Van Gölü'nün korunmasına yönelik son yıllarda hayata geçirilen projeler, çevresel sorunların çözümünde önemli bir mesafe kat edilmesini sağlasa da küresel iklim değişikliği, kuraklık, su kaynakları üzerindeki baskı ve çevre kirliliği havzanın geleceğine ilişkin endişeleri canlı tutuyor. Bölgenin yalnızca doğal zenginliği değil, tarımı, turizmi, ekonomisi etkileyen Van Gölü Havzası için artık günü kurtaran çözümler yerine uzun vadeli politikaların oluşturulması gerektiği görüşü öne çıkarken, bu hedef doğrultusunda Van Valiliği, Bitlis Valiliği, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Bitlis Eren Üniversitesi, Van ve Bitlis Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlükleri ile Sıfır Atık Vakfı iş birliğinde düzenlenen ve iki gün sürecek "Gelecek İçin Ortak Akıl Platformu-Van Gölü Havzası Sürdürülebilir Gelecek Çalıştayı" Van’da başladı.

GÖLÜN GELECEĞİ İÇİN ORTAK AKIL DEVREDE

Kamu kurumlarından üniversitelere, yerel yönetimlerden özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarına kadar çok sayıda paydaşı bir araya getiren çalıştayda, Van Gölü'nün bugünkü sorunlarının yanı sıra çevresel, ekonomik, sosyal ve kültürel geleceği masaya yatırılırken, ortak akıl doğrultusunda oluşturulacak 2050 vizyonuyla havzanın gelecek nesillere daha güçlü şekilde aktarılması hedefleniyor. Çalıştayın açılışında konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Burak Demiralp, Van Gölü'nün Türkiye'nin en önemli ekosistemlerinden biri olduğunu belirterek, koruma çalışmalarının yeni dönemde daha kapsamlı projeler ve ortak akıl anlayışıyla sürdürüleceğini ifade etti.

DEMİRALP: ÜLKEMİZİN DOĞASINI KORUMA KARARLIĞI DEVLET POLİTİKASI HALİNE GELMİŞTİR

Bakan Yardımcısı Demiralp, “Türkiye bugün çevre ve iklim politikalarında sadece takip eden değil, küresel ölçekte takip edilen bir konuma erişmiştir. Bu başarının arkasında, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya konulan 2053 net sıfır emisyon ve yeşil kalkınma vizyonu yatmaktadır. Ülkemizin doğasını koruma ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etme kararlılığı, en üst düzeyde benimsenen bir devlet politikası haline gelmiştir. Bununla birlikte, sınırları aşarak küresel bir çevre hareketine dönüşen ve Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde başlatılıp yürütülen Sıfır Atık Seferberliği, iklim kriziyle mücadelemizin en güçlü sivil ve toplumsal dayanaklarından biri olmuştur.”

“VAN GÖLÜ HAVZASI TÜRKİYE’NİN EN HAYATİ EKOSİSTEMLERİNDEN BİRİDİR”

Burada amaçlarının sadece mavi bir su kütlesinin konuşmak olmadığını dile getiren Demircan, “Tüm bu seferberlik bilincini merkezimize alarak bugün burada sadece coğrafi bir sınırı ya da mavi bir su kütlesini konuşmak için değil; değerlerimizi korumak ve geleceğe taşımak hedefiyle toplanmış bulunuyoruz. Van Gölü ve havzası; etrafındaki tarım alanlarıyla, sulak alanlarıyla, endemik biyolojik çeşitliliğiyle, kültürel hafızası ve iktisadi geleceğiyle Türkiye’nin en hayati ekosistemlerinden biridir. Van Gölü, gelecek nesillere aktarmamız gereken yaşayan bir coğrafyadır. Ancak hepimiz çok iyi biliyoruz ki küresel iklim değişikliği, kuraklık baskısı, su stresi ve hızlı kentleşme gibi tehditler bu eşsiz havzanın sınırlarını zorlamaktadır. Biz, bu tehditlere seyirci kalmayı reddeden ve sahada irade gösteren bir aklın temsilcileriyiz.” Diye konuştu.

DEMİRALP: BİZ BURADA LAF ÜRETMİYORUZ, İCRAAT ÜRETİYORUZ

Yürütülen eylem planına dikkat çekerek Bakan yardımcısı Burak Demiralp konuşmasını şöyle sürdürdü: “Sayın Bakanımız Murat Kurum’un talimatlarıyla 2020 yılında başlattığımız ve Bakanlığımızca yürütülen Van Gölü Havzası Koruma Eylem Planı ve Uygulama Programı kapsamında, kelimenin tam anlamıyla bütün devletimiz ve bakanlıklarımız burada yer alıyor. Hep birlikte önemli çalışmalar yürütüyoruz. Tabii biz burada laf üretmiyoruz, icraat üretiyoruz. Sonuçları bugün sabah, bizden önceki ilk konuşmada Çevre Yönetimi Daire Başkanımızın teknik sunumunda rakamlarla da gördünüz. Bu rakamlarla Bakanlık olarak gurur duyuyoruz.” Dedi.

“GÖLE YÖNELEN KİRLİLİK OKLARINI KIRDIK”

Atık su yönetimiyle ilgili sağlanan ilerlemeye değinen Demiralp, “Ben çok detaya girmeyeceğim ancak bazı konulardan ve bazı rakamlardan sizlerin huzurunda bahsetmek istiyorum. Arıtmada devrim yaptık. 2020 yılında Van’da belediye nüfusunun atık su arıtma oranı yalnızca yüzde 38,4 seviyesindeydi. Bugün, 2025 sonu verileriyle bu oranı yüzde 98,9’a, havza genelinde ise yüzde 99,8’e ulaştırdık. Van Merkez İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi’ni devreye aldık. Göle yönelen kirlilik oklarını kırdık.”

DEMİRALP: YILLARIN BİRİKTİRDİĞİ KİRLİLİK YÜKÜNE NEŞTER VURDUK

“Gürpınar’dan Muradiye’ye kadar tesislerimizi işletiyor, altyapı eksikliği bulunan tek bir ilçe bırakmamak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Dip çamuru tehdidini ortadan kaldırdık. Yılların biriktirdiği kirlilik yüküne neşter vurduk. Eylül 2020’den bu yana yürüttüğümüz hummalı çalışmalarla Van’da 2 milyon 100 bin metreküp, Bitlis’te ise 43 bin metreküp dip çamurunu havzadan tamamen uzaklaştırdık. Sıfır Atık ve mavi dönüşümü başlattık. Entegre katı atık tesislerimizi devreye alırken gölün etrafındaki kirlilik odaklarını bertaraf ettik. Kaçak kirliliğin ve vahşi depolamanın önüne geçtik.” şeklinde konuştu.

BAKAN YARDIMCISI DEMİRALP: VAN GÖLÜ’NÜ HUKUKİ OLARAK KORUMA ALTINA ALDIK

Bölgeye sağlanan maddi yatırımlarını dile getiren Demiralp , “Havzadaki belediyelerimizin tamamına yakınına Sıfır Atık belgelerini verdik ve 230 binden fazla vatandaşımıza eğitimler verdik. Maddi gücümüzü de bu kapsamda tamamen sahaya sürdük. Bu çerçevede altyapı yatırımları, Sıfır Atık projeleri ve temizlik araçları için Bakanlık olarak Van ilimize toplam 480 milyon liralık yatırım yaptık. Bitlis ilimize ise 568 milyon liranın üzerinde doğrudan nakdi destek sağladık. Gördüğünüz gibi biz üzerimize düşeni yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz. Van Gölü’nü sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı olarak da tescil ettirdik ve hukuki olarak koruma altına aldık.” Diye konuştu.

“VAN GÖLÜ HAVZASI 2050 VİZYONU’NUN ANAYASASINI YAZMAYI HEDEFLİYORUZ”

Bölgenin küresel ölçekteki önemine değinen Demiralp, uzun vadeli hedeflerini açıklayarak sözlerini şöyle noktaladı: “Bu çalıştay; kamu kurumlarından sivil topluma, üniversitelerimizden özel sektöre kadar herkesin elindeki veriyi ortaya koyacağı, riskleri analiz edeceği ortak bir akıl platformudur. Biz bu masalarda sadece bugünü kurtarmayı değil, COP31 perspektifinde Van Gölü Havzası’nın uluslararası stratejik önemini perçinlemeyi ve en önemlisi Van Gölü Havzası 2050 Vizyonu’nun anayasasını yazmayı hedefliyoruz.” Dedi

AĞIRBAŞ: TEK HEDEFİMİZ VAN GÖLÜ'NÜ GELECEK NESİLLERE GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE AKTARMAK”

Çalıştayın organizasyonunda ve yürütülen projelerde kritik rol üstlenen Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş da kürsüye gelerek organizasyonun büyüklüğüne önemine vurgu yaptı.

Van Gölü tarihindeki en kapsamlı çalıştaylardan birisi olma özelliğini taşıdığını söyleyen Ağırbaş, “Sıfır Atık Vakfı olarak Türkiye'nin 81 ilinde dünyanın 193 ülkesinde çalışmalarımızı aralıksız olarak sürdürüyoruz. Bugün yaptığımız bu toplantı Van Gölü tarihindeki en kapsamlı çalıştaylardan birisi olma özelliğini taşıyor. Şu gördüğünüz salonda 14 farklı bakanlıktan temsilcilerimiz var. 14 farklı bakanlıktan temsilcilerimizin eşliğinde valiliklerimiz, üniversitelerimiz ve Van Gölü havzasına dair söz söylemek isteyen bütün paydaşların bir araya geldiği bu toplantıda tek hedefimiz var. Van Gölü'nü gelecek nesillere güçlü bir şekilde aktarmak.”

“DÜNYA BİR ÇEVRE FELAKETİNE DOĞRU SÜRÜKLENİYOR”

“Bizler Sıfır Atık Vakfı olarak Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin liderliğinde Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonuyla bu salonda oturan her bir bireyle ülkemizi Ve doğal kaynaklarımızı gelecek nesillere taşımak için uğraşıyoruz. Bugün dünya ciddi bir çevre felaketi ile karşı karşıya. Bugün geldiğimiz noktada artık doğmamış çocukların kanında mikroplastiğe rastlıyoruz. Bakınız dünya bir çevre felaketine doğru sürükleniyor ve bu felaketin sonunda kurtulamayacağımız, kurtaramayacağımız bir dünya bulacağız. Ne yazık ki biz artık bizden sonra gelecek nesillere değil kendi neslimizi kendi dönemimizi bile tehlike altına almış durumdayız.” Şeklinde konuştu.

AĞIRBAŞ: VAN GÖLÜ HAVZASI KADİM BİR BÖLGE

Van Gölünün kadim bir bölge olduğunu dile getiren Ağırbaş, “ Van Gölü Havzası kadim bir bölge. Asırlardır farklı kültürlerin, farklı geleneklerin ve farklı toplumsal kimliklerin aynı coğrafyada huzur içerisinde yaşadığı önemli bir bölge ve biz bu bölgenin bu dostluk kültürünü, bu hoşgörü kültürünü turizmle kültürle beraber dünyaya duyurmak istiyoruz. Bu bağlamda Van Gölü havzasının geleceğini bilimsel veriler ışığında ortak akıl anlayışıyla gelecek nesillere aktarmanın aktarma ile alakalı bu irade toplantısında sizlerle bir araya gelmekten onur duyduğumu ifade etmek isterim. Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerinde başlatılan Van Gölü Havzası Koruma Eylem Planı ile ortaya konulan bu irade bugün itibariyle çok farklı bir noktaya taşınıyor. Bu çalıştayla beraber sadece mevcut sorunlar değerlendirilmiyor.” Dedi.

“VAN GÖLÜ HAVZASI SU GÜVENLİĞİ AÇISINDAN STRATEJİK BİR REZERVDİR”

Tarımın, turizmin, kültürel mirasın ve bölgesel kalkınmanın merkezi olduğunu vurgulayan Başkan Ağırbaş; “Kıymetli misafirler, biraz önce kamuoyuyla paylaşılan Van Gölü Havzası 2026 durum raporu bize çok önemli bir gerçeği göstermektedir. Van Gölü havzası sadece ülkemizin en büyük gölüne ev sahipliği yapan bir coğrafya değildir. Burası su güvenliği açısından stratejik bir rezervdir. Eşsiz biyolojik çeşitliliğe sahip doğal bir yaşam alanıdır. Tarımın, turizmin, kültürel mirasın ve bölgesel kalkınmanın merkezidir. Türkiye bildiğiniz üzere su fakiri olan ülkeler arasında suyumuza hep beraber sahip çıkmazsak, sulak alanlarımızı hep beraber korumazsak yarın ciddi bir susuzluk tehlikesiyle karşı karşıya geleceğimizi buradan ifade etmek istiyorum.” Dedi.

AĞIRBAŞ: SIFIR ATIK VAKFI OLARAK YENİ BİR ÇALIŞMANIN İÇERİSİNDEYİZ

Modern sulama sistemleriyle suyu gelecek nesillere aktarmak zorunda olduğumuzu vurgulayan Ağırbaş şöyle devam etti: “Modern sulama sistemleriyle, suyu tasarruflu kullanacak sistemlerle suyumuzu gelecek nesillere aktarmak zorundayız. Sıfır Atık Vakfı olarak yeni bir çalışmanın içerisindeyiz. Vatandaşımızın çeşmelerden akan suyu içebilmesi için yeni aparatlar geliştiriyoruz ve inşallah onları vatandaşlarımız aracılığıyla yaygınlaştırarak vatandaşlarımızın çeşmelerinden akan sularını içilebilir olarak onlara ulaştırılacak modelleri geliştiriyoruz. Değerli katılımcılar, çalıştayımızın en önemli hedeflerinden biri de Van Gölü'nün 2050 vizyonunu oluşturmaktır. Bizler 2050'yi yalnızca uzak bir tarih olarak görmüyoruz. 2050 bugünden başlayarak alacağımız kararların ortak hedefidir. 2050 vizyonumuzda iklim değişikliğine dirençli su güvenliğini sağlayabilmiş, biyolojik çeşitliliğini koruyan, döngüsel ekonomik anlayışı benimsemiş bir Van ve Van Gölü havzası inşa etmek istiyoruz” Şeklinde konuştu.

“VAN GÖLÜ HAFIZASINI DÜNYAYA DUYURMAK İSTİYORUZ”

Van Gölü Havzasının geleceğini dünyaya anlatmak istediğini vurgulaya Ağırbaş sözlerini şöyle noktaladı: “Dünyanın farklı coğrafyalarından 100.000'den fazla ismin katılacağı, kişinin katılacağı COP31'de biz Van Gölü havzasındaki yapacağımız çalışmaları dünyaya iyi uygulama örneği olarak göstermek istiyoruz. Van'ın gençleriyle beraber, Vanlı ve Bitlisli hemşerilerimizle beraber Biz Van Gölü hafızasını dünyaya duyurmak istiyoruz. Bu kentlerin turizmini, geleceğini dünyaya anlatmak istiyoruz. Ayrıca burada bulunan ve emeği gecen herkese teşekkür ederim. Bizler hep birlikte daha yaşanılabilir, Van, daha yaşanılabilir bir Bitlis'i inşa etmek için yola çıktık. Bunu hep beraber başaracağımıza inanıyorum.” Diye konuştu.

VAN GÖLÜ HAVZASI ÇOK KIYMETLİ BİR MİRASTIR…

Saha çalışmalarının ve yatırımlarının yanı sıra bireysel farkındalığın önemine değinen Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gülşen Orhan, konuşmasında çevre bilincine ve sahada karşılaşılan tabloya dikkat çekti.

Türkiye Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gülşen Orhan, “Bugün burada kadim tarihiyle, eşsiz ekosistemiyle Van Gölü'müz için, Van Gölü Havzası Sürdürülebilir Geleceği Çalıştayı için bir aradayız. Van Gölü Havzası sadece bir coğrafi alan değil, biyolojik çeşitliliğiyle, kültürel kültürel mirasıyla barında barındırdığı eşsiz yaşam kültürüyle çok özel, çok kıymetli bir mirastır bizler için. Ancak şu an halihazırda dünyada küresel bir iklim değişikliğinin etkisindeyiz ve havzamızda kirlilik baskısı altında dolayısıyla çok önemli projelere halen ihtiyaç duyuyoruz. Bu büyük sorumluluk duygusuyla 2020 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın kıymetli eşi Sayın Emine Erdoğan'ın himayelerinde Çevre Bakanlığımızın öncülüğünde valiliklerimiz, kurumlarımız, sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte çok büyük bir ve kararlı bir proje yürütmeye başladık.” Dedi

Van'da park halindeki kamyonet yandı!
Van'da park halindeki kamyonet yandı!
İçeriği Görüntüle

ORHAN: MAALESEF HER YERDE ÇEVRE KİRLİLİĞİYLE KARŞILAŞIYORUZ

Türkiye’de hala çevre bilincinin yeterince gelişmediğini vurgulan Orhan sözlerini şöyle noktaladı: Türkiye’de hâlâ çevreyi koruma bilincimizin maalesef yeterince oluşmadığını görüyoruz. Bu bilinci tahkim etmeden, içselleştirmeden ve toplumun tamamında güçlü bir şekilde oluşturmadan, bütün bu çalışmalar, emekler ve ortaya koyduğumuz vizyonlar maalesef kadük kalacaktır. Dün Sayın Başkanımızla birlikte Bahçesaray Çayı’ndan başlayarak Edremit ve Çiçekli tarafına kadar geldik. Yol kenarında durduk. Yol kenarlarına araçlardan atılan pet şişelerden tutun, Van Gölü sahilinde piknik yapan ve suya giren vatandaşlarımızın bırakıp gittiği çöplere kadar, maalesef her yerde çevre kirliliğiyle karşılaşıyoruz.”

“BU ŞEKİLDE AYDINLIK BİR GELECEK BIRAKMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL”

“Yaklaşın 2 bin metreyi aşan rakımlardaki Keşiş Gölü’nde dahi aynı tabloyu görmek mümkün. Her tarafta, hem dışarıdan gelen misafirlerimizin hem de kendi vatandaşlarımızın çöplerini bırakarak geri döndüğüne şahit oluyoruz. Böylece doğanın ve çevrenin ömründen yıllar alıyoruz. Gelecek nesillere bırakacağımız yaşam alanlarını her geçen gün biraz daha tüketiyoruz. Bu şekilde gelecek nesillere gerçekten de aydınlık bir gelecek bırakmamız mümkün değil.” Şeklinde konuştu.

“VAN'I GELECEĞE HAZIRLIYORUZ”

Van Valisi Ozan Balcı ise şu ifadelere yer verdi: “Bizim aslında yaptığımızda Van'ı geleceğe hazırlamak. Van'ı geleceğe hazırlıyoruz. Gençlere hazırlıyoruz. Çocuklara hazırlıyoruz. Dolayısıyla Van'da da güzel yatırımlar oluyor. Kamu yatırımları anlamında 9. sıradayız. Onu ifade edeyim. Bu yatırımların gerçekleştirilmesindeki katkılarından dolayı Sayın Cumhurbaşkanımıza müteşekkiriz. Bakanlarımıza, bakanlıklarımıza bize verdiği destek desteklerden dolayı çok müteşekkir olduğumu ifade etmek istiyorum. Ayrıca ekip arkadaşlarıma da bu işleri yürüten ekip arkadaşlarıma da canı gönülden yürekten teşekkür ediyorum.” Dedi.

12 MİLYAR TL’LİK YATIRIM YAPILDI

Van Gölü’nün doğal zenginliğinin yanı sıra ekonomik, sosyal ev kültürel boyutuna da dikkat çeken Vali Balcı, “Yatırımlar inşallah Vanlı hemşehrilerimizin, çocukların, kadınların, gençlerin esenliklerine çok büyük katkı sağlayacaktır. 50 milyarlık sağlık yatırımımız var. 25 milyar liralık eğitim yatırımımız var. Bu da şehrin geleceğine büyük bir katkıdır. 3.5 milyon meyve fidanı diktik. Eski Van şehrini de ayağa kaldırıyoruz. 5 milyar TL değerinde biyolojik su artırma tesisimiz var. 3 milyar değerinde de katı atık bertaraf tesisimiz var. Toplamda Van Gölü Koruma Havzası Eylem Planı için yapılan işler 12 milyar TL değerinde” diye konuştu.

BALCI: VAN GÖLÜ HAVZASINI KORUMAK İÇİN GÜZEL İŞLER YAPILIYOR

Van Gölünü korumak amacıyla yapılan çalışmaların olumlu olduğunu belirten Vali balcı sözlerini şöyle noktaladı: “Van Gölü havzasını korumak için bence güzel işler yapılıyor. Emeği geçen bütün herkesten herkese çok teşekkür ediyorum. Dediğim gibi eksikliklerde tamamlamamız lazım. Mesela Van ölçesinde saydığım baraj ve gölet kesinlikle çok önemli yoksa projemiz yarım kalır. Van Gölü havzasına önem verilmesi lazım. Van başta olmak üzere baraj gölü yapımına, taşkın korumaların kesinlikle arttırılması gerekir. Sıfır attık bilincinin yaygınlaştırılması ve mevcut projelerin de sürdürülmesi. Ben bu vesileyle bu çalıştayın yapımında hazırlanmasında emeği geçen, yüreklendiren, sıfır attık bak bu başkanımıza çok teşekkür ediyorum güzel ev sahipliğinden dolayı.” Şeklinde konuştu.

KARAKAYA: VAN GÖLÜ BİRÇOK ZORLUĞA RAĞMEN ŞANSLI

Bitlis Valisi Ahmet Karakaya ise konuşmasında havzanın coğrafi büyüklüğüne değinerek, “Van Gölü yaklaşık 3 bin 600 kilometrekarelik alanıyla, ki bunun bin 800 küsürü, Van il sınırları içerisinde, bir o kadarı da Bitlis il sınırları içerisinde, dünyanın en büyük göllerinden, ülkemizin de en büyük gölü. Bin 652 metre rakımıyla hakikaten çok yüksek bir göl ve tarihte Yukarı Deniz olarak bilinen, Bahri Ahlat olarak bilinen bir gölümüz. Van Gölü gerçekten şu dönemde aslında birçok zorluğuna rağmen şanslı.” Dedi

VAN VE BİTLİS ŞEHİRLERİMİZE ÖNEMLİ BİR KATKI SAĞLAYACAK

Bölgesel kalkınmanın ve çevre koruma bilincinin yeni projelerle güçlendiğini belirten Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, “Yeni bir bakış açısıyla inanıyorum ki Van ve Bitlis şehirlerimize önemli bir katkı sağlayacak. Tabii Van Gölü öncelikle Van ve Bitlis illerimiz için çok önemli hem tarihi, hem coğrafi, hem kültürel anlamda çok güzel enstantaneler barındıran bir yer. Ancak sadece Van ve Bitlis'ten de ibaret değil. Biliyoruz ki Diyarbakır'dan tutun Batman, Siirt'e kadar güneyimizden, yine Ağrı, Muş gibi kuzey illerimizden, yine İran'daki soydaşlarımıza kadar milyonlarca vatandaşımız için Van Gölü gerçekten bir sayfiye, bir turistik destinasyonu. Bu çerçevede Van Gölü'nün temiz tutulması, öncelikle temizlenmesi ve temiz tutulması çok kıymetli.” Diye konuştu.

“ÇALIŞTAY MUTLAKA SONUCA ULAŞACAKTIR”

Gölün ekolojik ve kültürel miras olarak korunmasında kurumlar arası iş birliğinin kritik bir rol oynadığını ifade eden Vali Karakaya, sözlerini şöyle noktaladı: “Çalıştay, mutlaka sonuca ulaşacaktır, çok önemli katkılar sağlayacaktır. Biz inanıyoruz ki Van ve Bitlis ortak kaderi yaşayan şehirler olarak 2050 yılına, 2053 yılına hem daha temiz, hem daha müreffeh bir şekilde ulaşacaktır. İşte bunun altyapısını oluşturan bu kıymetli çalıştayları da oldukça önemsiyoruz. Bütün kamu kurumlarımızın sivil toplum kuruluşlarımızın, meslek odalarımızın hep birlikte iyi bir koordinasyon içerisinde bu, sonucu doğuracağına inanıyoruz. Bu çerçevede çalıştayın Van Gölü ve havzasına, önemli yararlar getireceğine inandığımı ifade etmek istiyorum. Bölgemizde düzenlenmesine vesile olan Çevre Şehircilik Bakanlığımıza ve Sıfır Atık Vakfımıza tekrar teşekkür ediyorum.” Şeklinde konuştu.

“VAN ŞEHRİ, SULAR ŞEHRİDİR”

Van'ın köklü tarihine ve zengin su kaynaklarına dikkat çeken AK Parti Van Milletvekili Kayhan Türkmenoğlu, şehrin coğrafi ve kültürel kimliğini şu sözlerle ifade etti: “Van ismi suların şehri, suların kıyısında su birikintisi ve suların kıyısında göllerin olduğu bir şehir olarak aslında gelmiş. Büyük İskender Vang adlı mabedini bıraktığı zaman suların şehri olarak değerlendirmiş bu havzayı ve o Van ismini de oradan buraya getirmiş. Van şehri, sular şehridir. Dünyadaki bütün gelişmiş şehirler ki özellikle Avrupa'daki şehirlere de bakın mutlaka bir nehrin kenarında kurulmuştur. Bir suyun kenarında kurulmuştur. Bizde suların şehrinde yaşıyoruz. Van şehrinde yaşıyoruz. Sadece Van Gölü ile kalmıyoruz ki Van Gölü zaten 600 bin yıl evvel oluşmuş bir Lavset Gölüdür. Ama Van Gölü'nün yanı sıra Tatvan gölünün içerisinde yedi tane havzada yedi ayrı tabii göl var ve 10'a yakın da sulak arazi var. Toplam 17 tane göllerin ve sulak arazilerin oluşturduğu bir şehirden bahsediyoruz” Şeklinde konuştu.

“SIFIR ATTIK VAKFI BİZİM İÇİN BİR ŞANS”

Bu eşsiz ekosistemi korumak ve yarınlara aktarmak amacıyla kurumların tek bir çatı altında toplandığını ifade eden Türkmenoğlu, “Beraber bu şehrin 2050 projeksiyonunu çizmek için buradayız. Çok önemli bir toplantıdır. Bunlarla beraber 2 günlük süre içerisinde 13 tane ayrı tematik bir masa kurulup bu masa etrafında fikir birliğine varılacak. Bu fikir birliği çerçevesi içerisinde mutlaka ben şunu söylüyorum. Belki de benim gördüğüm şu son yapılan toplantılar içerisinde projeksiyon olarak ön açıcı fikirleriyle ve kurumlarımızın desteğiyle direkt olarak 14 kurumumuzun temsilcisi burada. Van'da yeni bir kıvılcım ateşleneceği bir noktadayız. Bu vesileyle sıfır attık vakfı bizim için bir şans. Türkiye'de nereye giderseniz gidin. Sıfır attık vakfı da hakikaten bir başarı hikayesi yazıyor.” Dedi

“BİZLER VAN GÖLÜ'NÜ YALNIZCA BİR SU KÜTLESİ OLARAK GÖRMÜYORUZ”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan ise Van Gölü Havzası'nın yalnızca bir su kaynağı değil, yerleşimleri, tarım alanları, doğal yaşamı ve biyolojik çeşitliliğiyle korunması gereken bütüncül bir ekosistem olduğunu aktardı.

Turan, “Bugün ve yarın gerçekleştireceğimiz bu önemli çalıştay iklim değişikliği, su güvenliği ve sürdürülebilir kalkınma perspektifiyle havzamızın yarınlarını şekillendirecek çok kıymetli bir dönüm noktası olacaktır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak bizler Van Gölü'nü yalnızca bir su kütlesi olarak görmüyoruz. Van Gölü çevresindeki yerleşimleri, doğal yaşam sistemleri, tarım alanları ve eşsiz biyoçeşitlilik çeşitliliği ile birlikte korunması gereken bütüncül yaşayan bir havza sistemidir. Küresel ölçekte derinleşen iklim krizi ve kuraklık eğilimleri bu havza üzerindeki baskıyı her geçen gün arttırmaktadır. Tam da bu sebeple saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerinde yürütülen Sıfır Atık vizyonunu ve uluslararası alanda COP31 yüksek hedeflerini rehber edinerek havzamızı iklim uyumlu ve dayanıklı bir yapıya kavuşturmak adına gece gündüz çalışıyoruz.” Dedi

VAN GÖLÜ HAVZASI 2050 VİZYONUNUN TEMEL TAŞLARINI BİRLİKTE ORTAK AKILLA DÖŞEMEKTİR

Van Gölü'nü sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı olarak tescil ederek hukuki koruma kalkanını güçlendirdik. Bu başarılar bizler için bir son değil, daha büyük hedefler için güçlü birer başlangıçtır. Önümüzdeki 2 gün boyunca 5 tematik blok ve 13 masa da yürüteceğimiz ortak akıl arayışları tam da bu amaca hizmet edecektir. Su yönetiminden biyolojik çeşitliliğe, yeşil sanayi dönüşümünden sürdürülebilir turizme, akıllı havza sistemlerinden dijital ikiz uygulamalarına kadar çok geniş bir yelpazeyi burada masaya yatıracağız. Amacımız mevcut durumu veri temelli analiz etmek, riskleri öngörmek ve en önemlisi Van Gölü Havzası 2050 vizyonunun temel taşlarını burada sizlerle birlikte ortak akılla döşemektir.” Diye konuştu.

Muhabir: ZENÜN YEŞİL - NECMETTİN DURSUN