Son dönemlerde sadece tacir ve tüccarı ilgilendiren konularda değil kültür ve sanat alanında da çok önemli çalışmaların öncüsü, paydaşı ve yürütücüsü olan Van Ticaret ve Sanayi Odası, çok kıymelti bir sahiplenmeye ve projeye daha öncülük etti. Kenti ilgilendiren birçok çalışmanın öncüsü olan Van TSO, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde görev yapan Doç. Dr. Yakup Aykaç’ın Kudes’te bulunan Ehmedê Xanî’nin Mem û Zîn adlı eserinin en eski kopyalarından birinin yeniden derlenip basılmasında öncülük etti. Yüzyılı aşkın süredir Kudüs’te muhafaza edilen ve şu ana kadar elde edilen en detaylı Mem û Zîn metni Aykaç’ın çalışması ve Van TSO’nun destekleri ile hayat bulurken bu anlamlı çalışma düzenlenen bir lansman ile duyuruldu.

MEM Û ZÎN’İN EN DETAYLI KOPYASI VAN’DA YENİDEN HAYAT BULDU!
Van Ticaret ve Sanayi Odası tarafından Ehmedê Xanî’nin Mem û Zîn eserinin 257 yıllık el yazması nüshasından yola çıkılarak hazırlanan kitabın lansmanı gerçekleştirildi. Son dönemlerde sadece tacir ve tüccarı ilgilendiren konularda değil kültür ve sanat alanında da çok önemli çalışmaların öncüsü, paydaşı ve yürütücüsü olan Van Ticaret ve Sanayi Odası, çok kıymelti bir sahiplenmeye ve projeye daha öncülük etti. Kenti ilgilendiren birçok çalışmanın öncüsü olan Van TSO, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde görev yapan Doç. Dr. Yakup Aykaç’ın Kudes’te bulunan Ehmedê Xanî’nin Mem û Zîn adlı eserinin en eski kopyalarından birinin yeniden derlenip basılmasında öncülük etti. Yüzyılı aşkın süredir Kudüs’te muhafaza edilen ve şu ana kadar elde edilen en detaylı Mem û Zîn metni Aykaç’ın çalışması ve Van TSO’nun destekleri ile hayat bulurken bu anlamlı çalışma düzenlenen bir lansman ile duyuruldu. Van, yaklaşık üç asırlık kültürel mirasın yeniden gün yüzüne çıkarılmasına tanıklık etti. Kürt edebiyatının önemli eserlerinden Ehmedê Xanî’nin Mem û Zin adlı eserinin 257 yıllık el yazması nüshasından hareketle Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) tarafından hazırlanan kitabın lansman programı düzenlendi. Aylar süreç bir çalışmanın ardından basılan kitap muhteşem bir lansman ile katılımcılara tanıtıldı. Düzenlenen programa Van TSO Başkanı Necdet Takva’nın yanı sıra Yaşayan Diller Enstitüsü Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Yakup Aykaç ve çok sayıda isim katıldı.

TAKVA HEYECANINI GİZLEYEMEDİ
Yıllarca Kudüs’te muhafaza edildikten sonra elde edilen 257 yıllık Mem û Zin el yazması yeniden hazırlanıp basılmasında öncülük eden Van TSO başkanı Necdet Takva, lansmanın açılış töreninde büyük bir heyecan yaşadığını ifade etti. Yaptıkları bir çok çalışmadan daha önemli gördüğü bu baskı ile ilgili konuşurken heyecanını gizlemeyen Takva, konuşmasında böyle bir çalışmaya öncülük etmekten doyalı yaşadıkları mutluluğu sık sık yineledi.

TAKVA: 3 ASIRLIK BİR KÜLTÜREL HAFIZANIN YENİDEN GÜN YÜZÜNE ÇIKMASINA ŞAHİTLİK EDİYORUZ
Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Necdet Takva: “Ticaret ve Sanayi Odası tarihinde son iki ay içerisinde çok önemli çalışmalar yaptık. Bunlardan bir tanesi 600 bin yıllık Van Gölü havzasının tüm yönleriyle ele alınmasını içeren bir Van Gölü kitabı yayınladı Ticaret ve Sanayi Odamız. Kültür dünyamıza, bilim dünyamıza kazandırmak üzere yaptığımız çalışmanın tanınırlamasını yapacağız. Bugün yaklaşık 3 asırlık bir kültürel hafızanın yeniden gün yüzüne çıkışına, geçmiş ile gelecek arasında kurulan köprüye ve zamana meydan okuyan kadim bir eserin yeniden hayat bulmasına şahitlik ediyoruz. Bu buluşma bizim için sadece bir gurur vesilesi değil, aynı zamanda tarihi bir yüzleşmedir. Çünkü yapraklarını araladığımız eser yalnızca Mem û Zin değildir. O, bu toprakların ruhu, dili, felsefesi ve medeniyet birikimidir. Ahmed-i Hani'nin 17. yüzyılda bu bölgede kaleme aldığı Mem û Zin, asırlar boyu sıradan bir aşk hikayesi olmanın çok ötesine geçmiştir. İnsanı, toplumu, adaleti, sevgiyi ve bir arada yaşama iradesini ilmek ilmek işleyen büyük bir edebi miras olarak günümüze ulaşmıştır.” Dedi.

“BU NÜSHA YALNIZCA KÂĞITTAN VE MÜREKKEPTEN İBARET BİR NESNE DEĞİLDİR”
Van TSO Başkanı Takva; “Bin 700'lü yılların ikinci yarısında Van Gölü havzasının muhtemelen güney ya da batı kıyılarında Selim isimli bir hattatın kaleminden dökülen bu mukaddes emanet, birçok kişinin kütüphanesine misafir olduktan sonra günümüze ulaşmayı başarmış, tam 257 yıllık bir geçmişe sahip bile kolayı zamana ağır bir eser olarak önümüzde durmaktadır. Bu nüsha yalnızca kağıttan ve mürekkepten ibaret bir nesne değildir. Her sayfasında bu coğrafyanın soluğunu, ecdadın parmak izlerini ve nesilden nesile aktarılan bir kültürün çığlığını barındırıyor. Kıymetli katılımcılar, bu kıymetli yazma eser zaman nehrinden akarak 19. yüzyılın sonlarında bir dönem Selahaddin'in şehri olan Kudüs'e ulaşmış ve bugün hepimizin bildiği o köklü Halidiye kütüphanesindeki yerini almıştır. Dolayısıyla bugün burada aslında muazzam bir kültürel çemberi tamamlıyoruz. Van Gölü havzasından Kudüs'e uzanan ve 257 yıl sonra yeniden doğduğu topraklara getirdiğimiz bu vuslat hikayesini konuşuyoruz.” Diye konuştu.

“AHMED-İ HANİ BİZE SADECE ÖLÜMSÜZ BİR ESER BIRAKMADI”
Takva; “Ehmedê Xanî bize sadece ölümsüz bir eser bırakmadı. O, ilmin ve sanatın yaşayabilmesi için hamiliğe, asil bir sahiplenmeye ihtiyaç duyduğunu da fısıldadı. Bugün Van Ticaret ve Sanayi Odası olarak aradan geçen asırlara rağmen bu çağrıyı yeniden işitiyoruz. Elinizde tuttuğunuz bu nadide çalışma, şu anda tutmuyorsunuz elinizde, önünüzde duruyor, yalnızca bir metnin neşriyatından ibaret değildir. Sayfalarının arasında Van Gölü havzasının tarihi dokusu, Ahmed-i Hani'nin felsefesi, Yusuf Ziyaeddin Paşa'nın hayatı ve bu eserin asırlık serüveni de gizlidir. Biz bugün şehrimizin ekonomik ihtişamının yanına Van'ın ve bölgemizin asıl gücü olan kültürel zarafetini de eklemek istiyoruz. Çünkü Van hem medeniyet hem de ticaret şehridir.”

AYKAÇ: KÜRT DİLİNE, EDEBİYATINA, KÜLTÜRÜNE, FOLKLORUNA SAHİP ÇIKMAK, HİZMET ETMEK İÇİN CESARET İSTER
Kitabı Kudüs’teki aslından edinip derleyen ve hazırlayan isim olan Yaşayan Diller Enstitüsü Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Yakup Aykaç ise konuşmasında bu tür eserlerin basılmasında verilen desteğin önemine vurgu yaptı. Konuşmasında sık sık Ehmedê Xanî’nin eserlerin basılması ve yayımlanması konusundaki çağrılarını hatırlatan Aykaç, bu noktadaki desteğin çok büyük olduğunu söyledi. Aykaç konuşmasında: “Van'ımızın, hem coğrafyamızın, hem kültürümüzün tarihi adına son derece kıymetli bir gündür. Öyle düşünüyorum. Kürt diline, edebiyatına, kültürüne, folkloruna sahip çıkmak, hizmet etmek için biraz cesaret, samimi bir cömertlik istiyor. Bunu da Ahmet-i Xani'nin belirttiği gibi Kürtlerin bir hasretidir. Bizlerin bir erdemidir. Tarihte Seyyahlar, Oryantalistler, Kürtlerden bahsettikleri zaman, bu coğrafyaya geldikleri zaman ortak iki özelliğimizden bahseder. Bunun önemi belirttiğim gibi hem Memuzi'nin tam ve eksiksiz bir nüshası olması hem de elimizde bulunan en eski ikinci el yazma olmasıdır. Bu çok önemlidir. Eski el yazmalarımız var. Gündemde olan Alexander Jaban'ın koleksiyonu Kültür Bakanlığı tarafından basıldı. İçinde sanırsam 10'a yakın nüsha var.” dedi.

VAN TSO’YA ÖZEL TEŞEKKÜR ETTİ
Doç. Dr. Aykaç: “Yusuf Ziya Paşa'yı bu eserle tanımıyoruz. Yusuf Ziya Paşa aslında Kürtlerin tarihine, edebiyatına sözlükle girdi. El-Hediyyetü'l-Hamîdiyye fi'l-Lugati'l-Kürdiyye. Yani Kürtçe dilinde Abdülhamid'e Hediye diye bir sözlük yazıyor. Sözlüğün yayınlanma yılı önemlidir. 1887-90 arasında kaymakamlık yaptı. Eserini oluşturdu. 93'te 3 yıl sonra basılıyor. Van TSO'nun Bu çalışmaya öncülük etmesi ekonomik kalkınmanın kültürel köklerle birlikte yürümesi gerektiğinin en güzel misalidir. Bugün burada Berçelan’dan çeşitli köylerden, cami hücrelerinden, medrese köşelerinden, Bitlis'e, Mutki'ye, Mutki'den tekrar Kudüs'e, Kudüs'ten memleketi Van Gölü havzasına gelen bir eserin sadece tanıklığını etmiyoruz. Burada burada kesintiye uğramış, geçmişe ışık tutan bir hafızanın yeniden inşa edilmesinden bahsediyoruz. Eserin ilim ilim dünyasına, kültürel ve tarihsel hafızamıza hayırlı olmasını diliyor. Beni sabırla dinlediğiniz için şükranlarımı sunuyorum. Son olarak, son olarak bu çalışmanın Van'daki kurumlara örnek olmasını, bir gelenek haline gelmesini de temenni ediyorum. Buradan da diğer kurumlara seslenmiş olalım” şeklinde konuştu.

TAKVA’YI DUYGULANDIRAN SÖZLER
Aykaç kitap ile ilgili konuşurken yüzlerce yıl önce tarihe not düşülen sözler üzerinden Takva’ya özel bir teşekkür ederken başkan Takva o anlarda göz yaşlarına hakim olamadı. Bu tür eserlerin basımının ve sahiplenilmesinin ne kadar önemli olduğuna tarihden notlarla vurgu yapan Aykaç’ın bu sözlerinin ardından duygusal anlar yaşayan Takva, bu çalışmadaki emeğinden dolayı Aykaç’a tekrar tekrar teşekkür etti. Program aynı zamanda kitaba editörlük yapan Sami Çeliktaş ile, Van’da geçtiğimiz yıllarda kurulan Ehmedê Xanî Enstitüsü Merkez Koordinatörü Prof. Dr. Aram Mahir Taha’nın da eser ile ilgili konuşmaları ile devam etti. Programın ardından kitap ile hatıra fotoğrafı çekilirken tüm katılımcılara özel baskı kitaptan hediye edildi.




