Halk Bankası Van’da personel alımı yapacak! İşte başvuru tarihi ve şartları
Halk Bankası Van’da personel alımı yapacak! İşte başvuru tarihi ve şartları
İçeriği Görüntüle

Doğu Anadolu Bölgesi’nin potansiyeli en yüksek illerin başında gelen ve geçmişten bugüne hep lokomotif il olarak konumlandırılan Van kenti buna rağmen sosyo-ekonomik açıdan kötü bir tablo çizmeye devam ediyor. Birçok anlamda bölgeye liderlik edebilecek bir noktada olmasına rağmen son yıllarda yapılan sıralamalarda hep sonlarda yer alan Van şehri en büyük kaybı da sahip olduğu yüksek genç nüfus oranına rağmen en çok göç veren illerden biri olması, üretim yapamaması ve ekonomik hacminin düşük olması nedeniyle yaşıyor. Yüzde 19,1’lik oran ile Türkiye’nin en genç nüfusa sahip 7’inci ili olan Van şehri, buna rağmen Türkiye’de işsizlik oranının da en yüksek olduğu kentler arasında yer alıyor. Son paylaşılan verilere göre de Van işsizlikteki kötü gidişatını sürdürdü. İşsizliğin yüzde 12,7’lerde olduğu kentte bu gidişat sürerken bu durum nüfusu Türkiye’nin birçok ili gibi nüfusu da düşen kentin geleceği açısından da endişe verici boyutlara ulaştı.

VAN’IN İŞSİZLİĞİ ARTIŞTA!

Son yıllarda 81 ili baz alan sıralama ve değerlendirmelerde sıkça son sıralarda yer alması ile gündeme gelen Van’ın sosyo-ekonomik olarak sıkıntılı bir süreçten geçerken yoksulluk ve işsizlik kentin en büyük sorunu olmayı sürdürüyor. Ülke genelinde işsiz sayısı geçen yıl 2024'e kıyasla, 147 bin kişi azalarak 2 milyon 966 bin kişi oldu. İşsizlik oranı, geçen yıl bir önceki yıla göre 0,4 puan düşerek, yüzde 8,3'e geriledi. Van ise il bazında işsizlik oranı ise %12,7 ile TÜİK verilerine göre 2025 yılında işsizlik oranı en yüksek ikinci il oldu. Van’ın işsizlikte 2’nci sırada yer almasıyla ilgili Şehrivan’a konuşan İş İnsanı Şemsettin Bozkurt, çarpıcı açıklamalarda bulundu.

TÜRKİYE’NİN EN İŞSİZ 2’NCİ KENTİ VAN…

Türkiye’nin 81 ilini kapsayan araştırmada Van işsizlik oranının en yüksek olduğu 2’nci il oldu… Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), geçen yıla ilişkin iş gücü istatistiklerini açıkladı. Buna göre, ülke genelinde işsiz sayısı geçen yıl 2024'e kıyasla, 147 bin kişi azalarak 2 milyon 966 bin kişi oldu. İşsizlik oranı, geçen yıl bir önceki yıla göre 0,4 puan düşerek, yüzde 8,3 olarak kayıtlara geçti. İşsizlik oranı, yüzde 8,3 ile verilerin yer aldığı 2005'ten bu yana, en düşük seviyesine geriledi. Böylece, işsizlikte son 21 yılın en düşük oranı gerçekleşti.

BOZKURT: VAN’A YATIRIM VE İSTİHDAM TEŞVİKLERİ ARTIRILMALI

Kent olarak ülkenin genel durumuyla bağlantı kurmaya çalışılırsa daha farklı sonuçlar söz konusu olabileceğini söyleyen İş İnsanı Şemsettin Bozkurt, “Cumhuriyet tarihinden beri Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi yatırımlar konusunda hep ihmal edilmiş. Yani yatırımlar için cazibe merkezleri haline gelmesi için gerekli altyapı yatırımları kamu tarafından yapılmadı. Bununla birlikte son 50 yıldır bölgede devam eden bir çatışma ortamı var. Bu çatışma ortamından kaynaklı da hem iç yatırımcı hem de dış yatırımcı alamıyoruz. Ülkenin genel durumuyla bağlantılı olarak sorunlarımız var fakat bunların yanı sıra bu gibi sorunlar da var. Bu sorunlarla birlikte ülkenin genel durumuyla bağlantı kurmaya çalışırsak daha farklı sonuçlar söz konusu olabilir. Özellikle Van’a yatırım ve istihdam teşvikleri artırılmalı.” dedi.

“EĞİTİMDE DEĞİŞİM ŞART”

Yıllardır ezbere dayalı bir eğitim müfredatının işsizlik rakamları üzerinde büyük bir etken olduğunu vurgulayan İş İnsanı Bozkurt, “100 yıla yakın ezbere dayalı güncellenmemiş bir eğitim müfredatımız var. Gün gittikçe günümüzün pratik ihtiyaçlarından uzaklaşan ezbere dayalı bir eğitim sistemi var yer alıyor. Bu şekilde kalifiyeli insan yetiştirmek mümkün olmayacak. 100 yıl önceki ihtiyaçlara göre hazırlanmış bir eğitim sistemi ile bir marketin müşterisine baktığı gözle müşteri yetiştirir şekilde öğrenci yetiştiriyoruz. Hiç pratik hayatla bağı olmayan branşlar var. Bu branşlarda öğrenciler mezun ediliyor ve işsizlik gittikçe artıyor. Resmi İşsizlik rakamlarının dışında bölgemizde %30'un üzerinde bir işsizlik söz konusu. Özellikle Van'da %30'un üzerinde. Yıllar önce insanlar usta çırak ilişkisiyle meslek edinmeye çalışır ve hayata tutunmaya çalışırdı. İnsanların bir nebze de olsa işsizliğin önüne geçiyordu.” diye aktardı.

BOZKURT: GÜNÜMÜZDE MAALESEF EĞİTİMLİ BİR İŞSİZLİK VAR

Van’ın işsizlik verileriyle ilgili Şehrivan’a görüş veren Bozkurt, kentin kaderinin eğitim sistemi ve kalifiyeli eleman yetiştirmeyle bir nebze de olsa olsa değişeceğini dile getirerek, “Van bir sanayi kenti değil. Van bir sınır kenti olmasına rağmen sınır ticareti ve turizmden yeteri kadar istifade edememesinin yanı sıra Van’da 2000 yılından sonra yoğun bir şekilde üniversite mezunu olmaya başladı. Bunların istihdam edileceği alanlar yok. Yıllar önce köyler, yaylalar ve meralar boşaltılmadan önce kentte %25, köyde %75 nüfus vardı. Şu anda tam tersi. Dolayısıyla köyden kente göç etmeye çalışanlar bir taraftan mesleksiz hayata tutunmaya çalışıyor, bir taraftan tarımdan ve hayvancılıktan koparıldılar. Dolayısıyla eğitim sistemi günümüz ihtiyaçlarına göre şekillenmediği için işsizlik gittikçe artıyor ve günümüzde maalesef eğitimli bir işsizlik var. 2000'li yıllardan önce Türkiye'de çok nitelikli üniversiteler vardı. Sayısı da çok azdı. Maalesef sayı arttıkça nitelik azaldı. Nitelik azalınca pratik hayatla ve iş dünyasıyla ihtiyacı olmayan bir eğitim sistemi gelişti.” şeklinde aktardı.

“GENÇLERİMİZ MESLEĞİNİ İCRA ETMİYOR”

Bozkurt, “Bu sistemden dolayı da işte bakıyorsunuz mesela eğitim fakültelerinden mezun olan dünya kadar gencimiz maalesef üç harfli marketlerde Asgari ücretin altında veya asgari ücretle akşama kadar 10-12 saat kasiyerlik yapmaya çalışıyor. Mesleğini icra etmiyor. Örneğin hukuk sistemin tam bir fecaat. Her tarafa hukuk fakülteleri açıldı. Hukuk Fakültesi’nden mezun olan çocuklar hakim veya savcılık sınavına katılıyor. Hakim savcı olamıyorsa avukat olarak mesleğini sürdürmeye çalışıyor. Piyasada o kadar çok mezun insan var ki bunlar da iş bulamıyorlar.” dedi.

“YARI ZAMANLI TEORİK EĞİTİM, YARI ZAMANLI PRATİK EĞİTİM ŞART”

Yarı zamanlı teorik eğitim, yarı zamanlı da pratik eğitim olacak şekilde yapılan bir planlamanın çok etkili olabileceğini savunan Bozkurt, “Pratik hayata baktığınız zaman ihtiyaç duyulan meslekler özellikle hizmet sektöründe dünya farklı bir yere eğitim sistemine dönüştürdü. Örneğin eğitim sisteminde bir hizmet sektöründe aşçı veya garson geliştirilecekse yarı zamanlı teorik eğitim, yarı zamanlı da pratik eğitim olması gerekiyor. Devlet bütün insanları istihdam edemez. Artık Van'da da, Türkiye'de de istediğimiz ihtiyaçta kalifiye eleman bulamıyoruz. Fakülteler kalifiyeli insanlar yetiştiremiyor. İhtiyaçlarla eğitim sistemi örtüşmeyince ortaya çıkan sonuçlar elbette yoğun bir işsizlik. Günün ihtiyaçlarına göre piyasada bir araştırma yapılıp ve buna göre Devletin imkânları da kullanılarak hizmet sektöründe, ön muhasebede, makine kullanımında, makine teknolojisinde, inşaat teknolojilerinde bu gibi bütün eğitim sisteminde mutlak suretle yarı zamanlı, teorik yarı zamanlı pratik eğitim yapılması lazım.” diye konuştu.

“KENTİN GELECEĞİ İÇİN KUTUPLAŞMIŞ SİYASETTEN ÇIKILMALI”

Van’da kutuplaşmış siyasetin Van’ın gençleri üzerinde olumsuz etkiler bıraktığını vurgulayan Bozkurt, “Van’da kutuplaşmış bir siyaset söz konusu. Kentin geleceği olduğu vakit bu kutuplaşmadan çıkılmalı. Çok daha yumuşak bir siyasete ihtiyacımız var. Örneğin bölgede siyaset bu kadar kutuplu değil. Diyarbakır'da Malatya’da, Batman’da çok daha yumuşaktır. Mesela Batman'ın veya Diyarbakır'ın geleceği söz konusu olduğu zaman rahatlıkla Diyarbakır Valisi’yle Büyükşehir Belediye Başkanları veya milletvekilleri rahatlıkla bir araya gelip çözüm için ellerini taşın altına koyuyorlar. Ancak Van'da siyaset o kadar kutuplaştırılmış ki değil işbirliği yapmayı yan yana gelmeleri bile söz konusu olmuyor. Hal böyle olunca gençlere de sirayet ediyor.” Şeklinde konuştu.

“PİYASADAKİ SEKTÖRLERİN İHTİYACINA GÖRE FAKÜLTELER AÇILMALI”

Konuya ilişkin sözlerini noktalayan Bozkurt, Başta milli eğitim ders müfredatımızın modern çağın ruhuna uygun bunun modelleri var. Finlandiya, Almanya, İngiltere ve Hollanda gibi birçok ülkede örneğini görebiliriz. Bu eğitim müfredatını kendi ülkemize de ihraç edip başta yazılım ve kodlama olmak üzere piyasadaki sektörlerin ihtiyacına göre fakülteler açılmalı. Karşılığı piyasada olmayan fakülteler kesinlikle kapatılmalı ve Milli Eğitim müfredatı şekillendirilmelidir. Hayat mücadeledir. Gençlerimiz mücadele etmeli, kendi farkındalıklarını ortaya koymalılar. Maalesef Hayat üniversiteden ibaret değil. Üniversiteden sonra hayat pratik sahada başlıyor. Gençler, mücadelelerini doğru insanlarla ilişkilenip doğru bir şekilde ayakları üzerinde durmaya ve bu sistemi dönüştürmeye zorlamalıdırlar.” ifadelerini aktardı.

Muhabir: ZENÜN YEŞİL - NECMETTİN DURSUN