Van’ın turizmde sahip olduğu potansiyele rağmen 2026 yılı beklenen seviyede geçmedi. Kapıköy Sınır Kapısı’ndaki hareketliliğe rağmen ziyaretçilerin konaklama süresi ve otel dolulukları istenilen seviyeye ulaşmazken, kent 1 milyon turist hedefinin de çok gerisinde kaldı.

VAN’A GELEN İRANLI TURİST SAYISINDA ARTIŞ YAŞANDI

Türkiye’nin sınır kentlerinde turizm hareketliliği yılın ilk 8 ayında sürerken, Van’da da İran’dan gelen ziyaretçi trafiğinde geçen yıla göre önemli bir artış yaşandı. 2025 yılının ilk 8 ayında 427 bin İranlı ziyaretçiyi ağırlayan Van, 2026’nın aynı döneminde bu sayıyı 580 bine çıkardı. Böylece İranlı ziyaretçi sayısında bir yılda 152 bin kişilik artış kaydedildi. Buna rağmen bu hareketlilik Van’a katkı olarak dönmedi. Uçuşlar nedeniyle de ciddi kayıplar yaşayan Van’da turizm anlamında kayıp büyük olurken sınır kapısından yapılan giriş-çıkışların tamamının da turist olarak yansımadı. Bu yılı kayıplarla geçiren kentin turizm hareketliliği tat vermezken Şehrivan’a değerlendirmelerde bulunan Van Turizmciler Derneği (VANTUDER) Başkanı Murat Beyaz, kente gelen herkesin Van’da konaklamadığını, bazı ziyaretçilerin yalnızca günübirlik giriş-çıkış yaptığını belirtti. Beyaz, turist sayısının daha doğru ortaya konulabilmesi için sınır kapısı verilerinden ziyade otellerdeki konaklama ve geceleme rakamlarının dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

SINIR KAPISINDAN GELEN HERKES TURİST DEĞİL

Van’ın turizm hareketliliğinde özellikle Kapıköy Sınır Kapısı önemli bir yer tutarken, buradaki giriş-çıkış rakamlarının doğrudan turist sayısı olarak değerlendirilmemesi gerektiği belirtiliyor. Van’a gelen bazı ziyaretçilerin kentte konaklamadan başka bir noktaya geçebildiğine dikkat çeken Beyaz, turist sayısının belirlenmesinde konaklama verilerinin esas alınması gerektiğini ifade etti. Beyaz, bir kişinin turist olarak değerlendirilebilmesi için en az 24 saatini bir şehirde veya ülkede geçirmesi gerektiğini belirterek, sınır kapısındaki hareketliliğin tek başına kentin turizm başarısını göstermediğini söyledi.

2026 VAN TURİZMİNDE BEKLENTİLER KARŞILANMADI

Van’ın turizm sezonu yıl boyunca farklı dönemlerde şekillenirken, özellikle yaz aylarında İranlı ziyaretçiler kent turizmi açısından önemli bir kaynak oluşturuyor. Ancak 2026 yılında İran’da yaşanan savaşın da etkisiyle turizm hareketliliğinde beklenen seviyeye ulaşılamadı. Savaşın yaşanmamış olması durumunda ziyaretçi sayısının daha yüksek seviyelere çıkabileceği değerlendirilirken, mevcut rakamların tamamen olumsuz bir tablo ortaya koymadığı belirtildi. Kent açısından asıl dikkat çeken konunun ise ziyaretçi sayısından ziyade oluşan turizm hareketliliğinin kent ekonomisine ve konaklama sektörüne ne ölçüde yansıdığı olduğu ifade edildi.

OTELLERDE DOLULUK ORANLARI DİKKAT ÇEKİYOR

Van’da yaşanan turizm hareketliliğinin konaklama sektörüne yansımasında da beklentiler karşılanamadı. Özellikle yüksek sezon olarak değerlendirilen yaz aylarında kente gelen ziyaretçi sayısına rağmen otellerde beklenen doluluk seviyelerine ulaşılamadığı belirtildi. Kentteki otellerin en yoğun dönemlerde dahi yüzde 50-60 doluluk oranlarını zor gördüğü ifade edilirken, bu durum turizm hareketliliğinin konaklama sektörüne yeterince yansımadığını ortaya koydu. Son yıllarda Van’da otel yatırımlarının hızlı şekilde artması ve konaklama tesislerinin sayısındaki yükselişin de mevcut işletmelerin doluluk oranlarını etkilediği değerlendirildi. Turizmdeki başarının yalnızca sınır kapılarından kente giriş yapan ziyaretçi sayısıyla ölçülmemesi gerektiği vurgulanırken, ziyaretçilerin kentte ne kadar süre kaldığı, otellerdeki geceleme sayıları ve doluluk oranlarının da turizm performansının önemli göstergeleri olduğu belirtildi.

VAN, DÜNYA TURİZM PAZARINA AÇILMALI

Van’ın turizmde uzun süredir İran başta olmak üzere yakın coğrafyadaki pazarlara odaklandığını belirten Beyaz, kentin bu anlayışın dışına çıkması gerektiğini söyledi. Irak Kürdistan Bölgesi, Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan gibi yakın pazarlardan ziyaretçilerin yanı sıra Avrupa, Amerika, Uzak Doğu, Çin, Hindistan ve Rusya gibi geniş pazarlara yönelik tanıtımların artırılması gerektiğini ifade eden Beyaz, Van’ın doğası, tarihi, Urartu geçmişi ve inanç merkezleriyle uluslararası turizm açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu dile getirdi. Van’ın bu potansiyeli bugüne kadar yeterince değerlendiremediğini belirten Beyaz, kentin turizmde bölgesel sınırlarını aşarak dünya pazarına açılması gerektiğini vurguladı.

“KAPIDAN GİRİŞ ÇIKIŞLARIN HEPSİNİ TURİST OLARAK SAYAMAYIZ”

Kapıdan giriş çıkış yapan yapanların hepsini turist olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Van Turizmciler Derneği (VANTUDER) Başkanı Murat Beyaz, gelenlerin turist sayılabilmesi için en az bir gün Van’da konaklaması gerektiğin söyledi. Beyaz konuşmasına şöyle başladı; “Kapıdan giriş çıkış yapılacak, yapılan rakamlar üzerinden bazı veriler paylaşılıyor. Bunlar tabii kapıdan giriş çıkış yapan herkesi turist kategorisine almamız söz konusu değil. Elbette dışarıdan birilerinin girmiş olması, şehrimize gelmiş olması, ülkemize gelmiş olması bir artı değer sayabiliriz ama bunların turist kategorisine girebilmesi için en az 24 saati Van'da geçirmesi gerekiyor, bir şehirde geçirmesi ya da ülkede geçirmesi gerekiyor. Ancak o zaman turist kategorisine alabiliriz. Bunun doğru verileri de kapıdan giriş çıkışlar değil de aslında konaklama gün sayısından ortaya çıkmalı. Otellerden alınan Kültür ve Turizm Bakanlığının aldığı geceleme sayıları baz alınarak daha doğru bir turist sayısına, kaç turistin geldiği sayısına ulaşılabilir. Kapıdan giriş çıkışların hepsini turist olarak sayamayız. Yani bir turist sayılabilmesi için en az bir 24 saati burada geçirmesi lazım. Bu gelen insanlar burada kaç saat geçirdiler ya da sadece bir, bizi bir geçiş güzergahı olarak mı kullandılar? Bunu ancak ve ancak konaklama gün sayısından, yani girenler burada konakladılar mı, konaklamadılar mı öyle okumak gerekiyor.” dedi.

BEYAZ: 2026 YILI TURİST SAYISI AÇISINDAN İSTEDİĞİMİZ SEVİYEDE DEĞİL

2026 yılının turizm açısından istenilen seviyede olmadığını söyleyen turizmci Beyaz, sözlerine şöyle devam etti; “Aslında bizim şehrimizin sezonları farklı farklı. Bir yıl içerisinde aslında dörde bölmek gerekiyor. İşte yılın ilk çeyreği, ikinci çeyreği, üçüncü çeyrek ve dördüncü çeyrek olarak. Yılın ilk çeyreğinde biz genelde biraz daha sönük bir turizm geçiriyoruz, kış dönemlerine denk geliyor ki burada kış turizmini önceleyemediğimiz için orada biraz şehrin başarısızlığı var. Düşük sayıda turist alıyoruz. İkinci çeyrekte bahar aylarına denk geliyor, bahar aylarında hem mevsimsel olarak hem de insanların biraz daha böyle gezme tozma sezonu olduğu için biraz daha bir hareketli bir dönem geçiriyoruz. Üçüncü çeyrek yine sönük geçiyor ama burada üçüncü çeyrekte aslında bizim en çok İranlıya ihtiyaç duyduğumuz dönemdir. Haziran'ın ikinci yarısından itibaren Temmuz, Ağustos ve Eylül'ün ortalarına kadar yaz dönemi dediğimiz dönemde bizim aslında en çok İranlı turiste ihtiyaç duyduğumuz dönem oluyor ki bu sene de yani hiç yok diyemeyiz, kötü de diyemeyiz ama istediğimiz seviyede de değil açıkçası.” Diye konuştu.

“SAVAŞ OLMASAYDI BU SENE 580 BİN YERİNE 750 BİNLERE ÇIKARDI”

Bayramda Antalya otellerinde yüzde 100 doluluk
Bayramda Antalya otellerinde yüzde 100 doluluk
İçeriği Görüntüle

ABD-İran savaşından dolayı turist sayısında azalma olduğunu ve otellerde de dürüş yaşadıklarını söyleyen Beyaz; “580 bin rakamı şu tarih itibarıyla bence düşük kalmış. Bunda savaşın etkisi var, yani bunu göz ardı etmemek lazım. Bahar döneminde İran'da yaşanan savaş bu sayının düşük kalmasında etkili oldu. Eğer o savaş olmasaydı muhtemelen o şu an 580 bin değil ama belki de 700-750 bine çıkmış olacaktı. Orada bir talihsizlik yaşadık, üzücü bir durum yaşandı tabii. Öte taraftan baktığımızda yani 580 bin sayısı savaşı da düşünürsek çok fena bir sayı da değil. Ama ihtiyacımızı karşılamış mı, karşılamamış mı? Sahadan bizim edindiğimiz izlenim otellerdeki geceleme sayısına baktığımızda maalesef istediğimiz durumda değiliz. Otellerimiz halen çok yüksek sezon dediğimiz sezonlarda bile yüzde 50-60'ı zar zor görüyorlar. Bilinçsiz bir şekilde otel yatırımı çok fazla yapıldı Van'da. Her binası olanı otele çevirdi. Buna da artık Vanlı hemşehrilerimizin bir dur demesi gerekiyor. Yani her binası olanı otele çevirmesin lütfen. Var olan otellerin ekmeğiyle de oynanmış oluyor. Asıl veri otellerden, otellerdeki geceleme sayısından ortaya çıkmalı. Bir kentin turizmdeki başarısı ancak ve ancak otellerdeki doluluğa göre belirlenmeli, belirlenir zaten, bilimsel olarak da bu böyledir. Biz 1 milyon, 1,5 milyon hedefimize halen çok uzağız. Yani yıllık alacağımız turist sayısından çok uzağız. Bakın yılın bitmesine şurada 3 ay kalmış ama 1 milyonun neredeyse yarısını biraz geçmişiz, sadece biraz geçmişiz. Yine bu sene için de 1 milyon sanki bizim için hayal gibi görünüyor.” Şeklinde konuştu.

BEYAZ: BİZİM DÜNYAYA AÇILMAMIZ LAZIM

Van Turizmciler Derneği (VANTUDER) Başkanı Murat Beyaz; “Biraz dar görüşlüyüz bu anlamda. Biraz maalesef yerel düşünüyoruz. Yani yerel derken sadece ülkemizin yerelliğinden bahsetmiyorum, çevre sadece çevremizdeki ülkeleri düşünüyoruz. Halbuki dünya çok büyük bir pasta. 10 milyara yaklaşan bir nüfus, dünya nüfusundan bahsediyoruz ve yıllık nereden bakarsanız 2 milyarın üzerinde hareket halinde olan bir insan topluluğunun olduğu bir şeydeyiz, bir gezegendeyiz. Dolayısıyla bu kadar hareketin olduğu ve sınırların da artık hava ulaşımının çok yaygın olduğu, sınırlarının, sınırların bir öneminin de tabiri caizse kalmadığı bir dönemde bizim halen bölgesel olarak düşünüp ya işte İranlı turist, Azerbaycanlı turist, Ermeni turist diye bir yol belirlememiz bana şey geliyor, çok dar bir kalıp geliyor. Bizim dünyaya açılmamız lazım. Yani dünyanın her ülkesinden biz turist alabilecek durumda olmalıyız ki bunu başaran Türkiye'de iller de var, başaran bölgeler de var. Yani biz daha yerli turistimizi, yani yerli dediğimiz işte Türkiye'de yaşayan vatandaşları bile daha doğru düzgün Van'a getirememişken, tanıtamamışken dünyayı nasıl ikna edeceğiz, bu da ayrı bir tartışma konusu.” Diye aktardı.

“UFKUMUZU GENİŞLETEMEDİK, GENİŞLETEMİYORUZ DA“

Beyaz; “kalıplarımızı kırmamız gerektiğini düşünüyorum. İranlı gelsin, Irak Kürdistan bölgesinden de gelsin, Ermeni de gelsin, Gürcü de gelsin, Azeri de gelsin ama Avrupalı da gelsin, Amerikalısı da gelsin, Uzak Doğulusu gelsin. Çin'de 1 milyarın üzerinde her sene seyahat eden bir kitle var. Hindistan devasa bir nüfusa sahip bir yer. Ya bunlara hiç yoğunlaşmadık, hiç gitmedik. Bunlara kendimizi tanıtamadık. Keza yanı başımızda yine bize çok yakın noktada Rusya var aslında. Yani biraz böyle bölgesel kaldık, bölgesel çapta kaldık. Ufkumuzu genişletemedik, genişletemiyoruz. Yani dünya dediğim gibi çok büyük bir pazar. Dünyaya biz şehrimizi çok güzel bir şekilde pazarlayabiliriz ki bunu pazarlayacak bir sürü de ürünümüz var. Doğasıyla, tarihiyle, Urartu geçmişiyle, doğal güzellikleriyle, inanç merkezleriyle çok ciddi bir potansiyeli olan bir kentteyiz, bir coğrafyada yaşıyoruz. Bunu değerlendiremedik şu ana kadar.”

Muhabir: NECMETTİN DURSUN - HAKAN İZGİ