Ekonomik sıkıntıların derinden hissedildiği Van’da son yıllarda düğünler, bir dayanışma aracı olmaktan çıkıp adeta bir gösteri sahnesine dönüştü. Sosyal medyanın etkisiyle altın takma geleneği yardımlaşma kültürünü gölgede bırakırken, düğünler “Kim ne taktı?” yarışına evrildi. Kentte düğün sahipleri ve misafirler, takılan altınları ve hediyeleri sosyal medyada paylaşarak takı törenlerini adeta reklama dönüştürdü. Lüks gelin arabaları, sahne alan sanatçılar ve kamera karşısında duyurulan takılar, düğünlerin şova dönüştüğünü bir kez daha gözler önüne sererken Van son bir haftadır yine benzer bir gündemle anılmaya başlandı. Şaşalı düğünler ile itibari zedelenen kentte bu durum 7’den 70’e herkesin tepkisine konu olurken bu duruma sık sık dikkat çeken isimlerden biri olan Doğu Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (DOĞUSİFED) Başkanı Müslüm Erbay Van’ın bu şeklide gündeme gelmesinin artık son bulması gerektiğini ifade etti. Erbay, Van’da ve Türkiye genelinde gündem olan şaşalı düğünleri, takı yarışını ve açık artırmalı para toplama uygulamalarını eleştirerek “Bu olay rayından çıktı artık” dedi.

VAN’DAKİ DÜĞÜNLER İÇİN DİKKAT ÇEKEN TANIMLAMA: UCUBE DÜĞÜNLER!

Doğu Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (DOĞUSİFED) Başkanı Müslüm Erbay, son dönemde Van’da ve ülke genelinde sıkça gündeme gelen şaşalı düğünleri, kilolarca altın takı merasimlerini ve açık artırmalı para toplama uygulamalarını sert bir dille eleştirdi. Erbay, bu tablonun artık toplumsal bir rahatsızlığa dönüştüğünü belirterek, “Bu olay rayından çıktı artık” ifadesini kullandı. Van’ın işsizlikte Türkiye’nin son sıralarında yer aldığını, gençlerin batıya göç ettiğini, milli gelirde ise dipte olduğunu vurgulayan Erbay, tüm bu sorunlar dururken tarihi kentin görgüsüzlük haberleriyle anılmasının kendilerini rencide ettiğini söyledi. Daha önce yaptığı açıklamanın 1 milyonu aşkın izlenme ve 30 bini aşkın yorum aldığını, toplumun büyük bölümünün bu eleştirinin arkasında durduğunu aktaran Erbay, “fakire az, zengine çok” takılan düğün anlayışının evliliği zorlaştırdığını, kültürel yozlaşmaya alet olunmaması gerektiğini savundu. Kanaat önderleri, aydınlar ve basına “ucube düğünlere gidilmemesi, para toplama masalarına oturulmaması” çağrısı yapan Erbay, çözümün yasada değil toplumsal örfte olduğunu, düğünlerin sadeleştirilmesi halinde hem davet edenin hem davetlinin rahat edeceğini belirtti.

ERBAY: VAN’IN GÖRGÜSÜZLÜK HABERLERİYLE ANILMASI RAHATSIZ EDİCİ

Doğu Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (DOĞUSİFED) Başkanı Müslüm Erbay, Van’da ve Türkiye genelinde son dönemde gündem olan şaşalı düğünleri, takı yarışını ve açık artırmalı para toplama uygulamalarını sert bir dille eleştirdi. Erbay, kentin işsizlik, göç ve düşük milli gelir tablosu dururken Van’ın “görgüsüzlük” haberleriyle anılmasının toplumda büyük rahatsızlık yarattığını söyledi. Ağustos ayında da “Nereye bu gidiş?” çıkışıyla takı şovuna dur deme çağrısı yapan Erbay, son günlerdeki “kilolarca altın” görüntülerinin ardından yeni bir değerlendirme yaptı. Daha önce kamuoyuna yansıyan açıklamasının 1 milyonu aşkın izlenme ve 30 bini aşkın yorum aldığını belirten Erbay, toplumun büyük bölümünün bu eleştirinin arkasında durduğunu vurguladı.

“BU OLAY RAYINDAN ÇIKTI ARTIK”

Son dönemde daha da artarak kendini gösteren şaşalı düğünlerin artık çok rahatsız edici olduğunu söyleyen Başkan Erbay, “Son günlerde Van’la ilgili bu düğündür, altında takıdır, açık artırmalı dilenciliktir, para toplama meselesi falan… Bunlar hakikaten toplumumuzu bezeme noktasına getirmiştir. Özellikle orta direk dediğimiz ya da biraz daha gerisinde kalan toplumsal taban bu noktada çok mustarip ve çok rahatsız. Tabii bunu tenzih ederiz. Yani Van’daki aydınlar, birçok kanaat önderi falan bunları tenzih ederek söyleyeyim. Ya bu olay rayından çıktı artık.” dedi.

“GENÇLERİMİZ BATIYA GİDİYOR, BATIDA CENAZELERİ GELİYOR”

Van, işsizlik noktasında Türkiye’nin en son sırasında yer alan bir il olduğunu hatırlatan Erbay, “Van, işsizlik noktasında Türkiye’nin sanırım en son sırasında yer alan bir ilimizdir. Gençlerimiz, işsiz gençler batıya gidiyor, batıda cenazeleri geliyor. Sonra aslında gayrisafi milli hasılada yine dip noktadayız. Yani batının dörtte biri oranındayız. İstihdam noktası hakeza. Dolayısıyla birçok alanda Van gerçekten çok geri kalmış bir il olarak biliniyor. Zaten öyle. Fakat tüm bu sorunlarımız dururken, bin bir tane derdimiz, meselemiz, ekonomik sorunumuz varken güzelim Van’ımızın, bu tarihi ilimizin bu tarz görgüsüzlüklerle anılması bizleri hakikaten rahatsız ediyor.” diye aktardı.

“GÖRGÜSÜZLÜK REKORUNU KIRDINIZ”

Bu konuda yapılan görüşlerin toplumun çoğu tarafından onaylandığını söyleyerek şu şekilde açıklama yaptı: “Geçen yine basın aracılığıyla bir demeç verdik. Baktım ki 1 milyondan fazla bir görüntüleme olmuş. 30 binden fazla yorum var. Yorumların gücüm yettiği kadar baktım. “Görgüsüzlük rekorunu kırdınız” diye başladığımız o videoda on binlerce yorumun tamamı arkamızda. Yani bir iki tane art niyetli, ufak şey dışında toplumun tamamı da bu noktada destek vermiş oldu. Hatta birçok kanaat önderi, birçok aydın, birçok batıda, il dışında yaşayan, Avrupa’da yaşayan, hatta Amerika, Kanada’dan beni arayan yüzlerce kişi oldu. Desteklerini sundular. Bu bence toplum bu konuda çok rahatsız.”

GELENEKLER GÜZEL AMA BÖYLESİ DEĞİL…

Erbay, “Son iki üç gün önceki o yine işte kilolarca altın meselesi falan bunlar çok ayıp şeyler. Bakın geleneklerimiz güzeldir, toplumsal duyarlılığımız güzeldir. Yardımlaşma elbette ki çok kıymetlidir. Ama bir ters orantı var. Fakire az, zengine çok takılan bir düğün şeyi çıktı son zamanlarda. Hani bu destek olacaksa, destek noktasını konuşuyor olacaksak fakire daha çok destek verilmesi gerekiyor. Evet altın pahalı, gençleri evlendirmek hakikaten zorlaştı. Gençler evlenemiyor, işsizlik var. Dolayısıyla bu kadar zor bir ortamda bu düğün eki, dinimizin, toplumumuzun temel kurumu olan aile kurumunun kurulması evlilikle başlar. Bu kurumu o kadar zorlaştırdık ki artık evlilik zorlaştı. Evlilik oranları son yıllarda bayağı bir düştü. Tam tersi boşanma olayları da çok yükselmiş oldu, geçimsizlikten dolayı. Dolayısıyla bunların hepsini üste koyduğumuz zaman burada toplumsal bir garabet var, toplumsal bir çöküş var. Kültürel yozlaşma var, görgüsüzlük var. Bunlar bizleri rencide ediyor.” ifade etti.

“TOPLUMSAL BİR GARABET VAR, KÜLTÜREL YOZLAŞMA VAR”

Van’ın böyle profile bürünmemesi gerektiğini vurgulayan Erbay, “İlimiz bu değil ama ne hikmetse millet paparazzi, asparagas haberleri çok seviyor. Bir de çok revaçta olunca karşı tarafa bakarsanız, “reklamın iyisi kötüsü olmaz, ben kendimi tanıttım” diye diyor. Sonra gidiyor karakolda “benim altınım değil, ben boş neyim, nafakamı ödeyememişim.” Yani böyle bir acayip bir garabet var. Başta bölgedeki çok kıymetli kanaat önderlerimiz ki onlar zaten o açık artırma, para toplama dilenciliğini kaldırmış durumdadır. İsim vermiyorum. Birçok kanaat önderimiz bu noktada kararını vermiştir. Hatta toplantılar yapılıyor. Sonra bu düğünlerin zorlaştırılması noktasında yine toplum tartışıyor. Yüksekova, Hakkari bu konuda bazı toplantılar yaptı. Başkale bunu konuşuyor, bölge konuşuyor. Gençlerin önünü açmak için, evliliği daha da sadeleştirmek için bazı kararlar alınıyor. Bunlar yasa değil. Toplumsal örf açısından belki bunlar biraz daha irdelenmeli.” ifadelerine yer verdi.

ERBAY: KÜLTÜREL YOZLAŞMAYA SON VERELİM

Van’da yaşanan kültürel yozlaşmaya değinerek yaşanan yozlaşmaya bir son verilmesinin altını çizen Erbay, “Bu noktada başta kanaat önderleri, aydınlarımıza, basınımıza ve “ben bu işe duyarlıyım” diyen herkese çağrım şudur: Ya bu kültürel yozlaşmaya son verelim. Alet olmayalım. O para toplama ‘hançe’ denilen masalarına oturmayalım. Bu tarz ucube düğünlere gidip boy gösterisi yapmayalım. Hatta bu görgüsüzleri düğünlerine de çağırmayalım. Bu tarz şeyleri çok net söylüyorum. Dolayısıyla bunları herkes üzerine düşeni yaparsa, kamuoyunda gördüğüm kadarıyla buraya kadar geldi. Bu noktadan sonra sanırım bir kırılma noktası, pik noktası yaşadık. Bundan sonra inşallah orta vadede, belki de kısa vadede bir rahatlama sağlıyor olacağız.” şeklinde konuştu.

Van’da ulaşımı değiştirecek proje: 50 kilometreye uzanacak
Van’da ulaşımı değiştirecek proje: 50 kilometreye uzanacak
İçeriği Görüntüle

“VAN’IN ŞU AN EN BÜYÜK YATIRIM ALANI DÜĞÜN SALONLARI”

Duyarlılık beklediğini vurgulayan Başkan Erbay, “Çünkü her hafta her birimize beş on tane davetiye geliyor. İnsanlar birbirini çok çağırıyor. Bu noktada da toplumumuzda bir duyarlılık bekliyoruz. Evet herkes ağasının ya da kanaat önderinin, oda başkanının, milletvekilinin, belediye başkanlarının düğününe katılmasını ister. Bu insanın temel ruhunda olan bir şey. Bu doğal bir şey. Ama bu konuda onların da anlayışına sığınırız. Yani herkes herkesi çağırmasa, düğünleri biraz aile içi yapsa, biraz daha sadeleştirsek, biraz daha “biz bize” dediğimiz eski geleneğimize dönsek mutluluğumuz katbekat artacaktır. Bu şekliyle düğün hep zorlaşıyor. Hem davet eden zorlanıyor.” diye aktardı.

“BİRAZ ÖZÜMÜZE DÖNMELİYİZ”

Erbay sözlerine şöyle devam etti: “Binlerce kişilik salonlar yapıldı. Van’ın şu an en büyük yatırım alanı düğün salonlarıdır. Son iki yılda Van’da düğün salonları özellikle rekor üstüne rekor kırılıyor. Devasa salonlar yapılıyor. Ya 5 bin kişilik bir salon Van’da düşünün. Evet aşiret bölgesiyiz. Evet aşiretlerimiz kıymetli, insanlarımız kıymetli. Tabii ki bir ağanın, kanaat önderinin, bir oda başkanı ya da çevresi geniş bir insanın düğününün kalabalık olması yadırganacak bir durum olmayabilir. Ama Beytüşşebap’tan Ağrı’ya kadar, Tatvan’dan Başkale’ye kadar insanlar düğünlere çağırılıyor.” Çevre genişledi, sosyal medya var falan. Bu noktada sanırım biraz daha sade, biraz daha özümüze dönersek rahat ederiz.”

“EVLİLİĞİ ZORLAŞTIRAN GÖSTERİŞ YARIŞINA SON VERİLMELİ”

Erbay, yalnızca tekil düğün görüntülerine değil; evliliği zorlaştıran gösteriş yarışına, orta gelirli aileler üzerindeki baskıya ve Van’ın ekonomik gerçekliğiyle çelişen bir kültürel yozlaşmaya yönelik çağrıda bulundu. Bölgede Hakkari, Yüksekova’da sadeleşme tartışmalarının spekülasyondan toplantıya döndüğünü özellikle Başkale’de sadeleşmenin maalesef henüz olmadığı fakat ciddi tartışmaların olduğunu söyleyen Erbay, çözümün yasada değil toplumsal örfte aranması gerektiğini savundu.

Muhabir: HAKAN İZGİ - VEYSEL İZGİ