DEM Parti’nin önümüzdeki ilkbaharda gerçekleştireceği büyük kongre öncesi parti kulislerinde dikkat çeken gelişmeler yaşanıyor. Kongrenin parti yönetiminde önemli değişikliklere sahne olabileceği konuşulurken, tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın geleceği de gündemin öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor. Demirtaş’ın tahliye edilmesi halinde büyük kongrede eş genel başkanlığa aday olabileceği iddiası Ankara kulislerini hareketlendirdi. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın Demirtaş’a ilişkin “İnşallah büyük kongrede beraber olacağız” sözleri ise söz konusu iddiaları daha da güçlendirdi.

İLKBAHARDAKİ BÜYÜK KONGREDE DEMİRTAŞ BEKLENTİSİ
Seçimlere katılabilmek için gerekli yasal şartları yerine getirmek amacıyla geçtiğimiz günlerde sembolik bir kongre gerçekleştiren DEM Parti, asıl büyük kongre için ilkbahar aylarını işaret etti. Eş Genel Başkan Tuncer Bakırhan’ın Selahattin Demirtaş’ın da büyük kongrede yer alabileceğine yönelik açıklamaları, Ankara kulislerinde yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Parti kulislerinde, olası bir tahliye halinde Demirtaş’ın DEM Parti yönetiminde yeniden aktif rol üstlenerek eş genel başkanlığa aday olabileceği iddiası konuşulmaya başlandı.

PARTİNİN YENİ ADI "DEMOKRATİK CUMHURİYET HAREKETİ" Mİ OLACAK?
Kongre sürecine ilişkin tartışmalar yalnızca liderlik değişimiyle sınırlı değil. Tuncer Bakırhan ve partinin önde gelen isimlerinden Pervin Buldan’ın kısa süre önce duyurduğu “Demokratik Cumhuriyet Hareketi” çıkışı, yaklaşık bir yıldır konuşulan isim değişikliği iddialarını yeniden alevlendirdi. Siyasi kulislerde, yeni başlatılacak bu hareketin partinin yeni ismi olabileceği değerlendiriliyor.

DEVLET BAHÇELİ'NİN ÇAĞRISI
Selahattin Demirtaş ve eski HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın tahliye ihtimali, devam eden İmralı Süreci bağlamında siyasetteki en sıcak başlıklardan birini oluşturuyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kararlarına dikkat çeken MHP kanadı, tahliyeler için yeni bir yasal düzenlemeye gerek olmadığını savunurken; MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin süreç boyunca sıklıkla dile getirdiği “Demirtaş evine, Öcalan umuda” çağrısı bu yöndeki beklentileri güçlendirdi.





