Van’ın geçmişine ve kültürel dokusuna tanıklık eden kerpiç evler, 1900’lü yılların başlarında özellikle Van Kalesi’nin doğu kesiminde yoğun şekilde bulunuyordu. Zamanla artan göçle birlikte terk edilen bu yapılar bakımsızlık nedeniyle yıkılmaya yüz tutarken, 2011 yılında Van’da meydana gelen depremlerle birlikte tarihi kerpiç evlerin büyük bölümü tamamen ortadan kalktı. Günümüzde sayıları bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar azalan bu yapılardan geriye çoğunlukla yıkık duvarlar kaldı. Kent merkezinde ayakta kalabilen bu yapıların korunarak restore edilmesi yönünde çağrılar sürerken, Mimarlar Odası Van Şube Başkanı Ahmet Ortakçı, Şehrivan’a yaptığı değerlendirmede kerpiç evlerin onarılarak kentin tarihine, kültürüne ve turizmine kazandırılması gerektiğini dile getirdi.
BAŞKAN ORTAKÇI: KERPİÇ YAŞADIĞIMIZ COĞRAFYADA EN FAZLA KULLANILAN YAPI MALZEMESİDİR
Kerpicin ortaya çıkış sürecine değinen Başkan Ortakçı, şunları söyledi: “İnsanoğlu yerleşik hayata geçtiği günden bu yana barınma sorununu ortadan kaldırmak için sürekli bir arayış içerisine girdi. Bunun için doğada bulduğu malzemelerle kendine bir barınak oluşturdu. Bunun için ya taş, ya ahşap, ya da toprağı kullandı. Baktığımız zaman toprağa ulaşmak daha kolaydı ve zaman içerisinde kerpiç dediğimiz yapı malzemesi ortaya çıktı. Tarihsel sürece baktığımız zaman kerpiç yaşadığımız coğrafyada da en fazla kullanılan yapı malzemesidir. Bunu tarihi yapılara baktığımız zaman kalelerde en çok da sivil mimaride görüyoruz. Hem ekonomik koşullardan dolayı hem de ulaşılabilirliği çok rahat olduğu için ciddi avantajlar sağlıyor, aynı zamanda konforlu bir yapı malzemesidir.”
VAN’IN KÜLTÜREL MİRASI TEHLİKEDE: KERPİÇ EVLER YOK OLUYOR
Kerpicin sürekli bakım isteyen bir yapı malzemesi olduğunu vurgulayan Ortakçı, şu ifadeleri kullandı: “Kerpiç, kışın sıcak yazın serin tutma özelliği bakımından ekolojik bir malzemedir. Hava almasından dolayı ortamın rutubet almasını da engelliyor. Kerpiç avantajlı bir malzeme olmasının yanı sıra dezavantajlıdır da. Dezavantajları daha fazladır. Sürekli bakıma muhtaç bir malzeme olmasının yanı sıra iklim şartlarına karşı dayanıklı olmaması da en büyük dezavantajıdır. Diyarbakır’da gördüğümüz geleneksel mimarideki gibi taş değil. Bitlis evlerinde, Kars ve Erzurum’da gördüğümüz geleneksel yapı malzemesi olan taş kadar dayanıklı değil.”
VAN’DA KERPİÇ YAPILAR ZAMANA DİRENEMEDİ!
Kerpiç yapıların zaman içerisinde yok olmaya başladığını belirten Ortakçı, üretim sürecinin zahmetli olduğuna dikkat çekerek, “Sürekli bakım gerektiren bir malzeme. Kerpiç uzun bir süreç sonunda elde ediliyor. Doğru toprak ile samanı karıştırmak, bekletmek, kalıplara hazırlamak, kurutmak ve sahaya taşımak zaman istiyor. Bu yüzden de hızlı inşaat tekniklerine yönelmeler oldu. Statik hesapları da farklı olduğu için yüksek katlı yapılaşmalara yönelim arttıktan sonra kerpiç yapılar zaman içerisinde yok olmaya başladı” ifadelerini kullandı.
VAN’DA YOK DENECEK KADAR AZ KERPİÇ EV KALDI
Van’daki kerpiç evlerin yok olmasına dikkat çeken Ortakçı, “Van’da yaşanabilir durumda olan kerpiç ev yok denecek kadar az. Tarihi Van kentinde 1915’te yaşanan savaştan ve sonrasındaki doğal afetlerden dolayı bu yapılar tamamen yok oldu. Artık bu yapıların izlerini Van’da görmek bile imkânsız hale geldi. Elimizde resimler ve gravürler kaldı maalesef. Şu an Eski Van Şehri’nde bir restorasyon çalışması var ancak orada bulunan cami vb. yapılar restore ediliyor. Bölgeyi tamamıyla ortaya çıkarmak, restore etmek için çok ciddi anlamda bütçe ve zaman gerekecek. Çok daha öncesinden orayı korumamız gerekiyordu. O bölgeyi restorasyon çalışmaları ile tekrar canlandırmalı ve turizme kazandırmalıyız” diye konuştu.
“VAN KERPİÇ EVLERİN YOK OLMASIYLA TARİHİNİ VE KÜLTÜRÜNÜ DE KAYBEDİYOR”
Ortakçı, kent merkezinde kalan az sayıdaki yapının da 2011 depremleriyle yok olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Van bu şekilde geleneksel tarihini, dokusunu ve kültürünü de kaybetmiş oluyor. Bildiğim kadarıyla Çalık Sokak’ta bir tane ev var. Özel mülkiyet içerisinde sanırım, tescilli değil. Hemen yanında da yıkılmaya yüz tutmuş iki katlı bir yapı var, gerekli önlemler alınmazsa birkaç yıl içinde o da yok olacak. Bizim bilmediğimiz yapılar da mutlaka vardır. Bir an önce tespit edilip korunması, uygun olanların restore edilmesi lazım. Çünkü tarihi yapıların korunması, kültürel mirasın sürdürülebilir olması açısından önemlidir. Kalecik’te bu kerpiç yapıların örnekleri yapıldı. Van Kalesi’nin giriş kısmında da Geleneksel Van Evi yapıldı. Ancak bu yapılar kilitli bir şekilde duruyor. İçini görmek neredeyse imkânsız gibi. Bu yapıların açılması ve turizme kazandırılması gerekiyor.”
“ÇOCUKLARIMIZA ANLATACAK SOMUT BİR TARİHİMİZ KALMAYACAK”
Ortakçı, bu mirasa sahip çıkılması gerektiğini belirterek, “Kerpiç, bizim bu coğrafyada yüzyıllar boyunca insanların barınma ihtiyacını karşılayan en temel yapı malzemelerinden biri olmuştur. Van başta olmak üzere bölgemizdeki birçok yerleşimde hem ekonomik olması hem de doğayla uyumlu bir malzeme olması nedeniyle tercih edilmiştir. Ancak zamanla hızlı yapılaşma, yüksek katlı binalara yönelim ve koruma bilincinin yeterince gelişmemesi yüzünden kerpiç yapılarımızı birer birer kaybettik. Bugün geriye sadece fotoğraflar ve birkaç iz kaldı. Oysa bu yapılar bizim geçmişimiz, kültürümüz ve kimliğimizdir. Eğer bugün bu mirasa sahip çıkmazsak, yarın çocuklarımıza anlatacak somut bir tarihimiz kalmayacak” şeklinde konuştu.
BAŞKAN ORTAKÇI’DAN KERPİÇ EVLER İÇİN ÇAĞRI: “VAN’IN TARİHİNE, KÜLTÜRÜNE VE TURİZMİNE KAZANDIRILMALIDIR”
Başkan Ortakçı, kerpiç yapıların korunması ve kente kazandırılması gerektiğini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı: “Ne yazık ki kent koruma amaçlı imar planının hazırlanmaması, tespit ve tescilin yetersizliği de bu yapıların yok olma sürecini hızlandırdı. İlgili kurumların sahada gerekli incelemeleri yaparak bu yapıları tespit etmesi, özel mülkiyet içerisinde olanların kamulaştırılması lazım. Restorasyon ve restitüsyon çalışmalarıyla bu yapılar bir kent arşivi binası, kültür yapısı, müze yapısı, eğitim yapısı olarak değerlendirilebilmeli. Bu yapılar Van’ın tarihine, kültürüne ve turizmine kazandırılmalıdır.”




