Her yıl bahar aylarında artan ziyaretçi sayısı, bölge turizmine canlılık katarken; bilinçsiz ziyaretçi davranışları, yetersiz güvenlik önlemleri ve denetimsizlik gibi sorunlar tarihi yapılar ile hassas ekosistem üzerinde giderek artan bir baskı oluşturuyor. Badem çiçeklerinin açması ile birlikte Akdamar, Çarpanak gibi alanlar akına uğrarken zaman zaman karşılaşılan tahribat tepki çekiyor. Yine aynı şeklide bu alanlardaki tarihi mekanların duvarlarına yazı yazılması, taşların yerinden sökülmesi, yapıların üzerine çıkılması gibi müdahaleler, yüzyıllardır ayakta kalan kültürel mirası tehdit ederken; kontrolsüz ziyaretçi hareketliliği, atık sorunu ve doğal yaşam alanlarının zarar görmesi de adalardaki ekolojik dengeyi zorluyor. Artan ziyaretçi yoğunluğunun yarattığı bu baskı ve çözüm önerileri, turizm sektörü temsilcilerinin de gündeminde. Bölgedeki mevcut durumu ve yaşanan sorunları Şehrivan’a değerlendiren turizmci Murat Beyaz ile otel işletmecisi Furkan Seven, tarihi ve doğal mirasın korunması için hem yetkililere hem de ziyaretçilere önemli çağrılarda bulundu.

BEYAZ: VAN’IN TARİHİ VE DOĞAL YAPILARI İÇİN KORUMA ŞART!
Artan ziyaretçi yoğunluğunun beraberinde getirdiği risklere dikkat çeken Turizmci Murat Beyaz, şöyle konuştu; “Gerek Çarpanak Adası gerekse Altınsaç’taki tarihi yapılar, kültürel mirasımızın birer parçası ve bizlere geçmişten kalan birer emanettir. Bizim temel görevimiz, bu emaneti koruyarak gelecek nesillere en sağlıklı şekilde ulaştırmaktır. Ziyaretçilerin bu tarihi dokuya ve yapılara zarar vermesi elbette kabul edilemez bir durum. Ancak meseleyi sadece vatandaşı suçlayarak çözemeyiz. Bu yapıların korunması için gerekli güvenlik önlemlerinin alınması ve ziyaretçi trafiğinin kontrol altına alınması şart. Üstelik bugün gerçek anlamda ziyaret etmek, bu yapıları görmek isteyenler hem Altınsaç hem de Çarpanak’taki kiliselere ulaşmakta ciddi zorluklar yaşıyor.”
KAZILAR DA BÜYÜK TAHRİBAT YARATIYOR!
Tahribatın sadece ziyaretçilerle sınırlı kalmadığını, yıllardır süren define arayışlarının da büyük zarar verdiğini ifade eden Beyaz, şöyle konuştu, “Tarihi eser bilincine sahip olmayan kişiler, hiçbir uyarıcı levhanın veya güvenlik görevlisinin bulunmadığı bu savunmasız ortamlarda tarihi dokuya bilinçsizce zarar verebiliyor. Bazı ziyaretçiler yapıların üzerine çıkarak veya taşlardan parça koparmaya çalışarak ya da bilinçli bir şekilde tahrip edebiliyorlar. Ancak tahribat bununla da sınırlı değil; Altınsaç ve Çarpanak’ta özellikle geçmişten bugüne uzanan bir defineci talanı gerçeği var. Adeta bir gelenek haline gelmişçesine, üzerinde haç figürü bulunan her taşın altında define olduğu düşünülerek kazılar yapılıyor. Bu durumun önüne geçmek için hem toplumun bilinçlendirilmesi hem de acilen somut güvenlik önlemlerinin alınması şart.” Diye konuştu.
TARİHİ VE DOĞAL ALANLARDA GÜVENLİK YOK, TAHRİBAT BÜYÜK!
Yaşananların temelinde denetimsizlik olduğunu belirten Beyaz, “Yani Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde güvenlik görevlileri var. O güvenlik görevlilerinin aslında bizim tarihi ve turistik yerlerin tamamında gerekli güvenlik görevlilerinin alınması gerekiyor. Van’ın simgelerinden olan Hoşap ve Çavuştepe kalelerinde bile şu an güvenlik bulunmuyor. Bölgede sadece Akdamar Adası’nda güvenlik mevcut; ancak onun dışındaki Adır Adası, Çarpanak Adası, Altınsaç Kilisesi ve Yedi Kilise gibi çok önemli yapılarımızın hiçbirinde herhangi bir güvenlik önlemi ya da görevlisi yok. Saydığımız tüm bu tarihi değerler, ne yazık ki şu an tamamen kaderine terk edilmiş durumda.” İfadelerini kullandı.
BİR ÇOK TARİHİ YAPI BAKIMSIZ VE KADERİNE TERKEDİLMİŞ DURUMDA…
Tarihin yapıların korunmasının ilk adımı onları ayağa kaldırmaktan geçtiğini dile getiren Beyaz, şöyle devam etti, “Bir an önce kapsamlı bir restorasyon çalışmasının başlatılması gerekiyor. Yıkılmış ve tahrip olmuş yapıların yeniden ayağa kaldırılması öncelikli adım olmalı. Bunu temel bir gereklilik olarak görmek ve bu doğrultuda hareket etmek şart. Restorasyon aynı zamanda bir yatırım anlamına gelir. Bu yatırımlar hayata geçirildiğinde, doğal olarak korunmaları da gerekecektir. Bu noktada güvenlik önlemlerinin alınması büyük önem taşıyor. Güvenlik görevlileri olabilir ya da farklı yöntemler geliştirilebilir; önemli olan bu alanların etkin şekilde korunmasıdır.” Diye konuştu.
“MEVCUT HARAP GÖRÜNTÜNÜN ORTADAN KALDIRILMASI GEREKİYOR”
Beyaz, “Ancak koruma sürecinin sağlıklı ilerleyebilmesi için öncelikle mevcut harap görüntünün ortadan kaldırılması, alanın düzenli ve bakımlı bir hale getirilmesi gerekiyor. Restorasyon tamamlandığında, alınacak güvenlik önlemleri de daha anlamlı ve işlevsel olacaktır. Tüm bu adımların ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından müze kart uygulamaya geçilmesi ve özellikle iskele gibi altyapıların yeniden yapılması büyük önem taşıyor. Böylece ziyaretçilerin alana güvenli ve kolay bir şekilde ulaşması sağlanabilir.” dedi
ZİYARETÇİLERE KRİTİK ÇAĞRI!
Tüm bu sorunların yanı sıra vatandaşlara da önemli sorumluluklar düştüğünü hatırlatan Beyaz, sözlerine şöyle devam etti; “Şu an ziyaretçilerin adaya güvenli bir şekilde ulaşabildiğini söylemek mümkün değil. Herhangi bir denetimi ve güvenlik önlemi bulunmayan teknelerle, koruma altında olması gereken alanlara düzensiz ziyaretlerin yapılması da doğru bir durum değil. Buradan ziyaretçi olarak gelen vatandaşlarımıza da bir çağrıda bulunmak istiyorum. Lütfen, sizden sonra gelecek insanların da aynı güzelliği görebilmesi için gittiğiniz yerlere zarar vermeyin. Çöp bırakmayın, taşlara dokunmayın, taşları yerinden oynatmayın. Yapıların üzerinde dolaşmayın. Sizin nasıl görmek ve deneyimlemek istediğinizi, sizden sonrakilerin de aynı hakkı olduğunu unutmayın. O ortamı yaşama hakları var.” diye konuştu
“EN GÜZEL KORUMA TAHRİP ETMEMEKTİR”
Ortak bir sorumluluk çağrısında bulunan Beyaz sözlerini şöyle noktaladı: “Bu nedenle bir sağduyu çağrısı yapmak istiyorum. En güzel koruma yıkmamaktır. En iyi koruma, tahrip etmemektir. En iyi temizlik, kirletmemektir. En iyi güvenlik ise güvensizlik duygusunu yaratmamaktır. Eğer ziyaretçiler birbirine ya da bu alanlara zarar veriyorsa, buna artık son verilmesi gerektiği konusunda çağırı yapmak istiyorum.” Dedi
SEVEN: BİLİNÇSİZ ZİYARETÇİLER TARİHİ MİRASI ADETA YIKIMIN EŞİĞİNE GETİRDİ
Benzer kaygıları paylaşan bir diğer turizmci otel işletmecisi Furkan Seven ise, bölgedeki bilinçsiz ziyaretçi davranışlarının tarihi ve doğal miras üzerindeki etkilerine dikkat çekerek önemli değerlendirmelerde bulundu. Seven, “Aslında bizim en temel amacımız Van’a hizmet etmek; bu doğrultuda da tüm imkânlarımızla çalışıyoruz. Şehrimize gelen misafirlerin memnun ayrılması, Van’ın güzelliklerini doğru şekilde deneyimlemesi ve bu deneyimi başkalarına da tavsiye etmesi bizim için büyük önem taşıyor.” dedi.
TARİHİ MİRAS YIKIMIN EŞİĞİNDE!
Bazı tarihi yapıların durumu kritik seviyeye ulaştığını vurgulayan Seven, şöyle konuştu, “Özellikle yönlendirme yaptığımız alanlarda, tarihi yapılara ve bölgedeki canlı popülasyona zarar verilmemesi konusunda misafirlerimizi özenle bilgilendiriyoruz. Ancak ne yazık ki bu bireysel çabalar tek başına yeterli olmuyor. Elbette tüm ziyaretçileri aynı kefeye koymak doğru değil; duyarlı ve bilinçli şekilde hareket eden çok sayıda insan da var. Ancak ne yazık ki azımsanmayacak bir kesim, farkında olarak ya da olmayarak bu tarihi ve doğal alanlara zarar verebiliyor. Özellikle Çarpanak Adası’nda yer alan Ktouts Manastırı bugün ciddi bir tehdit altında. Bilinçsiz ziyaretçiler, yapının üzerine çıkılması, taşların yerinden oynatılması ve duvarlara yazı yazılması gibi davranışlar, bu tarihi mirası adeta yıkımın eşiğine getirmiş duruma getirdi.” Şeklinde konuştu
“ETKİLEŞİM UĞRUNA TARİHİ YAPILARIN ÜZERİNDE VİDEO ÇEKİLİYOR”
Günümüzde artan sosyal medya etkisinin de sorunu büyüttüğüne dikkat çeken Seven, sözlerini şöyle sürdürdü, “Son dönemde bir başka sorun da sosyal medya etkisi. Daha fazla izlenme ve etkileşim uğruna bazı kişiler tarihi yapıların üzerine çıkarak video çekiyor, bu alanları adeta bir “içerik üretim sahası” gibi kullanıyor. Oysa bu yapılar yüzlerce yıllık geçmişe sahip, korunması gereken kültürel miraslar.”
SEVEN: İŞLETMELER VAN’IN DOĞAL GÜZELLİKLERİYLE AYAKTA KALIYOR
“Bu bilinçsiz davranışlar, sadece bugünü değil, gelecek nesillerin bu değerleri görme hakkını da ellerinden alıyor. Bu noktada biz turizmciler olarak şunu açıkça ifade etmek istiyoruz: Bizim işletmelerimiz, Van’ın doğal ve tarihi güzellikleri sayesinde ayakta duruyor. Eğer bu değerler zarar görürse, turizm de zarar görür, şehir ekonomisi de zarar görür. Bu nedenle bu mirasın korunması hayati bir önem taşıyor.” diye konuştu.
“VAN’IN TARİHİ MİRASI BİLİNÇLE KORUNABİLİR”
Çözüm ve önerilerini aktaran Furkan Seven sözlerini şöyle noktaladı; “Yetkililere de burada önemli görevler düşüyor. Bu alanlarda mutlaka daha ciddi güvenlik önlemleri alınmalı, denetimler artırılmalı, Kontrollü ulaşım sağlanmalı, rehberli ziyaretler teşvik edilmeli ve bilinçlendirme çalışmaları yaygınlaştırılmalıdır. Ayrıca caydırıcı yaptırımların uygulanması da bu tür tahribatların önüne geçilmesinde etkili olabilir. Unutulmamalıdır ki bir tarihi yapıyı inşa etmek yıllar, hatta yüzyıllar alabilir; ancak onu yok etmek sadece birkaç dakika sürer. Bu yüzden herkesin daha duyarlı, daha bilinçli hareket etmesi gerekiyor. Van’ın eşsiz doğası ve tarihi mirası, ancak bu ortak bilinçle korunabilir ve gelecek nesillere aktarılabilir.” Dedi.





