Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya-İtalya ziyareti sonrası dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını cevapladı, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Erdoğan, açıklamalarında şunları kaydetti; Bildiğiniz üzere Türkiye-İspanya 8. Hükümetlerarası Zirve Toplantısı vesilesiyle 12-14 Haziran'da Madrid’deydik. İlk gün İspanya Kralı 6. Felipe ile bir araya geldim ve kendisiyle baş başa bir akşam yemeği, Mehmet Şimşek kardeşimiz de yanımızda olması suretiyle yedik. Ertesi gün İspanya Hükümet Başkanı Sayın Pedro Sanchez’le birlikte başkanlığını yaptığımız “Hükümetlerarası Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Toplantısı”nda bakanlarımızın da iştirakiyle ilişkilerimizi tüm yönleriyle gözden geçirdik. Münasebetlerimizi tanımlayan kapsamlı ortaklık temelinde iş birliğimizi derinleştirme yönünde önemli kararlar aldık. Her iki ülkeden iş adamlarının katıldığı iş forumunun açılışını Sayın Sanchez'le beraber yaptık.

"TCG ANADOLU, İSPANYA'YLA SAVUNMA SANAYİİ İŞ BİRLİĞİMİZİN SEMBOLÜ"

Türkiye ve İtalya'dan yaklaşık 400 iş adamının katıldığı bir buluşma oldu. Zirve sonunda açıkladığımız ortak bildiriyle yeni ticaret hacmi hedefimizi 20 milyar dolardan 25 milyar avroya çıkardık. Muhtelif alanlarda imzaladığımız 12 anlaşmayla ilişkilerimizin ahdi zeminini güçlendirdik. Bu arada TCG Anadolu, İspanya'yla savunma sanayi iş birliğimizin sembolüydü. Şimdi yaptığımız görüşmelerle birlikte artık bunun bir üst segmentine geçme kararı aldık ve bunun da adımını attık. Zaten proje çalışmalarını Savunma Sanayii Başkanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri adına Deniz Kuvvetleri Komutanlığımız şu anda yürütüyor. İspanya, Avrupa Birliği içerisinde Türkiye'nin Avrupa ve Birlik açısından taşıdığı stratejik öneme vakıf ülkeler arasında. Hükümet başkanı Sayın Sanchez'e tam üyelik sürecimize dair beklentilerimizi ilettik.

"AP SEÇİMLERİ KAYGILARIMIZI HAKLI ÇIKARDI"

Kıymetli dostum Sanchez'le bölgesel konuları da ele aldık. Gazze’de yaşanan katliam gündemimizin ilk sırasındaydı. İspanya'nın Filistin'i tanıma kararıyla ilgili olarak duyduğumuz memnuniyeti yine kendisiyle paylaştım. Sayın Sanchez'in tüm baskılara rağmen Filistin'in halklı mücadelesine verdiği destek her türlü takdire şayandır. İsrail-Filistin ihtilafının çözümünde inşallah bundan sonra da İspanya ile dayanışma içinde hareket edeceğiz. Avrupa Parlamentosu seçimleri, ırkçı ve faşist yapılarla ilgili bizim kaygılarımızı haklı çıkardı. Avrupa'daki Müslümanları ve göçmenleri maalesef daha zor günler bekliyor. Medeniyetler İttifakı girişimini hayata geçiren iki ülke olarak, İslam ve yabancı düşmanı akımlara dair ortak endişelerimizi dile getirdik. Zaten 20’nci yıla giriyoruz ve Medeniyetler İttifakı'nda 20’nci yılla ilgili de müşterek bir hazırlık yapacağız. Gelecek yıl 20’nci yıl dönümüne erişeceğimiz Medeniyetler İttifakı çerçevesinde diyalog ve karşılıklı anlayışa vurgu yapan faaliyetler düzenleme imkanlarını da gözden geçireceğiz. 8. Hükümetlerarası Zirve Toplantımızın ve Madrid'deki istişarelerimizin İspanya ile ilişkilerimizin güçlenmesine önemli katkılar yapacağına inanıyorum.

Madrid ziyaretimizin ardından İtalya Başbakanı Sayın Giorgia Meloni'nin davetine icabetle İtalya'ya geçtik. Burada G20 dönem başkanı İtalya'nın ev sahipliğinde düzenlenen Liderler Zirvesi'ne iştirak ettik. Görüşlerimizi zirve marjında gerçekleştirilen Afrika ve Akdeniz ile Yapay Zeka ve Enerji Konulu Yüksek Düzeyli Oturum’da mevkidaşlarımızla paylaştık. Bölgemizin karşı karşıya kaldığı çok boyutlu tehdit ve meydan okumalar hakkında fikir alışverişinde bulunduk. Gazze özelinde mevcut uluslararası sistemin ve kurumların asli görevlerini yerine getirme noktasında sınıfta kaldıklarını bir kez daha açıkça ifade ettim. İnsanlığın mazlumların sesine kulak veren çok daha adil bir dünyada yaşamasının mümkün olduğuna işaret ettim. Zirve marjında bazı G7 ve davetli ülke liderleriyle ikili görüşmeler de gerçekleştirdim. Zirve hitabında Gazze'de acil kalıcı ateşkes ilan edilmesi ve insani yardımların kesintisiz akışının sağlanması için bir kez daha çağrıda bulundum.

"DAHA ÇOK ÜLKENİN İSRAİL'E CESURCA “DUR” DEMESİ GEREKİR"

Diyarbakır'da yolcu minibüsüyle otomobil çarpıştı: 16 yaralı Diyarbakır'da yolcu minibüsüyle otomobil çarpıştı: 16 yaralı

İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayan katliamları karşısında İspanya ile duygularımızın çekincelerimizin ve itirazlarımızın ortak olduğunu görmek sevindirici. Özelikle Filistin’in devlet olarak tanınması konusunda İspanya, zifiri karanlıkta insanlık gemisine yol gösteren bir deniz feneri olduğunu kanıtladı. Gerek insanlığın vicdanını harekete geçirici çağrıları gerekse cesur ve kararlı uygulamaları bunu perçinledi. Ancak insanlık gemisinin yoluna kazasız belasız devam edebilmesi için yeni deniz fenerlerine ihtiyaç var. Filistin meselesinde İspanya'yla aynı istikamete bakışımız şu bakımdan önem arz ediyor. İspanya malum bir Avrupa Birliği üyesi, Avrupa Birliği üyesi olmanın yanında aynı zamanda da NATO’da beraber olduğumuz bir ülke.

İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayan tavrı karşısında Filistin’in haklı direnişine yüreğini koyması ve hemen ardından da Avrupa ülkelerinden bazı çözülmelerin başlaması açısından da çok büyük önem arz ediyor. Özellikle Filistin'in devlet olarak tanınması konusunda İspanya'nın tavrının İsrail’e öyle ya da böyle destek olan devletler arasından çözülmeleri beraberinde getireceği inancındayım. Nitekim Sanchez'le yaptığımız ayaküstü görüşmelerde de “bunun devamı gelecek” yaklaşımları oldu. İnsanlığın karşı karşıya olduğu Filistin sınavından geçmek için daha çok ülkenin bence İsrail'e cesurca “dur” demesi ve barışın yanında yer alması gerekir. Ama İspanya gibi ülkeler bu adımı atınca, inşallah barışın yanında yer alacak ülkelerin sayısı da artacaktır. Biz de İspanya da diğer dostlarımız da insanlığa barışı vadetmeye ve bunun için çabalarımızı artırmaya devam etmeliyiz.

"ABD DE İSRAİL’İN ARTAN ŞIMARIKLIĞINDAN RAHATSIZ"

(ABD'nin üç aşamalı ateşkes planı) Kabataslak baktığımız zaman bu açıklamadan memnuniyet duyuyoruz. Ama bu BMGK’nın beş daimi üyesini Filistin’in yanına çekmeye yetmiyor. Buraya özellikle bakmamız lazım. Ben, inanıyorum ki, Amerika Birleşik Devletleri de İsrail’in artan şımarıklığından rahatsız. Bu rahatsızlığı Amerikan yönetimi açık açık dile getirmese de Amerikan üniversitelerinden, sokaklarından, öğrencilerinden, rektörlerden yükselen sesler, burada artık belli bir dönüşümün başladığını gösteriyor. Bu da İsrail’i ciddi manada rahatsız ediyor. Artık şundan herkes emin ki bu kervan böyle yürümez. İnşallah Amerika'da yaklaşan son seçimlerle birlikte hava çok daha farklı gelişebilir. Biden'in bu açıklamasından sonra bizim yaptığımız açıklamalar var. Dünyada birçok ülkenin bu konuda yaptığı açıklamalar var. İnşallah isabetli adımları hep beraber atarız ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nden bu konuyla ilgili çıkacak kararlar bundan böyle çok daha farklı istikamette gelişir. Sayın Biden’dan bu planın bir seçim yatırımı değil, gerçekten ve samimi olarak Filistin’deki katliamları sonlandırmak için atılmış bir adım olduğunu ispat etmesi doğal olarak beklenir. Güvenlik Konseyi kararı bir adımdır, ancak yeterli değildir. Kağıt üstündeki bir çok kararın İsrail tarafından nasıl yok sayıldığını hepimiz biliyoruz. Sayın Biden da artık bir samimiyet testinden geçmektedir.

"Bölgede bir teröristan kurmak için tertiplenmiş bir oyun var"

(PKK'nın Suriye'de sözde yerel seçim planı) Ortada seçim falan yok, öncelikle bunu belirtelim. Ortada terör örgütünü meşrulaştırma ve bölgede bir teröristan kurmak için tertiplenmiş bir oyun var. Biz oyun bozma konusunda ne kadar mahir olduğumuzu bundan önceki süreçlerde net bir şekilde gösterdik. Tabii burada Suriye yönetimi de kesinlikle onlara bu noktada rahat adım atma veya hareket etme müsaadesini vermeyecektir, vermez. Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan Moskova'daydı. Moskova'da Sayın Putin'le bu konuları etraflıca görüştüler. Rusya Dışişleri Bakanı Sayın Lavrov'la görüşmeleri oldu. Suriye'de PKK terör örgütünün ve diğerlerinin rahat hareket etme imkanı inşallah olmayacaktır. Böyle bir durum olduğu anda zaten biz de ilgili birimlerimizi gerekli şekilde seferber ederiz. Burnumuzun dibinde bir teröristan kurdurmayız. Bunun için gereken ne ise yapmaktan da asla ve asla imtina etmeyiz.

Kaynak: TRT HABER