLÜ FİRMALARI YA KAPANIYOR YA DA EL DEĞİŞTİRİYOR

Son 20-25 yılda ulusal düzeyde uygulanan tarım ve hayvancılık politikalarının tarım ve hayvancılığı bitirme noktasına getirdiğini söyleyen İş İnsanı Şemsettin Bozkurt firmaların teker teker kapanmasına dikkat çeken Bozkurt, konuşmasına şöyle başladı; “Ben de haberlerde gördüm, gerçekten çok üzüldüm. Van’ın en köklü firmaları, özellikle entegre tesisleri, süt entegre tesisleri ve hayvancılığa dayalı işletmeleri son dönemlerde teker teker ya kapanıyor ya da el değiştiriyor. Bu durum Van açısından gerçekten acı verici. Biz de ne yazık ki sadece izliyoruz. Bütün bunların sebeplerini irdelediğimizde, son 20-25 yılda ulusal düzeyde uygulanan tarım ve hayvancılık politikalarının, adeta tarım ve hayvancılığı bitirme noktasına getirdiğini görüyoruz. Oysa Tarım ve Orman Bakanlığının verilerine baktığımızda, bu süreçte korkunç rakamlara ulaşan destekler verildiğini görüyoruz. Ancak verilen bu desteklere rağmen hayvan sayısında beklenen artış gerçekleşmedi. Yaklaşık 20-25 yıl önce küçükbaş hayvan sayısı 2,5-3 milyon civarındayken, bugün verilen onca desteğe rağmen bu rakamların dahi gerisinde olduğumuzu görüyoruz.” Dedi.

“ENTEGRE TESİSLERİN KAPANMASININ TEMEL NEDENLERİNDEN BİRİ DE BÖLGEDE TARIM VE HAYVANCILIĞIN ARTIK CAZİP OLMAKTAN ÇIKMASIDIR”

İş İnsanı Şemsettin Bozkurt; “Tarımda da durum aynı. Tarım alanlarında verilen gübre, tohum ve benzeri desteklerle adeta insanlar tarımdan ve hayvancılıktan koparıldı. Entegre tesislerin kapanmasının temel nedenlerinden biri de bölgede tarım ve hayvancılığın artık cazip olmaktan çıkmasıdır. Çünkü maliyetler çok yüksek. Özellikle enerji ve işçilik maliyetleri üreticiyi ciddi anlamda zorluyor. Verilen destekler ise maalesef daha çok projelere yönelik. Dünyada tarım ve hayvancılığın gelişmiş olduğu ülkelerde doğrudan projelere değil, nihai ürüne destek veriliyor. Bizde ise projelere destek verildiği için bu süreçte, projeyi hazırlayanlarla ilgili kurumlar arasında çeşitli suistimaller yaşandığını duyuyoruz. Dolayısıyla verilen desteklerin önemli bir bölümü ekonomiye ve üretime yeterince yansımıyor. Bu nedenle tarım ve hayvancılığın yeniden cazip hale getirilmesi, üreticinin doğrudan desteklenmesi ve verilen desteklerin üretime dönüşmesini sağlayacak bir sistemin oluşturulması gerekiyor.” diye konuştu.

Van’da fırtına çatıları uçurdu!
Van’da fırtına çatıları uçurdu!
İçeriği Görüntüle

BOZKURT: İNSANIMIZIN DAHA KALİTELİ VE DAHA UCUZ ÜRÜNE ERİŞEBİLME HAKKINI ELİNDEN ALIYOR

Bölgenin giderek üretimden uzaklaştığına değinen Bozkurt; “Bu durum öncelikle insanımızın daha kaliteli ve daha ucuz ürüne erişebilme hakkını elinden alıyor. Tabii ki bu tür tesislerin ciddi bir çarpan etkisi var. İstihdam açısından da önemli katkılar sağlıyorlar. Ancak tesislerin kapanmasıyla birlikte bu istihdam da ortadan kalkıyor. Kısa süre önce VOTAŞ’ta da benzer bir süreç yaşandı. Maalesef bu kuruluşların uzun ömürlü olmasını engelliyor. VOTAŞ da bu anlamda Van’ın çok büyük bir değeriydi. Ancak borçlarını ödeyemediği için Hazine tarafından el konuldu. Daha sonra mahkeme kararıyla yeniden geri alınarak Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği ve Kırmızı Et Üreticileri Birliği’ne devredildi. Oranın nasıl işletileceği konusunda ise toplumun yeterince bilgi sahibi olduğunu düşünmüyorum. Maalesef bölgemiz, daha önce de söylediğim gibi, giderek üretimden uzaklaştırılıyor. Özellikle bölgemizin lokomotif gücü olması gereken tarım, hayvancılık, et ve süt entegre tesisleri, meyve-sebze yetiştiriciliği ve su ürünleri gibi alanlarda faaliyet gösteren tesislerimizi teker teker kaybediyoruz. Bunun temel nedenlerinden biri de bölgeye uygulanan yanlış teşvik politikalarıdır. Nihai ürüne ve üretimin devamındaki sanayi süreçlerine yeterli destek verilmediği için sanayi kuruluşlarımız maalesef birer birer kapanıyor.” Şeklinde konuştu.

“KENTTE CİDDİ ANLAMDA BİR KUTUPLAŞMA VE GRUPÇULUK VAR”

Kentteki makamları temsil eden siyasilerin ve STK’ların kentin kılcal damarlarıyla yeterli bağı olmadığını söyleyen başkan Bozkurt sözlerini şöyle noktaladı; “Öncelikle STK’larımızın ve siyasilerimizin kentin sorunlarını doğru algılama, doğru anlama ve doğru anlatma sorumluluğu var. Ancak kentteki makamları temsil eden siyasilerin ve STK’ların maalesef kentin kılcal damarlarıyla yeterli bağı olmadığını görüyoruz. Ne üretimle ne finansla ne de ticaretle yeterince iç içeler. Kentte ciddi anlamda bir kutuplaşma ve grupçuluk var. Bu grupçuluk ise toplumun tamamının refahı, huzuru ve kalkınması için değil, belirli grupların ve kişilerin çıkar ve menfaatleri doğrultusunda yürütülüyor. Bu nedenle kentte yaşayan sağduyulu insanların bu tabloyu değiştirebilmesi, temsil makamındaki kişilerden hesap sorabilmesi ve kentin sorunlarına sahip çıkması gerekiyor. Ben de buradan, Van’ın geleceği açısından bu değişimin sağlanması ve toplumun ortak çıkarlarının gözetilmesi konusunda çağrıda bulunmak istiyorum.” Diye aktardı.

Muhabir: VEYSEL İZGİ- HAKAN İZGİ