Van Gölü'nün derinliklerindeki tarihi ve doğal güzellikler, son dönemde artan dalış etkinlikleriyle dalgıçların ilgisini çekiyor. Van Gölü'nün derinliklerindeki 100 bin yıllık mikrobiyalitler ve 1905 yılına ait tarihi Rus batığı, dalış tutkunlarının ilgi odağı oldu.

VAN GÖLÜ'NÜN SU ALTINDAKİ ZENGİNLİKLERİ GÖRÜNTÜLENDİ
Van Gölü'nün eşsiz su altı zenginlikleri arasında yer alan tarihi kalıntılar, batıklar ve dünyanın en büyük mikrobiyalitleri (dikitleri) dalış tutkunlarına farklı deneyimler sunuyor. Gölün derinliklerindeki bu değerlerin görüntülenmesiyle hem su altı mirası kayıt altına alınıyor hem de bölgenin tanıtımına katkı sağlanıyor. Son olarak Van Diving Dalış Okulu tarafından Bitlis'in Tatvan ilçesine bağlı Reşadiye köyü açıklarında düzenlenen dalış etkinliğinde 32 kişilik ekip suya indi. Dalgıçlar, yaklaşık 17 metre derinlikte bulunan 40 metre uzunluğundaki Rus batık gemisini ve metrelerce uzunluktaki mikrobiyalitleri görüntüleyerek Van Gölü'nün su altındaki zenginliklerini görüntüledi.

"DALIŞ TUTKUNLARI DA EN ÇOK BU DOĞAL BATIĞI GÖRMEK İSTİYOR"
Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu Van İl Temsilcisi ve dalış eğitmeni Serkan Ök, Van Gölü'nün su altındaki gizemlerini tanıtmak amacıyla bir araya geldiklerini söyledi.Van Gölü'nün son yıllarda dalış tutkunlarının ilgi odağı haline geldiğini belirten Ök, gölün dünyanın en büyük mikrobiyalitlerine ev sahipliği yaptığını ifade etti. Van Gölü'nde milattan öncesine tarihlenen batık şehir kalıntıları ile 1905 dönemine ait Rus batığının bulunduğunu hatırlatan Ök, şunları kaydetti: "Van Gölü yaklaşık 600 bin yaşında ve binlerce yılda oluşan mikrobiyalitlere ev sahipliği yapıyor. İrtifa dalışı yapılabilen göl, bu özelliğiyle uzman dalgıçlar tarafından tercih ediliyor. Gölde yaklaşık 14 önemli dalış noktamız bulunuyor. Bunların en önemlilerinden biri de Reşadiye'deki mikrobiyalitler ile Rus batığının yer aldığı bölge. Bugün 32 dalgıçla burada dalış yaptık. Su sıcaklığı nedeniyle maksimum dalış derinliğimiz 17 metreyi geçmiyor ancak görüş mesafesi oldukça yüksek. Haziran, temmuz ve ağustos aylarında akıntının olmaması da bölgeye ilgiyi artırıyor."

100 BİN YILLIK GEÇMİŞE SAHİP
Van Gölü'nde bugüne kadar tespit edilen en büyük mikrobiyalitin 34,4 metre uzunluğunda olduğunu belirten Ök, bu oluşumun yaklaşık 100 bin yıllık geçmişe sahip olduğunu, daha büyük mikrobiyalitlerin bulunabileceğine inandıklarını ifade etti. Rus batığının dalış turizmi açısından önemli bir değer taşıdığını vurgulayan Ök, "Türkiye'de ve dünyada çok sayıda suni batık bulunuyor. Buradaki ise savaş görmüş ve doğal afetler sonucu batmış gerçek bir gemi. Dalış tutkunları da en çok bu doğal batığı görmek istiyor. Bu nedenle düzenlediğimiz turlar yoğun ilgi görüyor." dedi.

"HEYECAN VERİCİ VE KEYİFLİ BİR DALIŞ GERÇEKLEŞTİRDİK"
Dalış etkinliğine çocuklarıyla katılan Mehmet Akçan da Van Gölü'nde dalış eğitimi aldığını ve Türkiye'nin farklı bölgelerinde dalış yaptığını belirtti. İlk kez mikrobiyalitlere daldığını anlatan Akçan, "Bu sporu çocuklarıma da sevdirmeye çalışıyorum. Mikrobiyalitlerin ardından Rus batığını da gördük. Van Gölü'ndeki tek batık olması ve sunduğu görüntü, onu oldukça etkileyici kılıyor. Herkesi buraya dalış yapmaya davet ediyoruz." diye konuştu.
Dalgıçlardan Lokman Güden ise Türkiye'nin farklı noktalarında dalış yaptığını ancak Van Gölü'ndeki deneyimin çok farklı olduğunu dile getirdi. Su altındaki manzaranın kendisine başka bir gezegendeymiş hissi verdiğini anlatan Güden, "Mikrobiyalitler ve Rus batığı oldukça etkileyiciydi. Heyecan verici ve keyifli bir dalış gerçekleştirdik. Herkesin gelip bu güzellikleri görmesini tavsiye ederim." diye konuştu.
Babasıyla birlikte dalış yaptığını belirten Gülsüm Akçan, su altındaki doğal oluşumları görmenin kendisi için unutulmaz bir deneyim olduğunu ifade ederek, "Derinlere indikçe su soğuyor ve zaman zaman bizi zorluyor ancak mikrobiyalitleri görmek bütün yorgunluğa değiyor." şeklinde konuştu.












