Kadın işsizliğinin Türkiye ortalamasının üzerinde seyrettiği Van’da, kadın emeği ve sendikal örgütlenmenin güçlendirilmesine dikkat çekmek amacıyla önemli bir program düzenlendi. HAK-İŞ Konfederasyonu’nun kuruluşunun 50. yılı dolayısıyla düzenlenen Türkiye Kadın Buluşmaları Van’da yapıldı. Programda, kadın emeğinin güvenceli istihdam ve güçlü sendikal örgütlenme ile korunabileceği vurgulanırken, dijitalleşme ve yeni çalışma modellerinin kadın çalışanlar üzerindeki etkileri de ele alındı. Programda söz alan isimler, kadınların sendikal yapılarda daha görünür ve etkin hale gelmesinin hem çalışma barışının sağlanması hem de kadın istihdamının kalıcı şekilde arttırılması açısından kritik önem taşıdığını ifade etti.

TÜRKİYE KADIN BULUŞMALARI VAN’DA DÜZENLENDİ!

HAK-İŞ Konfederasyonu’nun kuruluşunun 50. yılı dolayısıyla düzenlenen Türkiye Kadın Buluşmaları Van’da yapıldı. Elite World Otel’de gerçekleştirilen programa HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Yunus Değirmenci, HAK-İŞ Kadın Komitesi Başkanı Fatma Zengin, HAK-İŞ Van İl Başkanı Fatih Akdeniz’in yanı sıra çok sayıda sendika üyesi katıldı. Türkiye Kadın Buluşmaları kapsamında İzmir’de başlayan buluşmalar zincirinin Van ayağında, kadın emeğinin çalışma hayatındaki yeri, sendikal örgütlenmenin güçlendirilmesi ve dijitalleşme sürecinin çalışanlar üzerindeki etkileri ele alındı. Programda, kadınların istihdamda ve sendikal yapılarda daha etkin rol almasının gerekliliği vurgulanırken, güvenceli çalışma, sendikal bilinç ve yeni çalışma modelleri üzerine değerlendirmelerde bulunuldu.

BAŞKAN YARDIMCISI DEĞİRMENCİ: AÇIK HAVA MÜZESİNİ ANDIRAN VAN’DA OLMAKTAN MEMNUNİYET DUYUYORUM

HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı Yunus Değirmenci, Van’da düzenlenen programda yaptığı konuşmada, dijitalleşmenin çalışma hayatına etkileri, kadın emeğinin korunması ve sendikal örgütlenmenin önemi üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Van’ın tarihi ve kültürel önemine dikkat çeken Değirmenci, “Adeta açık hava müzesini andıran, Doğu’nun incisi, medeniyetlere ev sahipliği yapmış kadim şehir Van’da siz değerli HAK-İŞ mensuplarıyla bir araya gelmiş olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum. Konuşmamın hemen başında terör devleti İsrail’in katlettiği binlerce Filistinli kardeşimize, ülkemizin varlığı ve güvenliği için toprağa düşen tüm şehitlerimize ve iş kazalarında kaybettiğimiz emekçi kardeşlerimize, Yüce Allah’tan rahmet diliyorum” dedi.

HAK-İŞ 50 YAŞINDA: “HAK-İŞ’İN YARIM ASIRLIK YOLCULUĞUNA EŞLİK ETMEK GURUR KAYNAĞI”

HAK-İŞ Konfederasyonu’nun 50. kuruluş yılını kutlamanın gururunu yaşadıklarını ifade eden Değirmenci, “Yarım asırlık çınarımız, HAK-İŞ Konfederasyonumuzun 50. kuruluş yılını hep birlikte kutlamanın heyecanını, mutluluğunu ve onurunu yaşıyoruz. HAK-İŞ’in yarım asırlık yolculuğuna eşlik etmek, bu davanın bir neferi olarak bu büyük kutlu yürüyüşe katkı sunmak, şahsım için tarifsiz bir gurur kaynağıdır. Yıllarca HAK-İŞ il başkanlığı yapmış, HAK-İŞ ahlakıyla yetişmiş, HAK-İŞ’in kutlu davasıyla yoğrulmuş, HAK-İŞ sevdasıyla kavrulmuş, HAK-İŞ mutfağında pişmiş ve en sonunda da kıymetli liderimiz Mahmut Arslan’ın hemen yanında, bu yolculuğa devam eden, bir HAK-İŞ neferi olarak, karşınıza çıkmanın haklı gururunu ve mutluluğunu yaşıyorum” diye aktardı.

“HAK-İŞ’İN DEĞERİ SAYILARLA ÖLÇÜLEMEZ”

HAK-İŞ’in üye sayısının 1 milyona doğru ilerlediğini kaydeden Değirmenci, “Geçmişten bugüne baktığımızda, her birimiz, artık tüm işkollarında örgütlenmiş ve üye sayısını 1 milyona doğru emin adımlarla götüren, çalışma hayatının olmazsa olmazı bir konfederasyonun mensuplarıyız. HAK-İŞ’in değeri, üye sayısıyla ölçülemeyecek kadar büyüktür. Bugün ortaya koyduğumuz vizyon ve misyonu, her geçen gün artırdığımız gücü sayesinde, HAK-İŞ, çalışma hayatında önerileriyle dikkate alınan, ortaya koyduğu güçlü ve kararlı iradesiyle önemsenen, bir kuruluş haline gelmiştir. Çalışma hayatındaki ve sendikal yaşamdaki sorunlara getirilen her çözüm önerisinde, HAK-İŞ’in parmak izi, onurlu duruşu, akılcı bakış açısı vardır” diye konuştu.

EMEKÇİLERİN OLDUĞU HER YERDE HAK-İŞ VAR

Değirmenci, HAK-İŞ’in her alanda söz sahibi olduğunu belirterek, “Kıdem tazminatından kayıt dışı çalışmalara ve vergi adaletsizliğine, iş sağlığı ve güvenliğinden çalışan kadın sorunlarına kadar HAK-İŞ, emekçileri yakından ilgilendiren konularda, her masada vardır. HAK-İŞ bugün sadece bir konfederasyon değil, aynı zamanda bir düşünce, fikir hareketidir. Kimi zaman emekçiler için, kimi zaman mağdur ve mazlumlar için HAK-İŞ her zaman tetiktedir, hazırdır, görevinin başındadır. HAK-İŞ, kimi zaman Van’da bir belediye işçisinin veya memleketin bir başka köşesindeki ev işçisinin yüreğinde, kimi zaman hastanede hasta bakıcının, kimi zaman bir metal işçisinin yanındadır” ifadelerini kullandı.

DEĞİRMENCİ: “HAK-İŞ YERLİ VE MİLLİDİR”

HAK-İŞ’in kaos ve kavgayı değil, birliği ve bütünlüğü savunduğunu ifade eden Değirmenci, “HAK-İŞ, kimi zaman Müslüman coğrafyasındaki bir yetimin gönlünde, kimi zaman da çaresizlikler içinde kıvranan bir mağdurun, gönül tahtının en baş köşesindedir. Nerede çözülmeyi bekleyen bir sorun varsa, çözüm merkezi olarak HAK-İŞ oradadır. HAK-İŞ yerlidir, millidir. Aziz milletimizin dini ve milli, bütün değerlerinin yegâne koruyucusu, yılmaz savunucudur. HAK-İŞ, kaos ve kavgayı değil, birleştirmeyi, bütünleştirmeyi önceleyen, bir emek hareketidir. HAK-İŞ, Türkiye’nin ikinci yüzyılının, Türkiye yüzyılının garantisidir, güvencesidir. Bugün burada HAK-İŞ’in az önce ifade ettiğim vizyon ve misyonuna paralel olarak, bir projemizi daha hayata geçiriyoruz” dedi.

DİJİTALLEŞME ÇALIŞMA HAYATINI DÖNÜŞTÜRÜYOR

Konuşmasının önemli bir bölümünü dijitalleşmeye ayıran Değirmenci, “Çalışma hayatının en taze ve üzerinde durulması gereken başlıklardan biri olan, dijitalleşme konusuna ve bunun kadın çalışanlara etkileri üzerine kısa bir değerlendirme yapmak istiyorum. Dijitalleşme, hızla etrafımızı sarıyor. Yapay zeka uygulamaları, adeta ışık hızında yaygınlaşıyor. Fabrikaların, işyerlerinin tabir-i caizse, akıllı fabrikalara-işyerlerine dönüştüğü bir sürece hep birlikte şahitlik ediyoruz. Gelişen teknoloji, iş yaşamından sosyal hayata kadar birçok alanı dönüştürüyor. Teknolojik gelişmeler, birçok sektördeki geleneksel uygulamaları tahtından indirmeye başladı” dedi.

“ÇALIŞMA HAYATINDA SÜREKLİ BİR DÖNÜŞÜM VE DEĞİŞİM OLDUĞUNA ŞAHİTLİK EDİYORUZ”

Değirmenci, dijitalleşmenin etkilerine değinerek şunları söyledi: “Dijitalleşme, birçok üretim sahasında, köklü değişikliklere neden olmaktadır. Dijitalleşmeyle birlikte, çalışma hayatını derinden etkileyen gelişmeler yaşanmakta ve yaşanması öngörülmektedir. Teknolojiyle birlikte her şey dönüşmekte, değişmekte ve yenilenmektedir. Bir zamanlar hayalini bile kurmakta zorlandığımız her şey, teknolojik gelişmelerle birlikte gerçeğe dönüşmektedir. Geriye dönüp son 300 yılı incelediğimizde, çalışma hayatında sürekli bir dönüşüm, sürekli bir değişim olduğuna şahitlik ediyoruz.”

BAŞKAN YARDIMCISI DEĞİRMENCİ’DEN VAN’DA ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

“Kısaca ve kabaca özetlemek gerekirse çalışma hayatında, adına birinci devrim denilen üretim modelinde, önce buharlı makineleri gördük. İkinci devrim denilen dönemde ise, elektriğin üretim süreçlerine dahil olmasıyla, seri üretim dönemine geçildi. Üçüncü devrim olarak, bundan 60-70 yıl önce bilgi teknolojilerinin devreye girmesiyle, çalışma hayatında çok büyük değişiklikler yaşanmıştır. Çalışma hayatındaki bu üç devrimi, geride bıraktık.”

“BİRÇOK SEKTÖRDE ÜRETİM BİÇİMLERİNİ VE İŞ YAPMA SÜREÇLERİNİ YENİDEN ŞEKİLLENDİRMEYE BAŞLADI”

“Bugüne geldiğimizde, sırayı dördüncü devrim olarak gösterilen “Endüstri 4.0” almıştır. Bu teknoloji hamlesiyle birlikte, artık çalışma hayatımıza, yapay zekaların, akıllı robotların, sanal gerçekliklerin, bulut teknolojisinin, akıllı fabrikaların hakim olduğu bir düzene doğru hızla ilerliyoruz. İşverenler, üretimi, verimliliği, kaliteyi, performansı artırmak ve bir nevi kendi gemilerini kurtarmak adına, dijitalleşmeyi fabrikalarına sokmaya başlamışlardır. İnsan gücüne bağımlı ve bağımsız çalışamayan makinelerin yerini, öğrenebilen, analiz yapabilen ve kendi kendine karar verebilen akıllı sistemlerin alması, birçok sektörde üretim biçimlerini ve iş yapma süreçlerini yeniden şekillendirmeye başladı.”

“DİJİTALLEŞME ÖZELLİKLE İŞ GÜCÜ PİYASASINDA BİRÇOK BELİRSİZLİĞİ, ÖNGÖRÜLEMEZLİĞİ DE BERABERİNDE GETİRMEKTEDİR”

“Bu gelişmeler de emekçilerin çalışma şartlarını, hak ve menfaatleri ile güvenliğini doğrudan etkilemektedir. Başta üretim süreçleri olmak üzere, çalışma hayatında, birçok fırsat sunan dijitalleşme, özellikle iş gücü piyasasında birçok belirsizliği, öngörülemezliği de beraberinde getirmektedir. Teknolojik gelişmeler ışığında, birçok alanda yüzyıllardır geleneksel olarak sürdürülen çalışma hayatının ve sosyal yaşamın hızla dönüştüğüne, değiştiğine ve yenilendiğine şahitlik ediyoruz. Hızla gelişen teknolojiye sırt çevirmenin, doğru olmadığını anlayan, teknoloji transferi sayesinde üretimin daha kolay ve verimli hale geldiğini kavrayan işverenler, üretimi, verimliliği, kaliteyi, performansı artırmak adına, dijitalleşmeyi fabrikalarına sokmaya başlamışlardır.”

Büyükşehir Belediyesi Van’da kapalı olan yolları açıkladı
Büyükşehir Belediyesi Van’da kapalı olan yolları açıkladı
İçeriği Görüntüle

PANDEMİ DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜ HIZLANDIRDI

COVID-19 pandemisinin dijitalleşmeyi hızlandırdığını ifade eden Değirmenci, “COVID-19 pandemisi, çalışma hayatında dijitalleşme sürecini hızlandırmış ve bu dönüşümü daha görünür hale getirmiştir. Bu dönemde uzaktan çalışma, esnek çalışma modelleri ve dijital platformlar üzerinden yürütülen çalışma biçimleri yaygınlaşmıştır. Dijitalleşme, esnek çalışma imkânları sunarken, aynı zamanda çalışanların her zaman ulaşılabilir olması beklentisini de beraberinde getirmiştir. Bu durum, özellikle evden çalışan kadınların, iş ve özel hayat sınırlarını yönetmesini zorlaştırmakta ve iş yüklerini artırmaktadır” dedi.

“DEĞİŞİME DİRENMEYİN, AKSİNE AYAK UYDURUN”

Değirmenci, önerilerde bulunarak, “Bu yeni dönemde, teknolojiyi göz ardı etmeyin. İşinizle ilgili teknolojik gelişmeleri takip edin. Kendinizi yenileyin, geliştirin. Değişime direnmeyin, aksine ayak uydurun. Bilginin, bilenin kazandığı bir çağda olduğumuzu, asla unutmayın. Aranan personel olmak için, kendinizi daha fazla yetiştirin. Sermayeniz olan emeğinize, alınterinize artık ücret ödemeyeceğiz diyenlere, akıl terinizi gösterin. Bir işyerinin en değerli varlığı, sahip olduğu kalifiye işgücüdür. Kalifiye eleman olun. İşverenlerin sizlerin eğitimi için, çaba sarf etmesi için, bizlerle birlikte mücadele edin. Nitelikli olmak için eğitimlere katılın, bilginin ve teknolojinin peşinden gidin. Buradaki eğitimleri, can kulağıyla dinleyin. Alanında uzman hocalarımızın ilmine güvenip, bilgi ve birikimlerinizi artırın. Farkınızı fark edin ve farkınızı ortaya koyun” ifadelerini kullandı.

KADINLARIN SENDİKAL TEMSİLİ YETERSİZ

Türkiye’de sendikalaşma oranlarına da değinen Değirmenci, kadın çalışanların sendikalaşma oranının erkeklere kıyasla oldukça düşük olduğunu belirterek, “HAK-İŞ olarak, kadınların sadece çalışma hayatındaki varlığını artırmaktan öte, aynı zamanda kadınların sendikal yaşam içerisinde de yer alabilmesi için büyük gayret sarf ediyoruz. Tüm çabalarımıza rağmen sendikal yaşama yeterince kadın elinin değmediğine, maalesef hep birlikte şahitlik ediyoruz. 2026 yılının Ocak ayında toplam işçi sayısı 16 milyon 700 bin iken, sendikalı işçi sayısı 2 milyon 413 bin, sendikalaşma oranı yüzde 14,5 olarak açıklandı.”

“KADIN ÇALIŞANLARIN SENDİKALAŞMA ORANI YÜZDE 24 İKEN, ERKEK ÇALIŞANLARIN SENDİKALAŞMA ORANI YÜZDE 75”

“Bu veriler ışığında, ülkemizde kadın çalışanların sendikalaşma oranı yüzde 24 iken, erkek çalışanların sendikalaşma oranı yüzde 75’tir. Sendikalaşma oranı ve kadın çalışanların sendikalaşma düzeyi, ülkemizde maalesef hala istediğimiz seviyede değildir. Bu durum, sendikalaşmanın teşvik edilmesine yönelik daha güçlü ve kararlı politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır” dedi.

“KADIN EMEKÇİLER İÇİN GÖVDEMİZİ ORTAYA KOYACAĞIZ”

Konuşmasının sonunda HAK-İŞ’in 50. yılını kutlayan Değirmenci, Kadın emekçilerinin yüzünün güldüğü, ailesiyle mutlu ve huzurlu bir yaşam sürdürdüğü bir düzeni hakim kılmak için, sadece elimizi değil, gövdemizi ortaya koymayı sürdüreceğiz. Bu ve buna benzer projelerimizle, inşallah HAK-İŞ’imizin gücüne daha da güç katacağız. Bu duygu ve düşüncelerle HAK-İŞ'imizin 50. yılını bir kez daha canı gönülden kutluyor, eğitim projemizin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu programımızın düzenlenmesinde emeği geçen başta Genel Başkanımız Mahmut Arslan’a, HAK-İŞ Yönetimine, HAK-İŞ Kadın Komitemize, sendikalarımıza ve hocalarımıza teşekkür ediyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum” diye aktardı.

ZENGİN: TÜRKİYE KADIN BULUŞMALARI 7 İLDE GERÇEKLEŞTİRİLİYOR

HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Sekreter Yardımcısı ve HAK-İŞ Kadın Komitesi Başkanı Fatma Zengin, Van’da düzenlenen Türkiye Kadın Buluşmaları programında yaptığı konuşmada, kadın emeği, sendikal örgütlenme ve dijital dönüşüm sürecine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. HAK-İŞ Konfederasyonu’nun her yıl 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü geniş katılım ve coşkuyla kutladığını hatırlatan Zengin, Konfederasyonumuz her yıl 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü büyük bir katılım ve coşkuyla gerçekleştirmektedir. Bu yıl Yönetim Kurulumuzun aldığı önemli bir kararla, ülkemizin 7 farklı ilinde Türkiye Kadın Buluşmaları programlarını hayata geçiriyoruz. İlk programımızı 26 Ocak tarihinde İzmir’de gerçekleştirdik. Bugün ise ikincisini Van’da gerçekleştiriyoruz. Önümüzdeki günlerde Gaziantep, Samsun, Trabzon, İstanbul ve Ankara’da programlarımızı yaparak Türkiye Kadın Buluşmalarımızı tamamlayacağız” dedi.

KADINLARIN İŞGÜCÜNE KATILIMI HÂLÂ DÜŞÜK

Kadınların çalışma hayatına katılımına ilişkin güncel verilere dikkat çeken Zengin, “Bazı diğer verilere göre, kadınların çalışma hayatına katılımı ve sendikal örgütlülüğü konusunda hâlâ almamız gereken önemli bir mesafe olduğunu göstermektedir: Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 35,5 iken, erkeklerde bu oran yüzde 71,3’tür. Kadınlarda işsizlik oranı yüzde 10’un üzerinde seyrederken, genç kadınlarda bu oran yüzde 18,2 seviyelerine çıkmaktadır. Resmî verilere göre sendika üyeleri içinde kadınların oranı, tüm sendikalı çalışanların yalnızca dörtte birini oluşturmaktadır. Bu tablo, sendikal örgütlenmede kadın temsiliyetinin artırılmasının ne kadar hayati olduğunu göstermektedir” dedi.

“DİJİTALLEŞME KADIN EMEĞİNİ ZAYIFLATMAMALI”

Dijitalleşmeyle birlikte ortaya çıkan yeni çalışma düzeninin kadın emeğini ve sendikalaşmayı zayıflatan değil, güçlendiren bir yapıda olması gerektiğini vurgulayan Zengin, “Bizler için esas olan; dijitalleşmeyle birlikte ortaya çıkan yeni düzende, kadın emeğini ve sendikalaşmayı zayıflatan değil aksine güçlendiren, güvencesizliği artıran değil nitelikli ve insan onuruna yakışır işleri çoğaltan bir istihdam yapısının inşa edilmesidir. HAK-İŞ olarak, daha adil, daha kapsayıcı ve özellikle sendikalaşmayı teşvik eden bir çalışma hayatı talep ediyoruz. Günümüzde dijitalleşmeyle birlikte platform çalışması, uzaktan ve esnek çalışma gibi modeller yaygınlaşırken; iş güvencesinin, sosyal korumanın ve sendikal hakların zayıflatılmasına asla izin verilmemelidir” diye aktardı.

PLATFORM VE ESNEK ÇALIŞMADA GÜVENCEDEN TAVİZ YOK

Uzaktan, esnek ve platform temelli çalışma modellerinin yaygınlaştığını belirten Zengin, “Bu noktada yerel yönetimler; hem istihdam politikalarının sahadaki en önemli uygulayıcıları hem de sosyal politikaların doğrudan muhatabı olarak, kadınlar, gençler ve kırılgan gruplar için kapsayıcı, güvenceli ve nitelikli istihdamın geliştirilmesinde kritik bir sorumluluk üstlenmelidir. Yerel yönetimlerin; mesleki eğitim, dijital beceri kazandırma programları, kadınların istihdama katılımını destekleyen bakım hizmetleri ve sosyal destek mekanizmaları yoluyla bu dönüşüme aktif katkı sunması büyük önem taşımaktadır” dedi.

“İNSANI MERKEZE ALAN BİR DÖNÜŞÜM ŞART”

Zengin, kadınların yeni becerilerle desteklenmesi gerektiğini vurgulayarak, “HAK-İŞ olarak, dijital dönüşüm sürecinin merkezine insanı koyan, sosyal diyaloğu esas alan ve yerel yönetimleri bu sürecin güçlü paydaşlarından biri olarak gören bir yaklaşımın; hem sosyal adaletin korunması hem de sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması açısından vazgeçilmez olduğuna yürekten inanıyoruz. Bu çerçevede; kadınların yeni becerilerle desteklenmesi, mesleki eğitim ve yaşam boyu öğrenme imkânlarının güçlendirilmesi ve dönüşüm sürecinin güvenceli istihdamı esas alan bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini özellikle vurguluyoruz” diye aktardı.

ZENGİN’DEN KADIN EMEĞİ VURGUSU

Konuşmasının sonunda kadın emeğinin hak ettiği değeri gördüğü, fırsat eşitliğinin sağlandığı ve insan onuruna yakışır bir çalışma hayatının hâkim olduğu bir toplumun ortak ideal olduğunu belirten Zengin, “Sözlerimi tamamlarken şunu bir kez daha vurgulamak istiyorum: Kadın emeğinin hak ettiği değeri gördüğü, ailenin korunduğu, adaletin, fırsat eşitliğinin ve insan onuruna yakışır çalışma hayatının hâkim olduğu bir toplum hepimizin ortak idealidir. Bu düşüncelerle hepinizi saygıyla selamlıyor, Allah’a emanet ediyorum” dedi.

BAŞKAN AKDENİZ: KADINLAR, ÇALIŞMA HAYATINDA OLDUĞU KADAR SENDİKAL YAPIMIZIN DA VİCDANI VE GÜCÜDÜR

Programda konuşan HAK-İŞ Van Şube Başkanı Fatih Akdeniz, sendikal mücadeleyi yalnızca bir hak arayışı olarak görmediklerini belirterek, “HAK-İŞ olarak bizler sendikal mücadeleyi sadece hak arayışı olarak değil; insan onurunu, emeği ve adaleti merkeze alan bir dava olarak görüyoruz. Bu davanın en güçlü taşıyıcılarından biri başta Genel Başkanımız Sayın Mahmut Arslan ve kadın emeğidir. Kadınlar, çalışma hayatında olduğu kadar sendikal yapımızın da vicdanı ve gücüdür. Kadın komitelerimiz; sahada emek veren, sorunları dile getiren, çözümün bir parçası olan ve sendikal bilinci güçlendiren çok önemli bir görev üstlenmektedir” dedi.

“HAK-İŞ AİLESİ OLARAK KADINLARIN ÇALIŞMA HAYATINDA DAHA GÖRÜNÜR OLMASI İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ”

Akdeniz, HAK-İŞ ailesi olarak kadınların çalışma hayatında daha görünür, daha etkin ve daha güçlü olması için hep birlikte mücadele etmeye devam edeceklerini belirterek, “Bu anlamda başta Hizmet-İş Sendikamız olmak üzere, HAK-İŞ’e bağlı tüm sendikalarımızın kadın komite başkanlarına ve başkan yardımcılarına yürekten teşekkür ediyorum. Bizler biliyoruz ki kadının güçlü olduğu yerde aile güçlüdür, toplum güçlüdür, sendikal mücadele güçlüdür. HAK-İŞ ailesi olarak kadınların çalışma hayatında daha görünür, daha etkin ve daha güçlü olması için hep birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu güzel organizasyonda emeği geçen HAK-İŞ Konfederasyonumuza teşekkür ediyor, katılım sağlayan tüm yol arkadaşlarımıza şükranlarımı sunuyor, hepinizi saygı ve muhabbetle selamlıyorum” diye konuştu.

Muhabir: VEYSEL İZGİ-FATMANUR POLATCAN