Doğu Anadolu’nun en önemli yerleşim merkezlerinden Van, son yıllarda hız kazanan nüfus artışı ve yapılaşma baskısı ile birlikte kentleşme sorunlarını daha yoğun şekilde yaşamaya başladı. Özellikle şehir merkezinde ve gelişim akslarında ortaya çıkan düzensiz yapılaşma artarken farklı mimari anlayışların kontrolsüz şekilde bir araya gelmesi de sorunu ciddi oranda artırdı. Plan kararlarının sahada yeterince uygulanamaması da kentin çehresini her geçen gün daha karmaşık bir hale getirmeye başlarken bu konu son dönemlerde yine en çok konuşulan konulardan biri haline geldi. Mevcut durum sık sık uzman isimlerin gündemi olurken kentteki mevcut tabloyu Şehrivan aracılığı ile değerlendiren İnşaat Mühendisleri Odası Van Şube Başkanı Yakup Ebiri ve Şube Sekreteri Mazlum Pala plansızlık, düzensizlik ile birlikte mevcut yapılaşmanın olası afetlerde yaratacağı sorunlara da vurgu yapan önemli açıklamalar yaptı.
EBİRİ: VAN DÜZENSİZ, PLANSIZ VE ESTETİKTEN UZAK!
Van’ın bugünkü yerleşim yapısının planlı bir gelişimden uzak olduğunu vurgulayan İnşaat Mühendisleri Odası Van Şube Başkanı Yakup Ebiri, şöyle konuştu, “Van kentinin mevcut yerleşim dokusu, kuş bakışı incelendiğinde düzensiz, plansız ve estetikten uzak bir görünüm sergilemektedir. Bu durumun temel nedeni, kentsel planlama süreçlerinin teorik olarak hazırlanmış olmasına rağmen uygulamada yeterince etkin biçimde hayata geçirilememesi ve denetim mekanizmalarının zayıf kalmasıdır. İmar planları çoğu zaman parsel bazlı müdahalelerle parçalanmış, plan kararları çeşitli istisnalar ve yerel ölçekli uygulamalarla aşındırılmıştır.”

SORUN HER GEÇEN GÜN DERİNLEŞİYOR!
“Buna ek olarak, topografik koşullar ve zemin özellikleri yeterince dikkate alınmadan yapılan yapılaşma, kent formunun düzensizleşmesine neden olmuştur. Mimari bütünlükten yoksun, farklı yükseklik ve cephe düzenlerine sahip yapılaşma da bu görsel ve yapısal karmaşayı artırmaktadır. Çarpık kentleşmenin en önemli nedeni, teknik planlama eksikliğinden ziyade, kısa vadeli karar süreçlerinin baskın olmasıdır. İmar afları, kontrolsüz yapılaşma, kurumsal koordinasyon eksikliği ve uzun vadeli şehircilik vizyonunun yetersizliği, bu sorunun derinleşmesine yol açmıştır. Kentsel gelişim, bilimsel ve bütüncül yaklaşımlardan ziyade, çoğu zaman ekonomik ve politik önceliklere göre şekillenmiştir.” İfadelerini kullandı.
“VAN İLE İLGİLİ SOMUT ADIMLAR ATILMALI”
Kentin sağlıklı büyümesi için somut adımlar atılması gerektiğini dile getiren Başkan Ebiri, söyle konuştu, “Van’ın hızlı büyümesi, kent için önemli bir fırsat olmakla birlikte, bu büyümenin sağlıklı yönetilebilmesi için somut ve kararlı adımların atılması gerekmektedir. Öncelikle, mikro-bölgeleme çalışmaları ile kentin zemin özellikleri detaylı biçimde ortaya konulmalı ve yapılaşma kararları bu veriler doğrultusunda şekillendirilmelidir. İmar planları gerçekçi, uygulanabilir ve uzun vadeli bir perspektifle yeniden ele alınmalı; kentsel dönüşüm süreçleri parsel bazlı değil, ada bazlı ve bütüncül bir yaklaşımla yürütülmelidir. Ayrıca, denetim mekanizmaları güçlendirilerek plan kararlarının sahada uygulanabilirliği güvence altına alınmalı, mimari rehberler ile kentsel estetik ve siluet bütünlüğü sağlanmalıdır. Ulaşım ve altyapı yatırımları ise yapılaşma ile eş zamanlı olarak planlanmalıdır.” Şeklinde konuştu.

“DEPREM SONRASI KENTİN YENİDEN İNŞA FIRSATI DEĞERLENDİRİLMEDİ”
15 yıl önce yaşanan Van depremleri sonrası kentin yeniden inşası için önemli bir fırsat doğduğunu vurgulayan ancak bu fırsatı değerlendirilmediğini ifade eden Ebiri, “2011 Van Depremleri sonrasında kentin yeniden inşası için önemli bir fırsat doğmuş olmasına rağmen, bu süreç bütüncül bir şehircilik anlayışıyla değerlendirilememiştir. Acil konut ihtiyacının öncelik kazanması, planlı ve uzun vadeli bir şehir kurma yaklaşımının önüne geçmiştir. TOKİ ve benzeri uygulamalarla yeni konut alanları oluşturulurken, eski kent dokusunun büyük ölçüde yerinde korunması, kent bütünlüğünün sağlanamamasına neden olmuştur. Bu durum, fırsatın tam anlamıyla değerlendirilememesine yol açmıştır.” Diye konuştu.
“UZUN SOLUKLU DÖNÜŞÜM GEREKLİ”
Kentin mevcut durumunun kısa vadede çözülemeyeceğine dikkat çeken Ebiri, sürecin zamana yayıldığını belirterek şöyle söyle devam etti: “Van’ın mevcut şehir dokusunun sağlıklı bir yapıya kavuşturulması, kısa vadede mümkün olmayıp uzun soluklu bir dönüşüm (yapı stoğu envanteri) sürecini gerektirmektedir. İstikrarlı bir planlama ve uygulama süreci sağlanması durumunda, bu dönüşümün yaklaşık 10 ila 15 yıllık bir zaman diliminde gerçekleşebileceği öngörülebilir. Ancak bu sürecin başarıya ulaşması, planların sürekliliği, kurumsal koordinasyon ve siyasi iradenin kararlılığına bağlıdır.” Diye aktardı.

“İKİ MERKEZLİ BİR BÜYÜME MODELİ BENİMSENMELİDİR”
Son olarak Van’ın geleceğine dair çözüm önerilerini paylaşan Ebiri, sözlerini şu cümleler ile sonlandırdı: “Sonuç olarak, Van’da yeni ve planlı bir kentleşme yaklaşımının benimsenmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, mevcut kentin iyileştirilmesine paralel olarak, zemin açısından uygun bölgelerde tamamen planlı yeni gelişim alanları oluşturulmalı; iki merkezli bir büyüme modeli benimsenmelidir. Yatay mimari teşvik edilmeli, deprem gerçeği dikkate alınarak yapılaşma standartları yeniden düzenlenmeli ve altyapı, ulaşım, yeşil alan gibi unsurlar entegre bir şekilde ele alınmalıdır. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde Van’ın daha yaşanabilir, düzenli ve estetik bir kent haline gelmesi mümkün olacaktır.” Dedi
PALA: VAN’DA HALA 2011 DEPREMİNDEN BU YANA YIKILMAYI BEKLEYEN YAPILAR VAR
Başkan Ebiri’nin değerlendirmelerinin ardından Şube Sekreteri Mazlum Pala ise Van’ın yapı stokuna ilişkin çarpıcı tespitlerde bulundu. Kentteki mevcut durumun beklenen dönüşümü sağlayamadığını vurgulayan Pala, özellikle denetimsiz ve riskli yapıların oluşturduğu tehlikeye dikkat çekti. Pala değerlendirmesinde; “Malumunuz, 2011 depreminden sonra Van’da aslında köklü bir yapısal değişim gerçekleşmedi. 2018 yılında deprem yönetmeliği güncellendi ancak bu güncelleme tek başına yeterli olmadı. Yapı stokunda daha köklü bir dönüşüm yapılması gerekiyordu fakat bu süreçte gerekli ivme yakalanamadı.”
KAÇAK YAPI SAYISI DA OLDUKÇA FAZLA!
“Bugün Van’da, bizim tespit edebildiğimiz çok sayıda kaçak yapı bulunuyor. Herhangi bir mühendislik hizmeti almamış binalar olduğu gibi, 2011 depreminden bu yana yıkılması gereken ağır hasarlı yapılar da hâlâ mevcut. Ancak bu sayıların net bilgisi bizde yok. Çünkü bu tür veriler AFAD ve ilgili kurumlar tarafından belirleniyor ve bu verilerin kamuoyuyla yeterince şeffaf paylaşılmadığını düşünüyoruz. 2022 yılında Büyükşehir Belediyesi ile birlikte bir yapı envanteri çalışması başlattık ve bunu belirli bir aşamaya kadar getirdik. Bu kapsamda mikro bölgeleme çalışmaları da yapıldı ve pilot bir bölgeden başlanması planlandı. Amaç, binaları tarayarak riskli görülenleri ayrı bir kategoriye almak ve daha detaylı incelemekti. Ancak bu süreç; siyasi, ekonomik ve teknik açıdan oldukça ağır ilerleyen bir süreç olduğu için istenilen noktaya ulaşılamadı.” Dedi
İMAR DA KÖTÜ MEVCUT YAPI STOKU DA
Hem eski yapıların riskine hem de yeni yapılarda görülen sorunlara dikkat çeken Pala, sözlerini şöyle noktaladı, “Van’daki yapı stokunun genel olarak kötü durumda olduğunu düşünüyoruz. 2018 yılında bina deprem yönetmeliğimiz değişti. Nitekim 2023 depreminde, 2018 yönetmeliğine göre yapılmış bazı yeni binaların dahi yıkıldığını gördük. Bu da yapısal alanda eksikliğimizi gösteriyor. 2023 yılındaki yaşanan deprem sonrası yönetmelik yeniden revize edilecek. Ani biz bütün yönetmelik kurallarına uysak bile binalarımız yıkılabiliyor çünkü işçilikte de ciddi eksikliklerimiz var.”
KENTTEKİ ESKİ BİNALAR TEHLİKE YARATIYOR!
“2011 öncesi yapılar ve kaçak binalar konusunda ise durum daha da kritik. Bu yapıların mutlaka detaylı şekilde incelenmesi gerekiyor. Van’da imar sorunlu bir yapıdayken, mevcut yapı stokunun durumu bundan da daha kötü. Kent merkezindeki binaların büyük bir kısmı 2000 yılı ve öncesine ait. 40-50 yıllık yapılarda yaşam sürdürülüyor. Zamanla beton dayanımı düşüyor, her depremde oluşan çatlaklar yapının direncini daha da azaltıyor. Biz bu sorunları ve elimizdeki verileri hem yetkili mercilerle paylaşıyoruz. Ancak şu ana kadar somut ve kapsamlı bir adım atılmış değil. Bu konuda artık net adımların atılmasını bekliyoruz” diye konuştu.





