Van'da son yıllarda artan yapılaşma ve betonlaşma, kentin geleceği açısından endişeleri de beraberinde getiriyor. Özellikle nüfusun yoğunlaştığı bölgelerde yeşil alanların yerini beton yapıların alması, çevre uzmanlarının dikkat çektiği en önemli sorunlardan biri olarak öne çıkıyor. Çevre Mühendisi Şeref Sayan, kentteki kontrolsüz betonlaşmanın yalnızca estetik bir sorun olmadığını, doğrudan ekolojik dengeyi etkileyen ciddi bir çevre problemi haline geldiğini belirtti.

Van'da yoğun yapılaşmanın hava kalitesini düşürdüğünü, sıcaklıkları artırdığını ve su yönetimini olumsuz etkilediğini ifade eden Sayan, “Van İli orman varlığı kapsamında ülkenin en az alana sahip şehirlerinden olup yaklaşık 45 bin hektarlık alan bulunmaktadır. Bozkır bitki örtüsüne sahip olan Van İlinde ormanlık alan tüm alanının sadece yüzde 2’lik kısmının oluşurmaktadır. Van ve çevre illerin yoğun volkanik ve tektonik geçmişi nedeniyle tortul ve magmatik kayaç yapılarına sahip olup, yüksek rakımlara sahiptir. Yeşil alanların azlığı bölgede ekolojik koridorların hava kalitesini iyileştirme, iklimi dengeleme, su yönetimini sağlama ve biyoçeşitliliği koruma gibi performans kriterleri üzerinde negatif bir etki yaratmaktadır. Bundan dolayı da kentsel sürdürülebilirlik ilkelerine uygun olarak alanların ekolojik ve sosyal yeterliliğinin azlığı ortaya çıkmaktadır. Ayrıca yeşil alan eksikliğinden kaynaklı hava kalitesinin iyileştirilmesinde ve yutak alanların oluşturulmasın da yani bitkilerin karbondioksiti emme ve oksijen üretme kapasiteleri düşük kalmaktadır.” Dedi

Hem meslek hem gelir kapısı: Van’da kadınlar kültürel mirası geleceğe taşıyor!
Hem meslek hem gelir kapısı: Van’da kadınlar kültürel mirası geleceğe taşıyor!
İçeriği Görüntüle

“KENT DOĞASINI OLUMSUZ ETKİLEMEKTEDİR”

Van’daki yoğun betonlaşmanın kent doğası üzerinde olumsuz etkilediğini dile getiren Sayan, “Van'da artan yoğun yapılaşma ve betonlaşma; yeşil alanların hızla azalmasına, hava kalitesinin düşmesine, sıcaklıkların artmasına ve su yönetimi sorunlarına yol açarak kent doğasını olumsuz etkilemektedir. Yerel dokunun ve peyzajın zarar görmesi, Van Gölü havzasındaki ekolojik dengeyi tehdit etmektedir. Yeşil alanlar sıcaklığı absorbe ettiğinden betonlaşan yerlerde sıcaklığın yükselmesine sebep olmakla beraber hava kirliliğinde de önemli olan partüküllerin tutulma oranını azaltmaktadır. Betonlaşan zeminler yağışların su emilimini önlediğinden altyapı sorunlarının tetiklemektedir. Betonlaşan kentler bitki örtüsü alanlarını daraltarak ekosistem tahribatlarına neden olmaktadır.(Kuşların ve sucul canlıların yaşam alanına müdahale gibi).” İfadelerini kullandı.

“KİŞİ BAŞINA DÜŞEN YEŞİL ALAN BİREYİN YAŞAMINA DOĞRUDAN ETKİ ETMEKTEDİR”

Van’da kişi başı düşen yeşil alan miktarının düşük olduğunu aktaran Çevre Mühendisi Sayan şöyle devam etti: “Van İlinde kişi başı yeşil alan miktarı olması gereken düzeyden oldukça düşük olup, 70 metrekaredir. Dünya genelinde bu oranlar 10-15 metrekare arasındadır. Kişi başına düşen yeşil alan bireyin yaşamına doğrudan etki etmektedir. Şöyle ki; Yeşil alanlar tansiyonu ve kardiyovasküler riskleri düşürerek kalp sağlığını korur. Korbondioksitin emilip oksijenin üretilmesi ile temiz hava ile kişiyi solunum yolu hastalıklarına karşı korur. Parklar-yeşil alanlar hareketli alanlar olup, obeziteyi azaltmada etkindirler. Parklar ve yeşil alanlar stresin atılması ve sosyal yaşamın kuvvetlenmesine olumlu etki eder. Yaşlıların ve çocukların güvenli yaşam alanlarıdır. Yeşil alanlar doğanın klimalarıdır diyebiliriz.” Dedi

“FİDAN DİKİM KAMPANYALARI YAPMAK GEREKİYOR”

Yeşil alanlarının korunmasına için yerel yönetime çağrıda bulunan Şeref Sayan sözlerini öyle noktaladı: “Yerel yönetimler, şehirlerdeki park, bahçe ve yeşil alanların planlanması, yapımı, bakımı ve korunmasından birinci derecede sorumludur. Bu görevler halkın sağlıklı bir çevrede yaşamasını sağlamak için yasal düzenlemelerle belediyelere ve mahalli idarelere verilmiştir. Belediyeler şehiriçi ekolojik koridorlar, mesire alanları ve çocuk parkları yapmalıdır. Ayrıca imar planlamasında ekolojik yaşam alanlarını ayırmalıdır. Tarım ve Orman Bakanlığı Anayasa'nın 169. maddesine göre ormanlık alanların korunması ve sahalarının genişletilmesi doğrudan sorumludur. Ormanlık alanları artırmak için fidan dikim kampanyaları yapmak, yanan veya zarar gören alanları hızla yeniden yeşertmek, meraları ve boş toprakları korumak gerekir. Kağıt tüketimini azaltıp geri dönüşüme önem vererek mevcut ağaçlar korunmalıdır.” Diye konuştu.

Muhabir: NECMETTİN DURSUN