Eğitim alanında birbirinden önemli adımların atıldığı ve son yıllarda okullaşma anlamında adeta devrime imza atıldığı bir dönemde Van’ın Gürpınar ilçesinde duyanlara şaşkınlık verecek bir karara imza atıldı. Edinilen bilgiye göre ilçedeki Topsakal İlkokulu’nun 60-65 yıllık okul binası için yıkım kararı alındı. Okulun yenilenmesi beklenirken okulundan olan öğrenciler ise mahalledeki taziye evine taşındı. Şehrivan’a ulaşan okulda bulunan öğrenci velileri 32 öğrencili mahalle okulundaki soruna dikkat çekti. Elektrik, ısıtma, lavabo ve tuvalet bulunmadığını söylediği taziye evinde ilkokul öğrencilerinin iki derslikte birleştirilmiş sınıflarda eğitim gördüğünü, ana sınıfı öğrencilerinin ise uygun ortam oluşturulamadığı için ders yapamadığını anlattı. Veli, binanın taziye amacıyla kullanıldığı günlerde eğitimin de kesintiye uğradığını, taziye nedeniyle derslere üç-dört gün ara verildiğini ifade ederken akıllara durgunluk veren bu durumun çözülmesi için çözüm çağrısı yaptı.

HAYRETE DÜŞÜREN UYGULAMA!
Van’ın Gürpınar ilçesindeki Topsakal İlkokulu’na ilişkin Şehrivan’a açıklamalarda bulunan bir veli, okul için alınan yıkım kararının ardından öğrencilerin taziye evinde eğitim görmek zorunda kaldığını söyledi. Yaklaşık 60-65 yıllık okul binasının fiziki açıdan yetersiz olduğunu belirten veli, Haziran 2026’da alınan yıkım kararının Gürpınar İlçe Millî Eğitim Müdürlüğüne eğitim öğretim yılının başladığı ilk hafta bildirildiğini ileri sürdü. Taziye evinde elektrik ve ısıtma sistemi bulunmadığını ifade eden veli, lavabo ve tuvalet eksikliğinin de çocukların günlük yaşamını zorlaştırdığını anlattı.

TAZİYE OLUNCA OKULA ARA VERİLİYOR İDDİASI!
Yaşanan sorunları Şehrivan aracılığı ile dile getiren veliler öğrencilerin uygun olmayan koşullarda eğitim görmesi, ihtiyaçlarını gidermeye çalışmasından endişe duyduklarını ifade ederek destek çağrısında bulundu. İddiaları dile getiren velilere göre ana sınıfı öğrencileri uygun bir sınıf ortamı oluşturulamadığı için ders yapamıyor; ilkokul öğrencilerinin eğitimi ise binada taziye düzenlendiğinde üç-dört gün kesintiye uğruyor. Kış şartlarıyla birlikte sorunların ağırlaşmasından kaygı duyduğunu belirten veli, yeni okul yapılana kadar konteyner sınıflar kurulmasını veya taziye evinin eğitim için uygun hâle getirilmesini istedi.

ÖĞRENCİLER TUVALET İÇİN MAHALLE CAMİSİNE GİDİYOR
Topsakal İlkokulu ve ana sınıfı binası için alınan yıkım kararının ardından derslerin taziye evine taşındığını anlatan veli, Haziran 2026’da alınan kararın İlçe Millî Eğitim Müdürlüğüne eğitim öğretim yılının ilk haftasında bildirildiğini öne sürdü. Aradaki yaklaşık üç aylık sürede yeni okul için çalışma yürütülebileceğini veya geçici bir eğitim alanı oluşturulabileceğini savundu. Taziye evinde eğitim için gerekli temel koşulların bulunmadığını belirten veli, 1. ve 2. sınıf öğrencilerinin bir derslikte, 3. ve 4. sınıf öğrencilerinin ise diğer derslikte birlikte eğitim gördüğünü aktardı. Binada elektrik, ısıtma, lavabo ve tuvalet bulunmadığını söyleyen veli, öğrencilerin yaklaşık 80 metre uzaklıktaki caminin tuvaletini kullanmak zorunda kaldığını ifade etti. Caminin ve tuvaletin öğretmenlerin göremediği bir noktada bulunduğunu belirterek çocukların güvenliği konusunda endişelerini dile getirdi.

VELİLER: ANA SINIFI ÖĞRENCİLERİ DERS YAPAMIYOR
Köydeki toplam 32 öğrencinin 6-7’sinin ana sınıfına devam ettiğini söyleyen veli, uygun bir derslik oluşturulamadığı için ana sınıfı öğrencilerinin eğitim alamadığını belirtti. Köyde görev yapan üç öğretmenden ikisinin ilkokul öğrencilerine ders verdiğini, ana sınıfından sorumlu öğretmenin ise uygun ortam olmadığı için ders işleyemediğini anlattı. Veli, taziye evinde taziye düzenlendiğinde eğitime üç-dört gün ara verildiğini de ifade etti. Kış aylarında soğuk havanın öğrenciler ve öğretmenler açısından daha büyük zorluklara yol açabileceğini belirterek geçici konteyner okul kurulmasını veya taziye evinin eğitim için uygun hâle getirilmesini istedi. Veli ayrıca, ilgili kurumlardan hiçbir yetkilinin köye gelerek durumu yerinde incelemediğini iddia etti.

ŞEHRİVAN’A ULAŞAN VELİDEN YETKİLİLERE ÇÖZÜM ÇAĞRISI
Şehrivan’a ulaşan bir veli, okulun yıllardır fiziki açıdan yetersiz olduğunu ve yenilenmesi için 7-8 yıldır başvuruda bulunduklarını belirtti. Yıkım kararının eğitim öğretim yılının ilk haftasında bildirilmesinin süreci zorlaştırdığını söyleyen veli, okulun önceden yıkılıp yeniden yapılması için çalışma yürütülebileceğini savundu. Taziye evinde elektrik, ısıtma, lavabo ve tuvalet bulunmadığını, öğrencilerin iki sınıfta bir arada eğitim gördüğünü aktaran veli, özellikle küçük yaştaki çocukların camiye giderken güvenlik riskiyle karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Daha önce aynı köyde öğretmenlik yaptığını ve bir öğrencisinin kuduz olduğunu söylediği bir köpek tarafından ısırıldığını belirten veli, çocukların güvenliği konusunda ciddi endişe duyduklarını söyledi. Yeni okul yapılana kadar konteyner sınıflar kurulabileceğini veya taziye evinin üst katının eğitim için düzenlenebileceğini kaydeden veli, yetkililerden kalıcı ya da geçici bir çözüm beklediklerini ifade etti.

“YIKIM KARARI EĞİTİM ÖĞRETİM YILININ İLK HAFTASINDA BİLDİRİLMİŞ”
Haziran 2026’da okul için yıkım kararı alındığını, ancak kararın Gürpınar İlçe Millî Eğitim Müdürlüğüne eğitim öğretim yılının ilk haftasında bildirildiğini öne süren veliler aradaki sürede yeni okul için çalışma yürütülebileceğini savundu. Okulun, yıkım kararı nedeniyle eğitim yapılamayacağı belirtilerek kapatıldığını anlatan veli, şunları söyledi: “Köyümüzde yaklaşık 60-65 yıllık bir ilkokul ve ana sınıfı bulunuyor. Öğretmenler için lojman olmadığı için öğretmenler her gün gidip geliyor. Okulun yenilenmesi için yaklaşık 7-8 yıldır her yıl dilekçe veriyoruz. Çünkü okul oldukça eski ve fiziki açıdan yetersiz. Sınıflar farklı yerlerde, ana sınıfı ayrı bir binada bulunuyor. Lavabolar ise okul binasının içinde değil, bahçede yer alıyor. Bu yıl yaptığımız başvurunun kabul edildiğini düşünüyoruz. Haziran 2026’da okul için yıkım kararı verilmiş. Ancak bu karar, o tarihte Gürpınar İlçe Millî Eğitim Müdürlüğüne bildirilmemiş. Bildirim, eğitim öğretim yılının başladığı ilk hafta yapılmış. Oysa aradaki yaklaşık üç aylık sürede okulun yıkılıp yeniden yapılması için çalışma yürütülebilirdi. Ancak eğitim öğretim yılı başladıktan sonra okul hakkında yıkım kararı bulunduğu ve burada eğitim yapılamayacağı belirtilerek okul kapatıldı.”

“DERSLER ŞU AN TAZİYE EVİNDE YAPILIYOR”
Taziye evinde elektrik, ısıtma, lavabo ve tuvalet bulunmadığını söyleyen veli, 1. ve 2. sınıfların bir derslikte, 3. ve 4. sınıfların ise diğer derslikte eğitim gördüğünü belirterek şunları anlattı: “Bölgenin kış şartları da göz önünde bulundurulduğunda, okulun mevcut durumu öğrenciler ve öğretmenler açısından ciddi zorluklar oluşturuyor. Okulun tek bir binadan oluşmaması, sınıfların farklı yerlerde bulunması ve lavaboların dışarıda olması da fiziki yetersizlikleri artırıyor. Okulun yıkım kararı eğitim öğretim yılının başladığı ilk hafta bildirilmiş. Ardından Gürpınar Kaymakamlığı, ‘Yıkım kararı geldi, bu okulda ders yapamazsınız, burası yasak’ demiş. Öğretmenler ve köylüler de ne yapacaklarını bilememiş. Gürpınar İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü ve kaymakamlıktan herhangi bir çözüm sunulmayınca köylüler, derslerin taziye evinde yapılmasına karar vermiş. Ancak taziye evinde eğitim için uygun koşullar yok. Elektrik sistemi, lavabo ve tuvalet bulunmuyor. İki sınıfta eğitim veriliyor. Bir sınıfta 1. ve 2. sınıflar, diğer sınıfta ise 3. ve 4. sınıflar ders görüyor. Koridor olmadığı için 1. ve 2. sınıflardaki öğrenciler lavaboya gitmek istediklerinde 3. ve 4. sınıfların bulunduğu sınıfın içinden geçmek zorunda kalıyor. Bu şartlarda öğretmenler nasıl ders işleyecek, öğrencilerin motivasyonu nasıl sağlanacak? Üstelik taziye evinde ısıtma sistemi de yok.” diye konuştu.

“MADEM ÖYLE TAZİYE EVİ OKULA DÖNÜŞTÜRÜLSÜN”
Öğrencilerin tuvalet ihtiyacı için yaklaşık 80 metre uzaklıktaki camiye gittiğini söyleyen veli, bu güzergâhta köpek saldırısı yaşanmasından endişe duyduğunu belirtti. Çocukların güvenliği için önlem alınmasını isteyen veli, şöyle konuştu: “Şu anda taziye evinin tamamen düzenlenerek bir ilkokula dönüştürülmesini istiyoruz. Eğitim iki sınıfta, lavabosuz ve yetersiz koşullarda sürdürülmemeli. Isınma için klima getirilmeli, elektrik sistemi kurulmalı. Öğretmenler bilgisayarlarını henüz okuldan alamamış. Örneğin fotokopi çekmeleri gerektiğinde taziye evinden çıkıp yaklaşık 20 metre uzaklıktaki okula giderek işlemlerini yapmak zorunda kalıyorlar. Taziye evinde lavabo olmadığı için öğrenciler ihtiyaçlarını karşılamak üzere yaklaşık 80 metre uzaklıktaki camiye gitmek zorunda kalıyor. Ancak cami ve lavabo öğretmenlerin göremediği bir noktada bulunuyor. Bu durum öğrencilerin güvenliği açısından ciddi risk oluşturuyor. Öğrencilerin dışarı çıktığında başlarına ne geleceğini, bir köpek saldırısına uğrayıp uğramayacaklarını bilemiyoruz. Üstelik kış şartları da düşünüldüğünde çocukların soğukta bu mesafeyi gidip gelmesi büyük bir sorun. Ben de üç yıl önce o köyde öğretmenlik yapıyordum. O dönemde öğrencilerimden birini kuduz bir köpek ısırmıştı ve köy altı ay karantinaya alınmıştı. Bu nedenle öğrencilerin lavaboya giderken karşılaşabilecekleri tehlikeler konusunda ciddi endişelerimiz var.” diye aktardı.

“İDARE EDİN DENİLDİ” AMA MAHALLELİ İDARE EDEMİYOR…
Taziye evinin iki katlı olduğunu, üst katın bir bölümünde imamın yaşadığını, diğer bölümünde ise birkaç oda bulunduğunu belirten veli, üst katın da eğitim için uygun hâle getirilebileceğini ifade ederek yetkililere çağrıda bulundu: “Yıkım kararı geldiği için Millî Eğitim Müdürlüğü ekip göndererek okulu iki gün içinde yıkabilir. Okul parça parça yapılardan oluştuğu için yıkılması da oldukça kolay. Yeni okul yapılana kadar buraya bir konteyner okul kurulabilir. Ancak taziye evinde eğitimin bu şekilde devam etmesi mümkün değil. Taziye evi iki katlı. Üst katın bir bölümünde imam oturuyor, diğer bölümünde ise birkaç oda bulunuyor. Millî Eğitim Müdürlüğü, üst katın düzenlenmesinin maliyetli olacağını ve burayı eğitim için uygun hâle getiremeyeceklerini söyleyerek öğrencilerin alt katta eğitimlerine devam etmelerini istemiş. Oysa üst kat düzenlenebilirse eğitim için oldukça uygun bir alan oluşturulabilir. Ben şu anda inşaat firmalarında çalışıyorum. Firmalar, birkaç işçi için bile 7-8 konteyner getirebiliyor. Bu nedenle geçici bir konteyner okul kurulması için de girişimlerde bulunduk. Ancak yetkililer, ‘Yıkım kararı geldi, yeni okul yapılana kadar burada idare edin’ diyor. Konteyner talebimizi de ilettik fakat herhangi bir çözüm üretilmedi. Yıkım kararı olduğu gerekçesiyle yapabilecekleri bir şey olmadığını söylüyorlar. Ben bu köyde 4-5 yıl bulunduğum için durumu yakından biliyorum. Ne yazık ki yetkililere derdimizi anlatmakta zorlanıyoruz.”

VELİLER: ÖĞRETMENLER VE KÖYLÜLER KENDİ HÂLLERİNE BIRAKILMIŞ
Sorunun yaşanmasına rağmen Gürpınar Kaymakamlığı ile ilçe ve il Millî Eğitim müdürlüklerinden hiçbir yetkilinin köye gelerek öğrencilerin, öğretmenlerin ve köylülerin yaşadığı mağduriyeti yerinde incelemediğini öne süren veli, şunları söyledi: “Bu sorun yaşanmasına rağmen ne Gürpınar Kaymakamlığından ne de ilçe veya il Millî Eğitim Müdürlüğünden herhangi bir yetkili köye gelip öğrencilerin, öğretmenlerin ve köylülerin ne durumda olduğunu yerinde incelemedi. Sorunun nasıl çözülebileceğini araştıran kimse yok. Öğretmenler ve köylüler kendi hâllerine bırakılmış, bütün sorumluluk öğretmenlerin üzerine yüklenmiş durumda. Şu anda köyde üç öğretmen görev yapıyor. İki öğretmen, 1. ve 2. sınıflar ile 3. ve 4. sınıflara eğitim veriyor. Bir öğretmen ise ana sınıfından sorumlu. Ancak uygun bir sınıf ortamı bulunmadığı için ana sınıfı öğrencilerine eğitim verilemiyor.”




