2011 Van depreminin üzerinden 15 yıl geçerken, kentteki deprem riski yeniden gündeme geldi. Van ve çevresinde 2011-2026 yılları arasında 20 binden fazla depremin meydana geldiğini belirten Van YYÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdi Alkan, özellikle Van Fay Zonu ile Erciş Fay Zonu arasındaki bölgenin mercek altına alınması gerektiğini vurguladı. Alkan, 2015 yılından sonra iki fay zonu arasında 4’ten büyük yaklaşık 30 depremin kaydedildiğini belirterek bölgedeki fayların ve sismik hareketliliğin ayrıntılı araştırılmasının önemine dikkat çekti.

VAN FAY ZONU İLE ERCİŞ FAY ZONU ARASINDA YAKLAŞIK 30 DEPREM KAYDEDİLDİ
23 Ekim 2011 tarihinde saat 13.41'de merkez üssü Van'a yaklaşık 17 kilometre uzaklıktaki Tabanlı köyünde 7,2 büyüklüğündeki deprem, kentte büyük yıkıma ve can kayıplarına neden oldu. Yaklaşık 25 saniye süren depremin üzerinden 15 yıl geçerken, bölgedeki sismik hareketlilik ve muhtemel depremlere yönelik bilimsel çalışmalar devam ediyor. Van YYÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdi Alkan, bölgede meydana gelen depremlerin dağılımı, fay zonlarıyla ilişkisi ve gelecekte oluşabilecek depremlerin özelliklerine yönelik araştırmalar yürüttüklerini söyledi. Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alkan, Van ve çevresindeki deprem hareketliliğine ilişkin yürüttükleri çalışmalarda, depremlerin büyük bölümünün sığ odaklı olduğuna dikkat çekerek, 2015 yılından sonra Van Fay Zonu ile Erciş Fay Zonu arasında 4'ten büyük yaklaşık 30 depremin kaydedildiğini ifade etti.

"30 DEPREM İKİ FAY ZONU ARASINDA YOĞUNLAŞTI"
2015 yılından sonra 4'ten büyük yaklaşık 30 depremin bu iki fay zonu arasında yoğunlaştığını dile getiren Alkan, "Bu depremlerin bu iki fay zonu arasındaki bölgede yoğunlaştığını görüyoruz. Deprem mekanizmalarına ve çözümlerine baktığımızda da bu depremlerin bölgedeki faylarla uyumlu olduğunu tespit ediyoruz. MTA, 2026 yılı içerisinde diri fay haritasını güncelledi. Bu, oldukça önemli ve kıymetli bir çalışma. Biz de buna katkı sunmak amacıyla MTA'nın diri fay haritasında yer almayan ancak önceki çalışmalarda belirlenmiş olan diri fayları inceliyoruz. Bununla birlikte, jeofizik parametrelerle yeryüzünde devam eden gömülü yapıların uzanımlarını ve doğrultularını belirleyebilecek yöntemler kullanarak bu fayların devam edip etmediğini ve nereye kadar uzanabileceğini öngörmeye çalışıyoruz. Aynı zamanda deprem öngörü parametreleri üzerinden gelecekte hangi bölgelerde ne tür depremlerin meydana gelebileceği ve bunlara yönelik ne gibi önlemler alınabileceği konusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz" diye konuştu.

"İKİ FAY ZONU ARASINDAKİ BÖLGEYE ODAKLANILMASI GEREKİYOR"
Van Fay Zonu ile Erciş Fay Zonu arasında meydana gelen depremlerin dağılımına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Alkan, "Van Fay Zonu ile Erciş Fay Zonu arasındaki faylarda ve bunlarla ilişkili segmentlerde depremlerin meydana geldiğini görüyoruz. Yürüttüğümüz çalışmada, bu iki fay zonu arasındaki bölgeye odaklanılması gerektiğini daha net bir şekilde ortaya koyan sonuçlara ulaşıyoruz. Burada vatandaşları ilgilendiren en önemli soru ise deprem olup olmayacağı ve bizim depreme ne kadar hazır olduğumuzdur. Günümüz itibarıyla depremin yerini ve zamanını kesin olarak belirleyebilecek bir teknolojiye sahip değiliz. Ancak depremin hangi bölgede meydana gelebileceğini ve muhtemel büyüklüğünü değerlendirebilecek bilimsel altyapıya sahibiz. Dolayısıyla bu bilimsel veriler doğrultusunda farklı kurumların bir arada ve koordineli şekilde çalışmasıyla deprem gerçeğine karşı önlem alabiliriz" şeklinde konuştu.





