Türkiye’de kadınlar hayatın her alanında varlık göstermeye devam ederken, Van’da da kadınlar yerel yönetimlerde verdikleri mücadeleyle dikkat çekiyor. Van’da görev yapan 600’ü aşkın mahalle muhtarı arasında yalnızca üç kadın bulunuyor. Cumhuriyet Mahallesi Muhtarı Leyla Tanrıtanır, Bahçıvan Mahallesi Muhtarı Nurten Sağlam ve Erdemkent Mahallesi Muhtarı Suna Kotan, sayılarının az olmasına rağmen yürüttükleri çalışmalarla dikkat çekiyor. Mahallelerinin sorunlarını çözmenin yanı sıra sosyal ve toplumsal konularda da aktif rol üstlenen üç kadın muhtar, yerel yönetimlerde kadınların daha fazla yer alması gerektiğine dikkat çekiyor. Şehrivan’a konuşan kadın muhtarlar, kadınlara yönelik önyargıların zamanla azaldığını ancak hâlâ aşılması gereken engeller bulunduğunu belirterek, “Kadın isterse her alanda başarır, yeter ki cesaret etsin” mesajını verdi.
VAN’IN İLK KADIN MUHTARI: LEYLA TANRITANIR
Van’ın İpekyolu ilçesine bağlı Cumhuriyet Mahallesi’nde 2009 yılında muhtar seçilerek kentin ilk kadın muhtarı olan Leyla Tanrıtanır, aradan geçen 17 yıla rağmen görevini sürdürüyor. Dört dönemdir aralıksız muhtarlık yapan Tanrıtanır, mahalle halkıyla kurduğu güçlü bağ ve gerçekleştirdiği hizmetlerle “Leyla Abla” olarak anılıyor.
“17 YILDIR MÜHRÜ KİMSEYE VERMİYORUM”
Tanrıtanır, mührü eline aldığı ilk günden bu yana durmadan çalıştığını belirterek şöyle konuştu: “Ben bu mahallede 30 yıldır yaşıyorum. Muhtarlığa aday olmadan önce iş kadınıydım. Mahalledeki sorunları bizzat yaşıyor ve mevcut muhtara sürekli iletiyordum. Ama bir noktadan sonra çözüm üretmek için artık benim de taşın altına elimi koymam gerektiğini düşündüm. O dönem çevremden sıkça ‘Kadından muhtar olmaz’ sözünü duydum. İşte ben de tam bu algıyı yıkmak için aday oldum ve ilk seçimde kazandım.”
“KADINDAN MUHTAR OLMAZ” ALGISINI YIKTI
Tanrıtanır, görev süresince mahallede yapılan çalışmaları da anlatarak şunları söyledi: “İlk işimiz okulları yenilemek oldu. ‘Sevgili Öğretmenim Anaokulu’ ve ‘Hüsrevpaşa İlkokulu’nu elden geçirip daha modern hâle getirdik. Ardından 19 No’lu Sağlık Ocağı’nı büyük uğraşlarla mahallemize kazandırdık. Çocuklarımız için oyun sokağı yaptık. Kadınlarımız için okuma-yazma kursları açtık ve tam 350 kadınımızı okuryazar yaptık. Taziye evlerine masa-sandalye desteği verdik. Doğalgazın ilk geçtiği mahallelerden biri biz olduk. Elektrik direklerini yer altına alıyoruz. Mahallemizin sokaklarını ışıl ışıl aydınlattık.”
LEYLA MUHTAR, DEPREMDE VE PANDEMİDE MAHALLEYİ YALNIZ BIRAKMADI…
2011 Van Depremi sürecinde mahalleyi terk etmediğini vurgulayan Tanrıtanır, o günleri şu sözlerle anlattı: “O günleri unutamam. Mahalledeki metruk evleri bizzat yıktık. 350 evin çadır, konteyner ve TOKİ konutlarına geçiş sürecini ben yürüttüm. İnsanlarımızı yalnız bırakmadım. Gece gündüz demeden çalıştım. Diğer muhtarların bir kısmı gitmişti ama ben gitmedim. Çünkü burası benim mahallem, burası benim sorumluluğum.”
SOSYAL VE KÜLTÜREL ÇALIŞMALARA DA ÖNCÜLÜK EDİYOR
Tanrıtanır, mahallede sadece altyapı hizmetleriyle değil sosyal etkinliklerle de ilgilendiklerini belirterek, “Pandemi döneminde herkes evindeyken ben mahalledeydim. İhtiyaçları mahalleliyle birlikte organize ettik. Doğu ve Güneydoğu’daki çatışmalardan kaçarak mahalleye gelen ailelere destek olduk. Her yıl gezi, kültürel ve sosyal etkinlikler düzenliyoruz. Mahallemize prestij caddesi kazandırmak için şu an Eski Cezaevi Caddesi’ni yeniliyoruz” dedi.
ESNAFLIKTAN MUHTARLIĞA UZANAN BİR HİKÂYE: NURTEN SAĞLAM
İpekyolu ilçesine bağlı Bahçıvan Mahallesi Muhtarı Nurten Sağlam ise muhtarlık yolculuğunun 2011 Van Depremi sonrası başladığını söylüyor. Depremden önce esnaflık yaptığını belirten Sağlam, iş yerini kapatmak zorunda kaldıktan sonra mahalledeki kadınların ve komşularının desteğiyle 2019 yılında muhtarlığa aday olduğunu ifade ediyor.
“TEŞVİK EDİCİ TEPKİLER ALDIM”
2019 yılından bu yana muhtar olduğunu belirten Sağlam şunları söyledi: “Van depremine kadar iş yerim vardı, esnaflık yapıyordum. Deprem sonrası kapattım. Mahallemdeki kadınlar ve komşular bu görevin bana yakışacağını söyledi, çok olumlu ve teşvik edici tepkiler aldım. 2019 yılından bu yana muhtarım. Seçilmek çok güzel ve gurur verici bir duygu. Başarının, emek ve işini sevmekle alakalı olduğunu düşünüyorum.”
“KADINSIN, YAPAMAZSIN” DİYENLERE RAĞMEN MUHTAR OLDU
Sağlam, görev sürecinde birçok önyargıyla karşılaştığını belirterek, “İlk başlarda çok zorlukla karşılaştım. ‘Elinin hamuruyla erkek işine karışma’, ‘Ayıptır, evinde otur’ diyenler oldu. Muhtar arama ve baskınlarda, gece gündüz fark etmeden görev alıyordum. ‘Kadınsın, yapamazsın, vazgeç’ dediler ama ben geri çekilmedim. Zorluklar karşısında daha da güçlendim diyebilirim. Bu görev hem gurur verici hem de özgüven artırıcı. Öncesinde esnaflık yapmamdan dolayı zaten sosyal bir kişiliğim vardı. Cinsiyet ayrımı yapmaksızın insan odaklı çalışıyorum” ifadelerini kullandı.
KADINLAR, HER ALANDA MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDİYOR
Sağlam, erkek egemen bakış açısının hâlâ sürdüğünü aktararak, “Kadın içgüdüsüyle biraz daha mükemmeliyetçi olabiliyoruz. Sorunu çözmek için bazen fazla ısrarcı olabiliyoruz. Maalesef ‘kadınlar eşit’ söylemlerine pek katılmıyorum. Evet, belki eskiye göre daha iyiyiz ama erkek egemenliği hâlâ devam ediyor. Mahalle baskısı da aynı şekilde sürüyor. ‘Kadın=muhtar’ denklemine hâlâ şaşıranlar oluyor. Örneğin telefon açıp beni sekreter sanıp ‘Muhtarı verir misin?’ diyenler var” diye konuştu.
“KADININ DESTEKÇİSİ YİNE KADIN”
Kadın muhtar sayısının artması için cesaret gerektiğini vurgulayan Sağlam şu ifadeleri kullandı: “Kadın muhtar sayısının artması için kadınların daha cesur olması, önyargıları yıkması gerekiyor. Destek için arayan birçok kadın oluyor. Tüm kadınların maddi ve manevi ortak sorunları var. Elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım, takip ederim. Sosyal destek gibi konuların yanı sıra çoğu zaman özel meselelerde bile destek vermem gerekebiliyor. Kadın olunca insanlar çekinmeden her türlü sorununu anlatabiliyor ve arada güçlü bir sevgi bağı kuruluyor.”
“KADINLAR İSTERSE HER ŞEYİ BAŞARIR”
Sağlam sözlerini şöyle tamamladı: “Bence muhtarlık, zorlukları olsa da çok güzel bir görev. Mahallenin bazen ablası, bazen annesi, bazen de çocuğu gibi oluyorsun. İnsanlarla aranda bir bağ kuruluyor. Herkese ulaşamasan da çoğuyla bir aile gibi oluyorsun. Hangi yaşlı mahalle sakinimin ne hastalığı var, kimin çocuğu işsiz, kimin maddi durumu kötü… Bunları bilirim. Kadın isterse her şeyi başarır. Kadın muhtar sayısının artmasını diliyorum. Eşitliği bırakın, şu an üçte biri bile değiliz.”
KOTAN: “KADIN MUHTAR OLMAK CESARET İŞİDİR”
Edremit ilçesine bağlı Erdemkent Mahallesi Muhtarı Suna Kotan ise muhtarlığa mahalle halkının talebiyle aday olduğunu ve seçimlerde 12 sandığın tamamında birinci çıktığını söylüyor.
“600 MUHTAR İÇİNDE ÜÇ KADINIZ”
Kadın muhtar olmanın aynı zamanda bir duruş olduğunu belirten Kotan şu ifadeleri kullandı: “Kadın muhtar olmak sadece bir görev değil, aynı zamanda bir duruş ve cesaret işidir. Van’da 600’den fazla muhtar arasında sadece üç kadınız ve bu tablo hem gurur verici hem de düşündürücü. Doğu’da hâlâ ‘Kadın ne yapabilir?’ gibi önyargılar var ama ben seçilerek ve çalışmalarımla bu algıları yıktım. Aday olduğumda birçok kişi başaracağıma inanmamıştı. Şimdi ise aynı kişiler başarımdan dolayı gelip teşekkür ediyor. Kadının elinin değdiği her yerin güzelleştiğini yaşayarak gösteriyorum.”
KOTAN ÖNYARGILARI ÇALIŞARAK KIRDI
Kotan, mahallede kadın-erkek ayrımı yapmadan çalıştığını belirterek, “Yardımlaşma, dayanışma ve samimiyetle sorunlara yaklaşıyorum. Mahallede kadın-erkek demeden herkesin sorununu dinleyip çözüm üretmeye çalışıyorum. Özellikle eşinden ayrılmış, yalnız kadınlara hep destek oldum. Mahallemde su sorunu, altyapı eksikliği gibi teknik meselelerde bile bizzat sahaya inip çözüm buldum. Çünkü kadın olmak, aynı zamanda takip etmek, sabırla dinlemek ve çözüm için mücadele etmektir” diye konuştu.
KADINLAR İÇİN ROL MODEL OLMAK İSTİYOR
Kadınların kendilerine inanması gerektiğini vurgulayan Kotan sözlerini şöyle tamamladı: “Kadınların muhtar olması için önce kendilerine inanmaları gerekir. Ben bu göreve halkın talebiyle geldim ama karar verirken en büyük gücüm ‘Ben yapabilirim’ demem oldu. Daha önce okul aile birliği başkanlığı yapmış, ihtiyaç sahiplerine sürekli destek olmuş biri olarak bu göreve hazırdım. Mahallemi, yöneticiler ve site görevlileriyle kurduğum iletişim ağıyla birlikte yönettim. Çünkü kadınlar ortak aklı ve empatiyi güçlü şekilde kullanır.”



