Van’da Kurban Bayramı öncesi cadde ve kaldırımlarda satılan gıda ürünleri, kentte uzun yıllardır tartışılan gıda güvenliği sorununu yeniden gündeme taşıdı. Bayram yoğunluğuyla birlikte denetimsiz şekilde satışa sunulan sebze, meyve et, ciğer, dürüm ve kuruyemiş ürünleri; hijyen eksikliği ve uygun olmayan saklama koşulları nedeniyle halk sağlığı açısından ciddi risk oluşturuyor. Özellikle açıkta bekletilen gıdaların her bayram benzer görüntülerle yeniden gündeme gelmesi, kentte denetim ve kayıt sistemine yönelik tartışmaları da artırırken, uzmanlar görünmeyen tehlikelere karşı vatandaşları uyarıyor. Kurban Bayramı öncesi Van’daki gıda güvenliği tablosunu Şehrivan’a değerlendiren Gıda Mühendisi Sedad Bayık, önemli açıklamalarda bulundu.
HER BAYRAM AYNI MANZARALAR!
Van’da her bayram öncesi aynı manzaraların yaşandığını belirten Bayık, “Her bayram öncesi Van'da aynı görüntülerle karşılaşıyoruz, her yıl aynı uyarıları yapıyoruz yine aynı değişen bir şey yok. Sorun şu bir sistem sorunu var. Açıkta satılan gıdalarda sıcaklık kontrolü tamamen ortadan kalkıyor. Mikroorganizmalar elverişli ortamda on dakikada bir ikiye bölünerek çoğalıyor. Bayram sıcağında tezgahın üzerinde bekleyen et, ciğer, lokum, kuruyemiş bunların hepsi adeta bir üretim alanına dönüşüyor; mikroorganizma üretiyor. Vatandaş görünüşe bakıyor, fiyata bakıyor, oysa asıl tehlike gözle görülmüyor.” Dedi.
BAYIK: SAKATATIN BİR KISMI KAÇAK KESİMLERDEN GELDİĞİNİ BİLİYORUZ
Sokakta satılan ve bayramda tüketimi tavan yapan dürüm ve ciğer gibi ürünlerdeki tehlikeyi dile getiren Bayık, “Dürümde risk katmanlı. Sadece et değil; et, sos, salata, eller, tezgah bunların her biri ayrı bir bulaşma noktası. Ciğer meselesinde ise durumu daha da ağırlaştıran bir gerçek var: karaciğer, böbrek, akciğer bunlar hayvanın filtre organları. Veteriner denetiminden geçmeden sokaklara inen sakatatın bir kısmının bayramlarda yapılan kaçak kesimlerden geldiğini biliyoruz.”
“ZEHİRLENME VAKALARI ŞEFFAF PAYLAŞILMIYOR"
“Vatandaş fiyatın ucuzluğunu görüyor, arkasındaki riski görmüyor. Van özelinde bu tablonun yarattığı gıda zehirlenmesi vakalarına ilişkin veriler ise ne yazık ki kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılmıyor. Bu da ayrıca konuşulması gereken bir başlık. ” diye konuştu . Sokaktaki hijyen durumunu ve Van’a yapılan bazı benzetmelere dikkat çeken gıda mühendisi SedAT Bayık, sahadaki acı gerçekleri şu çarpıcı kıyaslamayla aktardı: “Sahada gördüklerimden konuşayım. Satıcı hem parayla ilgileniyor hem etle elde eldiven yok, bone yok. Ürünün nereden geldiği, hangi koşullarda taşındığı bilinmiyor. Etiket yok, menşe bilgisi yok, veteriner onayı yok. Van'ı sosyal medyada Hindistan'a benzetenler çıkıyor; bu benzetmenin yanlış olduğunu söylemiştim; çünkü o görüntülerdeki seyyar satıcılar 2014'te devlet güvencesine alındı, kayıtlı kişiler. Van'da bayramlarda sokaklarda et satan kişilerin ise hiçbirine dair herhangi bir bilgiye sahip değiliz. Herhangi bir işletme numarası yok, kayıt yok, denetim yok.” Diye aktardı.
BAYIK: ÇAPRAZ BULAŞMA EN ÇOK GÖZDEN KAÇAN RİSK
Özellikle çiğ etle temas eden ekipmanların farklı gıdalarda kullanılmasının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade eden Bayık, “Et alırken mutlaka ruhsatlı kasap tercih edin. Aldığınız eti hemen soğuk zincire alın. Çiğ etle temas eden bıçağı, kesme tahtasını aynı anda başka gıda için kullanmayın çapraz bulaşma Van'da en çok gözden kaçan risklerden biri. Özellikle çocukların hamilelerin ve yaşlılar büyük risk altında.” Şeklinde konuştu.
“RENK KODLU GIDA GÜVENLİĞİ SİSTEMİ UYGULANABİLİR”
Van için daha önce “renk kodlu gıda güvenliği sistemi” önerisini gündeme getirdiğini söyleyen Bayık, “Ben Van'a "renk kodlu gıda güvenliği sistemi" önerisini daha önce de gündeme getirdim. Yeşil denetimden geçmiş, güvenli. Sarı dikkat edilmesi gereken. Kırmızı riskli. Vatandaş bunu görsün, seçimini ona göre yapsın. Bu sistem hayata geçseydi Van, gıda güvenliğinde Türkiye'ye örnek olabilirdi. Ama henüz o noktada değiliz.”dedi.
“DENETİMLER BAYRAM BOYUNCA SIKLAŞTIRILMALI”
Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile belediye ekiplerinin bayram süresince sahadaki denetimleri artırması gerektiğini belirten Gıda Mühendisi Bayık, şöyle devam etti: “Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Van Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerin zabıta ekiplerinin bayram boyunca sokak taramalarını sıklaştırması gerektiğine; vatandaşın ise mutlaka mühürlü, belgeli ve güvenilir kasapları tercih etmesi gerekmektedir.” İfadelerini kullandı
BAYIK: VAN’IN KALICI BİR GIDA GÜVENLİĞİ SİSTEMİNE İHTİYACI VAR
Açıkta satılan et ve sakatat ürünlerinin yalnızca sıcak hava nedeniyle değil; egzoz dumanı, toz ve sinek teması nedeniyle de ciddi risk taşıdığına dikkat çeken Gıda Mühendisi Bayık, “Bayram öncesi Van sokaklarında oluşan kontrolsüz gıda düzeni ciddi bir halk sağlığı sorununa dönüşmüş durumda. Açıkta satılan et ve sakatat ürünleri sadece sıcak havayla değil; egzoz dumanı, yol tozu ve sinek temasıyla da risk taşıyor.” Şeklinde konuştu.
"BOZULMUŞ ÜRÜN HER ZAMAN KÖTÜ KOKMAZ”
Sokaktaki bu görünmez tehdidin mikrobiyolojik boyutuna ve taşıdığı dile getiren Bayık Sözlerini şöyle noktaladı, “En büyük tehlike ise vatandaşın görmediği yerde başlıyor; çünkü bozulmuş bir ürün her zaman kötü görünmez ya da kötü kokmaz. Özellikle denetimsiz sakatat ürünleri brusella, salmonella ve parazit gibi hastalıklar açısından büyük risk oluşturuyor. Sokakta aynı anda hem para hem etle temas edilmesi, eldivensiz çalışma ve açıkta bekleyen ürünler bulaşma riskini artırıyor. Van’ın artık geçici çözümler yerine kalıcı bir gıda güvenliği sistemi kurması gerekiyor.” dedi





