Van Gölü’nün korunması amacıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan himayelerinde yürütülen “Van Gölü Havzası Koruma Eylem Planı” kapsamında sürdürülen çevre yatırımları ve rehabilitasyon çalışmaları yerinde incelendi. Sıfır Atık Vakfı öncülüğünde düzenlenen programda, Van Gölü çevresinde bugüne kadar tamamlanan 23 proje, devam eden 32 yatırım ve planlanan 20 yeni çalışma değerlendirilirken; dip çamuru temizliği, ileri biyolojik arıtma tesisleri, kıyı düzenlemeleri ve çevresel sürdürülebilirliğe yönelik projelerin bölgenin geleceği açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı. Van Su ve Kanalizasyon İdaresi Merkez İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi’nde gerçekleştirilen programa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Burak Demiralp, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samet Ağırbaş, Ozan Balcı, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gülşen Orhan ve AK Parti Van Milletvekili Kayhan Türkmenoğlu katılırken, konuşmalarda Van Gölü’nün korunmasına yönelik çalışmaların hem çevresel hem de kültürel açıdan büyük önem taşıdığına dikkat çekildi.

BAKAN YARDIMCISI DEMİRALP: SIFIR ATIK HAREKETİ ÜLKEMİZ İÇİN BİR MİLAT
Program kapsamında konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Burak Demiralp, Sıfır Atık Hareketi’nin küresel bir milat olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Bu sorumluluk bilinciyle 2017 yılında Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyonu ve saygıdeğer Emine Erdoğan hanımefendinin öncülüğünde hayata geçirmiş olduğumuz Sıfır Atık Hareketi ülkemiz için tarihi bir milattır. Sadece bir atık yönetim hamlesi olarak değil, bir kaynak koruma ve yaşam felsefesi olarak başlayan bu hareket sayın hanımefendinin şahsi gayreti ve küresel ölçekteki liderliği sayesinde sınırları aşmıştır. Birleşmiş Milletlerin kararıyla da 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü olarak ilan edilmiştir. Türkiye'nin başlattığı bu kıvılcım tamamıyla tüm dünyanın her yerine dağılmıştır ve somut gösterge olarak da geçmiştir.” dedi.
“VAN GÖLÜ’NÜN GELECEĞİNİ KURTARACAK ADIMLAR ATIYORUZ”
Bakanlığın vizyon projelerinin sahadaki en somut örneğinin Van Gölü Havzası olduğunu vurgulayan Demiralp, bölgedeki yatırımların detaylarını paylaştı; “Bugün burada Van Gölü Havza Koruma Eylem Planı kapsamında gölümüzün geleceğini kurtaracak adımlar atıyoruz. Yani bakanlıklarımızın hepsi Van'a çok ciddi yatırımlar yaptılar ve bunları da süreç içerisinde görüyoruz. Van Merkez İleri Biyolojik Atık Sulu Arıtma Tesisi ile alakalı kirlilik baskısını kökten durduruyor. Kıyı şeridimizi bugüne kadar 2 milyon metreküpten fazla balçıktan arındıracak dip çamuru temizleme faaliyetlerini de titizlikle yürütüyoruz.”

DEMİRALP: VAN GÖLÜ'NÜN YAŞAYAN BİR MİRAS OLARAK GELECEĞE TERTEMİZ ŞEKİLDE TAŞIYACAĞIZ
Demiralp konuşmasının devamında; “Sadece suyumuzu değil toprağımızı da koruma altına alarak hayata geçirmiş olduğumuz Van Entegre Katı Atık Tesisi ile atığı bertaraf ediyoruz. Bölgedeki vahşi depolama alanlarını da ıslah ederek geri kazanılan metan gazından enerji üretiyor, atığı çevreci bir kaynağa dönüştürüyoruz. Daha birçok projeyi içinde bulunduran bu bütünleşik vizyonla Van Gölü’nün yaşayan bir miras olarak geleceğe tertemiz şekilde taşıyacağız.” ifadelerini kullandı.
VALİ BALCI: EYLEM PLANI ÇERÇEVESİNDE GÜZEL İŞLER YAPIYORUZ
Toplantıda yer alan eylem planı çerçevesindeki faaliyetleri değerlendiren Van Valisi Ozan Balcı, Emin Erdoğan öncülüğünde yürütülen eylem planının önemine vurgu yaparak; “Van Gölü havza, eylem, plan çerçeve içerisinde çok güzel işler yapıyoruz.” dedi. Balcı plan ile ilgili olarak, “Van Gölü Koruma Eylem Planı kapsamında bugüne kadar çok büyük yatırımlar yapıldı. Şu ana kadar yaklaşık 10 milyar liraya yakın bir yatırım hayata geçirilmiş oldu. İleri biyolojik arıtma tesisi, katı atık bertaraf ve enerji üretim tesisi, sahil yolunun yapılması, arkasındaki bin dönümlük rekreasyon alanı, dip çamuru temizliği ve ilçelerde yapılan atık su arıtma tesisleri bu çalışmaların başında geliyor. Çünkü Van Gölü kapalı bir havza olduğu için yalnızca merkezde değil, ilçelerdeki arıtma sistemlerinin de kurulması gerekiyordu. Bu anlamda önemli ve güzel çalışmalar gerçekleştirildi.” ifadelerini kulandı

VAN GÖLÜ SU YÜZEYİ İÇİN 165 MİLYON LİRALIK YENİ MÜJDE
Bitlis ile ortaklaşa yürütülecek yeni bir temizlik projesinin müjdesini veren Balcı, projenin başlama tarihini de açıkladı: “Ayrıca Van Gölü ile ilgili bir müjdeyi daha paylaşmak istiyorum. Bitlis ile birlikte ortak yürüttüğümüz bir projemiz var. Sanayi ve Teknoloji Bakanımız da bu projeye özel destek veriyor. Yaklaşık 165 milyon lira değerindeki bu proje kapsamında, Van Gölü’nde sintine temizliği ile su yüzeyinin temizlenmesine yönelik önemli çalışmalar yapılacak. İnşallah bir ay içerisinde projeyi başlatmış olacağız. Bu yatırım da Van Gölü’nün korunması açısından son derece önemli bir adım olacak.” Diye aktardı.
“BU MİRASI GELECEK KUŞAKLARA TAŞIYACAĞIZ”
Gölü korumanın küresel bir sorumluluk olduğunu hatırlatan Vali Balcı, sözlerini şöyle noktala: “Kısacası, bugüne kadar hayata geçirilen tüm bu yatırımlarda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Daha önce de ifade ettiğim gibi Van Gölü, sadece bölgenin değil dünyanın önemli zenginliklerinden biridir. Üstelik yalnızca doğal bir değer değil; tarihi, kültürel, sosyal ve çevresel yönleriyle çok büyük bir mirastır. Biz de bu mirası korumak, çevreyi ve Van Gölü’nün sahip olduğu tüm zenginlikleri gelecek kuşaklara sağlıklı şekilde aktarabilmek için büyük bir gayret gösteriyoruz. İnşallah Van Gölü’nü korunmuş ve daha temiz bir şekilde geleceğe taşıyacağız.” Dedi.

AĞIRBAŞ: ÇALIŞMALAR 2020’DEN BERİ DEVAM EDİYOR
Programın bir diğer konuşmacısı olan Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samet Ağırbaş, havza genelinde tamamladıkları saha incelemelerine değinerek şu ifadeleri kullandı: “2020 yılında Sayın Emine Erdoğan Hanımefendinin himayelerinde başlayan Van Gölü Havzası Koruma Eylem Planı kapsamında Van ve Bitlis illerimizi kapsayan havza genelinde gerçekleştirdiğimiz alan incelemesini şu an itibariyle tamamlamış bulunuyoruz. Tabi Van Gölü Havzası doğal bir su havzası olmanın dışında aynı zamanda Van ve Bitlis olmak üzere yüzyıllardır farklı kültürlerin farklı medeniyetlerin beraber yaşadığı bir alan olma özelliği taşıyor. Bu bölge Anadolu’nun tarihsel geçiş yollarından bir tanesi. Çok kadim bir coğrafya olduğunu biliyoruz. Bu bağlamda Türkiye’nin en önemli yaşam alanlarından bir tanesi olan Van Gölü ve Van Gölü havzası ile alakalı Sayın Emine Erdoğan liderliğinde 2020 yılından itibaren çalışmalarımız aralıksız olarak devam ediyor.
AĞIRBAŞ: VAN GÖLÜ ARTIK BÜYÜK ÖLÇÜDE REHABİLİTE OLMUŞTUR
Havzada yürütülen çalışmaların somut sonuçlar verdiğini belirten Ağırbaş, gelinen son aşamaya dair şu bilgileri paylaştı: “Sahada yaptığımız teknik değerlendirmeler ve kurumlarımızdan aldığımız kapsamlı brifingler ile beraber Van Gölü'nde yapılan çalışmaları bugün itibariyle farklı bir noktaya taşımayla alakalı bir irade göstermiş bulunuyoruz. Bugün gelinen noktada Sayın Emine Erdoğan Hanımefendinin talimatları ve vizyonu doğrultusunda Van Gölü havzasında ölçülebilir ve sonuç üreten yatırımlar hayata geçirilmiştir. 2020 yılı itibariyle Van Gölü ve çevresine yapılan yatırımlar sonucunda Van Gölü artık büyük ölçüde rehabilite olmuştur.” diye konuştu.

VAN’DA GÜNLÜK 220 BİN METREKÜP SU ARITILIYOR!
Tesislerin havza genelindeki önemine dikkat çeken Ağırbaş, sanayi atıklarının kontrol altına alınmasıyla ilgili süreci anlattı: “Havza genelinde Van ve Bitlis sınırları içerisinde yerleşim alanlarını kapsayan arıtma tesisleri, ileri biyolojik arıtma tesisleri inşa edilmiştir ve günlük 220 bin metreküp su arıtılır hale gelmiştir. İçinde de bulunduğumuz Van İleri Biyolojik Arıtma Tesisi günlük 111 bin metreküp suyu tek başına arıtabilen bir tesis olma özelliğini taşıyor. Tabi bununla beraber 2020 yılı öncesinde organize sanayi bölgesi ve diğer çeşitli belediye atıkları da Van Gölü'ne arıtılmadan bir kısmı dökülüyordu. Şu an itibariyle organize sanayi bölgesinin de atıkları arıtılarak artık Van Gölü'ne deşarj edildiği biliniyor.” Şeklinde konuştu.
KİRLİLİK ATIK YÜKÜ CİDDİ ORANDA AZALDI
Yatırımların çevre ve halk sağlığı üzerindeki olumlu etkilerine değinen Ağırbaş, “Bu yatırımlar sayesinde Van Gölü'ne ulaşan evsel kirlilik atık yükü ciddi oranda azaldı. Kıyı su kalitesi ciddi oranda arttırıldı. Halk sağlığı ve ekosistem güçlendirildi. İnşallah bu çalışmalar önümüzdeki süreçte güçlenerek devam edecek. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi, Van Gölü ve Van Gölü Havzasının geleceği ile alakalı çok önemli bir irade gösteriyor. Ben de onun onursal başkanı olduğu bir vakfın başkanı olarak kendisinin talimatıyla, ekip arkadaşlarımla buraya geldim. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, vizyonunda Türkiye'nin 81 ilinde çevre ile alakalı ciddi yatırımlar ve dönüşümler hayata geçiriliyor.” diye aktardı

“NİTELİKLİ TURİSTİ BÖLGEYE ÇEKECEĞİZ”
Van havzasının sadece çevre değil, turizm ve tarih açısından da çok kıymetli olduğunu ifade eden Ağırbaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sayın Bakan Yardımcımızla beraber Akdamar Adası'ndaydık. Van Gölü'nün çeşitli bölgelerini görme fırsatı bulduk. Van havzasında çok güzel tarihi alanlarımız da mevcut. Bu bölgenin turizmle alakalı süreçlerini de takip ediyor olacağız. Dünyanın farklı bölgelerinden acaba nitelikli turisti bu bölgelere nasıl getiririz ile alakalı da çalışmalarımızı aralıksız olarak sürdürmeye devam edeceğiz. Sayın Emine Erdoğan hanımefendinin himayelerinde çevre su verimliliği, sıfır atık gibi alanlarda yaptığımız bütün çalışmaları sürdürülebilir yaşam vizyonu çerçevesinde biz gerçekleştiriyoruz. Ve bu vizyonda da yaptığımız bütün çalışmaların sürdürülebilir olmasını biz önemsiyoruz.” dedi
TEMMUZ AYINDA VAN BÜYÜK ÇALIŞTAY DÜZENLENECEK
Önümüzdeki süreçte yürütülecek sekreterya çalışmalarına ve temmuz ayında planlanan çalıştaya değinen Ağırbaş, projelerin detaylarını paylaştı: “İnşallah temmuz ayında Van ilimizde çok geniş bir çalıştayı düzenleyeceğiz. Van ve Bitlis illerimizde yaşayan vatandaşlarımız, öğrencilerimiz, kadınlar, hemşeri dernekleri bu şehirlere dair Van’a ve Van Gölü havzasına dair söz söylemek isteyen herkesin katılımıyla geniş bir çalıştay düzenleyeceğiz. Bu çalıştayda Van’ın ve Bitlis'in turizmini, kültürünü, sanatını, çevresini, doğasını tartışacağız. Önümüzdeki 5 ve 10 yıllık kültürel eylem planlarını, çevresel eylem planlarını ortaya koyacağız ve takibini güçlü bir şekilde yapmaya devam edeceğiz.”
“VAN GÖLÜ YAŞARSA BÖLGE YAŞAR”
Van Gölü Havzası’nda elde edilen başarıların somut verilerle kalıcı bir dönüşüme işaret ettiğini belirten Ağırbaş, sözlerini şöyle noktaladı: “Son olarak Sayın Erdoğan Hanımefendinin liderliğinde 2020 yılında başlatılan ve bugüne kadar devam eden çalışmalar sonrasında ortaya koyduğumuz tabloda yüzde 98 arıtma oranı, 219 bin metreküpü aşan günlük arıtma kapasitesi 2 milyon 10 metreküpü aşan dip çamuru temizliği, 769 kaçak yapının kaldırılması, 18 kilometreye ulaşacak sahil dönüşümü, 125 bin hektarlık sulak alan koruma hedefiyle somut ölçülebilir ve kalıcı bir dönüşümü göstermektedir. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendinin vizyonu doğrultusunda daha güçlü koordinasyon, daha güçlü teknik kapasite ve daha yaygın toplumsal katılımla Van Gölü havzasında yeni bir dönemi bugün itibariyle başlatıyoruz. Van Gölü'nü korumak bir tercih değil. Gelecek nesiller için tarihi bir sorumluluktur. Van Gölü yaşarsa bölge yaşar. Van Gölü korunursa bölge korunur diyorum.” Dedi.

GÜLŞEN ORHAN’DEN ERDOĞAN’A TEŞEKKÜR
Toplantıda konuşan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gülşen Orhan, Van Gölü’nün ortak hafızadaki yerine ve çevresel yatırımlara dikkat çekerek şöyle konuştu: “Van Gölü Havza Koruma Eylem Planı'nı bugün burada güçlü bir şekilde inşallah hep beraber yeniden ileriye doğru korumaya çalışacağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın kıymetli eşleri Sayın Hanımefendi Emine Erdoğan'ın himayelerinde yürütülen bu çalışmayı şimdi çok daha güçlü bir vizyonla hep birlikte Ele almaya çalışacağız. Çünkü Sıfır Atık Vakfı, Birleşmiş Milletler, Avrupa ve dünyanın en önemli merkezlerinde çok büyük bir vizyonla çevre, sıfır atık ve iklim değişikliği konularını gündeme getiriyor. Hatta dünyada örneği olmayan bir eforla Sayın Hanımefendinin öncülüğünde gerçekleşiyor. Van Gölü'nün de bu çalışmaya, bu ekibe, bu ekiple birlikte bu sürece dahil olması hepimiz için mutluluk verici, sevindirici bir süreç. Kendilerine çok teşekkür ediyorum. Sayın hanımefendi Emine Erdoğan'a da şükranlarımı arz ediyorum.
‘ÇEVRESEL SORUNLAR VAN GÖLÜ ÜZERİNDE CİDDİ BASKILAR OLUŞTURDU’
“Van Gölü yalnızca ülkemizin en büyük gölü değil. Sahip olduğu doğal zenginlikler, eşsiz ekosistem, tarihi birikim ve kültürel mirası ile bölgemizin en önemli değerlerinden bir tanesi. Van Bitlis başta olmak üzere Havza'da yaşayan vatandaşlarımız için de Van Gölü, sadece bir su kaynağı değil sosyal hayatın, kültürel aidiyetin ve ortak hafızanın merkezlerinde yer alan kıymetli bir miras. Bu sebeple Van Gölü'nün sorulması, gelecek nesillere aktarılması hepimizin sorumluluğu. Geçmiş yıllardan devralınan çevresel sorunlar uzun süre Van Gölü üzerinde ciddi baskılar oluşturdu.” dedi.

VAN GÖLÜ KIYILARI HAYAT BULUYOR
Havzanın korunmasına yönelik çok yönlü ve güçlü bir süreç hayata geçirildiğini söyleyen Orhan, “Kıyı kirliliği, kontrolsüz atık yükü, çevresel tahribat zamanla gölün doğal yapısını olumsuz etkiledi. Bu eşsiz mirasımız üzerindeki önemli riskler meydana geldi. Ancak bugün kararlılıkla Sayın Hanımefendi Emine Erdoğan'ın himayelerinde yürütülen çalışmalar neticesinde Van Gölü yeniden temizlenmekte, kıyıları yeniden hayat bulmakta ve doğal maviliğine kavuşmakta. Atık su arıtma yapısının geliştirilmesi, dip çamur temizliği, dere ıslahları, kıyı düzenlemeleri ve sıfır atık uygula bu sürecin en önemli adımları arasında. Böylece göle ulaşan kirlilik azaltılmakta, doğal yaşam alanları korunmakta ve çevresel sürdürülebilirlik güçlendirilmektedir. Bugün havza genelinde atık suların arıtılma oranının yaklaşık yüzde 98 seviyesine ulaşması, yürütülen çevre yatırımlarının ulaştığı önemli noktayı gözler önüne sermektedir.” şeklinde konuştu.
“KİRLİLİK YÜKÜ BÜYÜK ÖLÇÜDE AZALTILDI”
Van Gölü’ne yönelik birçok çalışmanın yapılmasına değinen Gülşen Orhan, “Günlük yaklaşık 219.000 m3'lük atık su arıtma kapasitesiyle Van Gölü'ne ulaşan evsel kirlilik yükü büyük ölçüde azaltılmıştır. Artık atık yönetimi alanında da önemli adımlar atılmış. Entegre katı atık bertaraf ve enerji üretim tesisleri ile birlikte modern çevre altyapıları kurulmuştur. Yapılan çalışmalar yalnızca çevreyi koruma ile ilgili değil kıyı düzenleme projeleri, sahil yürüyüş alanları, sosyal donatılar, regülasyon alanları ve turizme dönük yatırımlar da Van Gölü çevresini yeniden vatandaşlarımızın yaşam alanına dönüştürmektedir.”
ORHAN: BİRÇOK PROJE VATANDAŞIMIZIN HİZMETİNE SUNULDU
“Bu yaklaşım hem doğanın korunmasına hem de şehrimizin sosyal ekonomik gelişimine önemli katkılar sunmaktadır. Van Gölü Sahil Yolu Projesi başta olmak üzere yürütülen kıyı düzenleme çalışmaları ile yürüyüş yolları, bisiklet yolları, millet bahçeleri ve yeni sosyal yaşam alanları vatandaşımızın hizmetine sunulmakta. Ayrıca Van Gölü'nün su altı turizmi potansiyeline de aynı şekilde yeni tesislerle birlikte göz atılmakta. Bunun yanı sıra İnci Kefali’nin yaşam alanlarının korunması, sulak alanlarının rehabilitasyonu, biyolojik çeşitliliğin destek Eklenmesine yönelik çalışmalar da büyük hassasiyetle sürdürülmekte.” diye ekledi.

TÜRKMENOĞLU: BİZ BU EŞSİZ ZENGİNLİĞE VAN DENİZİ DİYORUZ
Van Gölü'nün korunması adına son çeyrek asırda çok ciddi bir devlet iradesinin ortaya koyulduğunu belirten Türkmenoğlu, gölün devasa boyutlarına ve ekolojik değerine dikkat çekti: “Zaman içerisinde bu gölün kirlendiği hususu toplum tarafından ve bizler tarafından hissedildiği andan itibaren özellikle son 20-25 yıl içerisinde bakanlıklarımız, kıymetli Cumhurbaşkanımız, Van Gölü'nün bu güzelliğini ve bu dünya mirası eseri korumak için her türlü etkinliği ve çalışmayı gerçekleştirdi. Ne anlatırsanız anlatın, Van Gölü'nün bu güzelliğini yerinde görmeyen bunu algılayamaz. Onun için biz bu Van Gölü'nün bir ucundan bir ucuna 148 kilometre, eni de 78 kilometre, 3 bin 712 kilometrekare alana oturmuş, 7 tane, 8 tane şehrimizden daha büyük hacmi olan bir göl olduğu için biz buna Van Denizi diyoruz. İçinde de özel balıkların yetiştiği, endemik tek tür olan ve bir hikayesi olan bu İnci Kefali'nin göç yolculuğunun ayrı bir hikayesi var.” dedi

TÜRKMENOĞLU: PIRIL PIRIL BİR SUYU VAN GÖLÜ'NE DEŞARJ EDİYORUZ
Geçmişte yaşanan altyapı yetersizliklerine dikkat çeken Türkmenoğlu, “Van Gölü geçmiş dönemlerde arıtma tesislerimizin yetersizliği yüzünden özellikle 256 kilometrelik kollektör hatlarından atık suların hiçbir şekilde deşarj edilmeden Van Gölü'ne direkt akıtıldığı günleri gördük. Ve buna hemen biz müdahale ettik. Çevre Şehircilik Bakanlığımız 2021 yılında buraya biyolojik atık arıtma tesisini kurdu. Haziran 2021 yılında da kıymetli Cumhurbaşkanımızın video konferansıyla Hanımefendiniz Sayın Emine Erdoğan'ın şereflendirdiği bir açılış programında bu biyolojik arıtma tesisini, ileri teknoloji, biyolojik arıtma tesisini buraya konuşlandırdık ve bugün buradan arıtılan su, içilecek su kadar temiz, pırıl pırıl bir suyu Van Gölü'ne deşarj ediyoruz.” diye aktardı.
“TEMMUZ AYINDAKİ HAVZA ÇALIŞTAYI ÖNEMLİDİR”
Gölün gelecek nesillere temiz bir miras olarak bırakılması gerektiğini vurgulayan Türkmenoğlu, sözlerini şöyle noktaladı, “Van Gölü'nün daha da güzelleşmesi daha şehrimizde daha güzel ileriki günlere çoluğumuza, çocuğumuza, gelecek nesillere güzel bir şekilde aktarılması hususunda emek veren, gayret gösteren bütün herkese sonsuz teşekkür ediyorum. Ve bu özel toplantının, bu güzel çalışmanın neticesinin hayırlı olmasını temenni ediyorum. Temmuz'da yapacağımız çalıştayın da bu havza için çok önemli olduğunu ifade ediyor herkese saygı, sevgi ve muhabbetlerimi iletiyorum” diye konuştu.






