6 yıl önce kaybolan Gülistan Doku soruşturmasında 7 ilde 13 şüpheli için cinayet şüphesiyle gözaltı kararı verildi. Şüphelilerden 12'si gözaltına alınırken aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in de bulunduğu belirtildi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada gelinen son noktaya dair dikkat çeken bir açıklama yaptı. Bakan Gürlek, Tunceli'de yıllardır aranan Gülistan Doku soruşturmasında yeni gözaltılar yapıldığını duyurdu. Gizli tanık beyanları ve şüpheli yer altı boşlukları, olayın bir cinayet olabileceği şüphesini güçlendirdi.

"UCU NEREYE GİDERSE GİTSİN KARARLILIKLA ARAŞTIRILMAKTADIR"
Soruşturmanın tüm yönleriyle yeniden ele alındığını vurgulayan Gürlek, “Hiçbir şüphe ve iddia göz ardı edilmeden, ucu nereye giderse gitsin kararlılıkla araştırılmaktadır.” ifadelerini kullandı. Gürlek ayrıca, süreci yakından takip eden Doku ailesine destek mesajı verirken, soruşturmayı yürüten savcılık ve kolluk birimlerine teşekkür etti.
KAYIP VAKASINDAN CİNAYET VE DELİL KARARTMA ŞÜPHESİNE
Bakanlığın açıklamasıyla birlikte uzun yıllardır kamuoyunun gündeminde olan Gülistan Doku dosyasındaki yeni detaylar da yeniden gündeme geldi. Soruşturma, son dönemde ortaya çıkan gelişmelerle birlikte “kayıp” vakası olmanın ötesine geçerek cinayet ve delil karartma şüphesi çerçevesinde derinleştirildi. Dosyada kırılma noktası olarak değerlendirilen gelişmelerden biri, 2022 yılında aile avukatının ofisine bırakılan isimsiz not oldu. Daktilo ile yazıldığı belirtilen notta, Doku’nun Mustafa Türkay Sonel ile ilişkisine dair iddialar yer aldı.

GİZLİ TANIK "ŞUBAT" İFADE VERDİ: YER ALTINDA ŞÜPHELİ BOŞLUKLAR
Bir diğer kritik gelişme ise 2025 yılında “Şubat” kod adıyla ifade veren gizli tanığın beyanları oldu. Tanığın, olayın cinayet olduğuna dair verdiği detaylı ifadeler sonrası yürütülen teknik çalışmalar kapsamında bazı bölgelerde yer altı görüntüleme cihazlarıyla incelemeler yapıldı. Bu çalışmalarda şüpheli boşluklar tespit edilmesi, cesedin yer değiştirmiş olabileceği iddialarını güçlendirdi.

ISSIZ DAĞ YOLLARINDAKİ KARANLIK GEÇİŞLER VE SİLİNEN İZLER
Soruşturma kapsamında incelenen PTS kayıtlarında, şüpheli araç hareketleri dikkat çekti. Gece saatlerinde ıssız ve dağlık bölgelerde gerçekleşen geçişler dosyaya girerken, bazı kayıtların eksik olması da şüpheleri artırdı. Öte yandan, Doku’ya ait SIM kart ve dijital hesaplara yönelik müdahale iddiaları da soruşturmanın önemli başlıkları arasında yer aldı. Teknik incelemelerde, hesaplara dışarıdan erişim sağlanmış olabileceğine dair bulguların değerlendirildiği öğrenildi.
"FAİLİ MEÇHUL HİÇBİR OLAY KALMAYANA KADAR"
Bakan Gürlek, açıklamasının devamında Türkiye’nin adalet vizyonuna vurgu yaparak, “Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Türkiye Yüzyılı, Adaletin Yüzyılı olacaktır’ vizyonu doğrultusunda; faili meçhul hiçbir olay kalmayana kadar hukukun tüm imkanlarını seferber etmeye devam edeceğiz.” dedi.
OĞLU GÖZALTINA ALINAN ESKİ TUNCELİ VALİSİ TUNCAY SONEL'DEN İLK AÇIKLAMA
Oğlu soruşturma kapsamında gözaltına alınan Tuncay Sonel konuyla ilgili ilk açıklamayı yaptı. Türkiye Basın Federasyon Genel Başkanı ve Millet Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Sinan Burhan'a konuşan Sonel, şu ifadeleri kullandı: "Benim oğlum Gülistan Doku’yu tanımaz, onun sevgilisini de tanımaz. Oğlum o yıllarda lise öğrencisiydi, nasıl bu olayla ilgisi olabilir? Ben de tanımıyorum. Ben ailesine yardımcı oldum. Olayın aydınlatılması lazım. Bana yönelik ortaya atılan bu iddialar tamamen iftiradır. Bu konuda sonuna kadar mücadele edeceğim ve hukuki haklarımı kullanacağım."

SORUŞTURMADA DİKKAT ÇEKEN DETAYLAR: AVUKATA İSİMSİZ NOT BIRAKILDI
Öte yandan; soruşturmaya ilişkin detaylar da ortaya çıkıyor. Gülistan Doku dosyasında yıllardır yanıt bekleyen sorular, aile avukatına bırakılan isimsiz bir notla yeniden gündeme taşındı. Söz konusu notta, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in adının açıkça yazılması, dosyada kritik bir kırılma yarattı.
DOSYA KAYIPTAN CİNAYET İHTİMALİNE EVRİLDİ
İğne ile kuyu kazılan soruşturmada, ilk etapta kayıp vakası olarak değerlendirilen dosya, notun ardından gelen teknik incelemeler, tanık beyanları ve yeni delillerle farklı bir boyuta taşındı. Soruşturma makamları, yalnızca kaybolma ihtimali üzerinde durmak yerine cinayet şüphesi ve olası delil karartma iddialarını da mercek altına aldı. Özellikle olay günü ve sonrasına ilişkin araç hareketleri ve dijital izler, şüpheleri güçlendirdi.

AİLENİN ÇEVRESİNDE KURULAN GÖRÜLMEZ ÇEMBER
Dosyada dikkat çeken bir başka unsur ise, Gülistan Doku’nun ailesinin olaydan sonra adeta yakın markaja alındığına ilişkin beyanlar oldu. Bazı tanık anlatımlarına göre ailenin çevresinde belirli kamu görevlileri görevlendirildi, aileyle temaslar kontrol altına alındı ve sosyal medya paylaşımlarına kadar uzanan müdahaleler yaşandı. Hatta sim kartın aileden alındığı, savcılığa teslim edildiğinin söylendiği, fakat resmi süreçte bunun böyle gelişmediği tespit edildi. Tüm bu gelişmeler, soruşturmanın neden yıllarca sonuç üretmediği sorusunu daha da büyüttü. Kamuoyunda oluşan “dosya bilinçli olarak mı ağır ilerletildi?” kuşkusu, yeni bulgular doğrultusunda ciddiyetle ele alındı.
GÖZALTINA ALINAN KİŞİLER
Zeinal Abakarov: Alanya (Gülistan’ın sevgilisi)
Engin Yücer: Alanya (Zeinal’ın eski polis olan üvey babası)
Cemile Yücer: Alanya (Zeinal’ın annesi)
Uğurcan Açıkgöz: Antalya Merkezden (Mustafa Türkay Sonel'in o dönem ve halen yakın arkadaşı, kamera kaydında yer alan şahıs)
Erdoğan Elaldı: Antalya Merkez (O dönem Tunceli İl Özel İdare'de çalışan kişi)
Mustafa Türkay Sonel: İstanbul Ataşehir (Dönemin Tunceli Valisi halen İçişleri Bakanlığı Müfettişi olan Tuncay Sonel’in oğlu)
Gökhan Ertok: Ankara (İhraç olan eski polis memuru, Vali ve korumasıyla bu süreçte irtibatı olan şahıs)
Savaş Gültürk: Elazığ (Munzur Üniversitesinde kameralardan sorumlu görevli)
Süleyman Önal: Tunceli (Munzur Üniversitesinde kameralardan sorumlu görevli)
Celal Altaş: Tunceli
Nurşen Arıkan: Tunceli
Şükrü Eroğlu: İzmir (Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruması)





