Van’da İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) yeni yönetimi, göreve başlamalarının ardından ilk kapsamlı tanışma toplantısını gerçekleştirerek basın mensuplarıyla bir araya geldi. Kentteki mühendislik faaliyetleri, yapı güvenliği ve deprem gerçeğine ilişkin önemli başlıkların ele alındığı toplantıda, yeni yönetim hem yol haritasını paylaştı hem de kamuoyunu yakından ilgilendiren sorunlara dikkat çekti.
“ÜZERİMİZE DÜŞEN SORUMLULUĞU YERİNE GETİRMEK İÇİN ÇALIŞACAĞIZ”
Toplantıda konuşan İMO Van Şube Başkanı Yakup Ebiri, birlik ve dayanışma vurgusu şu ifadelere yer verdi, “18. dönem İnşaat Mühendisleri Odası Van Şubesi yönetiminin tanışma programına hepiniz hoş geldiniz. Burada olmanız, bizimle birlikte olmanız ve şehrin sivil toplum kuruluşlarının yanında yer almanız bizleri son derece mutlu ediyor. İnşaat Mühendisleri Odası olarak şehirdeki bu birlikteliği ve dayanışmayı her zaman görmek istiyoruz. Bu anlayışın güçlenmesi için de mücadele edeceğiz. Şehrin ve sivil toplum kuruluşlarının önemli bir konumda olduğunun farkındayız. Biz de üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmek için çalışacağız. Bu doğrultuda emek veriyoruz. Sizlerin de katkılarıyla şehrimize gerekli desteği sunmayı hedefliyoruz. 2011 yılında büyük bir deprem yaşadık. Ancak bu depremden gerekli dersleri tam anlamıyla çıkaramadık. Bir deprem kenti olduğumuz biliniyor. Bu doğrultuda bazı çalışmalar yürütüyoruz. Özellikle 2022 yılından bu yana bu konuda daha yoğun bir şekilde çalışıyoruz.” Dedi

“VAN DEPREMİNDEN BU YANA YIKILMASI GEREKEN AĞIR HASARLI YAPILAR DA HÂLÂ MEVCUT”
Başkan Ebiri’nin değerlendirmelerinin ardından söz alan Şube Sekreteri Mazlum Pala ise Van’ın yapı stokuna ilişkin çarpıcı tespitlerde bulundu. Kentteki mevcut durumun beklenen dönüşümü sağlayamadığını vurgulayan Pala, özellikle denetimsiz ve riskli yapıların oluşturduğu tehlikeye dikkat çekti.
İnşaat Mühendisleri Odası Van Şube Sekreteri Mazlum Pala, “Malumunuz, 2011 depreminden sonra Van’da aslında köklü bir yapısal değişim gerçekleşmedi. 2018 yılında deprem yönetmeliği güncellendi ancak bu güncelleme tek başına yeterli olmadı. Yapı stokunda daha köklü bir dönüşüm yapılması gerekiyordu fakat bu süreçte gerekli ivme yakalanamadı. Bugün Van’da, bizim tespit edebildiğimiz çok sayıda kaçak yapı bulunuyor. Herhangi bir mühendislik hizmeti almamış binalar olduğu gibi, 2011 depreminden bu yana yıkılması gereken ağır hasarlı yapılar da hâlâ mevcut. Ancak bu sayıların net bilgisi bizde yok. Çünkü bu tür veriler AFAD ve ilgili kurumlar tarafından belirleniyor ve bu verilerin kamuoyuyla yeterince şeffaf paylaşılmadığını düşünüyoruz. 2022 yılında Büyükşehir Belediyesi ile birlikte bir yapı envanteri çalışması başlattık ve bunu belirli bir aşamaya kadar getirdik. Bu kapsamda mikro bölgeleme çalışmaları da yapıldı ve pilot bir bölgeden başlanması planlandı. Amaç, binaları tarayarak riskli görülenleri ayrı bir kategoriye almak ve daha detaylı incelemekti. Ancak bu süreç; siyasi, ekonomik ve teknik açıdan oldukça ağır ilerleyen bir süreç olduğu için istenilen noktaya ulaşılamadı.” Dedi
“BÜTÜN YÖNETMELİK KURALLARINA UYSAK BİLE BİNALARIMIZ YIKILABİLİYOR”
Hem eski yapıların riskine hem de yeni yapılarda görülen sorunlara dikkat çeken Pala, sözlerini şöyle noktaladı, “Van’daki yapı stokunun genel olarak kötü durumda olduğunu düşünüyoruz. 2018 yılında bina deprem yönetmeliğimiz değişti. Nitekim 2023 depreminde, 2018 yönetmeliğine göre yapılmış bazı yeni binaların dahi yıkıldığını gördük. Bu da yapısal alanda eksikliğimizi gösteriyor. 2023 yılındaki yaşanan deprem sonrası yönetmelik yeniden revize edilecek. Ani biz bütün yönetmelik kurallarına uysak bile binalarımız yıkılabiliyor çünkü işçilikte de ciddi eksikliklerimiz var. 2011 öncesi yapılar ve kaçak binalar konusunda ise durum daha da kritik. Bu yapıların mutlaka detaylı şekilde incelenmesi gerekiyor. Van’da imar sorunlu bir yapıdayken, mevcut yapı stokunun durumu bundan da daha kötü. Kent merkezindeki binaların büyük bir kısmı 2000 yılı ve öncesine ait. 40-50 yıllık yapılarda yaşam sürdürülüyor. Zamanla beton dayanımı düşüyor, her depremde oluşan çatlaklar yapının direncini daha da azaltıyor. Biz bu sorunları ve elimizdeki verileri hem yetkili mercilerle paylaşıyoruz. Ancak şu ana kadar somut ve kapsamlı bir adım atılmış değil. Bu konuda artık net adımların atılmasını bekliyoruz.” Diye konuştu




