Ekonomik sıkıntıların derinden hissedildiği Van’da son yıllarda düğünler, bir dayanışma aracı olmaktan çıkıp adeta bir gösteri sahnesine dönüştü. Sosyal medyanın etkisiyle altın takma geleneği yardımlaşma kültürünü gölgede bırakırken, düğünler “Kim ne taktı?” yarışına evrildi. Kentte düğün sahipleri ve misafirler, takılan altınları ve hediyeleri sosyal medyada paylaşarak takı törenlerini adeta reklama dönüştürdü. Lüks gelin arabaları, sahne alan sanatçılar ve kamera karşısında duyurulan takılar, düğünlerin şova dönüştüğünü bir kez daha gözler önüne sererken, bu tabloya yönelik tepkiler sürüyor. Son dönemler sık sık konuyla ilgili ulusal çapta çağrılar yapan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın çağrıları sürerken konuyla ilgili bir açıklama da Van İl Müftülüğü’nden geldi. Konuyla ilgili Şehrivan’a konuşan Van İl Müftüsü Dr. Mehmet Sırrı Şık, “Düğünler bereketin ve paylaşmanın adresi olmalı, israfın ve gösterişin değil. Gösteriye dönüşen her düğün, evliliğin ruhuna zarar verir” dedi.
MÜFTÜ ŞIK: “NİKÂH SÜNNETTİR, DÜĞÜNLER MEŞRU ZEMİNDE YAPILMALIDIR”
Şık, İslam’da evliliğin yalnızca sosyal değil aynı zamanda dinî bir müessese olduğunu vurgulayarak, “Hz. Peygamberimiz (sav), nikahı yani evliliği “benim sünnetim” şeklinde nitelendirir. Yani evliliğin aynı zamanda dinî bir özelliği de vardır. Dolayısıyla İslam’a göre meşru olan evliliğin, meşru bir tercihle, meşru bir usulle ve meşru bir düğünle icra edilmesi esastır. Bu itibarla, genel ahlaka ve İslam’ın hassasiyetlerine aykırı olan adetlerle icra edilen düğünler, sünnet olan nikahın maksatlarına hizmet etmez. İşte bundan dolayı yuvalarımızın bereketi, saadeti ve huzuru maalesef kalmadı” dedi.
VAN’DA DÜĞÜNLER GÖSTERİŞE DÖNÜŞTÜ: “İSRAF HARAMDIR, DÜĞÜNLER BORÇ YÜKÜNE DÖNÜŞÜYOR”
Van’daki düğünlerdeki aşırı harcamalara dikkat çeken Şık, ciddi bir israfın söz konusu olduğunu belirterek, “Şimdi gelin, evlilik ve düğün sürecinde işlenen haramlara kısaca göz atalım: Düğünlerimizde ciddi şekilde israf var; oysa israfın her türlüsü İslam’a göre haramdır. Yüksek meblağlardaki başlık paraları, takılar ve son derece şatafatlı düğünler, çoğu zaman tarafları borçlanmaya mecbur bırakmaktadır. Haliyle düğünden sonraki evlilik hayatında ciddi huzursuzluklara sebebiyet vermektedir” ifadelerini kullandı.
VAN’DA DÜĞÜNLER YARIŞA DÖNDÜ: “YARDIMLAŞMA ADI ALTINDA ZORAKİ BORÇLANMA VAR”
Şık, insanların düğünlerde verdikleri miktarın aynısını ya da daha fazlasını kendi düğünlerinde beklediğini aktararak, “Bazı bölgelerde helat, hançe veya şabaş adı altın yardımlaşma örnekleri var. Ancak bu uygulama, yardımlaşma ya da hediyeleşme olarak gözükse de, aslında dolaylı olarak zoraki borçlandırmaya dönüşmektedir. Zira kişiler, hediye ettikleri miktarın aynısını hatta daha fazlasını, kendi düğününde karşı taraftan beklemektedir. Aynısı verilmediği zaman, huzursuzluk çıktığı görülmektedir” diye konuştu.
VAN’DA DÜĞÜNLER BEREKETTEN UZAKLAŞIYOR: “GÖSTERİŞ MANEVÎ ZAAFIN İŞARETİDİR”
Bazı düğünlerin adeta bir gösteriş yarışına dönüştüğünü dile getiren Şık şunları söyledi: “Özellikle bazı düğünler, tam anlamıyla gösteriş yarışına dönüşmekte; halbuki gösteriş, manevî zaafın işaretidir ve haramdır. Kaldı ki Hz. Peygamberimizin (sav) işaret ettiği gibi, en hayırlı düğün, sade ve külfeti az olan düğündür. Birbirleriyle evlenebilecek kadar yabancı olan erkek ve kadınların; düğün ortamında el ele, göz göze ve ten tene gelecek şekilde, yakın temas halinde olup oynamaları, zinaya götüren yollar arasında sayılır ve haramdır. Elbette düğünlerde eğlence ve neşe olacaktır. Ama haram sınırlarına riayet etmek şartıyla...”
“HARAM HER YERDE HARAMDIR”
Düğünlerde kadın ve erkeklerin İslam’ın sınırlarını aşacak şekilde yakın temasla eğlenmesinin, zinaya götüren yollar arasında yer aldığını ifade eden Şık, “Sanki düğünlerde her şey mübahmış gibi, adap-erkana, kılık-kıyafete ve helal-harama dikkat edilmemesi, doğrudan ya da dolaylı olarak insanları harama götürmektedir. Haram, her yerde haramdır; camide, taziyede, düğünde, sokakta... Zira haram, ortama göre değişmez. Dolayısıyla düğünlerimiz, haram mecrasına dönüşmemelidir. Herkese açık alanlarda veya sosyal medyada mahremiyeti ihlal edecek şekilde, teşhirciliği andıran bazı fotoğraf ve diğer görsellerin paylaşılması ahlakî ve İslamî değildir. Kaldı ki bu tür adetler, sadece nefsanî ve şeytanî duygulara hizmet eder. Başka hiçbir faydası yoktur” dedi.
“MAHREMİYET SOSYAL MEDYADA DA KORUNMALI”
Şık, haramlarla ve yanlış adetlerle iç içe geçmiş düğünlerden hayır ve bereket beklenemeyeceğini belirterek, “İşte, bu kadar haramın ve yanlış adetlerin, bulaştığı bir düğünden hayır gelmez. Diğer taraftan bu külfetli adetler, maalesef evlilikleri zorlaştırdığı için gençlerimiz, artık evliliğe yanaşmamaktadır. Bu durum, yakın gelecekte aile mefhumunu ciddi şekilde zedeleyecektir. Unutulmamalıdır ki, evliliği zorlaştıran her adet, gayrı meşru ilişkilere götüren yolları açar. Bu yönüyle de, ahlakî yozlaşmaların önüne geçmek için İslamî ve ahlakî bir anlayış ile evliliklerin kolaylaştırılması ve düğünlerin meşru zeminde yapılması zaruridir” şeklinde konuştu.
MÜFTÜ ŞIK’TAN ÇAĞRI: “ANNE-BABALAR SORUMLULUK ALMALI”
Şık, ahlakî yozlaşmanın önüne geçmek için evliliklerin kolaylaştırılması ve düğünlerin İslamî ve ahlakî bir zeminde yapılmasının zaruri olduğunu belirterek, “Elhamdülillah bizler Müslümanız. Her konuda islamî ve ahlakî farkımızı göstermemiz lazım. Gayrı müslimlerin adetleriyle, kültürleriyle kendi medeniyetimizi -ne olur- kirletmeyelim. Unutmayalım ki, besmele ile başlanmayan yani Allah’ın rızasına uygun olmayan hiçbir işte hayır ve bereket yoktur. Bu konuda, anne-babalar başta olmak üzere söz sahibi olan herkesi sorumluluk almaya davet ediyoruz” diye aktardı.


