Van’da uçak biletleri üzerinden yıllardır büyüyen ulaşım adaletsizliği, Avrupa ve dünya rotalarıyla yapılan kıyaslamalarla bir kez daha gündeme geldi. İstanbul’dan yaklaşık 2 bin 600 kilometre uzaklıktaki Paris’e 3-4 bin lira bandında uçulabilirken, yaklaşık 1.500 kilometrelik İstanbul-Van hattında bilet fiyatlarının 8-10 bin liradan başlayıp aktarmalı uçuşlarda 15-18 bin liraya kadar çıkması, ulaşım maliyetlerindeki çarpıklığı gözler önüne seriyor. Van’a ulaşımın bir seyahat olmaktan çıkıp vatandaş için ciddi bir ekonomik yük haline geldiği kentte, yüksek bilet fiyatları yalnızca yolcuları değil, turizm sektörünü ve kent ekonomisini de doğrudan etkiliyor. Sefer sayısındaki yetersizlik nedeniyle oluşan arz-talep dengesizliği, Vanlıları Türkiye’nin diğer kentlerinde yaşayan vatandaşlara göre daha pahalı seyahat etmek zorunda bırakırken, kentte ulaşım sorununun artık yalnızca “uçak bileti bulamama” değil, ekonomik olarak dezavantajlı bırakılma meselesine dönüştüğünü ortaya koyuyor. Van’ın yıllardır çözülemeyen uçuş sorununu ve yüksek bilet fiyatlarının kent ekonomisine etkilerini değerlendiren TÜRSAB Doğu Anadolu Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Cevdet Özgökçe, sefer sayılarının artırılması talebinde bulunarak önemli değerlendirmelerde bulundu.

PARİS’E UÇMAK VAN’A UÇMAKTAN DAHA UCUZ!
TÜRSAB Doğu Anadolu Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Cevdet Özgökçe, “Bu, bize reva görülen bir zulümdür. Bir eziyettir, bir haksızlıktır. Sizin de belirttiğiniz gibi Paris-İstanbul yaklaşık 2 bin 600 kilometre mesafede. İstanbul’dan Paris’e gitmek isteyen ya da Almanya’nın herhangi bir kentine, İtalya’ya veya Fransa’ya gitmek isteyen bir Türk vatandaşı, yaklaşık 3 bin-4 bin lira bandında bilet alabiliyor. Ancak İstanbul’dan Van’a gelmek isteyen bir Vanlı ya da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, bunun neredeyse 3 katı bir fiyat ödemek zorunda kalıyor. 8 bin-10 bin lira bandında olan bilet fiyatları, aktarmalı uçuşlarda 14 bin, 15 bin, hatta 18 bin liraya kadar çıkabiliyor. Bu, Van halkına yapılan bir zulümdür, bir işkencedir, bir haksızlıktır. Bunun başka bir açıklaması yok.” dedi

PARİS’E UÇMAK 3 BİN VAN’A UÇMAK 8 BİN
Uçuş süreleri ile ödenen fahiş bedeller arasındaki tezatlığa dikkat çeken başkan Özgökçe, “Sizin de belirttiğiniz gibi, yaklaşık 2 bin 600 kilometrelik bir uçuşta uçak 3-3,5 saat havada kalıyor. İstanbul-Van uçuşu ise biliyorsunuz yaklaşık 2 saat sürüyor ve mesafe 1.500-1.600 kilometre civarında. Yani Paris’e gitmek isteyen bir vatandaş 3-3,5 saatlik bir uçuşa 3 bin-4 bin lira bandında fiyat öderken, Van’a giden bir vatandaş bunun 2,5-3 katı bir fiyat ödemek zorunda kalıyor. Bu, Van halkına yapılan bir zulümdür, bir haksızlıktır. Yıllardır, özellikle pandemiden bu yana bu durum böyle devam ediyor. Biz bunu kabul etmiyoruz. Bu durum aynı zamanda Van’daki siyasi aktörlerin basiretsizliği, acizliği ve zayıflığı ile kamu idarecilerinin bu konudaki zayıflığından kaynaklanıyor.” Diye konuştu.

"EKONOMİK OLARAK FAKİRLEŞİYORUZ"
Fahiş bilet fiyatlarının bölgedeki turizmcileri ve vatandaşları ekonomik açıdan nasıl etkilediğini rakamlarla anlatan TÜRSAB Başkanı Özgökçe, “Bu bir haksızlıktır. Ben rakibime karşı neden fakirleşeyim? Düşünün, ben 5 kişilik ya da 7 kişilik bir ailem. Acil bir durumda seyahat etmek istediğimde gidiş-dönüş için 100 bin lira ödüyorum. Yanı başımdaki aynı büyüklükteki, 7 kişilik bir aile seyahat ettiğinde benim ödediğim fiyatın üçte birini ödüyor. 30 bin liraya yolculuk yapabiliyor. Ben ne oluyorum? Karşımdaki rakibime ya da meslektaşıma göre fakirleşiyorum. Ekonomik olarak fakirleşiyorum. Düşünün, ben turizmciyim. Van’dan Diyarbakır’daki, Elazığ’daki ya da Erzurum’daki bir turizmci, benim ailemle aynı sayıda kişiyle seyahat ettiğinde benim ödediğim paranın üçte biri oranında bir ücret ödüyor. Ben ne oluyorum? Rakibime göre ekonomik olarak fakirleşiyorum. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Bunlar bir memurun ya da asgari ücretlinin ödeyebileceği rakamlar değil.” ifadelerini kullandı.

ÖZGÖKÇE: SORUNUN TEK SEBEBİ SEFER AZLIĞI
Uçak fiyatlarının yüksek olmasının nedenini açıklayan Özgökçe şöyle konuştu: “Uçak fiyatlarının yüksek olmasının tek sebebi uçak sefer sayılarımızın azlığı. Bu da arz-talep meselesini doğuruyor. Düşünün, üzerinizdeki kıyafete baktığımda, o markanın Van’da tek bayisi siz olsanız ve ürün yok satsa, istediğiniz fiyat politikasını uygulayabilirsiniz. Ama sizinle birlikte aynı markayı Van’da birçok insan satsa ve sizin sattığınız fiyatın yarısına satış yapsa, siz o ürünü satamazsınız. O ürün elinizde kalır. Bu bir arz-talep meselesidir. Uçak sefer sayılarının az olması nedeniyle Van’daki uçuş fiyatları da bu yüzden yüksek.” Dedi

"VAN’A YILLARDIR PROMOSYONLU BİLET UĞRAMIYOR!"
Karadeniz bölgesindeki uçuş yoğunluğu ile Van’daki tabloyu kıyaslayan Özgökçe, “Ben yaklaşık 10 gün önce İstanbul’da Turizm İşadamları Toplantısı’na gittim. Trabzon Başkanı’yla yan yana oturduk. Kendisine, “Mehmet Ali, size günde kaç tane uçak geliyor?” diye sordum. Karadeniz Bölge Başkanı, Trabzon’un başkanı, “Başkanım, 100’e yakın uçağımız var.” dedi. Şimdi düşünün, Van’da 100 tane uçak olsaydı Türk Hava Yolları, Sivil Havacılık, Pegasus ya da SunExpress istediği fiyatı uygulayabilir miydi? Uygulayamazdı. Türk Hava Yolları ve Sivil Havacılık, Van uçuşlarını “bravo class”tan satışa çıkarıyorlar. Yani en yüksek fiyattan satıyorlar. Ben 4-5 yıldır, hatta pandemiden bu yana 5-6 yıldır promosyon biletlerini hiç görmedim. Ben bu işin mutfağındayım. Bu benim işim, meslek örgütümün hizmet alanı. Van’daki uçak sefer sayılarının azlığı nedeniyle arz-talep dengesizliği oluşuyor ve bu da bir haksızlığa yol açıyor.” Şeklinde konuştu.

“PARİS BİZİMLE YARIŞAMAZ, BİZ DÜNYANIN EN PAHALI ROTALARIYLA YARIŞIYORUZ!”
Avrupa ve kıtalararası uçuş fiyatları ile Van biletlerini kıyaslamayı sürdüren Özgökçe, kentin uçuş maliyetleri bakımından dünya devleriyle yarıştığına dikkat çekti: “Paris bizimle yarışamaz. Yani Paris ya da Avrupa ülkeleri, bilet fiyatları konusunda bizimle yarışamaz. Eğer bilet fiyatları bizimle aynı oranda olsaydı, gururla “Paris’le yarışıyoruz, Hamburg’la yarışıyoruz, Frankfurt’la yarışıyoruz” derdik. Ama böyle bir şey yok. Onların fiyatları bizim fiyatlarımızın üçte biri, hatta neredeyse yarısı oranında. Onlar bizimle yarışamaz. Biz Miami’yle yarışıyoruz. Biz Küba’yla yarışıyoruz. Biz Çin’le yarışıyoruz. Biz Kanada’yla yarışıyoruz. İstanbul’dan ya da Türkiye’den Çin’e yapılan uçuşlarda en yakın parkur yaklaşık 12 saatlik bir uçak yolculuğu. Amerika ve Kanada ise 20-22 saatlik uçak mesafesinde. Düşünün, uçak 20-22 saat havada kalıyor ama 7-8 bin liraya uçuyor. Bizim bilet fiyatlarımızda ortada.” Diye aktardı.

ÖZGÖKÇE: ARTIK SESİMİZİ DUYSUNLAR
Van halkının mağduriyetinin bir an önce son bulmasını talep eden Başkan Özgökçe sözlerini şöyle noktaladı: “Buradan sizlerin aracılığıyla Sayın Cumhurbaşkanımıza ve devlet büyüklerimize seslenmek istiyorum: Artık yeter. Lütfen çığlığımızı duysunlar. Biz gerçekten bunu hak etmiyoruz. Van halkı ne yaptı ki bu zulüm bize reva görülüyor? Bu haksızlık neden bize reva görülüyor? Biz neden bu ülkenin en pahalı parkurunda uçalım? Afrika’daki, örneğin Somali’deki bir vatandaş kadar da mı değiliz? Türk Hava Yolları Afrika’nın farklı ülkelerine, farklı lokasyonlarına 2 bin 500, 3 bin ya da 4 bin liraya uçuyor. Üstelik 7-8, hatta 10 saatlik yolculuklardan bahsediyorum. Biz bir Afrikalı halk kadar değil miyiz? Somalili kadar değil miyiz? Biz bu ülkenin vatandaşıyız. Bu ülkenin temel direğiyiz. Bu ülkenin vatandaşlarıyız. Lütfen artık sesimizi duysunlar.”




