Altın fiyatlarını takip ettiğimiz dijital panellerdeki rakamlarla, kuyumcuya gidip fiziki altın almak istediğimizde karşılaştığımız fiyatlar, çoğu zaman birbirini tutmuyor. Aradaki fark bazen yüzlerce, hatta binlerce liralık seviyelere ulaşabiliyor. Finans Mühendisi ve Altın-Para Piyasaları Uzmanı Candaş Atalay, altın fiyatlarındaki bu farka ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

"EKRANDA GÖRDÜĞÜMÜZ ALTIN FİYATI BİR REFERANS"
Atalay, geçmiş veriler üzerinden yapılan teorik analiz ve simülasyonlara dayanarak dikkat çeken değerlendirmeler yaptı. Atalay’a göre ilk olarak şu ayrımı yapmak gerekiyor: Televizyonda, internette ya da mobil uygulamalarda gördüğümüz altın fiyatı, Londra’da oluşan referans altın fiyatıdır. Bu fiyat, uluslararası piyasalarda kabul gören teorik bir ölçüdür. Ancak bu fiyat, kuyumcuya gittiğinizde elinizle satın alacağınız altını değil, bir referansı ifade eder.
“AYNI ALTININ İKİ FARKLI FİYATI DEĞİL, İKİ FARKLI PİYASASI VAR”
Kuyumcuda görülen fiyatın ise satın almaya hazır fiziki altının fiyatı olduğunu vurgulayan Atalay, “Burada aynı altının iki farklı fiyatından değil, iki farklı piyasanın fiyatından söz ediyoruz.” dedi.

FARKIN TEMEL NEDENİ: YURT İÇİ TALEP
Ekran fiyatı ile fiziki altın fiyatı arasındaki farkın en önemli belirleyicisinin yurt içi talep olduğunu belirten Atalay, şu değerlendirmeyi yaptı: Türkiye’de yurt içi talebin çok arttığı ve fiziki altın miktarının kısıtlı olduğu dönemlerde, ekran fiyatı ile fiziki altın fiyatı arasındaki fark artar. Buna karşılık talebin daraldığı, nakdin daha önemli hâle geldiği dönemlerde bu fark azalır, hatta zaman zaman eksiye bile dönebilir. Atalay’a göre bu makas, piyasanın nabzını tutan doğal bir gösterge niteliğinde.
TESLİM YERİ DETAYI: LOCO LONDON – LOCO İSTANBUL
Fiyat farkında genellikle gözden kaçan en kritik başlığın “teslim yeri” olduğunu söyleyen Atalay, süreci şöyle anlattı:
Türkiye’de altın ithal eden bir banka ya da rafineri, yurt dışındaki satıcıyla işlem yaparken ilk soru şudur: ‘Altın nerede teslim edilecek?’ Eğer teslim yeri Londra ise buna 'Loco London' denir. Bu durumda çoğu zaman fiziki bir hareket bile olmaz. Altın bir kasadan çıkıp başka bir kasaya gitmez; sadece hesap değiştirir ve işlem ekranda gördüğümüz fiyattan gerçekleşir.
"ALTIN TÜRKİYE GELİNCE ÜZERİNE MALİYET EKLENİYOR"
Ancak teslim yerinin İstanbul olması durumunda tablo değişiyor:
Altın fiziki olarak Türkiye’ye geldiği andan itibaren ekrandaki ham fiyatın üzerine birçok kalem eklenir.

HAM FİYATIN ÜZERİNE EKLENEN KALEMLER
Atalay’a göre İstanbul teslimli fiziki altının fiyatına şu unsurlar ekleniyor:
-Yurt içi talebe bağlı satıcı primi
-Sigorta ve taşıma maliyetleri
-Gümrük giderleri
-Ayar evi maliyetleri
-Rafinerinin eritme, paketleme ve işçilik giderleri
-Ambalaj maliyetleri
-Toptancı kârı
-Kuyumcunun lokasyona göre değişen sigorta ve lojistik giderleri
-Kuyumcunun son tüketiciye satış kârı
"TALEP ARTINCA, MALİYET ARTIYOR"
“Yani ekranda gördüğümüz fiyat, son tüketiciye ulaşana kadar uzun bir yolculuktan geçer.” diyen Atalay, özellikle talebin çok arttığı dönemlerde bu maliyet ve primlerin daha da yükseldiğini vurguladı.
BANKADAKİ ALTIN NEDEN DAHA FARKLI?
“Bankadaki altın neden daha pahalı ya da makas neden bu kadar geniş?” sorusuna da yanıt veren Atalay, bankalardaki altının çoğu zaman fiziki değil, kaydi altın olduğuna dikkat çekti: Bankadan aldığınız altın çoğu zaman fiziki olarak elinizde değildir; bir alacak hakkını temsil eder. Bu nedenle bankadaki altın ile kuyumcudaki fiziki altın aynı ürün değildir. Bankaların kambiyo vergisi, mevzuata uyum maliyetleri, saklama giderleri, operasyonel süreçler ve zorunlu karşılık yükümlülükleriyle karşı karşıya olduğunu belirten Atalay, şu ifadeyi kullandı: Yüksek makas her zaman ‘pahalı satma isteği’ değildir; çoğu zaman satmak istememenin ya da likiditeyi koruma isteğinin bir yansımasıdır.

GEÇTİĞİMİZ YIL FARK HANGİ ARALIKTA HAREKET ETTİ?
Geçtiğimiz yıla ilişkin verileri de paylaşan Atalay, Türkiye’de altın fiyat farkının, kilogram başına ağırlıklı olarak 1.000 ila 4 bin dolar arasında yurt dışına göre pahalı seyrettiğini söyledi. Dönem dönem farkın 1.000 doların altına düştüğünü, hatta kısa süreli olarak sıfırlandığı ve eksiye döndüğü günlerin yaşandığını belirten Atalay, üst bantta ise dikkat çeken bir tabloya işaret etti: Yurt içi talebin çok arttığı ve fiziki altının yetersiz kaldığı dönemlerde farkın kilogram başına 12 bin doların üzerine çıktığı görülmektedir. Yani fark ne sabittir ne de rastgeledir; belirli bir davranış aralığı içinde hareket eder.
FİYATTAN BAĞIMSIZ, SADECE FARKA DAYALI BİR STRATEJİ MÜMKÜN MÜ?
Geçmiş veriler üzerinden yapılan teorik analizlere değinen Atalay, kilogram başına fiyat farkının 2 bin doların altına düştüğü dönemler ile 4 bin doların üzerine çıktığı dönemlerde belirgin bir davranış farklılığı oluştuğunu ifade ederek, “Bu aralık tamamen teorik bir simülasyon olarak ele alındığında, geçtiğimiz yılın tamamında yalnızca fiyat farkı üzerinden hesaplanan kümülatif değişimin dikkat çekici seviyelere ulaştığı görülmektedir.” dedi.
ALTIN FİYAT FARKI NORMALİN NERESİNDE?
Ancak her dönemin makro dinamiklerinin farklı olduğuna dikkat çeken Atalay, disiplinli yaklaşımın önemine vurgu yaptı:
Belirleyici olan tek soru şudur: Altın fiyat farkı normalin neresinde?
ÖRNEK:

GRAM ALTINDA FİYAT FARKI 422 LİRA
Altındaki fiyat farkının ölçüldüğü sisteme göre dün sabah saatlerinde gram altında 422,38 lira olan fark, piyasalar kapanmadan önce 305,40 olarak ölçüldü.


