Yaz aylarında serinlemek isteyenlerin sahillere ve göl kıyılarına yönelmesiyle birlikte can güvenliği de yeniden önem kazanıyor. Van’da yazın en yoğun kullanılan noktaların başında gelen Van Gölü kıyılarında artan hareketlilik, cankurtaran ihtiyacını da gündeme taşıyor. Geniş kıyı şeridinde yüzmeye uygun alanların yanı sıra kontrolsüz ve riskli bölgelerin bulunması, olası boğulma vakalarına karşı endişeleri artırırken, özellikle yoğun kullanılan plajlarda cankurtaran sayısının artırılması, yasaklı bölgelerde ise tabela ve denetimlerin çoğaltılması gerektiğine dikkat çekiliyor. Cankurtaran hizmetinin bulunmadığı alanlarda vatandaşların göle girmemesi ve güvenli yüzme alanlarının tercih edilmesi önem taşıyor.
VAN GÖLÜ’NDE CANKURTARAN ÖNLEMİ ARTIRILMALI
Van Gölü kıyılarında yaz aylarında artan yoğunlukla birlikte can güvenliği için alınması gereken önlemler önem kazanıyor. Özellikle vatandaşların yoğun olarak kullandığı ancak cankurtaran hizmetinin bulunmadığı veya yetersiz kaldığı sahillerde risk artarken, yasaklı ve kontrolsüz alanlarda uyarı tabelalarının çoğaltılması ve denetimlerin sıklaştırılması gerekiyor. Yoğun plajlarda cankurtaran sayısının alanın büyüklüğüne ve vatandaş yoğunluğuna göre artırılması, cankurtaran kuleleri ile ilk yardım ve kurtarma ekipmanlarının hazır bulundurulması önem taşıyor. Van ve çevre illerde yılda yaklaşık 500 cankurtaran yetişmesine rağmen mevcut personelin riskli ve yoğun alanlarda doğru şekilde görevlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiliyor. Vatandaşların ise cankurtaran bulunmayan ve yüzmeye uygunluğu belirlenmemiş alanlarda göle girmemesi, özellikle çocukları yalnız bırakmaması ve güvenli yüzme alanlarını tercih etmesi isteniyor. Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu (TSSF) Van İl Temsilcisi Serkan Ök ve Yüzme Eğitmeni Furkan Acar, Van Gölü kıyılarında can güvenliği ve cankurtaran hizmetlerine ilişkin Şehrivan’a önemli değerlendirmelerde bulundu.
ÖK: YASAKLI BÖLGELERDE TABELA SAYISI ARTTIRILMALI
Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu (TSSF) Van İl Temsilcisi Serkan Ök, yüzme alanlarının bulunduğu tüm bölgelerde boğulma vakalarının arttığına dikkat çekerek vatandaşları uyardı. Vatandaşların göz göre göre riskli olabilecek alanlarda yüzme faaliyetinde bulunmamaları gerektiğini ifade eden Ök; “Yüzme alanı olan tüm Türkiye’de boğulma vakaları artmaktadır. Öncelikle vatandaşların kendi güvenliklerinden sorumlu olma bilincinin farkında olmaları gerekiyor. Göz göre göre riskli olabilecek alanlarda yüzme faaliyetlerine girmemeleri gerekmektedir. Yüzdükleri alanlarda cankurtaran olup olmamasına, havanın durumuna kendi yüzme becerilerinin seviyesine göre kendi güvenliklerini sağlamalıdırlar. Cankurtaran olan bölgelerde yüzmeye elverişli alanlarda yüzme faaliyetlerini gerçekleştirmelidirler tabii ki. İlgili belediyeler kurumlar da gerekli önlemleri almalıdırlar bu konuda. Eksiklikleri ivedi bir şekilde tamamlamalıdırlar, özellikle yasak alanlarda hafta sonları denetlemeli yasaklı tabela sayısı arttırılmalıdır.” diye konuştu.
YÜZME ALANLARINDA HİÇ BİR TEDBİR YOK!
TSSF Van İl Temsilcisi Serkan Ök, yüzme alanlarında güvenlik önlemlerinin yalnızca cankurtaran görevlendirmekle sınırlı olmadığını belirterek, olası boğulma vakalarında hızlı müdahalenin hayati önem taşıdığını vurguladı; “Bu yüzme alanlarında 50 metrede bir cankurtaran, 100 metrede bir cankurtaran kulesi ve ilk yardım istasyonu bulunmalıdır. Kazazedeye erken müdahale edilebilmesi için jet ski veya bot gibi müdahale araçları da hazır bulundurulmalıdır. Ayrıca yüzme alanının sınırlarını belirlemek amacıyla güvenlik kulvarı oluşturulmalıdır. Yüzme alanında ciddi bir yoğunluk varsa, 50 metrede bir cankurtaran bulundurma kuralının yanı sıra cankurtaran sayısı artırılmalıdır. Özellikle plajın yoğun olduğu günlerde, mevcut yoğunluğa göre ek cankurtaran görevlendirilmesi önem taşımaktadır. Burada en önemli husus, kazazedeye ilk 3 dakika içerisinde müdahale edilmesi ve 4-6 dakika aralığında ilk yardım uygulamasının başlatılmasıdır.” dedi.
ÖK: HALKIN YOĞUN OLARAK KULLANDIĞI SAHİLLERDE CANKURTARAN BULUNDURULMALI
Yoğun kullanılan sahillerde cankurtaran bulundurulmasının hayati önem taşıdığı vurgulayan Ök konuşmasına şöyle devam etti; “Van Valiliğimiz tarafından oluşturulan komisyon aracılığıyla plajlarımızda bir kategorizasyon yapıldı. Buna göre sahiller; yüzmeye elverişli alanlar, yüzme için önerilmeyen alanlar ve yüzmenin yasa olduğu alanlar olmak üzere üç gruba ayrıldı. Belirlenen bölgeler, ilgili belediyelere yerleriyle birlikte bildirildi. Bu kapsamda, yüzmeye elverişli alanların yanı sıra yüzmenin önerilmediği ancak halkın yoğun olarak kullandığı sahillerde de cankurtaran bulundurulması gerekiyor.” şeklinde konuştu.
VAN VE BÖLGEDE CANKURTARAN EKSİĞİ YOK!
TSSF Van İl Temsilcisi Serkan Ök; “Van ve çevre illerde yılda yaklaşık 500 cankurtaran yetişiyor. Van’da da ihtiyaçları karşılayacak yeterli sayıda cankurtaran bulunuyor. Ancak asıl sorun, mevcut cankurtaranların gerekli ve riskli alanlarda etkin bir şekilde görevlendirilmemesi. Maalesef bu konuda ciddi bir eksiklik yaşanıyor. Özellikle yoğunluğun arttığı sahillerde cankurtaran sayısının artırılması ve görev yerlerinin risk durumuna göre belirlenmesi gerekiyor. Cankurtaranların doğru noktalarda görevlendirilmesi, olası boğulma vakalarında müdahale süresini önemli ölçüde kısaltacaktır. Bu nedenle sadece yeterli sayıda cankurtaran yetiştirmek değil, onları doğru alanlarda ve doğru zamanda görevlendirmek de büyük önem taşıyor.” Diye aktardı.
DOĞRU NOKTALARDA YOKLAR…
Van’da cankurtaranların doğru noktalarda ve yeterli ekipmanla görev yapmasının önemine dikkat çeken Yüzme Eğitmeni Furkan Acar, yoğun kullanılan sahillerde cankurtaran sayısının artırılması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı; “Van’da cankurtaran sayısı yetersiz. Çünkü yeni plajların açılmasıyla birlikte ihtiyaç daha da büyüyor. Burada sadece cankurtaran sayısına değil, cankurtaranların doğru noktalarda ve yeterli ekipmanla görev yapmasına önem göstermek gerekiyor. Özellikle yoğun kullanılan sahillerde profesyonel ve sürekli görev yapan cankurtaran ekiplerinin artırılması gerektiğini söylemeliyim ki bu da açıkgöz önünde.” Dedi.
KOCA PLAJDA GÖREV YAPAN CANKURAN SAYISI BİR ELİN PARMAĞINI GEÇMİYOR
Yüzme Eğitmeni Furkan Acar: “Mutlaka cankurtaran bulunması gerektiğini düşünüyorum. Yalnız her plaj için bir sayı söylemek doğru olmayabilir. Plajın büyüklüğü, suya giren vatandaş sayısı, kıyı yapısı ve risk durumuna göre sayı belirlenmeli. Örnek verecek olursam küçük ve kontrollü bir plajda iki cankurtaran başlangıç için yeterli olabilir. Yalnız Mollakasım Halk Plajı'nda yanlış değilsem iki cankurtaran görev yapıyor. Fakat yoğun plajlarda cankurtaran sayılarının çok daha fazla olması gerekir. Benim için en önemli kriter, vatandaşa müdahale edebilecek yeterli sayıda personelin ve gözetleme noktasının bulunmasıdır.” Diye konuştu.
ACAR: ALINAN ÖNLEMLERİN YETERLİ OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM
Çarpanak çevresi ve Amik Kalesi gibi kontrolsüz alanlar, özellikle dikkat edilmesi gereken yerler arasında bulunduğunu söyleyen Acar: “Açık ve net bir şekilde şu an bakacak olursak Van’da mevcut cankurtaran sayısı yetersiz. En büyük yanlışta burada yapılıyor halk baktığı zaman güvendeymiş gibi davranıyor yanlış bir yönelim pahalıya mal olabilir. Cankurtaranın olmadığı bir plajda bunun açık şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Geçtiğimiz günlerde yaşanan boğulma vakaları da maalesef çok üzücü. İki kardeşimizi kaybettik, babaları da çocuklarını kurtarmaya çalışırken boğulma tehlikesi geçirdi. Van'da özellikle cankurtaran hizmetinin bulunmadığı, kontrolsüz ve vatandaşların yoğun şekilde göle girdiği sahiller ciddi risk taşıyor. Çarpanak çevresi ve Amik Kalesi gibi kontrolsüz alanlar, özellikle dikkat edilmesi gereken yerler arasında bulunuyor. Alınan önlemlerin henüz yeterli olduğunu düşünmüyorum. Çünkü sadece olay olduktan sonra müdahale etmek değil, olay yaşanmadan önce önlem almak gerekiyor. Riskli bölgelerde sürekli cankurtaran desteği sağlanmalı.” Şeklinde konuştu.
“RİSKLİ BÖLGELER AÇIK ŞEKİLDE İŞARETLENMELİ”
Acar; “Öncelikle Van Gölü kıyılarının büyük bölümünün risk analizine tabi tutulması gerekiyor. Hangi bölgelerde daha fazla boğulma vakası yaşandığı ve nerelerde müdahale süresinin uzun olduğu belirlenmeli. Ardından riskli bölgeler açık şekilde işaretlenmeli, halk plajlarında yeterli sayıda profesyonel cankurtaran görevlendirilmeli. Cankurtaran kuleleri ve kurtarma ekipmanları hazır bulundurulmalı, özellikle hafta sonları ve sıcak havalarda denetimler artırılmalı. Çünkü boğulma vakalarında ilk birkaç dakika gerçekten hayati önem taşıyor.” Diye aktardı.
“BİRKAÇ METRE DAHA FAZLA YÜZMEK İÇİN HAYATINIZI RİSKE ATMAYIN”
Yüzme Eğitmeni Furkan Acar, vatandaşlara cankurtaran bulunmayan ve yüzmeye uygunluğu belirlenmemiş alanlarda göle girmemeleri çağrısında bulunarak sözlerini şöyle noktaladı: “Vatandaşlarımızdan en büyük ricam, cankurtaran olmayan ve yüzmeye uygunluğu belirlenmemiş alanlarda göle girmemeleri. Özellikle Van Gölü'nü sakin ve güvenli görünmesi nedeniyle hafife almamak gerekiyor. Tek başına veya kıyıdan çok uzaklaşarak yüzülmemeli. Çocuklar kesinlikle yalnız bırakılmamalı. Bir diğer önemli konu da boğulan kişiyi kurtarmaya çalışırken ikinci bir kişinin daha boğulması. Amik Kalesi'ndeki son olayda da baba çocuklarını kurtarmaya çalışırken boğulma tehlikesi geçirdi. Ben vatandaşlarımıza özellikle şunu söylüyorum. Van Gölü'nde yüzmek istiyorsanız, güvenli ve cankurtaran bulunan alanları tercih edin. Birkaç metre daha fazla yüzmek için hayatınızı riske atmayın.” Şeklinde konuştu.





